gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Öğrenme

    Konu, 'Rehberlik' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    öğrenme şekilleri ingilizce Öğrenme şekilleri kavramı ilk defa 1960 yılında Rita Dunn tarafından ortaya atıldı . ""Öğrenme şekilleri her bir öğrencinin yeni ve zor bilgiyi öğrenmeye hazırlanırken, öğrenirken ve hatırlarken farklı ve kendilerine özgü yollar kullanmasıdır"".

    Öğrenme şekillerimiz; doğuştan var olan ve başarıyı etkileyen karakteristik özelliğimizdir.
    Öğrenme şeklimiz, yaşam boyu değişmez ama yaşamımızı değiştirir.

    Öğrenme şeklimiz yürürken, yatarken, otururken, konuşurken, oynarken, yazarken kısaca yaşamımızın her anında ve her boyutunda bizi etkiler. Biz eylemlerimizi bu özelliğimize göre yaparız.

    Öğrenme şekilleri ile zeka arasında bir bağlantı yoktur.

    Öğrenme şekillerini görsel, işitsel ve kinestetik diyebileceğimiz üç ana özellikte toplayabiliriz. Her insanın bu şekillerinden yalnız birine sahip olması gerekmez. Çoğunlukla biri ağırlıklıdır ama ikisine ya da üçüne de sahip olabiliriz.

    Bireyin kendisi için etkili ve verimli ders çalışma sistemini oluşturabilmesi için, öğrenme şeklini ve baskın olan öğrenme şekli dışındaki öğrenme şekillerinden hangisine yakınsa, bu öğrenme şeklinin özelliklerini de bilmesi gerekir.

    Görsel Öğrenenlerin Özellikleri

    • Özel yaşamlarında genellikle düzenli ve titizdir. Çantaları, dolapları her zaman düzenlidir. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olurlar. Örneğin: Dağınık bir masada çalışamazlar, önce masayı kendilerine göre düzenlerler, daha sonra çalışmaya başlarlar.
    • Küçük yaşta hiç kimse onlara öğretmeden eşyalarına yer belirlerler, düzenli şekilde eşyalarını o yerlere koyarlar. Kalem, silgi, kalemtıraş gibi araçlar için sıra veya masada kendilerine göre yerler belirlerler ve bu araç gereçleri hep bu yerlerde tutarlar.
    • Etraflarındaki gürültülerden işitseller kadar rahatsız olmazlar.
    • Olayları görüntü ile birlikte algılarlar.
    • Oyunları hareketli olmakla beraber hiçbir zaman kinestiklerdekiler gibi hareketler görülmez.
    • Eşyalarını çok iyi korurlar ve görüntülerine önem verirler.
    • Yap bozları ve diğer görsel oyunları severler.
    • Resim yapmaya isteklidirler. Renkleri küçük yaşta ayırt edebilirler.
    • Yazmayı sevmeseler bile defterlerini düzenli ve itinalı kullanırlar. Bu özelliklerinden dolayı, evde büyükleri, okulda da öğretmenleri tarafından takdir edilirler, örnek gösterilirler.
    • Düz anlatım – okullarda öğretmenin ya da bir öğrencinin dersi anlatması – öğretim tarzında yeterince yararlanamazlar. Tam anlamaları, kolay öğrenmeleri ve hatırlamaları için dersin mutlak görsel malzemeler (harita, poster, şema, grafik gibi) ile desteklenmesi gerekir.
    • Öğrendikleri konuları gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışırlar.
    • Gördüklerini hatırlarlar. Genellikle gördükleri şeyleri görüntü olarak belleğe kaydeder ve görüntü olarak hatırlarlar. Örneğin: Yazarken kelimelerin yazılışı gözlerinin önüne gelir.
    • Anlatılan masalları mükemmel bir şekilde görüntü olarak hayallerinde canlandırabilirler.
    • Programlı ve organize olurlar. Yapacakları işleri planlamayı severler. Plansızlık onlar için huzursuzluk demektir. Öğrenecekleri şeylerin de belli bir düzen ve program içersinde karşılarına çıkmasını isterler. Karmakarışık bir ders onları ruhen ve bedenen yorar.
    • Ödevlerini itina ile yaparlar. Çok az yazım, noktalama hatası yaparlar.
    • Kendi kendilerine kural belirlerler, mesela başlıkları kırmızı ile, alt başlıkları sarı ile yazıyorsa ve kazara alt başlığı kırmızı ile yazmış ise mutlaka o sayfayı yırtıp yeniden yazmayı göze alabilir.

    İşitsel Öğrenenlerin Özellikleri

    • İşitseller, küçük yaşlarda kendi kendilerine konuşarak oynarlar. Çok konuşkandırlar.
    • İşitsel çocuklar yaşlarına göre daha kapsamlı cümleler kurabilirler, kelime daracıkları geniştir.Okul öncesinde kendilerine söylenen cümleleri rahatlıkla tekrarlayabilirler.
    • Okul öncesinde konuşmalarında bir ahenk ve melodi vardır.
    • Ses ve müziğe duyarlıdırlar.
    • Sohbet etmeyi, birileri ile çalışmayı severler.
    • Genellikle ahenkli ve güzel konuşurlar.
    • İşittiklerini daha iyi anlarlar.Daha çok konuşarak, tartışarak öğrenirler.
    • Bir kelimenin yazılışını hatırlamak için sesli kelimeyi tekrar ederler ya da etmeleri önerilir.
    • Grup ve ikili çalışmalarda konuşma ve dinleme olanakları olduğu için iyi öğrenirler.
    • Bilgi alırken dinlemeyi, okumaya tercih ederler. Olay ve kavramları birinin anlatması ile daha iyi anlarlar.
    • Hatırlamak istediklerini, birisi kendilerine anlatıyor ya da söylüyormuş gibi işiterek hatırlarlar.
    • Sınıf içersindeki sesten çok rahatsız olurlar. Gürültülü bir sınıfta öğretmenin anlattıklarını takip etmekte zorlanırlar.
    • Yabancı dil öğrenmeye yatkın; özellikle konuşma ve dinleme becerileri çok iyidir.
    • Problem çözerken sesli düşünmelerine izin verilmelidir. Bu problemde verilen ve isteneni kavramak için gereklidir.
    • Sese duyarlılıkları müzikte de kendini gösterir ve okul şarkılarını kolaylıkla öğrenebilirler. Küçük yaşta pek çok şarkıyı baştan sonuna kadar sadece dinleyerek ve tekrar ederek öğrenebilirler.

    Kinestetik Öğrenenlerin Özellikleri

    • Dokunmayı, dokunulmayı severler. Bu iletişimin ve sevginin dışa yansımasıdır.
    • Oldukça hareketli olurlar. Sürekli hareket halindedirler.
    • Kas belleğine sahip oldukları için ancak yaparak algılayabilirler.
    • Tahta-tebeşir-anlatım ders işleme sisteminden en az yararlananlar onlardır.
    • Dünyayı adeta vücutları ile hissederler ve o dünyayı anlamak için de tüm vücutlarını kullanırlar.
    • Öğrenebilmeleri için mutlaka ellerini kullanacakları, yaparak-yaşayarak öğrenme tekniklerinin uygulanması gerekir. Sınıf yerine okul bahçesi veya laboratuarda dokunarak, ellerini kullanarak olayların içinde yaşayarak çok daha iyi öğrenirler.
    • Eşyalarının düzensiz ve karışık olmasından, hiç rahatsız olmazlar. Düzen onlar için önemsiz bir ayrıntıdır.
    • Evlerin dışında oynarlarsa taşlar, topraklar, duvarlar, kayalar, ağaçlar ile sarmaş dolaştırlar. Adeta onlarla bütünleşmeye çalışırlar.
    • Tertemiz bir kıyafetle evden çıkarlar. Geri döndüklerinde sökülmüş, pantolonları, etekleri yırtılmış, düğmeleri kopmuş, dizleri sıyrılmış, üstleri toz toprak, çamur ve büyük ihtimalle de sırılsıklam ter içinde geri dönerler.
    • Duygularını konuşmayı severler.
    • Laboratuar ortamında başarılıdırlar.

    alıntı

     
Öğrenme konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Öğrenme Alanları

    Öğrenme Alanları

    bloom taksonomisi duyuşsal alan bloom duyuşsal alan taksonomisi Öğrenme Alanları Öğrenme, üç ana bölümden oluşur. Bunlar; bilişsel (kognitif), duyuşsal (affetif) ve devinişsel (psikomotor) öğrenmelerdir. Öğrenmenin değerlendirilmesi bu ünitenin temel amaçlarından olduğu için sözü edilen öğrenme kategorileri kısa olarak aşağıda incelenecektir. Bu incelemenin temel gerekçelerinden en...
  2. Etkİlİ ÖĞrenme

    Etkİlİ ÖĞrenme

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. Öğrenme Psikolojisi

    Öğrenme Psikolojisi

    İnsan davranışlarının büyük bir çoğunluğu öğrenme yoluyla kazanılmıştır. Bu davranışlar çevre ile etkileşim sonucu gelişir. Belli bir dilin öğrenilmesi, tutum kazanmak, kişilik özellikleri kazanmak vb. hepsi öğrenme ile kazanılır. TEMEL KAVRAMLAR Öğrenme: Bireyde kendi yaşantıları yoluyla, davranışında meydana gelen nispeten kalıcı izli davranış değişikliği olarak tanımlanmaktadır....
  4. Dili Öğrenme

    Dili Öğrenme

    DİL ÖĞRENME Diğer insanlarla iletişim kurma ihtiyacı , insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Her anne-baba iletişimin çocuğu için ne kadar önemli olduğunu bilir. Özürlü çocuk için, ihtiyaçlarını ve isteklerini dile getirme becerisi kazanması yardım gerektirir ve birçok kapı açar. Bu beceri çocuğa, çevresini kontrol etme ve bu çevreden “öğrenmek” fırsatını verir. Öneminin bilinmesine...
  5. yaşayarak öğrenme

    yaşayarak öğrenme

    yaparak yaşayarak öğrenme ..."Yaşayarak Öğrenme"... Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyon’u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da : '*Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.*' diye savuştur*muş. Nihayet biraz sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler. Bakkal...

Sayfayı Paylaş