gebe
  1. gülgüzeli

    gülgüzeli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    595
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0

    Ölümü öldürebilir misin

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında gülgüzeli tarafından paylaşıldı.

    ...Bir asker hayal et... Savaş meydanında... İki yanında iki derin yara var... Arkasında büyük bir aslan... Pençesini kaldırmış, her an vurabilir... Önünde bir idam sehpası, sevdiklerini asıp öldürüyorlar... Biliyor, sıra kendisine de gelecek... Bir yandan da yolculuk etmek zorunda, uzun bir yola gidiyor ister istemez... O çaresiz adam, korku içinde beklerken bir nurani adam geliyor... Diyor: “Ümidini kesme... Sana iki tılsım öğreteceğim, güzelce kullanırsan arkandaki aslan senin emrinde bir at olur, biner gidersin... O idam sehpası da hoş bir salıncağa döner... Biner, keyif edersin... Bir de, sana iki ilaç vereceğim... Kullanırsan yaraların güzel kokulu güllere döner... Sana bir de bilet... Onunla, bir yıllık yolu bir günde gidersin, tıpkı uçar gibi... İnanmıyorsan bir dene, anlarsın...” Asker, bir parça denedi... Hak verdi o hayırlı adama... Sonra sol tarafından başka biri çıkageldi... Şeytan gibi aldatıcı, sinsi, ayyaş bir adam... Yanında içkiler, süslü suretler, çekici görüntüler, ayartıcı fanaaailer... Ona dedi:
    “Arkadaş! Bizimle gel... Yiyelim, içelim, şu hoş şarkıları dinleyelim, çılgınca dans edelim... Gülelim, eğlenelim, kam alalım dünyadan...”
    Baktı, askerin dudakları kıpırdıyor...
    “Ne okuyorsun?” dedi.
    “Bir tılsım” dedi asker.
    “Bırak şu anlaşılmaz işi, keyfimizi bozmayalım...”
    “Elindeki ne?”
    “Bir ilaç.”
    “At gitsin... Neyin var... Eğlenme zamanıdır...”
    “Elindeki kâğıt ne?”
    “Bir bilet... Yolculuk sırasında yayan ve aç kalmamak için...”
    “Yırt gitsin! Şu güzel günde yolculuk nemize gerek!”
    Buna benzer aldatıcı sözlerle onu kandırmaya çalıştı... O da ona aldanıp gidecekti ki, sağ tarafından gök gürültüsü gibi bir ses geldi:
    “Sakın aldanma! O aldatan sersem herife de ki: Önce arkamdaki aslanı öldür... Önümdeki idam sehpasını kaldır... Bana acı veren yaralarımı tedavi et... Zorunlu yolculuğumu bitir... O zaman de, gel keyif sürelim... Yoksa sus! Ben, o Hızır gibi hayırlı adamı dinlemek istiyorum...”

    ... Bizim hayatımız aslında... O asker sensin... Yani insan... Aslan ise, eceldir... Her an gelebilir... İdam sehpası ise, ayrılıktır, ölümdür... Geceler gündüzleri izlerken sevdiklerin de gider bir bir... Sıra sana da gelecek... İki yara ise, sendeki acizlik ve fakirlik... Elin ermez, gücün yetmez... Neyin varsa emanet, senin hiçbir şeyin yok... Verilmiş, alınacak... İstersin, ama yaratamazsın... Yolculuk ise, ruhlar âleminde başlar... Dünyadan, çocukluktan, ihtiyarlıktan geçer... Sonra kabir, berzah, haşir, sırat, ahiret... Zamanı durduramazsın... Gitmek zorundasın...
    İki tılsım ise, Allah’a iman, ahirete iman... İmanı olana ölüm güzel gelir... İnsanı cennete ***üren, sevdiklerine kavuşturan bir binek olur... Ölümün hakikatini bilenler ölümü sevmişler, daha ölüm gelmeden ölmek istemişler... Zamanın geçmesi olgun mümini korkutmaz... Yalnız ayrılık görmez o... Sinema makinesi gibi dönen dünya yeni manzaralar gösterir ona... Güzellikler tazelenir... Keyif veren sahneler birbirini izler... Gidenler yok olmadılar, bilir... Yerine gelen var... Çünkü yapan, yaratan bakidir, kalımlıdır, yine yaratır...
    Öbür ilaç ise... Biri, sabır ile Allaha tevekkül etmek... Elinden geleni yaptıktan sonra sonsuz merhamet sahibine güvenmek, dayanmak... Tıpkı annesine koşan bir bebek gibi, Allahın rahmet kucağına sığınmak... İkinci ilaç, verilen nimetlere şükürdür... Çalışmasının sonucuna kanaat ederek Allahtan istemek... Yalnız ona minnet duymak... Allaha karşı kendini sonsuz fakir hissetmek...
    Kaldı bilet... O bilet ise, başta namazdır... Sonra öbür buyruklar... Bir de, büyük günahlardan uzak durmak... Kuran’ın dediklerini yapmak ebediyete giden yolda bize lazım... Işıktır, azıktır, binektir onlar...
    Şimdi düşün! Beş vakit namazı kılmak pek kolay... Yedi günahı terk etmek gayet hafif... Ya sonuçları... Neticesi, meyvesi, faydası... Sana sonsuza kadar lazım...

    Birileri seni günaha davet ederse, de onlara: “Benim sonsuza uzanan arzularım var, sen tatmin edebilir misin? Manevi yaralarıma deva bulabilir misin? Ölümü öldürebilir misin? Kabir kapısını kapatabilir misin? Uzun bir yola gitmek zorundayım, durdurabilir misin? Elinde bir çare varsa, söyle... Yoksa sus! Bak, Kuran kâinatı okuyor... Ben, onu dinlemek, o nur ile nurlanmak, bu dünyada huzur bulmak, öbür dünyada kurtuluşa ermek istiyorum...”


     
Ölümü öldürebilir misin konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Greyfurt suyu sizi öldürebilir

    Greyfurt suyu sizi öldürebilir

    hamilelikte greyfurt zararlımı İçerdiği vitaminler sayesinde en önemli meyveler arasında gösterilen greyfurtun, duyanları hayretler içinde bırakan bir zararı ortaya çıktı. Uludağ Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Utku Çopur, greyfurt suyunun bazı ilaçların etkilerini artırdığını ve ölümle sonuçlanabilecek yan etkiler ortaya çıkarttığını açıkladı. Bu nedenle ilaç kullanan...
  2. Klima öldürebilir...!

    Klima öldürebilir...!

    Yaz artık geldi ve aşırı sıcaklar hepimizi bunaltıyor:ang:. Tabi bu sıcaklar yüzünden insanın ne iş yapası geliyor ne de başka birşey. Bu sıcak havalarda çoğumuzun imdadına koşan klimanında bir sürü tehlikeleri var. Sıcaktan korunalım diye sağlığımızdan olmayalım.. En çok da erkekleri ve sigara içenleri etkiliyor… Yaz sıcaklarında “serinleyeyim” derken hayatınızdan olmayın… Kapalı...
  3. Botoks Öldürebilir..!

    Botoks Öldürebilir..!

    Bayanlar güzelliklerine çok düşkündür. Her girdikleri ortamda dikkat çekmek ve bütün gözlerin üzerlerinde olmasını isterler. Yalnız güzelliğimizi gölgeleyen bazı faktörlerden birisi de ciltteki kırışıklıklar. Bunu gidermek için en yaygın kullanılan yöntem botoks ama göründüğü gibi masum değil. Güzelliğimiz pahasına canımızdan vazgeçmemeliyiz. Kırışıklıklar için doğal yöntemlerde var bunlar hem...
  4. ölülerin ruhları dünyaya gelir mi ?

    ölülerin ruhları dünyaya gelir mi ?

    Slm.Ben bir şeyi çok düşünüyprum ve merak ediyorum. Ölülerin ruhları dünyaya gelip dolaşırmı ?
  5. Defne Joy Kerem Altan Yüzünden mi Öldü?

    Defne Joy Kerem Altan Yüzünden mi Öldü?

    defne joy foster defne joy foster ölümü Sevgili melekler, 2 yıl önce gazeteci Ahmet Altan'ın oğlu Kerem Altan'ın evinde ölen sunucu Defne Joy Foster'ın annesi, takipsizlik kararı verilen dava sonucuna itiraz etmiş ve ölüme sebebiyet vermekten Kerem Altan'a tekrar dava açmıştı. Sunucu Defne Joy Foster'ın evinde hayatını kaybettiği Kerem Altan'a, 'yardım yükümlülüğünü yerine getirmemek...

Sayfayı Paylaş