gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.573
    Beğenilen Mesajlar:
    1.516
    Ödül Puanları:
    113

    Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Mübarek ramazan ayına girmeye sayılı günler kaldı.Havaların sıcak olması ve uzun süre açlık ,oruç tutmak isteyenleri tedirgin ediyor.Bizde hangi hallerde oruç tutulmamalı,orucu mübah kılan özürler,oruç tutamayanlar ne yapmalı sizler için araştırdık.Oruç ile ilgili tüm detayları yazımızın devamın da bulabilirsiniz.Öncesi ; Oruç tutmaktan maksat nedir , Oruç Tutmayanlar adlı konularımızı da incelemenizi öneriyoruz.
    Dinimiz islamın temel ibdetlerinden biridir oruç.Allahın rızasını kazanmak için bir çok müslüman oruç tutar.Oruçta ki gaye aç kalmak değildir.Maksat nefsi terbiye etmek tir.Yüce Allah Bakara suresinin 183. ayeti ile Ey iman edenler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı. Umulur ki bu sayede fenalıklardan korunursunuz denilerek sıhhatli sağlıklı müslümanlara orucu farz kılmıştır.Oruç tutmak bir ibadet olduğu gibi aynı zaman da insanlar için de bir çok faydası vardır.Oruç sayesinde hem günahlar bağışlanır hem vücudumuz sıhhat bulur.Sanırım ibadetlerin insan için ne kadar gerekli olduğunu burda anlatmaya gerek yok.Bir çok müslüman emir olan,yapılması gereken ibadetlerin farkındadır.Ramazan ayın da bir çok kişi oruç tutmamak için kendince bahaneler üretir.Bahanelerle kendini kandırır.Oysaki yüce Allah kulları için faydası olmayan hiç bir şeyi emretmemiştir.Sağlık sorunu olanların dışında her müslümanın oruç tutması gerekmektedir.Şimdi değerli hocalarımızdan oruç tutmayı mübah kılan özürler hakkında sizlere bilgiler vereceğiz.Kimler oruç tutamaz,ve orucun faydaları tüm detaylar yazımızın devamın da.


    oruç tutmak.jpg






    Kur'an-ı Kerim'de;

    "Ey iman edenler!.. Sizden evvelki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz kılındı). Ta ki, korunasınız." (Bakara, 2/183) buyurulmuştur.

    Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Çünkü Allah Teala (c.c) "Sizin üzerinize oruç farz kılındı" diye buyurur. Ayrıca farziyyeti hususunda kat'i icma teşekkül etmiştir.

    Resulü Ekrem (s.a.s)'in:

    "Oruç insanı Cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden bir kalkan gibi." (Nesâî, Savm, IV, 167)

    buyurduğu bilinmektedir. Oruç, mükellefi her türlü şehvetten alıkoyan ve ihlâsı artıran bir ibadettir. Açlığa, susuzluğa ve nefsin diğer arzularına karşı direnmek oldukça önemlidir. Allah Teâlâ (c.c)'ya iman eden ve O'nun dini uğruna cihada karar veren müminler; oruç ibadeti ile kuvvetli bir iradeye sahip olurlar. Hicrî takvim ayın hareketlerine göre değiştiği için, her yıl diğerine nisbetle on veya on bir gün önce gelir. Dolayısıyle insan bazen kışın eksi yirmi derecede, bazen yazın artı kırk derecede oruç tutar. Bu bir anlamda mükellefin "Dondurucu bir soğukta ve kavurucu bir sıcakta dahi; Allah Teâlâ'nın emirlerini eda etmeye hazırım." taahhüdünde bulunmasıdır. Ayrıca bir ay süre ile Allah Teâlâ (c.c)'nın rızasını kazanmak için, nefsinin bütün şehvetlerini terk etmesi oldukça önemli bir hadisedir.

    Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler:

    Kur'an-ı Kerim'de,

    "Ey iman edenler!. Sizden evvelki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç yazıldır (farz kılındı). Ta ki korunasınız. (O Ramazan ayı) sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta yahut yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). İhtiyarlığından veya şifa ümidi olmayan hastalığından dolayı (oruç tutmaya) gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye (lâzımdır). Bununla beraber kim gönül isteği ile bir hayır yaparsa, işte bu onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda (fidye vermenizden) hayırlıdır; bilirseniz." (Bakara, 2/183-184)

    hükmü beyan buyurulmuştur. Dikkat edilirse, hangi hallerin oruç tutmamayı mübah kıldığı nasla belirtilmiştir.

    1) Hasta Olmak: Mükellef, hastalık sebebiyle nefsinin telef olmasından veya bir azasını kaybetmekten korkarsa, oruç tutmaz. İmam Merginani "Hastalığın artması veya uzaması bazen ölüme götürebilir. Bu durumda ondan sakınmak (artmasından veya uzamasından kaçınmak) gerekir." diyerek konunun hassasiyetine işaret eder. Hastalık, tecrübe veya mümin bir mütehassıs doktorun teşhisiyle kesinlik kazanır.

    2) Sefere çıkmak (Yolculuk): Ramazan ayında sefere çıkacak olan bir mükellef, geceden oruca niyet etmeyebilir. Bu mübahdır ve nasla sabittir.

    3) Şeyh-i Fani (İhtiyar) Olmak: Oruç tutmaya gücü yetmeyen ihtiyar kimse iftar eder ve her gün için bir yoksula fidye verir. İmam Merginani "Bu hususta asıl olan Allah Teâlâ (c.c)'nın "Oruç tutmaya gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye vermek lâzım gelir." hükmüdür. Şayet oruç tutmaya gücü yeterse, fidye batıl olur. Çünkü fidyenin oruç yerini tutabilmesinin şartı, acizliğin devam etmesidir." (el-Hidâye, I, 127).

    Şeyh-i fani olma hali hangi yaşta başlar? Fukaha bu soruya cevap verirken, farklı yaşlar üzerinde durmuştur. Ancak şeyh-i fanilik (fazla ihtiyarlık) hali, insandan insana farklılık gösterir. Fetevay-ı Hindiyye'de (I, 207):

    "Şeyh-i fani, ölüme kadar hergün kuvveti noksanlaşan kimsedir ki, bunlar tekrar kuvvet bulmadan vefat ederler. Bahru'r-Raik'te de bu şekilde tarif edilmiştir. Bu durumda olan kimseler, dilerlerse fidyelerini Ramazan-ı Şerif ayının başında, bir defada verirler. İsterlerse bunu ayın sonuna bırakırlar. Fidye verdikten sonra oruç tutmaya gücü yeter hale gelirse, vermiş olduğu fidyenin hükmü geçersiz olur. Bu kimsenin önceden tutamamış olduğu oruçlarını kaza etmesi gerekir." diye kaydedilir.

    4) Hayız ve Nifas Hali: Hayız ve nifas halindeki kadınların oruç tutmaları haramdır. Hz. Âişe (r.anha) validemiz,

    "Bizlerden birisi Resul-u Ekrem (s.a.s) zamanında, hayızdan temizlendikten sonra orucunu kaza eder, namazı ise kaza etmezdi." (Fethül-Kadir, I/114)

    buyurduğu sabittir. Dolayısıyle hayız ve nifas halindeki kadınlar, o hal içerisinde iken oruç tutamazlar. Daha sonra geçirdikleri günleri (temizlendikten sonra) kaza ederler.

    5) Hamilelik ve Çocuk Emzirmek: Dürrü'l-Muhtar'da: "Zann-ı galip ile, kendi hayatından veya çocuğunun hayatından korkan hamile yahut zahirü'r rivayeye göre, anne olsun, süt anne olsun emzikli kadın oruç tutmayabilir" (İbn Âbidin, IV, 338) hükmü kayıtlıdır. Esas olan; gerek hamile, gerek çocuk emziren kadınların, kendi nefislerinin veya çocuklarının helâk olma tehlikesinin bulunmasıdır. Nitekim Fetevay-ı Hindiyye'de: "Hâmile olan veya çocuk emziren kadınlar; gerek kendi nefislerinden, gerekse çocuklarının helâk olmasından korkarlarsa oruç tutmayabilirler veya iftar edebilirler. Bu durumdaki kadınlara keffaret gerekmez, daha sonra oruçlarını kaza ederler" denilmektedir (a.g.e., I/207).

    6) Helak Olma Korkusu ve Yılan Sokması: Ramazan ayında, düşmanla savaşacağını bilen ve oruç tuttuğu takdirde zayıf düşerek gerektiği gibi cihat edemeyeceğinden endişe eden mücahit oruç tutmayabilir (a.g.e., I/208). Dürrül Muhtarda, "Zorlanan (ikrah), helâk olmaktan veya akli melekelerini kaybetmekten korkan kimse ile kendisini yılan sokan kimsenin iftar etmesinin mübah olması" hükmü kayıtlıdır. Bütün bunları, ayette geçen "hasta olma" anlamı içerisinde düşünebiliriz. Kendisini yılan sokan bir kimsenin acilen tedavi olması esastır. Bu durumda iftar eder ve gününe gün kaza yolunu tutar. Çünkü, gecikme halinde telef olma korkusu söz konusudur. Bunun meşru bir mazeret olduğu sabittir.

    Bu özürler dışında kişinin Ramazan ayında oruç tutmaması büyük günahlardandır. Daha sonra kazasını tutsa bile zamanında tutmadığı için günah mesuliyeti üzerinden kalkmaz. Hem kazasını tutmalı hem de tövbe istiğfar etmelidir.

    Bilinmesi gereken önemli bir konu da şudur:

    Evet, Ramazanda bir mazeret olmaksızın tutulmayan oruçlar, gününe gün kaza edilir. Ancak Peygamber Efendimiz (asm), Ramazan ayında kaçırılan bir gün orucun sevabına yetişmek için kişinin, Ramazan dışındaki bütün günlerde oruç tutsa yine de bu sevaba nail olamayacağını söylemiştir:

    “Her kim ruhsatsız ve hastalıksız olarak Ramazanda bir günün orucunu tutmazsa, bütün bir ömür oruç tutsa da onu ödemiş olmaz.” (Tırmizi, Savm, 27; Ebu Davud, Savm, 38; İbni Mace, Sıyam, 14)

    Bunun için Ramazan ayında özürsüz olarak orucu terk etmek, büyük bir günah olduğu gibi, hem Ramazan ayına hürmetsizlik hem de bütün Müslümanlara karşı bir saygısızlıktır.

    a) Oruç ahlakı güzelleştirir: iünkü bize daima Allah"ı hatırlatır ve sorumluluk duygusunu geliştirir. Oruç gözleri harama bakmaktan, dili yalan ve çirkin sözlerden, kulakları haram şeyleri dinlemekten, mideyi haram yemekten, elleri kötü iş yapmaktan, ayakları kötü yerlere götürmekten korur.

    b) Oruç insanın merhamet ve yardım duygularını geliştirir: Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir kimse, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı yeterince anlayamaz. Fakat bu kişi oruç tutarsa açlığın ne olduğunu anlar ve yoksulların neler çektiğini daha iyi anlar ve onlara karşı merhamet duyguları uyanır. Bunun sonucu olarak da yoksullara yardım elini uzatır, sıkıntılarını gidermeye çalışır.

    c) Oruç insana nimetlerin kıymetini öğretir: Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insanın gözünde bu nimetlerin değeri daha iyi anlaşılır. Bu anlayış insana, onları daha iyi korumasını ve nimetleri kendisine veren Allah"a daha çok şükretmesini öğretir.

    d) Oruç tutmak insanı sağlıklı yapar: Bu konuda Peygamber Efedimiz şöyle buyurmuştur; „ Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.“ Senenin onbir ayında yorulan sindirim organları oruç sayesinde dinlenir. Ramazandan sonra daha güçlü bir şekilde görevlerini yaparlar.

    e) Oruç insana sabırlı olmayı öğretir: Oruç tutmakla, belirli bir zaman kendini yememeye, içmemeye alıştıran insan, hayatta karşılaşacağı sıkıntılara karşı sabreder, kendinde acı ve sıkıntılara dayanma gücü bulur.

     
Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Orucu AÇmanin MÜbah Olma Şartlari

    Orucu AÇmanin MÜbah Olma Şartlari

    3179 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) fetih yılında Mekke'ye müteveccihen Ramazan ayında yola çıkmıştı. Kürâ'u'l-Gamim nam mevkiye gelinceye kadar kendisi de, beraberindekiler de oruç tuttular. Sonra orada bir bardak su istedi ve bardağı kaldırdı. Herkes bardağa baktı. Sonra sudan içti. Bundan sonra bazıları kendisine: "Halkın bir kısmı...
  2. İnsanı Gerçek Kılan Nedir?

    İnsanı Gerçek Kılan Nedir?

    insana özgü gerçeklik nedir insana özgü gerçeklik İnsanı insan yapan fiziksel görünüşü müdür, yoksa Ruhunda ki duruşu mudur? “Ne elbiseler gördüm içinde insan yok, nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok.” Mevlana İnsanın gerçeği nedir? Biyolojik bir anne babadan doğarak dünyaya gelmek, toplumsal kurallara göre eğitilmek, vakti saatinde geldiğinde, diğerlerinin de yürüdüğü yollardan...
  3. Orucu

    Orucu

    Rüyanizda örgü yapan bir kimseyi görmeniz, veya toplu olarak örgü yapilan bir imalathaneyi gezmeniz, hayirli bir is için araci olmaniza isarettir.
  4. Oruç tutmamayı mubah kılan özürler nelerdir?

    Oruç tutmamayı mubah kılan özürler nelerdir?

    CEVAP Oruç tutmamayı mubah kılan özürler şunlardır: 1- Hastalık: Hasta olan veya oruç tutunca hastalığı artan kimse, oruç tutmaz veya tutuyorsa bozabilir. Hastaya bakan da, hasta hükmündedir. Hastaya bakmak için sıkıntıya girerse, oruç tutmayabilir. 2- Sefer: 104 km uzağa giden kimse, 15 günden az kaldığı yerde seferi olur. Yolculukta sıkıntı olur, iş aksar veya kazaya sebep olacak bir...
  5. Ramazan ayında oruç tutmamanın özür sayıldığı haller

    Ramazan ayında oruç tutmamanın özür sayıldığı haller

    1- En başta oruç tutacak güce erişmemiş haldeki masum çocuklar: Bunlar ergenlik yaşına ulaşmadıkça oruç tutmakla yükümlü olmazlar. Tutarlarsa sevabı, onları alıştıranlara da şamil olur. Ergenlik yaşının son sınırı on beş yaş denmişse de, esas yükümlülük, kızlarda özel hal, erkek çocuklarda da ihtilam olmanın başlamasıyla kesinleşir. 2- Çocuklaşmış ihtiyarlar: Oruç tutacak kuvvete sahip...

Sayfayı Paylaş