gebe
  1. »| HeRCai |«

    »| HeRCai |« Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    6.221
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    [ne önemi varki ?] ツ

    Ölmeyen sevgi...

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında »| HeRCai |« tarafından paylaşıldı.

    Gercek askin ölümsüz oldugunu cogu kez duymusuztur meleklerim, yada bazilari sahit bile olmustur aramizdan. benim gibi sahit olmayanlar icin, bu müthis hikaye yeterli sanirim...
    Sahit olmus kadar etkiledi beni...

    buyrun meleklerim.. :uhu:

    .
    .
    .



    Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller... Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, "Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum" dedi. Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse kalbi aynı böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikiside sevgisinden hiç bir şey kaybetmemişti... Onları hiç bir şey ayıramazdı... Ne hasret, ne ayrılık, ne de ölüm...

    Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiği yine geç kalmıştı, 1 dakika gece kalmıştı. Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Ama sevdiği her zaman bunu yapıyordu. Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmuş diye düşündü...
    Ve gözlerini önündeki uçsuz bucaksız denizlere dikti.. Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği kıza karşı olan aşkı gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluğa uzanıyordu. Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi aralarında sözleneceklerdi. Delikanlı önce bunu sevdiğine açmış, sonrada gidip iki yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari onu bekletmemeliydi.. Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hala yaşlı idi. Bir türlü anlamıyordu onları. Her şey bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki?

    İşte az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak, kucaklaşacaklardı...
    Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe ilk adımlarını atacaklardı.
    Genç adam öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can atıyordu... Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara... Ne kadar güzel dansediyorlardı havada. Tekrar saatine baktı genç adam. Endişelenmeye başlamıştı. Sevgilisi yine geç kalmıştı, hem de çok... Bu kadar geç kalmaması gerekiyordu. İşte her gün burada buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar mıydı? O zaman neden gelmemişti yine? Aklına kötü düşünceler gelmeye başladı. Hayır.. hayır.. olamazdı. Sevdiğine bir şey olamazdı. Onsuz hayat yaşanmazdı ki... O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun düşüncesi bile hoş değildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaşlarını kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı. Rahatsız olmaya başladı bakışlardan.
    Artık bıkmıştı... Yine sevgilisi geldi aklına.. Neden gelmedi acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı.

    7 sene oldu dedi. 7 senedir her gün bu sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden 1 damla daha yaş güllerin üzerine damladı... Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gideyim diye mırıldandı... Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu... Genç adam ayağa kalktı. Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı...

    Ona olan Aşkı ve Sevgisi onunla beraber ölmemişti.



    [​IMG]


     
  2. elfce

    elfce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    28 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.439
    Beğenilen Mesajlar:
    73
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    evimmdeee :)
    çok qüzel gerçekten
     
Ölmeyen sevgi... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ölmeyen bitki...

    Ölmeyen bitki...

    Dinazorlar çağından ölümsüz bir bitki Resmin Sol üst köşesinde gördüğünüz hindistan cevizine benzer bitkiyi alıp suyun içine koyduğunuzda o kabuk açılıyor ve saatler içinde resmin sağında gördüğünüz yeşil bitki ortaya çıkıyor. Su verdiğiniz sürece yeşil kalıyor ,su vermediğinizde ise kapanıp yine hindistan cevizine benzer şekline geri dönüyor , çürümüyor.Daha da ilginci daha sonra isterseniz...
  2. Ölmeyen sevgi

    Ölmeyen sevgi

    Genç adam elinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk...
  3. Baha - Ölmeyen Şarkı

    Baha - Ölmeyen Şarkı

    Ölesiye sevmiştim seni kalbimin kızı Ölesiye sevmiştim seni kalbimin kızı Ne çare kopardılar gönül bağlarımızı Ne çare kopardılar gönül bağlarımızı Maziye gömülsede içimizdeki sızı Maziye gömülsede içimizdeki sızı Bu şarkı yaşatacak ölmeyen aşkımızı Bu şarkı yaşatacak ölmeyen aşkımızı Yüzünü göremeden geçsede uzun yıllar Yüzünü göremeden geçsede uzun yıllar Yinede seveceğim seni ölene...
  4. Sevgi...

    Sevgi...

    Bir güzellik yap kendine! Ve sadece sahip olduklarını düşün; mutlu ol onlarla; Sahip olamadıkların üzülsün senin olmadıklarına.. Birgüzellik yap kendine! Keşkeleri hiç düşünme.. Mutlu ol seçimlerinle; Bırak keşkeler üzülsün senin seçimlerine.. Bir güzellik yap kendine! Kalbinde daha da büyüt sevgisini sevdiklerinin. Bırak sevmediklerin üzülsün kalbinde yerleri yok diye.. Bir güzellik yap...

Sayfayı Paylaş