gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.238
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Nükte ve Fıkralarla ATATÜRK

    Konu, 'Mustafa Kemal Atatürk' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    atatürk ve yaşlı adam nükte ve fıkralarla atatürk ile ilgili fıkralar HİKMET ÇETİNKAYA
    Mustafa Kemal...


    Niyazi Ahmet Banoğlu'nun bir kitabını okudum: "Nükte ve Fıkralarla ATATÜRK"
    1954 yılında ilk baskıda kitap, bir ay içinde 60 bin satmış...
    Salih Bozok'tan Yahya Galip'e; Şükrü Kaya'dan Cevat Abbas Gürer'e; Hüsrev
    Gerede'den Rıza Ruşen Yücer'e değin pek çok kişinin anlattığı Mustafa Kemal
    Atatürk'le ilgili anılardan ilgimi çekenleri okurlarla paylaşmak istedim.
    ***
    Atatürk, İzmir'de hazırlanan o alçakça suikast girişiminin ardından yakın
    çevresine olayı şöyle anlatıyor:
    "Ziya Hurşit'in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı vardı. Sorguları
    yapıldıktan sonra bunlardan birini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu.
    Kendisine sordum:"
    -Sen Mustafa Kemal'i öldürecekmişsin öyle mi?
    -Evet!
    Ben "Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?" dedim. Başını öne eğip
    yanıt verdi:
    -Fena bir adammış. Memlekete çok kötülük yapmış. Sonra biz onu öldürürsek
    para da vereceklerdi.
    Bunun üzerine şöyle dedim:
    -Sen Mustafa Kemal'i tanıyor musun?
    Yüzüme bakıp şöyle dedi:
    -Hayır!
    Ben:
    -O halde tanımadığın adamı, nasıl öldürecektin?
    Adam:
    -Geçerken, işaret edip "Mustafa Kemal budur" diyeceklerdi. Biz de
    öldürecektik.
    Bunun üzerine belimden tabancamı çıkarıp adama uzattım:
    -Mustafa Kemal benim! Haydi al eline tabancayı ve öldür, dedim.
    Zavallı benden bu yanıtı alınca, yıldırım çarpmış gibi oldu... Bir süre
    şaşkın şaşkın yüzüme baktı... Sonra dizüstü kapanarak hüngür hüngür ağlamaya
    başladı...
    ***
    Atatürk İstanbul'da Florya Köşkü'nde kalıyordu...
    Bir sabah yürüyüşe çıktı. Bu sırada ağaç altında dinlenen bir yaşlı adam
    gördü. Yanına yaklaşınca adam ayağa kalktı, Ata'yı başıyla selamladı.
    Atatürk yaşlı adama sordu:
    -Beni tanır mısın?
    Yaşlı adam "Tanımaz olur muyum hiç" deyip ekledi:
    -Evimde resmin bile var duvara asılı!
    Atatürk'ün hoşuna gitti yaşlı adamın sözleri. Konuşmaya başladılar.
    Yaşlı adam:
    -Cumhuriyetçiliği, devrimciliği, milliyetçiliği, halkçılığı ve hatta
    devletçiliği anlıyorum... Ama şu laikliği pek kavrayamadım... Neden her şeyi
    birden bozdun?
    Atatürk elini omzuna koydu yaşlı adamın ve anlatmaya başladı:
    -Ben sana bir hikâye anlatayım o zaman... Amr İbn-ül As, Mısır'ı fethettiği
    zaman, Halife Ömer'e bir mektup yazmış:
    -Burada çok sayıda kütüphane ve içinde binlerce kitap var. Bunları yakayım
    mı yoksa bırakayım mı?
    Ömer yanıt vermiş:
    -Kitapları incele... Eğer yararsız şeylerse, yak. Yok, eğer yararlı şeylerse
    yine yak. Çünkü halk, o kitapları okudukça, onlara uymaktan
    vazgeçmeyecekler, eskiyi unutmayacaklar ve bize, yani yeniye-yeniliğe
    sürekli düşman olacaklardır!
    Atatürk, hikâyeyi anlattıktan sonra yaşlı adama sordu:
    -Şimdi sana laikliğin ne olduğunu izah edeyim mi?
    Yaşlı adam derin bir sezgi ve sağduyuyla yanıt verdi:
    -İstemez Paşam, hepsini anladım!
    ***
    Gecenin ilerlemiş saatleriydi... Keyifli bir masa çevresinde Atatürk sohbet
    ediyordu arkadaşlarıyla birlikte...
    Masada bulunan bir yurttaş Atatürk'e seslendi:
    -Abe Paşam, ne vakittir hep merak ederiz, milli mücadelenin sonuna doğru
    Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri!" emrini vermiştiniz... Aradan bunca
    zaman geçti. Ordulara son yani ikinci hedefi göstermediniz.
    Akdeniz birinci hedef olduğuna göre, ikinci hedef neresidir?
    Atatürk, kendisine "Abe Paşam" diyen kişinin Rumelili olduğunu anlamıştı.
    Gülümsüyerek kadehini eline alıp "şerefe" deyip kaldırırken şöyle dedi:
    -Abe hemşerim, hele şimdilik ilk hedefin şerefine içelim!
    Not: O tarihte Hatay anavatana kavuşmamıştı....
    ***
    Atatürk'ü yakından tanımıyor genç kuşaklar...
    Yaşamın derinliğinde gezinen mavi gözlü dev adam hüzünleriyle, sevinçleriyle
    bir insandır!
    Tınaztepe'ye karşı Kömürtepe'nin güneyinde, atları, kılıçları ve
    insanlarıyla havayı koklayan; horoz sesleriyle uyanan Anadolu insanı vardır.
    .
    Çok uzak bir yerlere çağıran sesleri duyarak...

     
Nükte ve Fıkralarla ATATÜRK konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Nükte

    Nükte

    Rüyada nükteli sözler dinlemek veya söylemek, hayirli haber alacagina delalet eder. Rüyada bir arkadasinizin anlattigi fikra ve yaptigi nüktelerle eglenip güldügünüzü görmek, arkanizdan dedikodu yapildigina ve sizi bir kaç dostunuzun çekistirdiklerine ve hatta kuyunuzu kazdiklarina isarettir.
  2. Fıkra

    Fıkra

    Rüyada fıkra anlattığınızı gördüyseniz, hayatı çok fazla ciddiye aldığınız anlamına gelir. Biraz rahat olup, hayatın tadını çıkarmanız gerekiyor.
  3. Atatürk ve Stalin..

    Atatürk ve Stalin..

    Maalesef çok üzücü ve kötü günler geçiriyoruz. Büyük önderimizin, zor günlerdeki devlet adamlığına örnek olması açısından,az önce mailime gelen bir dosyayı ve büyük bir anısını sizinle paylaşmayı düşündüm. Saygıylarımla. Atatürk'ün devlet adamlığı, Stalin'in verdiği bir demecin üstüne gidişi.. Stalin'in Sovyetler Birliği'nin başında olduğu dönemler... Sovyetlerin Ankara...
  4. Kırklareli ve ATATÜRK

    Kırklareli ve ATATÜRK

    Olaylar çıkmış olaylar tarih olmuş... Kişiler gelmiş kişiler olaylara ve toplumlara yön vermiş ve Kırklareli’ne 20 Aralık 1930 Cumartesi günü saat 13.30’da bir beyaz trenle Gazi Mustafa Kemal gelmiş... Kırklareli tarihinin en güzel olayı ve bu İl’in en mutlu günü, Büyük Kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal’in gelişiyle cereyan etmiştir. Zamanın İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Valilere gönderdiği bir...
  5. Atatürk Ve Bilim

    Atatürk Ve Bilim

    Merhaba arkadaşlar Atatürk Ve Bilim hakkında bilgisi olanlardan bilgi bekliyorum

Sayfayı Paylaş