gebe
  1. TİTAN

    TİTAN Forum Okuru

    Nazım Hikmet'ten Aşk Şiirleri

    Konu, 'Güzel Sözler & Mesajlar' kısmında TİTAN tarafından paylaşıldı.

    nazım hikmet aşk şiirleri nazım hikmet nazım hikmetten aşk şiirleri


    Unutulmaz Türk şairlerinden Nazım Hikmet'in yazdığı birbirinden duygulu aşk şiirleriyle sizleri başbaşa bırakıyoruz melekler :)

    [​IMG]


    Seni düşünmek güzel şey,
    ümitli şey,
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil,
    şarkı söylemek istiyorum...


    KARIMA MEKTUP

    Bir tanem!
    Son mektubunda:
    “Başım sızlıyor,
    yüreğim sersem!”
    diyorsun.

    “Seni asarlarsa,
    seni kaybedersem;”
    diyorsun;
    “yaşıyamam!”Yaşarsın karıcığım,
    kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
    yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
    en fazla bir yıl sürer
    yirminci asırlarda
    ölüm acısı.

    Ölüm,
    bir ipte sallanan bir ölü.
    Bu ölüme bir türlü
    razı olmuyor gönlüm.
    Fakat
    emin ol ki sevgili;
    zavallı bir çingenenin
    kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
    geçirecekse eğer
    ipi boğazıma,
    mavi gözlerimde korkuyu görmek için
    boşuna bakacaklar
    Nâzım’a!

    Ben,
    alaca karanlığında son sabahımın
    dostlarımı ve seni göreceğim,
    ve yalnız
    yarı kalmış bir şarkının acısını
    toprağa götüreceğim..

    Karım benim!
    İyi yürekli,
    altın renkli,
    gözleri baldan tatlı arım benim;
    ne diye yazdım sana
    istendiğini idamımın,
    daha dava ilk adımında
    ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
    kellesini adamın.
    Haydi bunlara boş ver.
    Bunlar uzak bir ihtimal.
    Paran varsa eğer,
    bana fanile bir don al,
    tuttu bacağımın siyatik ağrısı
    Ve unutma ki
    daima iyi şeyler düşünmeli
    bir mahpusun karısı…


    MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliii
    hanımeli
    açan bir ev.

    Bir dev gibi seviyordu dev.
    Ve elleri öyle büyük işler için
    hazırlanmıştı ki devin,
    yapamazdı yapısını,
    çalamazdı kapısını
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan evin..

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Miniminnacıktı kadın.
    Rahata acıktı kadın,
    yoruldu devin büyük yolunda.
    Ve elveda deyip mavi gözlü deve,
    girdi zengin bir cücenin kolunda
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan eve..

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
    bahçesinde ebruliiiii
    hanımeli
    açan ev…


    HOŞGELDİN KADINIM

    Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin.
    Yorulmuşsundur;
    nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
    ne gül suyum, ne gümüş leğenim var.
    Susamışsındır;
    buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim.
    Acıkmışsındır;
    sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam
    memleket gibi esir ve yoksuldur odam.

    Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin!
    Ayağını bastın odama
    kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.
    Güldün,
    güller açıldı penceremin demirlerinde.
    Ağladın,
    avuçlarıma döküldü inciler;
    gönlüm gibi zengin,
    hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
    Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin…


    SEN

    sen esirliğim ve hürriyetimsin,
    çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
    sen memleketimsin.

    Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
    sen büyük, güzel ve muzaffer
    ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin…


    SEVİYORUM SENİ

    Seviyorum seni
    ekmeği tuza banıp yer gibi
    Geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
    Ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
    Seviyorum seni
    denizi ilk defa uçakla geçer gibi
    İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi
    Seviyorum seni
    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.


    AŞK MÖNÜSÜ

    Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
    sen ülkemin yaz geceleri gibisin
    saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında,
    beni unutma.
    Ah! Saklı gülüm
    sen hem zor hem güzelsin.
    Şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
    sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
    sen memleketim kadar güzelsin,
    ve güzel kal…


    BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN

    Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor,
    Onlardan kalbime sevda geçmiyor,
    Ben yordum ruhumu, biraz da sen yor,
    Çünkü bence şimdi herkes gibisin.

    Yolunu beklerken daha dün gece,
    Kaçıyorum bugün senden gizlice,
    Kalbime baktım da işte iyice,
    Anladım ki sen de herkes gibisin.

    Büsbütün unuttum seni eminim,
    Maziye karıştı şimdi yeminim,
    Kalbimde senin için yok bile kinim,
    Bence sen de şimdi herkes gibisin…


    GÖZLERİN

    Gözlerin gözlerin gözlerin,
    ister hapisaneme, ister hastaneme gel,
    gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
    şu Mayıs ayı sonlarında öyledir işte
    Antalya tarafında ekinler seher vakti.

    Gözlerin gözlerin gözlerin,
    kaç defa karşımda ağladılar
    çırılçıplak kaldı gözlerin
    altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
    fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.

    Gözlerin gözlerin gözlerin,
    gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün
    sevinçli bahtiyar
    alabildiğine akıllı ve mükemmel
    dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.

    Gözlerin gözlerin gözlerin,
    sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa’nın
    ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
    ve her mevsim ve her saat İstanbul.

    Gözlerin gözlerin gözlerin,
    gün gelecek gülüm, gün gelecek,
    kardeş insanlar birbirine
    senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
    senin gözlerinle bakacaklar.


    SENİ DÜŞÜNMEK

    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum…


    BEŞ SATIRLA

    Annelerin ninnilerinden
    spikerin okuduğu habere kadar,
    yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
    anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
    anlamak gideni ve gelmekte olanı…


    EN GÜZEL

    En güzel deniz:
    henüz gidilmemiş olandır.
    En güzel çocuk:
    henüz büyümedi.
    En güzel günlerimiz:
    henüz yaşamadıklarımız.
    Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
    henüz söylememiş olduğum sözdür…


    GÖZLERİNE BAKARKEN

    Gözlerine bakarken
    güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
    bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
    kayboluyorum…
    Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
    durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:

    sırrını her gün bir parça veren
    fakat hiç bir zaman
    büsbütün teslim olmayacak olan…


    HASRET

    Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
    belini sarmayalı,
    gözünün içinde durmayalı,
    aklının aydınlığına sorular sormayalı,
    dokunmayalı sıcaklığına karnının.

    Yüz yıldır bekliyor beni
    bir şehirde bir kadın.

    Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
    Aynı daldan düşüp ayrıldık.
    Aramızda yüz yıllık zaman,
    yol yüz yıllık.

    Yüz yıldır alacakaranlıkta
    koşuyorum ardından.


    TAHİR İLE ZÜHRE

    Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
    Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
    Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte,
    Yani yürekte..

    Meselâ bir barikatta dövüşerek,
    Meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken,
    Meselâ denerken damarlarında bir serumu,
    Ölmek ayıp olur mu?

    Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
    Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin,
    Ama o bunun farkında değildir.
    Ayrılmak istemezsin dünyadan
    Ama o senden ayrılacak.
    Yani sen elmayı seviyorsun diye
    Elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık,
    Yahut hiç sevmeseydi,
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
    Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil…


    YİRMİNCİ ASRA DAİR

    — Uyumak şimdi,
    uyanmak yüz yıl sonra, sevgilim…

    — Hayır,
    kendi asrım korkutmuyor beni
    ben kaçak değilim.
    Asrım sefil,
    asrım yüz kızartıcı,
    asrım cesur,
    büyük
    ve kahraman.
    Dünyaya erken geldim diye kahretmedim hiçbir zaman.
    Ben yirminci asırlıyım
    ve bununla övünüyorum.
    Bana yeter
    yirminci asırda olduğum safta olmak
    bizim tarafta olmak
    ve dövüşmek yeni bir âlem için…

    — Yüz yıl sonra, sevgilim…

    — Hayır, her şeyden evvel ve herşeye rağmen daha evvel.
    Ve ölen ve doğan
    ve son gülleri güzel gelecek olan yirminci asır
    (benim şafak çığlıklarıyla sabaha eren müthiş gecem),
    senin gözlerin gibi, Hatçem,
    güneşli olacaktır…


    KAR YAĞIYOR

    Lambayı yakma, bırak,
    sarı bir insan başı
    düşmesin pencereden kara.
    Kar yağıyor karanlıklara.
    Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
    Kar…
    Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar…
    Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
    altında yağan karın.

    Lambayı yakma, bırak!
    Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
    dilsiz olduklarını anlıyorum.
    Kar yağıyor
    ve ben hatırlıyorum…


    BEKLERKEN

    Gözlerim yollarda beklerim seni
    Koyu karanliklar üzüyor beni
    Saatler geçiyor gelmedin hala

    Semada yildizlar o gelmez diyor
    Ruhum bu hitapla bezgin eriyor
    Kalbimi aci bir süphe bürüyor
    Saatler geçiyor gelmedin hala

    Gördün mü sen onu dogan ay söyle
    Öldürüyor beni beklemek böyle
    Saatler geçiyor gelmedin hala


    BİR FİKİR

    Ne güzel denilen bir yüze değil,
    Sevdaya vurgundur benim bu gönlüm
    Geceye mehtaba gündüze değil
    Hayata bağlıdır kalpteki düğüm

    Göğsüme hangi renk saçlar yayılsa
    Kalbimi saracak gölge aynıdır
    O ruh Kabe’de de secde kılsa
    Duanın gittiği ülke aynıdır


    SEN YOKTUN…

    Kar kesti yolu
    sen yoktun.
    Oturdum karşına dizüstü
    seyrettim yüzünü
    gözlerim kapalı.

    Gemiler geçmiyor uçaklar uçmuyor
    sen yoktun.
    Karşında duvara dayanmıştım
    konuştum konuştum konuştum
    ağzımı açmadım.

    Sen yoktun,
    ellerimle dokundum sana
    ellerim yüzümdeydi.


    YILLAR GEÇTİ YARDAN HALA GELMEDİ HABER

    Yıllar geçti yardan hala gelmedi haber
    O vefasız yad ellerde acep ne eyler?
    Rüzgar ona dertlerimi bari sen anlat
    Git kaygısız şen gönlüne biraz elem kat

    Ayrılmıştım ben onunla bir karlı gece
    Hatırlamaz o geceyi belki iyice
    Yıldızlarla parıldayan bir sema gibi
    Yaş dolmuştu pek sevdiğim siyah gözleri

    Yıllar var ki o bakışı düşünerekten
    Aşkımızı ölmeyecek zannetmiştim ben
    Bu hissimde yanılmamak ümidi bugün
    Beni biraz yaşatıyor işte onunçün:

    Rüzgar ona dertlerimi ne git ne anlat
    Ne de gelip hasta ruha daha elem kat

     
Nazım Hikmet'ten Aşk Şiirleri konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Nazım Hikmet'in Kişilikler Üzerine Yazısı...

    Nazım Hikmet'in Kişilikler Üzerine Yazısı...

    nazım hikmet yazıları İki çeşit ağaç vardır. Birisi ormandaki ağaç, ötekisi açıklık kırda tek başına duran ağaç... Kırdaki tek başına ağaç ilk bakışta göze çarpar. İlk bakışta insanı hayrete düşürür. Fakat bir bakarsınız, iki bakarsınız, gözünüz gitgide alışır ona. Onun yalnızlığındaki "kahramanlık" gitgide kaybolur, gitgide mahzunlaşır. Biraz daha dikkat ederseniz tek başına kırda...
  2. Nazım Hikmet - Aşk Üstüne

    Nazım Hikmet - Aşk Üstüne

    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla...
  3. ::::aşk şiirleri::::

    ::::aşk şiirleri::::

    Biz değil bizi ayıranlar utansın Biz değil bizi koparanlar utansın Sevdanın zincirini ellerimizi ayıranlar utansın Bir deli rüzgar olurum Alırım seni burdan kaybolurum bu deli sevdaya nerdende bulaştım gülmeyi unuttum ağlamayla barıştım eskiden mutluydum gözyaşına karıştım Biz değil ikimizi ayıranlar utansın Biz değil bizi ayıranlar utansın Biz değil bizi koparanlar utansın Sevdanın...
  4. nazım hikmet aşk sözleri

    nazım hikmet aşk sözleri

    nazım hikmetin söylendiği ve kullandığı aşk sözlerini arıyorum varsa memnun olurum teşekkürler.

Sayfayı Paylaş