gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Özgürlük Anıtı'nın bilinmeyen öyküsü!

    Konu, 'Bunları Biliyor musunuz ?' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    özgürlük anıtının yapılışı özgürlük heykeli yapılışı [​IMG]
    Heykel, 19. yüzyılın ortalarında Türk toprağı olan Mısır’a dikilmesi maksadıyla Fransızlar tarafından hazırlanmış ama sonradan yaşa- nan bazı şanssızlıklar yüzünden Mısır yerine Amerika yolunu tut- muştu. İşin da ha da garip tarafı, heykelin masraflarının büyük kıs- mının, zamanın hükümdarı Sultan Abdülaziz tarafından bizzat öden- miş olmasıydı.
    1880’li senelerde Fransa’da yapılan Özgürlük Heykeli’nin mas- raflarının büyük kısmının bizden çıktığını, projesinin New York’a değil, o yıllarda Türk toprağı olan Mısır’a dikilmek üzere hazırlandığını ve son anda yaşanan bir talih- sizlik neticesinde Amerika’ ya gittiğini bilir misiniz?

    İşte, kaçırılan bu fırsatın kısa öyküsü:

    19. asırda Osmanlı İmparatorluğu’nun toprağı olan Mısır, yüz- yılın ilk yıllarından itibaren Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ nın soyun- dan gelen ‘Hıdiv’ unvanlı valiler tarafından idare ediliyordu ve içişle- rinde bağımsız hale gelmişti. Mısır valileri, sadece yabancı memle- ketlerle imzaladıkları anlaşmalarla mali protokolleri padişaha tas- dik ettirmekle yükümlüydüler ve İstanbul, bu gibi talepleri genellikle her zaman yerine getiriyordu.

    Mısır Valisi Said Paşa’nın Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps’e 1854’te hazırlattığı ve Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi de onaylanmak için Os- manlı hükümdarına sunulmuştu. Projenin arkasında Fransa vardı ama İngiltere, Akdeniz’deki ve Hindistan’daki hakimiyetini sona erdirebilecek olan böyle bir hazırlığa karşı çıkıyor ve zamanın hükümdarı Sultan Abdülaziz’i, projeyi reddetmesi için devamlı bir baskı altında tutuyordu.

    Said Paşa, İstanbul’un tasdikini beklemedi ve 1854’ün 30 Kasım’ında Fransız mühendise projenin hayata geçirilmesi için gerekli şirketin kurulması iznini verdi. Fransız sermayesiyle kuru- lan şirketin hisse senetlerinin tamamı satılınca İngiltere, Sultan Abdülaziz’e daha da fazla baskı yapmaya başladı ve hükümdar, Mısır Paşası’nın projesini 12 yıl boyunca onaylamadı.

    Mısır tarafı ise, İstanbul’un tasdiki gelmeden işe başladı ama Said Paşa 1863’te birdenbire ölüverdi. Yerine geçen İsmail Paşa ise Fransız değil, İngiliz taraftarıydı, bu yüzden iktidarının ilk yılla- rında projeye gereken önemi vermedi ama daha sonraki senelerde Kanal’ın Mısır’a nasıl bir ha- yati değişiklik getireceğini farkedince işe o da dört elle sarıldı. Kazılar neredeyse tamamlanmak üzerey- ken Fransız hükümeti, Sultan Abdülaziz’e İngilizler’den daha fazla
    baskı yapmaya başladı. Sultan Abdülaziz, 1866’nın 19 Mart’ında yayınladığı fermanla Kanal’a izin verirken Ka- nal Şirketi ile Said ve İsmail Paşalar arasında varılan anlaş- maları onayladı, üstelik Mısır’ın kanal inşaatı için yaptığı dış borçları da devlet garantisi altına aldı ve kendisi de Kanal Şirketi’nin hisselerine oldukça yüksek bir meblağ yatırdı

    ASYA’NIN IŞIĞI OLACAKTI

    Said Paşa ile kanalın mühendisi olan Ferdinand de Lesseps arasında 1854’te varılan anlaşmanın çok ilginç bir maddesi vardı: Kanal’ın Akdeniz’e açıldığı yere dev bir heykel dikilecekti. Heykel, firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklinde olacak ve elinde ‘Asya’nın ışığının Mı- sır’dan geldiğini’ sembolize eden bir meşale tutacaktı. Sultan Abdülaziz’in ödediği paralar arasında yapılacak olan heykelin masraflarının bir bölümü de vardı.

    Paşa ve mühendis, eseri Fransa’nın tanınmış heykeltraşla- rından olan Frederic Auguste Bartholdi’ye sipariş ettiler, hatta bir hayli avans da ödendi ve Bartholdi işe başladı. Dikileceği yerde monte edilecek şekilde parçalar halinde hazırlanan heykel birkaç sene sonra tamamlanmış, kanalın Akdeniz’e açıldığı yerde birkaç hafta içerisinde yerleştirilebilecek hale getirilmiş ve Marsilya’dan bir gemi ile Mısır’ a nakledilmesinin hazırlıklarına bile girişilmişti.

    Ama, Said Paşa’dan sonra Mısır’ın başına geçen İsmail Pa- şa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir heykelin dikil- mesinin halk arasında hoşnutsuzluk yaratacağını düşündü ve mü- hendis Ferdinand de Lesseps’e, heykelin Mısır’a getirilmemesi talimatını verdi. Mühendis’in Paşa’yı ikna çabaları neticesiz kaldı. Süveyş Kanalı 1869 Kasım’ ında dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin katıldı- ğı büyük ama “heykelsiz” törenlerle açıldı. Bartholdi’nin eseri ise, Mısır’da bu yaşananlardan sonra Paris’te bir de- poya kondu ve tozlanmaya terkedildi.

    O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük bir muhabbet yaşanıyor ve taraf- lar birbirlerine jest üstüne jest yapıyorlardı.

    HEYKEL, AMERİKA YOLUNDA

    Paris’te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye, Fransız Hükümeti’ni Amerikalılar’ın Fransa’n ın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye gönderilmesi konusunda ikna etti ve hediyenin devasa bir heykel olması kararlaştırıldı. Heykel bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de “Dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü” olan bir meşale taşıyacaktı.

    Sipariş gene aynı heykeltraşa, Frederic Auguste Bartholdi’ ye verildi. Bartholdi’nin eseri zaten hazırdı, senelerden beri bir depoda beklemedeydi ve tek eksiği üst kısmında, yani elleriyle kollarında ve yüzünde bazı değişiklikler yapılmasıydı.

    Amerikalılar heykelin New York’un hemen girişinde bulunan ufak adalardan birine yerleştirilmesine karar verdiler. Bartholdi, kaidenin yerini görmek için New York’a gitti ve Paris’e dönüşünde yeniden işe başladı. Bakır ve çelikten yaptığı heykelin mühendisliği ilgilen- diren taraflarını Paris’e kendi adıyla anılan bir kule dikmiş olan Gustave Eiffel ile beraberce çalışarak tamamladı ve 1884 Haziran’ ın ilk günlerinde eserini Fransız hükümetine teslim etti. Bartholdi heykelin yüzünü tamamen değiştirmiş ve metale annesi Charlotte’ in siluetini işlemişti. Birbirine monte edi- lecek şekilde yapılmış 350 parçadan oluşan heykel “İsere” adındaki bir Fransız gemisine yüklendi ve 4 Kasım 1885 günü New York’a ulaştı.

    New York’ta, bu arada heykelin kaidesinin yapımı için bir bağış kampanyası başlamış, ilk bağışı Macar göçmeni olan, New York’ta ‘World’ adında bir gazete çıkartan Joseph Pulitzer yapmış ve kaide için 100 bin dolar vermişti. Macar göçmeni gazeteci, daha sonra gazetecilikte dünyanın en büyük ödülü sayılan “Pulitzer”in de isim babası olacaktı.

    Kaidenin inşasından sonra sıra heykelin dikilmesine ve resmi açılışa geldi. Bartholdi, New York’a yanına bu defa Süveyş Kanalı’ nın mühendisi ve heykelin fikir babası olan Ferdinand de Lesseps’i de alarak gitti ve 1886’nın 25 Ekim’inde yapılan törende eserinin açılışını bizzat yaptı.

    alıntı


     
  2. @şK_MeLeĞ!.

    @şK_MeLeĞ!. Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.375
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Cevap: Özgürlük Anıtı'nın bilinmeyen öyküsü!
    emegıne saglık..paylaşım için teşekkurler
     
Özgürlük Anıtı'nın bilinmeyen öyküsü! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Özgürlük

    Özgürlük

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. özgürlük

    özgürlük

    Unutmayalım ki; imkanlarımızın içerisinde kendimizi mutlu hissettirecek kadar özgürlüğü aramak da bir özgürlüktür ve özgür olmak için çaba sarfetmemizde kişiliğimizi bulma aşamasıdır . Özgürlük... Bazen hırçın rüzgara karşı dudakların çatlayana kadar koşmak, bazen yağan yağan yağmurun altında yürümek, bazen kendi paranı emek harcayarak biriktirerek çok istediğin bir şeyi satın almak, bazen...
  3. Sözleşme Özgürlüğü

    Sözleşme Özgürlüğü

    sözleşme özgürlüğü sözleşme özgürlüğü nedir 8. Sözleşme Özgürlüğü Genel ilkel olarak 1 kişi istediği kişi ile, istediği zaman, istediği konuda sözleşme yapabilir. 8.1 Taraf Seçme Özgürlüğü Kişi sözleşme yapmak istediği kişiliği özgürce seçer. İstisnası vardır. Kamu hizmetleri bakımından . Belediye su vermek zorundadır. Belirli koşulları yerine geirdiğimiz de belediye bize su vermek zorundadır....
  4. özgürlük avatarları

    özgürlük avatarları

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  5. özgürlüğün resmi

    özgürlüğün resmi

    Özgürlüğün Resmi Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple...

Sayfayı Paylaş