gebe
  1. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON

    ölüden mektup

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında esena tarafından paylaşıldı.

    ÖLÜDEN MEKTUP... Dostlarım,
    Dün, oldukça yağmurlu,
    Mezarlık çamurluydu,
    Özür dilerim...

    Hastalığım amansız,
    Ölümüm; size göre
    Erken ve zamansızdı.
    Kara haber
    Tez yayıldı.. Aldınız.
    Cami avlusuna, koşup geldiniz,
    Son bir görev bildiniz...

    Kiminiz,
    Namaz vaktini, iple çektiniz.
    Acele işiniz vardı, gidecektiniz.
    Kiminiz,
    Kaçamak tebessümle,
    Hasretler giderdiniz;
    ''Bir araya gelmek için,
    Ölümler mi gerekirdi?''
    Dediniz...

    O soğuk sandığınız,
    Musalla taşında ben;
    Üşüyüp titremeden,
    Sımsıcak yatıyordum...

    Hepinize bakıyor,
    Aklınızdan geçenleri,
    Birer birer okuyordum...

    Kiminize göre ben;
    Güya bir melekmişim.
    Kiminize göre de;
    Dürüst bir salakmışım...

    Oysa.. Siz, ölüleri,
    Hiçbir şey duymaz sanır,
    Bir kadavra tanırdınız.

    Aklınızdan geçenleri söylesem;
    Utanırdınız...

    Sözlerimi;
    Nankörlüğe vermeyin.
    Namaz vakti, hepiniz;
    Oldukça naziktiniz..
    İmam beni sorunca:
    ''İyi biliriz'' dediniz.
    Beni mahçup ettiniz...

    Bana çiçek gönderen,
    Vefâkar can dostlarım;
    Cemil, Şükrü ve Ahmet,
    Bu ne zahmet efendim,
    Bu ne zahmet...

    Ya.. arkadaşım Sadi;
    Yarım kalan işime,
    Ve dul kalan eşime,
    Göz koyan âdi !..

    Sabırsızlanmayın,
    Nefâset Hanım.
    İşte sıra, size geldi a canım.

    Hani var ya..
    O ilk gece,
    Toplanmıştık ailece,
    Bir şeyler soruyordu,
    Gözlerin hece hece..

    Oysa ben, o bakışın,
    Üstünde hiç durmamış,
    Kötüye yormamıştım..

    Şimdi anladım ki;
    Resmen ihânet...

    Kocan;
    Ağır aksak amma,
    İyi adam Nefâset.
    Ne olur.. Sen de onu,
    Birazcık idare et.
    'Dünya düzeni' böyle,
    Kocana selâm söyle...

    Sayın, belediye başkanım,
    Çocukluk arkadaşım;
    Sarı Seyfettin.
    Cenazeme şeref verdin,
    Hoşgeldin...

    Şu son yıllarda senin,
    Tapudaki sicillerin,
    Kabardıkça kabarmış;
    Üç apartman,
    Altı yazlık,
    Yedi dükkan,
    Rahmetli babandan,
    Miras kalmıştı...

    Bak.. Sevgili dostum
    Sarı Seyfettin,
    Bu türlü masalları,
    Burada anlatan çok..
    Ama, hiç dinleyen yok..

    Hani.. Bir sözün vardı:
    ''Su akarken, küp dolsun.''
    Dolsun ama.. Seyfettin,
    Buralarda küp müp yok,
    Haberin olsun !..

    Hazır, yeri gelmişken;
    Şu senin Eşref'in de,
    Kulağını çekiver...

    ''Geçim sıkıntısı'' deyip,
    Daldı rüşvete;
    Kan kusturdu millete...
    Bu yollardan kaçınsın,
    Maaşıyla geçinsin.

    Ne gerek var, bu kadar,
    Mala, mülke, servete ?
    Allah, zevâl vermesin,
    Hükümete, devlete...
    .......................................
    Gazeteci meslektaşım,
    Ve kader arkadaşım,
    Donkişot Osman.

    Sana ne, elâlemin,
    Üç keçi, beş koyunu?

    Üç yıl mapusta yattın,
    Ölçmedin mi boyunu?
    Sürdürme şu oyunu..
    .......................................
    Biricik oğlum Celâl;
    Cenazede,
    Bayramlık lacivertleri giydin,
    Sanki..Bir şeyleri kutlar gibiydin..

    Çok içmiştin,
    Sarhoştun.
    Mezar dönüşü hemen,
    Komisyoncuya koştun.

    ''Ölüm hak, miras helâl''
    Acelen neydi Celâl ?

    O, mâsum kalbinde sen,
    Ne sırlar saklarmışsın.
    Meğerse, yıllar yılı,
    Ölmemi beklermişsin...

    Güzel kızım Muallâ,
    Görümcene dikkat et
    Kendini kolla...
    Onu, pek görüştürme
    Kocan Şenol'la...

    Ama.. Kaynanan temiz;
    İyi kalpli bir kadın.
    Ah!.. Şu senin inadın !..
    Ne olur, ara sıra,
    Birazcık alla pulla.
    Bilirim.. Sen gitmezsin
    Bari, kocanı yolla...

    Bu mektupta adını,
    Anmadığım dostlarım.
    Sahte gözyaşlarına,
    Kanmadığım dostlarım..

    Hepiniz birer yumak,
    Açmakla bitmez.
    Sizleri yazmaya
    Kitaplar yetmez...
    .....................................
    Bu dünya böyle döndü,
    Yine böyle dönecek,
    Nefes borcu çaresiz,
    Ölümle ödenecek...

    Mal, mülk, şöhret, ganimet,
    Sanmayın, gerçek nimet...

    Görüyorum ki,hepsi;
    İnsana eziyetmiş...

    MEĞER, YAŞAMAK DİYET,
    ÖLMEKSE, HÜRRİYETMİŞ...

     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: ölüden mektup
    emeğine sağlık
     
ölüden mektup konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ölüyü diriltemem

    Ölüyü diriltemem

    ÖLÜYÜ DİRİLTEMEM Trablusşam Nakîb-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbî Efendi, Yûsuf Nebhânî hazretlerine şöyle anlatmıştır: Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbî'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip...
  2. Mektup

    Mektup

    Kişinin kendisine gelen mektup yüksek mevkiye, önemli ve kaydadeğer söze, Müjde ihtiva eden mektup korktuğu şeyden emin olmaya, çocuk ve eşle rızıklanmaya, Muhtevası güzel bir mektubu birine göndermek ihtiyaçların giderilmesine, itibar ve saygınlığa, Mekktup getiren kimseyi dövmek üzücü bir duruma yahut dinden uzaklaşmaya, Her türlü mektup habere yahut müjdeye, Yazıları silinmiş mektup,...
  3. mektup

    mektup

    gidiyorum mektubu gidiyorum mektup seni seviyorum mektupları mektupları Okuyormusun. Önce uzunluğuna baktın dimi yazının. ‘Ne anlamlar çıkarmam lazım acaba!’ diye düşünürken, şimdi oku baştasın. Çıkarma hiçbir anlam. Olanı, olduğu gibi gör. Görebildiğin kadar çünkü HERŞEY. Çıkarma hiçbir anlam. Nasılsa geri dönüşüm kutusuna yollamadık mı biz tüm anlamlarımızı. Şimdiden yazayım bunları....
  4. Mektup...

    Mektup...

    Bir annenin ogluna yazdigi bir mektubu okuyacaksiniz simdi meleklerim :) Komik oldugu kadarda cok Saf bir mektup buyrun =) Sevgili Oğlum! Hızlı okumadığını bildiğim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum. Bir gazetede, "insanların başına, genellikle evlerinin 2 km. civarında kaza gelmektedir." yazısını okuyunca evimizden taşındık.Taşındığımız evde bizden önce oturanlar adresleri...
  5. ölülerimiz unutmayalım ....

    ölülerimiz unutmayalım ....

    ölülerimiz için dua Salih El-Mersi'nin şöyle dediği rivayet edilir : Bir ...cuma gecesi sabah namazını kılmak için,mescide... gitmek üzere evden çıktım. Giderken yolumun üzerindeki kabristana uğradım. Kendi kendime: "Sabah oluncaya kadar burada kalayım" dedim. Bir kenara oturdum. Biraz sonra üzerime bir ağırlık çöktü ve uyuya kaldım. Rüyamda kabristanda yatanların hepsinin çıkmış...

Sayfayı Paylaş