gebe
  1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    || Önce İnsanı Tanımak Gerek ||

    Konu, 'Çöplük' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    Artık kimse insan nedir sorusunu sormuyor. Modern çağın tüketim bataklığında eskiden kalma bir söylence neredeyse… Bu kadar hırsın, kavganın ve çıkar zihniyetinin arasında sıkışan, geri itilen, gözden kaybolan ve dışlanan her daim insan… Gittikçe insanı, insandan, muhabbetten, doğadan, el sıkışıp kucaklaşmaktan uzaklaştıran olumsuzluklara bir yenisi eklenmekte… Hâlbuki her şeyden önce insanı tanımak, onun mahiyetini kavramak, değerini ve itibarını yüceltmek gerekirdi.

    İnsan evrensel tablonun en önemli rengidir. İnsanın gözden düşürüldüğü, gündeme alınmadığı ve nesneleştirildiği bir ortamda onun derinliğine inmeden, duygularını, hayallerini, umutlarını, değerini ve kutsanmışlığını takdir etmeden gelecek adına hiçbir projenin hayata geçirilemeyeceğinin bilinmesi gerekir. Bu bakımdan sürekli yitirilen insanı ve onun en temel vasıflarını, sevgiyi, içtenliği, hoşgörüyü, aşkı kısacası evrensel tablonun en önemli rengini ortaya çıkarmak için gayret sarf etmeliyiz. İnsanı nerede olursa olsun, ona ait olan her şeyi dedikodu malzemesi haline getirmeden, yeniden tanımaya, anlamlandırmaya, içine/yüreğine inmeye, doğayı, denizi, dağları, çiçekleri onunla bütünleştirmeye ihtiyacımız var. Bu kadar kavganın, gürültünün ve koşuşturmanın içinde daha fazla geç kalmadan bunu başarmak durumundayız.

    Peki, insani duyguları, saflığı/temizliği, içtenliği, doğruluğu, erdemi ortaya çıkartarak tam bir samimiyetle birbirimizi kucaklamaya, tanımaya ve anlamaya dönük adımlar atabilir miyiz? Elbette… Yeter ki insan oluşa, insanın en küçük duygularına, düşüncelerine, değerlerine ve yaşam anlayışına önem vermeye başlayalım. Bulunduğumuz ortamı yaşanılabilir bir hale getirmek, barışın, sevginin, hoşgörünün, mutluluğun ve kültürel farklılıkların kalesi yapmak şüphesiz elimizdedir. Üstelik o kadar da zor bir şey değil. Tanımadığınız birisine içten bir "merhaba" demekle işe koyulabilirsiniz örneğin… Şehrin sokaklarında, caddelerinde, parklarında birbirini tanımayan insanları, selam verirken, hal hatır sorarken gördüğümüz anda umutlanabiliriz.

    Birbirimizi keşfedelim. İçinde yaşadığımız dünyada yıpranan yerlerimizi tamir etmek durumundayız. Birbirimizi keşfetmek, tanımak, anlamak/anlaşmak ve birbirimizi sevmek zorundayız. Duru bir zihinle oturup konuştuğumuzda, birbirimize güvenmeye başladığımızda, bizi birbirimizden uzaklaştıran kötü duygulardan, art niyetlerden ve önyargılardan arındığımızda, yüreklerimizin sıcaklığını hissetmeye başladığımızda hayatın ne kadar güzel, çekici ve anlamlı olduğunu fark edeceğiz. Buna yürekten inanıyorum. Yeter ki buna uygun bir dil ve ruh geliştirelim.
    Gönlümüzün kapılarını açalım. Her şeyin bulanıklaştığı, silikleştiği, standartlaştığı bir zamanda sisleri dağıtacak, hayata yeni bir anlam ve heyecan katacak olan şey birbirimizi sevmekten başka ne olabilir ki…

    Gündeminizin her zaman "insan" olması temennisiyle…

    Sevgiyle kalın..
     
  2. zuzu65

    zuzu65 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.976
    Beğenilen Mesajlar:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: || Önce İnsanı Tanımak Gerek ||

    Gönlümüzün kapılarını açalım. Her şeyin bulanıklaştığı, silikleştiği, standartlaştığı bir zamanda sisleri dağıtacak, hayata yeni bir anlam ve heyecan katacak olan şey birbirimizi sevmekten başka ne olabilir ki…


    bazan ne kadar istesemde bazı kişilere karşı gönül kapısı falan tanımıyorum tanımamda her ne kadar yanlış olsada bu benim doğrum yaşadıklarımla bağlantılı çünki


    teşekkürler bitanem çok güzeldi insanlık adına
     
  3. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Cevap: || Önce İnsanı Tanımak Gerek ||

    Gönlümüzün kapılarını açalım. Her şeyin bulanıklaştığı, silikleştiği, standartlaştığı bir zamanda sisleri dağıtacak, hayata yeni bir anlam ve heyecan katacak olan şey birbirimizi sevmekten başka ne olabilir ki…

    Ben teşekkür ederim annem
     
|| Önce İnsanı Tanımak Gerek || konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. cildi tanımak

    cildi tanımak

    Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler. Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri...
  2. || Sen İyi Bir İnsansın...Hep Öyle Ol ve Öyle Kal ||

    || Sen İyi Bir İnsansın...Hep Öyle Ol ve Öyle Kal ||

    hep iyi ol sen hep iyi ol Düne dair pişmanlıklarından ders alıp güne dair planlar yapabilecek kadar akıllı olan sen ile bu söylemin arkasındaki sen; aynı sen değilsin… Hayal kırıklıkların senin bahanelerin olamaz… Umuda dair inancını bu kadar kolay yitiremezsin… Hoş görürdün hayatı… Kendini.. Çevreni… Böylesine boş görüp boş veremezsin… Bu omuzları düşük, benzi soluk, yüreği kırgın, suskun...
  3. **İnsandan önce yaşayan karınca**

    **İnsandan önce yaşayan karınca**

    Soyu 120 milyon öncesine dayanan karınca Alman entomologlar (böcek bilimi uzmanları) Brezilya’da soyu 120 milyon yıl öncesine dayanan karınca türü buldu. Baden-Württemberg eyaletinde Karlsruhe Doğa Tarihi Müzesi’nden biyolog Manfred Vernaagh, keşiften büyük mutlu duyduğunu “26 yıllık meslek hayatımdaki en çarpıcı buluş bu oldu” sözleriyle anlattı. MİNİK BİR EŞEKARISI GİBİ Amazon...
  4. İnsanların Allah'a gereği gibi tanıyıp kul olmasından kim rahatsız olur?

    İnsanların Allah'a gereği gibi tanıyıp kul olmasından kim rahatsız olur?

    İslam Medeniyet havzasında yetişen Yahudi allame Musa b. Meymun, Delaletu'l-Hâirîn (Aklı Karışıklar İçin Kılavuz) adlı eserini yazalı 8 asır olmuş. Yahudi ilahiyatına ve fıkhına dair bu eseri "ikinci Musa" lakaplı İbn Meymun, yoldan çıkmış veya yoldan çıkmak üzere olan dindaşları/ırkdaşları için kaleme almıştı. Merak ettiğim şu: Yahudiler'in, Hıristiyan işgali altına giren...
  5. "Öyle bebekler var ki insanı tahrik ediyor"

    "Öyle bebekler var ki insanı tahrik ediyor"

    Cüppeli'den yeni fetvalar Nakşibendi Tarikatı’nın İsmailağa Kolu’nun etkili ismi Cüppeli Ahmet Hoca resmi internet sitesinde yayımladığı fetvasında oyuncak bebek kriterlerini açıkladı: "Öyle bebekler yapıyorlar ki, saçlarını tarıyorlar, uzun bacaklı falan, bunlara izin yok. Normal insanı tahrik edecek gibi. Tıpatıp bebekler, üstelik çıplak gibi." NAKŞİBENDİ Tarikatı İsmailağa...

Sayfayı Paylaş