gebe
  1. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    nasreddin hoca fıkralarından yazarmısınız ?

    Konu, 'Soru-Cevap' kısmında Kayıtsız Üye tarafından paylaşıldı.

    Selamlar melekler, lütfen Nasreddin Hoca fıkralarından yazarmısınız.En komikleri olursa sevinirim, bir de pek bilinmeyenlerden olsun.Çok şey istedim ama şimdiden teşekkürler :)
     
  2. TİTAN

    TİTAN *Melekler Mekanı*

    Kayıt:
    21 Eylül 2012
    Mesajlar:
    14.192
    Beğenilen Mesajlar:
    2.685
    Ödül Puanları:
    113
    Abdessiz kılmıştım
    hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.namazı bittiken sonra allahım sen duvamı kabul et demiş ağaçtaki adam etmem demiş.hoca:etmessen etme bende zaten abdessiz kılmıştım demiş..



    ÜZÜNTÜDEN NE YAPDIĞIMI BİLİYORMUYUM?

    Birgün Nasrettin Hocanın karısı vefaat eder.Hoca karısı ölünce yemeden içmeden kesilir.Bir kaç gün ortalıklarda görünmeyince komşuları merak eder.Ve ziyaret etmek için Hocanın evine giderler.evde kimse yoktur.Komşuları evden ayrılacağında ahırdan gelen sesi duyarlar.Ahıra girdiklerin hocayı baldızı ile altalta üstüste görürler.hoca neyapıyorsun dediklerin,Hoca cevap verir: -AAHH komşular ben üzüntüden ne yaptığımı biliyormuyum.

    Namaz

    Nasrettin hoca namazını kılacakmış karısıda sofrayı kuruyormuş,kıblede sofraya doruymuş.Nasrettin hoca başlamış namaza.Nasrettin hocanın kedisi sofradan yemekler almaya çalışıyormuş,Nasrettin hoca sinirlenmiş pismillahirrahmanirrahim demiş.Nasrettin hocanın hamide diye kızı varmış,kızı kediye yemek vermeye başlamış.Nasrettin hoca eğilirken seni vallahi döverim hamide demiş.

    NASRETTİN HOCA'NIN ON LİRASI

    hoca kahvede on lirasını kaybetmiş,onu arıyormuş.Hocayı bu şekilde gören birisi sormuş ona hocada parasını kaybettiğini söylemiş. Adam cebinden on lirasını çıkarmış,hocaya vermiş. Hoca adama elinin tersiyle bir tane vurmuş ve demiş ki: ''ÖYLE Kİ BULDUN PARAMIDA NEDEN BANA VERMEDİN

    RAHMET

    Yamurlu bir günde dışarıyı seyreden hoca bir komşusunun koşarak eve gittiğini görür.alay etmek ister şöyle seslenir-bre Allah'ın rahmetinden hiç kaçılır mı?Doğru söylüyorsun hoca der ve yürüyerek gider.Islanan adam hocanın yağmurlu havadakoşarak eve gittiğini görür.Hoca bana diyorsun neden Allah'ın rahmetinden kaçarsın?Ben Allah'ın rahmetini ezmemek için koşuyorum



    DÖRT AYAKLI ÖRDEK

    Bir gün, Nasrettin Hoca, camide bir vaaz veriyordu. Cemaatten bir kışının esnediğini ve bir kısmının uyukladığını fark etti. Bunun üzerine şöyle konuşmaya başladı: -Bir sabah, Akşehir'den dışarı çıkmıştım. Çayın kenarında dört ayaklı ördekler su içiyorlardı... Dört ayaklı ördek sözünü işiten cemaat, gözlerini açarak Nasrettin Hoca'yı dikkatle dinlemeye başladı. Bunun üzerine Nasrettin Hoca: Yahu!... Siz nasıl adamlarsınız. Deminden beri size vaaz ediyorum, uyukluyorsunuz da, kuyruklu bir yalan uydurunca hepinizin gözleri açıldı...



    BİZ DE KİBİR YOKTUR

    Nasreddin Hoca'ya yapılan şakalar tükenip bitmezdi. Akşehir'liler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar. -Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır? Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar; -Her hâlde öyle olmalı. -Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize görelim! Hoca; -Pekâla şimdi size bir numara yapalım der karşısında durmakta olan çınar ağacına; -Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!... Tabiî ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır. Akşehir'liler; -Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin! diye gülünce, Hoca; -Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür der.

    EŞEK KAYBOLUNCA

    Nasreddin Hoca'nın eşeği kaybolunca arkadaşları üzülmüş ve eşeği aramaya koyulmuştu. Hoca ise bunların arasında: - Allah'a şükürler olsun, diye dolaşıyordu. Arkadaşları dayanamadı: - Hoca efendi biz üzülüyoruz ve eşeğini arıyoruz, sen ise şükürler olsun diye adeta seviniyorsun, bu ne hâldir, deyince: Hoca: - Ben, eşeğin kaybolmasını değil, eşeğin üzerinde ben olmadığıma şükrediyor seviniyorum. Yoksa dört gündür ben de yitik olacaktım.


    NEREYE?

    Nasreddin Hoca bir gün eşeğine binmiş. Eşeğin inadı tutmuş. Bir türlü eşeğin başını gideceği yöne çevirememiş. Bunu gören komşusu: -Nereye gidiyorsun Hocam, diye sormuş. Hoca'da: - Eşeğin istediği yere, demiş.

    ALLAH BİLİYOR

    Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış: -Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır, demiş. Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve: -Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.

    DAMDA

    Hoca çıkmış dam aktarırmış.Kapı çalınmış bir an.Eğilmiş bakmış bir adam.Adamda ne üst ne baş...Perişan.Merak etmiş,sormuş:-Kimi istedin? -Seni hocam biraz aşağıya in -İyi ama ağam işim acale Ne söyleyeceksen orda söyle. -Bir ricam var senden,küçük bir ricam.Aşağıya insen ne olur Hocam.Hoca herhalde iş mühim diyerek aşağıya iner.Adam sorar: -Ne var? Adam demişki -Allah kazadan korusun derman aratmasın rabbim bir sadaka ver fakirim der. Hoca bunları duyunca küplere biner.Ama hoca kurnaz... Derki hele yukarı gel biraz Üst tarafını orada söylersin Varınca ikiside dama Hoca dönmüş adama demişki ALLAH VERSİN!


    Acemi Bülbül

    Nasrettin Hoca bir gün komşusunun bahçesine girer.Bahçedeki armutları görünce dayanamaz.Bir tane yer,dayanamaz bir daha,bir daha derken armut ağacına çıkıverir.Başlar yemeye.Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.
    Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.

    Bahçenin sahibi şaşkın şaşkın Hocanın olduğu ağacınyanına varıp,
    -Ne yapıyorsun burada diye bağırır.
    Hoca sakince cevap verir.
    -Ben bülbülüm,yuvam da burada,der.
    Tekrar cırlak sesiyle ötmeye başlar.
    Bahçe sahibi öfkeyle
    -Bülbül böylemi öter be adam diye bağırınca,
    Hoca
    -ben acemi bülbülüm.Ancak bu kadar ötüyorum,der.


    Hırsız

    Nasrettin hoca bir gün namaz kılarken evine hırsız girmiş; tam hocanın cüzdanını çalacakken Nasrettin Hoca:
    Gulhü veallahü felak, arkamdaki salak, hemen cüzdanımı bırak, otur da namaz kılak...


    Sıkarken


    Nasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş.Yoldan geçen arkadaşı hocaya:
    -Hocam kediyi yıkama ölür.
    demiş.Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış.Arkadaşı dönüşte hocayı tekrar yolun kenarında görmüş.Kedi ölmüştü. adam:
    -Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedimmi? demiş.Hoca:
    -Ben kediyi yıkarken ölmediki sıkarken öldü demiş.


    Ateş Düştüğü Zaman


    Nasreddin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
    -Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.
    Hoca hemen :
    -Boğazına ateş düştüğü zaman, demiş.

    Farz

    Nasrettin Hocanın evine 3 misafir gelmiş 3 üde birbirinden oburmuş hoca ne yemek getirdiyse sünnettir diye silip süpürmüşler.
    O sırada hocanın oğlu gelmiş misafirler aman ne güzel çocuk bu adı nedir diye sormuşlar
    Nasrettin Hoca farz dır demiş
    Misafirler aaa nasıl isim bu hiç böyle isim duymamıştık demiş
    Nasrettin Hocada - yaa sünnet diyeyimde onuda yiyinn demi demiş


    Baklava


    Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
    -Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu...
    -Beni ilgilendirmez!
    -Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
    -O zaman seni ilgilendirmez!


    ateşle yemek olmaz

    bir gün nasrettin hoca arkadaşlarıyla iddaya girmiş ben karlı havada dışarıda 1 gün dururum demiş.
    onlar büyük bir ziyafette girmişler nasrettin hoca sadece mumu yakmış .arkadaşları şaşırmış.1 gün durduğuna ama işin içinde ziyafet olunca biri mumla ısındın demiş.kaybetmiş iddayı.daha sonra bir aksam nasrettin hoca arkadaşlarını çağırmış.işte yemek yiyelim diye onlar da gelmiş nasrettin hoca karısını tembilemiş ağacın dalına yemegi as.altına mum yak demiş.o da yapmış.işte arkadaşları beklemiş beklemiş yemek yok hani hocam yemek demişler o da pişiyor demiş.onlarda bir bakalım nasıl pişiyor demişler o da göstermiş piştiği yeri arkadaşlarıda aman hocam yemek mumla nasıl pişer demiş.o da ben nasıl mumla ısiniyor dediyseniz buda böyle pişiyor demiş.


    Hocanın İşi


    Nasrettin Hoca birgün pazarda 10 akçeye aldığı 10 odunu,
    9 akçeye satıyormuş. Etraftan sormuşlar: "Hocam bu ne iştir hiç
    böyle ticaret olur mu?"
    Hoca gayet sakin cevaplamış:
    "Olsun. Önemli olan işi nasıl yaptığın değil,
    insanların seni iş yaparken görmesidir."
     
    deniz-07 bunu beğendi.
nasreddin hoca fıkralarından yazarmısınız ? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Nasreddin Hoca Fıkralarının Özellikleri

    Nasreddin Hoca Fıkralarının Özellikleri

    nasrettin hoca, kimdir, fıkraları, ne özellik taşır, nasıldır hakkında bilgiyi buradan bulabilirsiniz Nasrettin Hoca herzaman hazır cevaptır, bilgilidir. Bu ilmin, bilgisiniherzaman eserlerinde bişze ispat etmiştir. Peki nedir fıkralarının özellikleri.. Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam,...
  2. Nasreddin Hoca'nın Fıkraları

    Nasreddin Hoca'nın Fıkraları

    Arkadaşalr merhaba diyor ve Nasreddin Hoca'nın Fıkraları istiyorum sizlerden :)
  3. Nasrettin hoca fıkralarının özellikleri

    Nasrettin hoca fıkralarının özellikleri

    Arkadaşlar Nasrettin hoca fıkralarının özellikleri nelerdir, bu fıkraların ortak özellikleri nedir.
  4. nasrettin hoca kısa fıkraları

    nasrettin hoca kısa fıkraları

    nasrettin hoca kısa fıkraları Arkadaşlar nasrettin hoca ile ilgili kısa fıkralar arıyorum ben buradan bir kaç fıkra sunarsanız çok sevinirim.
  5. Uzun Nasrettin Hoca Fıkraları

    Uzun Nasrettin Hoca Fıkraları

    Uzun Nasrettin Hocanın Fıkraları Nasrettin Hocanın Uzun Fıkraları Fazla söze ne hacet melekler, karşınızda Nasrettin Hoca fıkraları :D:D YEMEĞİN BUGUSU PARANIN SESi Hoca Akşehir'de Kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış, bir aşçıdır. Öbürü ise boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış: - Hocam demiş, bu adamdan davacıyım ben....

Sayfayı Paylaş