gebe
  1. THESECRET

    THESECRET "Adalet olunca yiğitliğe lüzum kalmaz"

    Kayıt:
    16 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    2.146
    Beğenilen Mesajlar:
    223
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    İstanbul

    Özürlü Çalıştırma Zorunluluğu ve Avantajları

    Konu, 'Adli Konular' kısmında THESECRET tarafından paylaşıldı.

    engelli kimdir,özürlü çalıştırma zorunluluğu,kimler özürlü çalıştırmak zorundadır,özürlü çalışıştırmaya devlet teşviki varmı,özürlü teşviki almak için ne yapmalıyım,özürlü çalıştırmayana ceza varmı,özürlü çalıştırmayana cezayı kim keser,özürlüye sağlanan devlet destekleri nelerdir,özürlü kişi gelir vergisinden yararlanabilirmi, engelli-300x2001-3010-5292-B242.jpg

    Özürlü Kimdir?


    Doğuştan ya da sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişilerden çalışma gücünün en az % 40 ' ın dan yoksun olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenenlerdir.

    Özürlüler İçin Anayasamız Ne diyor?

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasamızın 48. maddesinde "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.";

    Anayasanın 50. maddesinde "Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.";

    Anayasanın 61. maddesinde ise "Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır." denilmiştir.

    Kimler Özürlü Çalıştırmak Zorundadır?

    Özürlü istihdamına ilişkin yasal düzenlemeler 4857 sayılı iş kanunumuzun 30. maddesinde yapılmıştır.

    İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör iş yerlerinde yüzde üç özürlü, kamu iş yerlerinde ise yüzde dört özürlü ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla iş yeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

    Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İş yerinin işçisi iken sakatlananlara öncelik tanınır.

    İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca iş yerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

    Bir iş yerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski iş yerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder.

    Özürlü çalıştırmaya devlet teşviki var mıdır?

    Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi özürlü sigortalılar ile 5378 sayılı özürlüler ve bazı kanun ve kanun hükmünde Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı iş yerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, aynı Kanunun 72 inci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır.

    İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesinin şartları nelerdir?

    İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili

    • Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve
    • Sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır.
    Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

    Özürlü Teşvikinden Faydalanmak için Nereye Müracaat Edilmeli?

    Bu teşviklerden yararlanmak için İş Kurumuna onaylatılacak özürlü çalıştırma formu ile ilgili SGK müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir. Özürlü çalışanların durumlarında değişiklik olduğunda, herhangi bir değişiklik olmaması halinde her yılın Ocak ayında söz konusu belgenin kuruma tekrar verilmesi gerekmektedir. Bu uygulama ile sağlanan sigorta prim teşviği, işsizlik sigortası primlerini kapsamamaktadır.

    Özürlü Çalıştırması gerektiği Halde Çalıştırmayanlara ne Ceza Verilir?

    Özürlü çalıştırması gerektiği halde çalıştırmayanlara verilecek cezayı iş kanunumuzun 101. maddesi şöyle tanımlamıştır.

    "Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her özürlü ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için bin yedi yüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz"

    Özürlü Çalıştırmayana Cezayı Kim Keser?

    İdari para cezası 4857 sayılı iş kanunumuzun 108. maddesi gereğince Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından verilmektedir.

    Yönetmelik uyarınca idari para cezası kesilebilmesi için İş Kurumunun, işverene bildirim yaptığı tarihten itibaren 10 gün içinde veya bildirim yapılmadığı takdirde işçilerin gönderiliş tarihinden itibaren 30 gün içinde özürlü açığının kapatılması için işverene son olarak kayıtlı özürlülerin meslek ve öğrenim durumlarını içeren listelerin gönderilerek iş yerindeki açık kontenjanların bu listelerden veya gönderilenlerden karşılanmasını istemesi gerekmektedir. İşveren, bu şekilde gönderilenler ve/veya listelerde yer alanlar arasından seçimlerini yaparak gönderim veya listelerin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde açık kontenjanlarını kapatmak zorundadır. Kapatmazsa idari para cezası uygulanacaktır.

    Özürlü Çalıştıracaklar Personeli Nasıl Temin Edecekler?

    Özürlü çalıştırmakla yükümlü olan işverenler, çalıştıracakları özürlüleri İş Kurumu aracılığı ile sağlayacaklardır. Kurum aracılığı olmaksızın istihdam edilen özürlülerin 15 gün içinde tescillerinin yapılması gerekmekte, kurum tarafından tescili yapılmayan işçiler, özürlü istihdamı kapsamında değerlendirilmemektedir.

    Özürlü istihdamı yükümlüğü bulunan işverenler, yükümlülüğün doğmasından itibaren 5 iş günü içinde kurumdan eleman talebinde bulunurlar. Kurum tarafından talep tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde uygun adaylar işverene yönlendirilir. İşverenler en geç 15 gün içinde kurum tarafından yönlendirilen veya kurum kayıtlarından veya kendi olanakları ile ulaşacağı özürlüleri istihdam ederek yükümlülüklerini yerine getireceklerdir. Özürlü çalıştırılması yükümlülüğünün, bu yükümlülüğün doğmasından itibaren en geç 30 gün içinde yerine getirilmesi gerekmektedir.

    Özürlülere Sağlanan Devlet Destekleri Nelerdir?

    1-Gelir Vergisi İndirimi; Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabı, Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı,

    Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan, (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) özürlüler yararlanmaktadırlar.

    Çalışan Özürlülerin Gelir Vergisi İndiriminden Yararlanabilmeleri İçin Yapacakları İşlemler Nelerdir?

    Gelir vergisi indiriminden yararlanmak isteyen özürlü hizmet erbabı, nüfus kağıdının örneği ve çalıştığı iş yerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Mal Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvuracaktır.

    2-Konutta Vergi Muafiyeti; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi gereği 200 metrekareden küçük tek konutu olan özürlüler emlak vergisinden muaftır.

    3- Gümrük Vergisinden Muaf İthalat yapma; Özürlülerin eğitimi, çalışması veya fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerine yönelik ithal edilen ve Kararnamede sayılan eşyalar gümrük vergilerinden muaftır.

    Bu eşyalar:

    • Görmeyenler ve kısmen görenler için eğitsel, bilimsel veya kültürel gelişimlerine yönelik olmak üzere özel surette imal edilmiş matbu yayınlar, kabartma baskılar ve kağıtları, braille kağıdı, beyaz bastonlar, yazı ve kelime işlem makineleri, konuşan kitaplar, kasetçalarlar, büyütücü televizyon ekranları, elektronik yer saptayıcı ve engel detektörü, saatler ve diğer parçalar vb.
    • Ortopedik cihazlar (motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet, koltuk değnekleri, protez organlar vb.)
    • İşitme özürlülerin işitmesini kolaylaştırmaya mahsus cihazlar.
    • Vücut kusur veya noksanlığını gidermek amacıyla üstte veya elde taşınan veya vücudun içine yerleştirilen diğer cihazlar.
    • Eğlence merkezleri için özel oyun ekipmanları gibi eşyalardır.
    Özel olarak malul ve özürlülerin kullanımına mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve standart aksesuarlara veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletler de muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsik edilmesi gerekir. Bu eşyaların muafen ithaline ilişkin talepler, doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük İdaresine yapılır. Gümrük İdaresince eşyanın Kararname kapsamında ve kararnamede sayılan eşya olması halinde ithaline izin verilir

    4-ÖTV Muafiyeti; Sakatlık derecesinin %90 ve üzerinde olduğu, "Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik" uyarınca Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık kuruluşlarından (tam teşekküllü Devlet Hastanesi) alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla, araç alımında engelliler tarafından ÖTV ödemeden satın alınması veya ithal edilmesi imkan dahilindedir. Bu şekilde yurt içinden taşıt aracı iktisap edecek veya ithal edecek olanların motorlu taşıt kullanma ve ehliyet alma imkanları olmadığı için bunlar adına alınan taşıtlar başkaları tarafından kullanılacaktır. Bu kişilerde, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar ve Kara yolları Trafik Yönetmeliğinde tanımlandığı üzere, araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü olacaktır. Araç ithal etmek için Ankara Nakli hane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir.

    Malul veya özürlüler tarafından iktisap edilen veya ithal edilen taşıtlar genel KDV oranına tabidir.

    5-Özel Eğitim Desteği; Özel eğitime ihtiyacı olduğu "Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu" tarafından tespit edilen tüm özürlü bireylerin yararlandığı özel eğitim hizmetlerine ilişkin ödemenin Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen kısmı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır. Bu miktar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel eğitim hizmeti veren kuruma ödenmektedir.

    6-Ücretsiz seyahat desteği; özürlüleri şehir içi otobüs, vapur, su. vb. hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli faydalandırmaktadır. Belediyelerin indirimli veya ücretsiz hizmetlerinden faydalanmak üzere belediyenin ilgili birimine müracaat etmek gerekmektedir. %40 ve üzeri olan özürlü yolcunun sadece kendisi, özür oranı %50 ve üzeri olan ağır özürlü yolcunun kendisi ve varsa beraberindeki refakatçisi ana hat yolcu trenlerinde %50 indirimli olarak seyahat edeceklerdir. Türk Hava Yolları, yüzde 40 ve üzeri oranda özürlü olan yolculara, uygulanabilir ücretler üzerinden tüm iç ve dış hatlarda yüzde 25 indirim sağlamaktadır. Müze, Ören yeri, milli Parklar özürlülere ücretsizdir.

    7-Ayni Ve Nakdi Yardımlar; Muhtaç durumda olup, herhangi bir sosyal güvenliği olmayan kişiler; İl veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunarak, ayni ve nakdi yardımlardan yararlanabilirler. Ayrıca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünce muhtaç durumdaki ailelerin çocuklarının bakımına destek için ayni ve nakdi yardımlar yapılmaktadır. Muhtaç olup, özürlü çocuğunun bakımında güçlükler yaşayan aileler bu yardımdan yararlanmak için İllerinde bulunan İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne müracaat edebilirler.

    8-Meslek edindirme ve iş kurma destekleri; Özürlüler İş ve İşçi Bulma Kurumu şube ya da bürolarına müracaat edip, düzenlenen meslek edindirme kurslarından ücretsiz yararlanabilirler. 4382 sayılı yasa ile İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından mesleki eğitim, mesleki rehabilitasyon alan özürlülere kendi işini kurma ve bu gibi projeler için maddi destek sağlanmaktadır.

    Özürlü istihdamındaki Çalıştırılacak Sayısının Hesaplanması Örnekleri

    İş yerindeki toplam işçi sayısı 54 olan işçinin çalıştırması gereken özürlü işçi sayısı kaçtır?

    • İstihdamı zorunlu özürlü işçi sayısı toplam işçi sayısı 0,03 ile çarpılarak bulunmaktadır.
      Buna göre;
      54*0,03=1,62 olduğundan ve yarım ve yukarı kesirler tama yuvarlandığından, bu iş yeri için 2 özürlü istihdamı zorunludur.
    İstanbul İli Sınırları Dahilindeki İş Yeri Merkezinde 52, Şubede 75 İşçi Çalıştıran İşveren Kaç Özürlüyü İstihdam Etmekle Yükümlüdür?

    • Toplam işçi sayısının bulunmasında aynı il bazındaki iş yerlerinde çalışan işçiler toplanmaktadır.
      Buna göre;
      52+75*0,03=3,81 olacağından, istihdamı zorunlu özürlü işçi sayısı 4 olacaktır.
    • Zorunlu özürlü istihdamına ilişkin işçi sayıları il bazında ele alınmaktadır. Farklı illerdeki işçi sayıları ayrı ayrı hesaplamaya tabi tutulacaktır.
      Buna göre;
      İstanbul Merkezde 49
      Ankara Şubede 45 çalışan olduğunda farklı iller sınırında olduğu için merkezde de şubede özürlü çalıştırma zorunda değildir.


     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 20 Ağustos 2014
    BEYZA21 bunu beğendi.
Özürlü Çalıştırma Zorunluluğu ve Avantajları konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Grev ve lokavtın uygulanmasında işyerinden ayrılma zorunluluğu

    Grev ve lokavtın uygulanmasında işyerinden ayrılma zorunluluğu

    Madde 38 - (Değişik birinci fıkra: 27/5/1988 - 3451/6. md.) Bir işyerinde grev veya lokavtın uygulanmaya başlaması ile birlikte işçiler işyerinden ayrılmak zorundadırlar. Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları, hiçbir şekilde engellenemez. Greve katılan veya lokavta maruz kalan işçilerin, işyerine giriş çıkışı engellemeleri veya işyeri önünde topluluk teşkil...
  2. Özürlüler ve Yaşam Algısı

    Özürlüler ve Yaşam Algısı

    Özürlü; "normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlar" olarak tanımlanmıştır. Bireyin fiziksel işlevlerindeki bozukluk ve bunların hareket yeteneğinde yarattığı eksiklik ve güçlük, onu toplumun diğer bireylerinden farklı...
  3. Özürlüler ve Spor - Özürlüler Spor Dalları

    Özürlüler ve Spor - Özürlüler Spor Dalları

    Doğuştan ya da sonradan fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin bir bölümünü kaybetmiş kişiler tarafından yapılan spor eğitimi ve yarışmalardır. Özürlüler arasındaki sportif faaliyetler ilk kez İngiliz Dr. Sir Ludwig Gudwig Guttman'ın öncülüğünde başlatılmış, ilk yarışmalar ise 1948 yılında "Stoke Mandeville Oyunları" adı altında Londra'da düzenlenmiştir. 1964 yılında ISOD adıyla...
  4. Yüzme Sporu ve Avantajları

    Yüzme Sporu ve Avantajları

    Hem eğlenceli hem serinletici hem de dinlendirici bir spor: Yüzme zihinsel ve fiziksel faydalarının yanında diğer bazı kara sporlarını yapmayı kısıtlayıcı fiziksel sınırlamaları olan kişilerinde kolayca yapabileceği bir spor. Yüzme deyince hemen aklınıza olimpik bir havuzda yüzen profesyonel yüzücüler gelmesin. Uygun bir çalışma programı ve bazı temel teknikleri öğrenerek vücut...
  5. Kontakt Lens'lerin Avantajları ve Dezavantajları

    Kontakt Lens'lerin Avantajları ve Dezavantajları

    Melekler lensin gözlükten daha estetik bir görüntü sergilediği muhakkak ama gelin bakalım neymiş lensin avantajları ve dezavantajları:)))) Lenslerin Avantajları; Kontakt lenslerin bazı kişiler için kozmetik faydası ve gözlük takmama rahatlığı yanı sıra optik avantajları vardır. Yüksek dereceli kusurlarda kontakt lensler küçük çaplı ve kalınlıklı olmaları yanı sıra gözün direkt üzerinden...

Sayfayı Paylaş