gebe
  1. KızılÖtesi

    KızılÖtesi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.580
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38

    Özlüyorum Öyleyse Varım...

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında KızılÖtesi tarafından paylaşıldı.

    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Hayatın bize sunduğu olağanüstü nimetlerin farkındayım. Bu ne hoş yolculuk? İyi ki yola çıkmışım. Sonuç mutluluksa ve mutluluk bir yolculuksa pişmanlığa izin vermemeli. Asla pişman değilim. Şu kısa hayatımızda mutluluğu iyi ki ertelemedik. Birbirimizin yoluna çıkmakla ne de iyi ettik… Yüreğim böylesine bir sevgiyle doluyken ölümcül bir hastalığa yakalanabilir miyim? Bu aşkı yaşamak kaderimizde varmış. Ancak bu yaşadığımız, bildiğimiz bir aşk değil. Aşktan da üstün bir şey.
    Özenli, kıskandıracak, masum ve duygusal bir aşk. Çılgınca bir aşk. Ömrümüz arttı
    . Bir “gül” bu yolculuğa ne kadar renk katabilir bilmiyorum. Ben yine de her sabah yollarına gül döküyorum. Çünkü sen, yaşamaktan yorulduğum bir anda geldin bana. Hoşgeldin.. 5000 yıllık aşkın yaşandığı şehrim seninle anlam buldu. Ve her şey seninle başladı. Sen olmasaydın her şey, hiçbir şey olurdu. Sensiz geçen anlarımda kayda değer bir şey yok. Sen yoksan, fena halde tenhalardayım…

    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Seni, hayatı sevdiğim gibi seviyorum. Aklımda, fikrimdesin. Fikrimin ince gülüsün. Sen bensin, ben de sen. Sen bendesin, ben sendeyim. Hayatta hiç kimseyi senin kadar sevmedim. Hayatta hiç kimse beni senin kadar sevmedi. Bundan daha güzel bir denklem olur mu? Bundan daha büyük bir mutluluk varmı? Seni sevmek, güçlü olmanın kaynağıdır… Tutunacağım bir daldır. Senin gibi bir sevgiliye kolay rastlanmıyor bu zamanda.. Hayatımda ilk kez bir şey farkettim ve de sende farkettim. “SS” demenin mutluluğunu… Anladım ki, bu iki sözcük, söylendikçe büyür ve anlamının çok daha ötesinde bir anlama kavuşur… Bu iki sözcük öylesine bir sihir taşır ki; hem söyleyeni, hem de söyleneni mutluluğun doruklarına taşır. Sözüm söz… Seni sevmeden geçirdiğim bir günüm olursa (ki olmayacak) Ömer Hayyam çarpsın beni. Seni seviyorum. Tartısı yok bunun. Bilinen hiç bir ölçü birimi ile ölçülemiyor. Hatta mukayese bile edilemiyor. İnsan en çok kendisi biliyor, hissediyor ne kadar çok olduğunu… Ben biliyorum. Seni ne kadar çok sevdiğimi ileride daha iyi anlayacaksın. Ancak, o gün bu gün değil…

    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Ancak, gözlerini ve seni görmeden geçen her gün zarardayım… Çünkü, benim için “seni görmek” demek, dünyanın tüm çiçeklerini bir arada görmek demek. Dertten, kederden uzak bulutların üzerinde dolaşmak demek… Gökkuşağının 7 rengine dokunmak demek… En güzel şarkıyı söylemek, en güzel resme bakmak, en güzel şiiri okumak demek..Seni görmek demek, akıp giden zamanda sonsuzluğa bir çentik atmak demek… Ölmemek demek…

    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Sabahın köründe ayaktayım. Gözüme uyku girmediği zaman, sen giriyorsun içeri gönül kapımdan. İlk aklıma gelenimsin. İlk önce gözlerini görüyor, gülüşünü hatırlıyorum. Çünkü ben, senin yüreğini gördüm. Kimsenin görmediğini gördüm. İşte bu yüzden dualarımı gönderiyorum. Ve daima söyleyecek bir çift sözüm var sana. Bıkmadan usanmadan tekrarlıyorum. Seni seviyorum.. Sabah rüzgarları mutlaka getiriyordur. Yüzünde bir serinlik duyarsan anla ki benim nefesimdir. Anla ki, yüreğim bir kuş gibi “pır pır” ediyordur. Sebebi sensin… Bu nedenle, yenigüne seninle başlamak bir ihyaçtır benim için. Biliyorum seni ne kadar sevsem azdır. Eksiğim bu benim..Çok, hem de çok özür diliyorum…
    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Nefes alıp veren her insan, yaşadığını sanır değil mi sevgili? Oysa, yaşamak ile yaşadığını zannetmek farklıdır. Yaşadım diyebilmek için “sevmek” gerek. Ben yaşadığımın farkındayım… Çünkü, içim dışım sen. Yorulmayacağım seni sevmekten. Yeter ki yüreğinde nokta kadar yerim olsun. Çünkü’sü yok, nedeni yok sevmenin. Zamanı hiç yok. Ben seni bu kadar seveceğimi hiç düşünmedim. Ben, ben olmaktan çıktım. Herkes beni ben zannediyor ama yanılıyor. İnadına “sen” diye açıyorum bütün telefonları ve “Seni seviyorum” diyorum. Nereye gitsem seni de götürüyorum. Nereye baksam sen. Dört mevsim baharsa eğer, gülüşünden. Gülüşünden aydınlanıyor, gülüşünden umutlanıyorum. Dünya yeniden kuruluyor..Nerede olursan ol, ne yaparsan yap, sen benim dünyamın merkezindesin. Sevginin gücü üzerimizde bizim..Bu öyle bir güç ki, tüm dünya bir araya gelse değişmez. Çünkü, seni benden çok kimse özleyemez, düşünemez, üzülemez. Acak, yine de daha çok sevmeliyim seni. Rehavet yok, yılmak yok..Kimse bana yetişmemeli. Ya benden çok seven biri çıkarsa? Senin gibi bir sevgilim olduğu için kendimle gurur duyuyorum. İyi ki varsın. Sen Milat’sın… Artık her şey senden önce, senden sonra…

    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Senden çok şey öğrendiğimin farkındayım. Mutluluğun üzerine korkusuzca gitmeyi sen öğrettin. Mutlu olmayı senden öğrendim. Hatta gökkuşağı’nın altında kalabilmeyi… Fena halde alışmışım sana. Ben seninle yaşlandım galiba… Sen de biraz büyüdün. Sıkıntılı anlarımda gözlerin yetişiyor imdadıma. Gözlerini gözlerimin önüne getiriyorum. Gülüşünü de ekledim mi ne mutlu bana… Bir aralıktan sadece ayaklarını gördüğüm ve mutlu olduğum günler geliyor aklıma. İçim burkuluyor… Sevgilinin ayaklarını görünce, ayak seslerini duyunca mutlu olmak nasıl bir şeymiş biliyorum. Bunu kimse bilmiyor, hissetmiyor… Ben senin ayaklarını boşuna mı öptüm sevgili? Ben seni sahiden seviyorum… İbadet eder gibi seviyorum. Yalanım varsa taş olayım. Taş olayım da öylece kalayım…

    Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Gözlerin, gözlerime değdiğinden beri uçsuz bucaksız bir sevginin ortasındayım. Kalbini kalbime koydum, ruhunu ruhuma kattım ortaya aşk çıktı. Ve anladım ki, sen gerçeğin ta kendisisin. Çok heyecanlı, çok hüzünlü ve çok sevinçli bir gerçek… Rüyaların en güzelini gündüz gördüren, bana cesaret veren, elimden tutup bu yollardan geçiren gerçek. Kışın ortasında baharı getiren gerçek. Kelimelerin yetersiz kaldığı ve sadece iki kişinin bildiği masal gibi bir gerçek. Sadece kuşların bildiği gerçek… Kalbim iki kişilik çarpıyor. Hiçbir sözcük derdimi anlatmaya yetmiyor. Kelimeler bitti, bitecek. Ancak, aşkımı ve seni ölümsüz kılmak için çırpınan kalbim durmadıkça sana olan sevgim bitmeyecek. Tanrıya şükürler olsun, bana bu çok güzel duyguyu yaşattığı için. Seni çok seviyorum, kutsalım.


    **alıntı**


     
  2. Beyazca

    Beyazca Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    655
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Cevap: Özlüyorum Öyleyse Varım...
    çok güzel bir paylaşım olmuş canım emeğin için tşkler
     
  3. 99karanfil

    99karanfil Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    6 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    81
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul avrupa yakası
    slm cnm inanki sözlerine sonuna kadar katılıyorummm var olmak için sevmek lazımm ,yerinde ağlayıp ,yerinde gülmek lazım , bunlarda zaten biz insan oğlunun yapısında mevcuttur ......
     
Özlüyorum Öyleyse Varım... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. ÖzlÜyorum

    ÖzlÜyorum

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. deniyorum öyleyse varım

    deniyorum öyleyse varım

    deneme denememe deneme yada denememe işte bütün mesele bu :)
  3. "Öyle bebekler var ki insanı tahrik ediyor"

    "Öyle bebekler var ki insanı tahrik ediyor"

    Cüppeli'den yeni fetvalar Nakşibendi Tarikatı’nın İsmailağa Kolu’nun etkili ismi Cüppeli Ahmet Hoca resmi internet sitesinde yayımladığı fetvasında oyuncak bebek kriterlerini açıkladı: "Öyle bebekler yapıyorlar ki, saçlarını tarıyorlar, uzun bacaklı falan, bunlara izin yok. Normal insanı tahrik edecek gibi. Tıpatıp bebekler, üstelik çıplak gibi." NAKŞİBENDİ Tarikatı İsmailağa...
  4. Öyle çok “sevdiğim” var ki...

    Öyle çok “sevdiğim” var ki...

    Öyle çok “sevdiğim” var ki... Çocukların gözlerini sevdim... İçimde huzuru, mutluluğu yaşattığı için... Dinmeyecek sanılan fırtınaları sevdim... Yaşamın her döneminde, savaşmam gerektiğini öğrettiği için... Başarısızlıkları sevdim... Başarıya giden yolu gösterdikleri için... Geceleri sevdim... Tüm günümü nasıl geçirdiğimi değerlendirme olanağı verdiği için... İnsanların sorunlarını...
  5. Öyle dertleri var ki!

    Öyle dertleri var ki!

    defne samyeli kanseri nasıl yendi sertap erener kanser sertab erener kanser filiz akın kanseri nasıl yendi arzum onan Gösteri dünyasının başka ünlüleri de çeşitli hastalıklarla boğuşuyor. İşte ünlülerin musdarip olduğu kimi örneğine az rastlanan kimi bir çok insanı etkisi altına alan hastalıklar. 1991 yılı Türkiye üçüncü güzeli olan Defne Samyeli, 2000'de rahim kanserine...

Sayfayı Paylaş