gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.218
    Ödül Puanları:
    113

    ölü gelin!!!

    Konu, 'Sinema & Tiyatro' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Viktorya döneminin baskı altındaki küçük, kasvetli bir kasabasında, iki utangaç gencin, daha önce hiç karşılaşmadıkları halde, evlenmelerine karar verilmiştir.

    Kaba, sonradan görme, (Tracey Ullman ve Paul Whitehouse tarafından seslendirilen) konserve balık tüccarları Nell ve William Van Dort hep yüksek sosyeteye girebilmeyi düşlemişlerdir. Ne var ki, maddi açıdan noksan olmasalar da, görgüleri büyük ölçüde noksandır.



    Everglot Dükü’nün birinci derecede akrabaları olan, (Joanna Lumley ve Albert Finney tarafından seslendirilen) aileden zengin aristokratlar Maudeline ve Finis Everglot de, tam aksine, görgü açısından zengin olmalarına karşın, maddi açıdan dara düşmüşlerdir. Paraları uzun süre önce tükenmiştir. Ellerinde kalan tek değerli şey isimleri ve toplumsal konumları, ve sonradan anlaşıldığı üzere (Emily Watson tarafından seslendirilen) kızları Victoria’dır. Daha önce onda değerli bir yan bulmasalar da, kızlarının toplumsal basamakları çıkmalarına vesile olabileceği anlaşılır, çünkü Van Dort çiftinin (Johnny Depp tarafından seslendirilen) Victor adında bekar bir oğulları vardır.



    Everglot çifti statülerini korumak istedikleri için, Victoria’yı, istemeden de olsa, korkunç Van Dort’ların oğluyla evlendirmeye karar verirler; ne de olsa, sonradan olsa da zengin zengindir. Anlaşma yapılır ve iki aileyi bir telaş alır. Herkes yakında gerçekleşecek düğün için büyük heyecan duymaktadır… tabi gelin ve damat hariç. Ama herkes bilir ki evliliğin zaten aşkla ilgisi yoktur; Maudeline ve Finis’e sorabilirsiniz.



    Victor ve Victoria, ilk kez, ailelerin gelin ve damat adayını uygun bir şekilde tanıştırmak için bir araya geldiği düğün arifesinde birbirlerini görürler. Bunun hemen ardından da düğün provası yapılır. İki genç birbirinden utangaçtır. Bu ilk buluşmada, çok uzak bir ihtimal gibi görünse de, Victor ve Victoria’nın gerçek aşkı bulma şansı henüz kaybolmamış gibi görünmektedir. Ama prova sırasında, Victor –müstakbel kayınvalidesinin elbisesini kazara yakmadan bile önce- evlilik yeminini o kadar kötü okur ki (Christopher Lee tarafından seslendirilen) Papaz Galswells onu dizeleri doğru öğrenmesi için dışarı çıkartır.



    Küçük düşen genç adam, köyü çevreleyen karanlık ormanda dolanmaya başlar. Yalnızken, yeminini mükemmel bir şekilde okur. Hatta, yeminin sonunda alyansı bir ağacın dalına nazikçe takar. Ama aslında bu bir dal değildir.



    Dehşet verici bir şekilde, çürümekte olan tuhaf ve güzel bir kadın cesedi yırtık pırtık gelinliğiyle yerden çıkarak Victoria’nın yüzüğünü kemikli parmağına takar. Victor istemeden (Helena Bonham Carter tarafından seslendirilen) Ölü Gelin’le evlenmiştir.



    Ölü Gelin düğün gecesinde gizemli bir şekilde öldürülüşünden bu yana, kalbi kırık bir şekilde damadın gelip onu almasını beklemiştir. Kalbi atmaya uzun zaman önce son verse de, genç kadının gerçek aşkı ve ebediyen birlikte olacağı kocasını bekleyişi asla sona ermemiştir. Victor yanlışlıkla bu koca olmuştur. Yerin altındaki Ölüler Diyarı’na çekilir. Genç adamın bildiği mazbut yaşamın tam zıttı olan Ölüler Diyarı’nda, publar hep açıktır ve ölüler, Yaşayanlar Diyarı’ndaki sıkıcı ve kasvetli insanların hepsinden çok daha canlıdırlar.



    Victor umutsuzca Victoria’ya dönmenin bir yolunu bulmaya çalışır. Yaşayanlar Diyarı’nda onu hasretle bekleyen Victoria ise, nişanlısının ölü bir kadın tarafından yerin altına çekildiğine kimseyi ikna edemez. Everglot çifti kızlarına yardım etmek yerine, alelacele ikinci bir düğün ayarlarlar. Bu seferki damat adayı (Richard E. Grant tarafından seslendirilen) Barkis Bittern gizemli ve sinsi biridir, ve sadece doğru zamanda doğru yerde olduğu için Victoria’yla evlenebilecektir…



    Ölü Gelin, Victor’un kutsal olmayan evlilik yemininden caymasına izin vermeye niyeti yoktur. Genç adamın ise Ölüler Diyarı’ndan kurtulup, hayatının aşkının kollarına dönmenin bir yolunu bulması gerekmektedir.

     
  2. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.218
    Ödül Puanları:
    113
    Ce: ölü gelin!!!
    çok güzeldi teşekkürler canımmmmmmmmmm
     
ölü gelin!!! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. ölüm gelince!

    ölüm gelince!

    Ey Azrail, gözlerim fersiz, sözlerim yersiz, Ecelim gelir gelmez, yakaladın habersiz! Keşke birkaç yıl önce, bir haber gönderseydin, Rüyalarıma falan bir kez giriverseydin. Mal mülk sevdası ile dünyadan kopamadım, Çok özür diliyorum, hazırlık yapamadım. Alamadım yanıma para pul, ne de bavul, Uyudum horul horul, ne zil duydum, ne davul. Yaşım yetmiş olsa da, kanım hep fıkır fıkır, Bu...
  2. MC Sefalet - Ölüm Gelsin

    MC Sefalet - Ölüm Gelsin

    susun Artık Dayanamaz Oldu Kalbim, Savaşmaktan Yoruldu Susun Artık Çekilin Gözlerime Kan Doldu Yardım Eden Hani Nerde Etrafım Boş Bulundu Bu Bedenim Ateş Gibi Yandı Bitti Kavruldu İsyan Ettim Çile Çektim Kalktım Düştüm Yenildim Pes Etmedim Dostum Dedim Arkamdan Ezildim Sokak Köşelerinde Ordan Buraya İtildim Beni Seven Nerde Zalim Hayat Hadi Söyle Bana Varsa Seven Biri Söyle Çıksın Karşıma...
  3. Poşet çay öldü başınız sağolsun tabutuna gelin

    Poşet çay öldü başınız sağolsun tabutuna gelin

    Merhaba arkadaşlarım, Herkes sever çay içmeyi... Yani en azından ben severim. Normalde demlenen çayın keyfini hiç bir şey vermesede ara ara gerek çalıştığımızdan gerekse acelemizden ( hep acelemiz var zaten ) güzel lezzetli bir çayı poşetten bardağa hooop atarız 1 dk da çay hazır :) Her zaman problem olmuştur buradan çıkarttığımız poşet çayın nereye koyulacağı. Bu arada kaşığa sarılan ipi...
  4. Ölü gelin

    Ölü gelin

    ğğğğ ğğğğğ ölü gelin resimleri ölü gelin resmi fotoları
  5. Ömrünü Ölüme Gelin Ediyorum

    Ömrünü Ölüme Gelin Ediyorum

    Ömrünü Ölüme Gelin Ediyorum Bulutlar dokunsan ağlayacak. Güneş yavaş yavaş elini eteğini çekiyor gündüzden, birşeylere kızmışçasına kızarıp yok oluyor ufukta alaca parlak ihtişamıyla…Hangi burçtan olduğu bilinmeyen ay doğuyor işte. Ve başlıyor çöken karanlıkla süzülüp gelen bir hüzn-ü gece… Güneşin batışı, ayın doğuşu hep aynı… Bir ben farklıyım bu gece… Notası olmayan...

Sayfayı Paylaş