gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.364
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

    osteoporoz hakkında bilmediklerini

    Konu, 'Hastalıklar ve Tedavileri' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) NEDİR? NASIL KORUNMALI?[/FONT]​
    [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Osteoporoz yani kemik erimesi kemik doku yogunluğunun azalması nedeniyle dayanıklığının azalması, yani kalitesinin düşmesidir. Kemik erimesinin şiddeti arttıkça kemik kırılganlığı da artmaktadır. Osteoporoz ciddi ve sinsi bir hastalıktır. Bu yüzden kemik erimesi, zamanında yakalanıp önlenmezse sakatlıklara ve ölüme neden olur. Dünyada kalp-damar hastalıkları ve kanserden sonra bilinen 3. ölüm nedeninin osteoporoz olduğu bildirilmiştir.[/FONT]​
    Menopozda olan kadınlar yaşamlarının geri kalan kısımlarında osteoporoza bağlı %50'lik bir kemik kırığı riski ile karşı karşıyadırlar. Osteoporoz 3 kadına karşılık 1 erkekte görür ve yaşlılıkta daha çok rastlanan bu hastalık tek başına yaşlılık hastalığı değildir.
    Kemikler de kalp, beyin gibi canlı ve sürekli yapılanan bir sistemdir. 30 yaşına kadar kemik yapısı ilerler ve 30 yaşında doruk noktasına ulaşılır. 30 yaşında yeterli kemik kütlesine ulaşılmaması halinde hastalık ortaya çıkmaya başlar. Bu yüzden, kemiklerin korunmasında ve güçlü olmasında birinci adım beslenmedir. 45 yaşından sonraysa kemik kayıp hızı, artmaya başlar. 30-35 yaşına kadar kemik yoğunluğunu en üst seviyeye taşıyabilirsek, ileride yaşanacak yıkımın tahribatını da en aza indirebilir ve osteoporozun önüne geçebiliriz.
    ANNE KARNINDAN İTİBAREN BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ !

    Bebeklikten, hatta anne karnından itibaren doğacak çocuğun geleceği düşünülerek doğru beslenilmesi lazım. Kalsiyumun, yaşam boyunca yeterli miktarda alınması, kemik dokusunu en üst seviyeye çıkaracağından bu yıkımın etkisini zayıflatır. Ayrıca fiziksel aktiviteler, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bütün bunlara karşın yine de genetik gibi diğer bazı faktörler nedeniyle hastalık ortaya çıkabilir. O zaman da uygulanacak tedaviyle yıkım önlenebilir.

    Osteoporotik kemik hem kütlesini kaybetmiş hem de iç yapısı bozulmuş bir kemiktir. Kaybolan kemiği tekrar yerine koymak oldukça zor, pahalı ve uzun zaman alan bir olaydır, dolayısı ile risk faktörlerini belirlemek ve osteoporozu önlemek gelişmiş bir osteoporozu tedavi etmekten daha kolaydır.

    KEMİK ERİMESİ İÇİN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ...
    1. Kadın olmak
    2. 50 yaşın üstünde olmak (Yaş arttıkça yoğunluğunu kaybeden kemikler zayıflar)
    3. Menopoza girmiş olmak (Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişmektedir ki, bunun sorumlusu östrojen düzeyindeki azalmadır)
    4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.
    5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma ile kemik kütlesi de azalabilmektedir (Erkeklerde gonad fonksiyonunun; işlevinin herhangi bir nedenle azalması osteoporoza bağlı kırıklara yol açabilmektedir).
    6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D eksikliği
    7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması, (egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği kanıtlanmıştır).
    8. Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması (kırıklara yatkınlığın bir kısmı kalıtsaldır; annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç kadınlarda da kemik kütlesinde azalmaya rastlanmaktadır)
    9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.
    10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak.
    11. Sigara içmek
    12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek.
    13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi).
    14. Bazı hastalıkların olması. Örneğin; şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar osteoporoza neden olabilmektedirler.
    Bütün bu nedenlerden dolayı osteoporoz hastalığının sebebinin araştırılmasında tanısında takibinde sadece muayene yeterli değildir; film, kemik yoğunluğu ölçümleri, kan ve idrar incelemeleri de gerekmektedir.

    Belirtileri:
    Bel ve sırt ağrısı
    Boyda kısalma, omurgada kırık
    Sırtta kaburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma
    El bileğinde kırık
    Kaburga kırıkları
    Kalça kemiğinde kırık
    Hastalığın önüne geçmek için bol sebze ve süt ürünleri tüketilmesi gereklidir.Peynir, lor, yoğurt, süt ve bol sebze sofradan eksik edilmemelidir. Günde 15-20 dakika mutlak surette güneşte kalınmalı ve egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz günde en azından yarım saat tempolu yürüyüş şeklinde olabilir.
    Osteoporozda tanı kemik mineral yoğunluğu ölçümü ile konur. Osteoporozun tipini belirlemek için bununla birlikte kan biyokimya değerleri araştırılmalıdır.
    Erken tanı konması son derece önemlidir !!!

    Tedavide;
    1.Yaşam tarzında değişiklikler yaparak düşmeyi azaltacak önlemler almak,
    2.Doktorunuzca önerilen egzersiz programlarını uygulamaya çalışmak,
    3.Beslenme şeklinizi önerilen şekilde düzenlemek,
    4.İlaçlarınızı düzenli kullanmak ve yine düzenli doktor kontrolüne gitmek,
    5.Osteoporozun önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu bilmek gerekmektedir.
    PROF.DR. FİKRET TÜZÜN-ALMAN HASTANESİ

     
osteoporoz hakkında bilmediklerini konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Şifalı Bitkiler Hakkında Bilmediklerimiz..

    Şifalı Bitkiler Hakkında Bilmediklerimiz..

    1) Bitkileri ıhlamur gibi kaynatıp balla tatlandırarak içiniz. Fokur fokur uzun süre kaynatmayınız. Sıcak suda akşamdan sabaha kadar bekletin, sıcak-soğuk tavsiyeye göre içiniz. 2) Devamlı kullandığınız marul, soğan, roka, ceviz vs. gıdaların yan tesirine ve telafilerini gözönünde bulundurun, çok önemlidir. 3) Bitkilerle tedavi, yan tesirini ve telâfisini bilince çok yönlü ve ucuz tedavi...
  2. Şeker Hakkında bilmedikleriniz

    Şeker Hakkında bilmedikleriniz

    kan şekeri, ortalama şeker tüketimi, şeker, şeker kamışı, şeker üretimi, şekerin özellikleri, şekerin tarihi, yapay tatlandırıcı 1. Sıradan bir Amerikalı her yıl 27 kilo saf şeker tüketir ve buna 11 kiloyu bulan şekerlemeler de dâhildir. Büyük ihtimalle bu miktarın büyük kısmı Cadılar Bayramı’nda tüketiliyordur. 2. Enzimatik olmayan glikolizlenme adı verilen bir süreç sayesinde şeker...
  3. Zemzem suyu hakkında bilmediklerimiz

    Zemzem suyu hakkında bilmediklerimiz

    1-)Avrupa`da labaratuarlarda yapılan araştırmaya göre Zemzem suyu diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımaktadır. 2-) Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara göre çok daha besleyicidir ve çok daha fazla mineral barındırmaktadır. 3-) Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldiği su anki teknolojiye göre bile bilinemiyor. Yakınlarında hiçbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklıkta.Bu...
  4. Dondurma Hakkında Bilmedikleriniz!

    Dondurma Hakkında Bilmedikleriniz!

    dondurma hakkında, dondurmanın faydaları, dondurmanın yararları Sevgili melekler, yaz sıcaklarının bastırdığı şu günlerde en çok rağbey edilen gıda maddesi dondurma. Sağlığa faydaları bilinen dondurma kimi zaman beraberinde zarar da getirebiliyor.Satın alırken ve tüketirken son derece dikkatli olmamaız gereken dondurmayla ilgili bilinmeyenleri, Diyetisyen Rabia Kaya ayrıntılarıyla bizlerle...
  5. Kolon kanseri hakkında bilmedikleriniz

    Kolon kanseri hakkında bilmedikleriniz

    kolon kanseri nedir,kolon kanseri belirtileri nelerdir,kolon kanseri tedavisi nasıldır,kolon kanseri hakkında bilgiler İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cengiz Dibekoğlu, “Çoğu zaman hastalık ilerleyene kadar bulgu vermeyebilir veya şikayet yapmayabilir. Ancak kalın bağırsak kanserinde öncü bulgular vardır. Bu bulgulara bakarak kanseri erken teşhis etmek...

Sayfayı Paylaş