gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Nevroz hastalığı

    Konu, 'Herşeyin başı sağlık !' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    nevroz hastalığı, nevroz hastalığı nedir, nevroz hastalığı belirtileri, nevroz hastalığı tedavisi

    Bir ruh hastalığı çeşidi oaln nevroz hastalığı hakkında detaylı ve de faydalı bilgiler sunuyoruz bu yazımızda sizlere Melek'ler.

    [​IMG]


    Nevrozlar doğrudan doğruya çevre ile ilgili ruhi hastalıklardır. Nörotik bir reaksiyona sebep olan dış tesirler hayatın her safhasında ortaya çıkabilmekte, şahsı sıkıntıya sokarak rahatsız edebilmektedir.

    Bunlardan en erken görüleni anne ile çocuk arasındaki münasebetlerin bozulmasıdır. Ölüm, boşanma, terk, annenin evin dışında çalışmak zorunda kalması bozuk münasebetlerin ilk akla gelenleridir. Biz buna "anneden ayrılma anksiyetesi" diyoruz.

    Hangi sebeple olursa olsun,çocuk anneden ayrı sağlıklı gelişmez. Sevmeyi ve yardımlaşmayı öğrenemez. Herşeyden ve herkesten korkar. Filozof Thomas Karlayı, 83 yaşında iken şunları yazmıştır: "Çocukluk hayatımın en eski ve beni en dehşete düşüren olayı annemi kaybetmemdir. Bu eksikliğin verdiği korkuyu bütün hayatım boyunca muhafaza ettim."

    Her insan sevmek, sevilmek ve cemiyet içinde itibar edilir bir yer edinmek ister. Seven, sevilen ve ihtiyaçları yerine getirilen insan kendisine ve çevresine güvenir. Bu çevre içinde iyi bir yer edinmek için mizacına ve kabiliyetlerine uygun bir hedef seçer. Seçtiği hedefe ulaşmak için çalışır. Eğer hedefine (idealine) doğru giderken çevre tarafından önüne aşamayacağı engeller çıkarılırsa ümitsizliğe kapılır. Önce kendi kabiliyetlerinden şüphe etmeye başlar. Engelleri aşamadığından dolayı çevreden baskı ve tenkit gördüğü zaman da çevreye kızar. Ancak çoğu zaman bu kızgınlığını belli etmemeye çalışır; halk tabiri ile içine atar. Kızgınlıkları biriktikçe iç çatışmaları ve huzursuzluklar şeklinde şahsı rahatsız etmeye başlar.

    Sevginin, şefkatin, yardımlaşmanın ve toleransın olmadığı veya çok az olduğu ailelerde yetişen çocuklar nevratik tipler olmaya daima mütemayildirler. Keza baskıya ve zoraki kültür değişmelerine maruz kalan dikta rejimlerinde aynı şey hassas mizaçlar için mevzubahistir. Zira her iki çevrede de çocuk ve fert "ne zaman, nerede, nasıl bir tehlike ile karşılaşacağım" korkusu ile yaşamaktadır.

    Egzistansiyalistlerin ifadesiyle, sanayileşmiş medeni toplumlarda fert korkunç bir yalnızlık içindedir. İtibarda olan insan değil makinadır. Her şeye bir maddi değer biçilmekte, "para" bütün değerleri satın alan bir güç kabul edilmekte, mutluluk "milli gelir hasılası" ile ölçülmektedir.

    Akrabalık, arkadaşlık, komşuluk, hemşehrilik , vatandaşlık, din kardeşliği bağları gittikçe zayıflamış; insanları birbirine yakınlaştıran bağlar kopmuştur. Hürriyet ve serbestlik adı altında ahlak kuralları çiğnenmiş; bir başkasını rahatsız etmemek şartı ile her şey serbest edilmiştir. Nikahsız beraberlikler ve gayri meşru eğlenceler manevi duyguları öldürmüş, ailenin kutsallığı prensibini alt üst etmiştir.

    Tıp alanında inkişaf eden bunca teknik imkanlara rağmen hastalıkların önü alınamamakta; hastaneler, psikiyatri klinikleri dolup taşmaktadır. Adı "medeni toplum"a çıkmış cemiyetlerde gasp, soygunculuk, hırsızlık, mala ve cana tecavüz, cinsel sapıklıklar, alkol ve uyuşturucu alışkanlığı, cinayet ve intiharlar devamlı artış kaydetmekte; alınan kanuni tedbirler yetersiz kalmaktadır.

    Sıcak aile ortamından, sevgiden, şefkatten mahrum yetişen çocuklar ve gençler bir araya gelerek "çeteler" kurmakta, kendilerini ihmal eden cemiyetten adeta intikam almaktadırlar.

    Yukarıda özet olarak vermeye çalıştığımız "negatif çevre şartları" bir anlamda "nevroz"ları doğuran ve besleyen bir kaynak hükmündedirler. Eğer bir kimse, kaybedecek şeyi olmadığına inanacak kadar çevreden ümidini kesmiş ise kendisini korkunç bir yalnızlık içinde hisseder. Çeşitli korkular, endişeler ve şüpheler geliştirir. Aşamadığı engellerden, çözemediği problemlerden ve nihayet düşman çevreden kurtulmanın yollarını arar. Kimi zaman hisleriyle, kimi zaman davranışları ile savunmaya geçer.

    Nevrozları kendi içinde şu ana başlıklar altında toplayabiliriz:
    - Anksiyete Bozuklukları.
    - Somatoform Bozukluklar.
    - Dissosiyatif Bozukluklar.

     
    ASİMELEK bunu beğendi.
  2. ASİMELEK

    ASİMELEK Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    4.487
    Beğenilen Mesajlar:
    2.192
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    yüreğimin yüreği
    ayy biran kendimde nevroz varmı diye düşündüm :D:D bende annesiz sevgisiz büyüdüğüm için hep korkularım,güvensizliklerimm oldu topluma ve insanlara karşı. ama insan büyüdükçe eğer bunu aşamassa kesinlikle sonu hiç iyi olmuyo.
    mesela bende aşırı dercede sinir ve asilik vardır. bunuda ben annesiz büyümenin zorluklarını yaşadığım için buna bağlıyorum. ne kadar doğru anlattım bilmiyorum :D:D
     
Nevroz hastalığı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Blumia Nevroza

    Blumia Nevroza

    BLUMIA NEVROZA Adipozite, şişmanlık enerji bilançosunun bozukluğundan olabildiği gibi artmış yeme gereksinimi ile fazla kalori alınması sonucu da meydana gelebilir. Bu bozukluk büyük bir olasılıkla, acıkma-doyma mekanizmasının uyarılmasına bağlıdır ki, bunda psikovegetativ etkiler de rol oynayabilmektedirler. Merkezi hipotalamustan yönetilen acıkma ve doyma duyusu, besin alımının...
  2. Anoreksia Nevroza

    Anoreksia Nevroza

    Kişinin ruhsal nedenlere dayalı olarak beslenmesini azaltması veya beslenmeyi reddetmesi nedeniyle ve/veya zorla kusarak (parmak atıp kusarak) aşırı kilo kaybetmesidir. Bunun yanı sıra, mide bulantısı ile birleşik mide şikayetleri, kabızlık (bazen fazla miktarda müshil kullanma) da bulunur. Anoreksia nevroza, çoğunlukla erken ergenlik ve ergenlik sonrası çağındaki genç kızlarda görülür. Bu...
  3. Obsesyonel Nevroz

    Obsesyonel Nevroz

    obsesyonel nevroz obsesif nevroz Obsesyonel Nevroz Obsesyonel kompülsiyon, belli bir hareketi yahut hareketleri tekrar tekrar yapmak için duyulan zorunluk (örneğin ritüeller veya dokunma) anlamında kullanılan bir terimdir; obsesyonel rüminatif ise genellikle kişinin korku duyduğu, inatçı nitelikteki düşünceler (örneğin, mikrop korkusu, günah işleme korkusu) biçimini alan kompülsif...
  4. Karakter Nevrozu

    Karakter Nevrozu

    karakter nevrozu Kişilik bozukluğu anlamında kullanılan bir başka deyimdir. İngiltere'de «karakter» (bkz.) sözcüğünün bilimsel olmadığı ve moral bir yargı yeteneği anlamına geldiği ileri sürüldüğü için, bu terim A.B.D´de daha çok kullanılmaktadır.
  5. Nevroz Bayramı İle İlgili Kısa Güzel Sözler

    Nevroz Bayramı İle İlgili Kısa Güzel Sözler

    baharla ilgili güzel sözler Tabiat ile iç içe, kucak kucağa yaşayan, toprağı “ana” olarak vasıflandıran Türk’ün düşünce sisteminde “baharın gelişi” elbette önemli bir yere sahip olacaktı. Nevruz, Türk dünyasının kuzeyinden güneyine, batısından doğusuna kadar uzanan engin coğrafyada yaşayan toplulukların pek çoğu tarafından yaygın olarak kutlanan bahar bayramıdır. Bütün bayramların dinî ve...

Sayfayı Paylaş