gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    parfüm sıktım deyip geçmeyin

    Konu, 'Parfüm' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    parfüm göze sıkılırsa göze parfüm sıkılması özleri sıkmak Herkes güzel kokmak ister, ancak parfüm kullanmaktan çok doğru parfümü kullanmak daha önemlidir...
    Bir odaya giriyorsunuz ve burnunuza çok ağır bir parfüm kokusu geliyor ve bu sizi rahatsız ediyor. Parfümün sahibine sorsanız bu dünyanın en güzel parfümüdür... Her parfüm günün her saati kullanılamaz, hatta mevsimlere göre de parfümlerin çeşitleri değişmektedir. Baş dönüdürücü olduğunu düşündüğünüz parfümünüz gerçek anlamda birilerinin başını döndürüp onları hasta ediyorsa, parfüm seçmenin inceliklerini öğrenmeniz gerekiyor...


    Parfüm kullanımının ilk şartı,
    cildin tüm kokulardan arınmış yani temiz olmasıdır. Parfümünüzün daha kalıcı olmasını istiyorsanız duş veya banyo sonrasında sürün; gözeneklerin açık olması cildin kokuyu daha iyi emip tutmasını sağlar.

    Banyo sırasında parfümünüzün yan ürünlerini kullanmak da kokuyu katlayacaktır.

    Cilt tipi de parfümün kalıcılığıyla yakından ilgilidir. Yağlı ciltlerde parfümler daha kalıcıdır. Bu durumda cildiniz kuruysa daha fazla parfüm sürmeniz gerekir.

    [​IMG]

    Cildin asit oranı da parfümün kalıcılığını etkiler:
    - Asitli ciltlerde ağaçsı ve baharatlı kokular daha kalıcıdır.

    - Asit oranı az ciltler (hassas ve kuru) ise çiçeksi kokuları daha iyi tutar.

    Sıcak günlerde daha hafif parfümler kullanın.
    Parfümün kokusu sıcak ve nemde daha kuvvetlenir. O halde, daha baskın ve egzotik olanları sonbahar ve kışın, hafif olanları ise yaz aylarında kullanın.

    Sabah, öğle, akşam aynı şekilde mi parfüm sıkmak gerekir?
    Kesinlikle hayır. Parfüm sıktığınız anda etrafınızda yaklaşık 3 metre çapında bir koku çemberi oluşturursunuz. Bu nedenle bulunduğunuz ortamlar ve günün bölümlerini göz önüne alarak parfüm konsantrasyonlarıyla ve koku aileleriyle oynamanız gerekir.

    Gündüz:
    Sabahın erken saatinde otobüste, metroda veya iş yerinde insanları rahatsız etmemek gerekir. Toplu taşıma araçlarında, parfüm kokusu, hoş olmayan sonuçlar doğurabilir; örneğin, migreni tahrik edebilir, mide bulantısı, baş dönmesine neden olabilir.

    Sabah parfüm sürmek konusunda kararsız kalan ama iyi kokmayı da isteyenler için ideal olan, eau de cologne, eau de toilette ya da deodorant, krem gibi bir yan ürünle parfümlenmektir.

    Eğer sabahları parfüm sürmeyince kendini çıplak hisseden gerçek bir parfüm tutkunu iseniz, meyve koku ailesinden bir parfüm tercih edin.

    Öğleden sonra:
    Öğleden sonra kullanılan parfümler her yere ulaşabilen, hayatın tatlılığını yansıtan parfümler olmalı. Çiçek veya meyve ailesine ait iyi yayılan ama ağır olmayan kokular seçin. İki ayrı parfüm kullanıyorsanız öğleden sonra daha vurgulu olanını tercih edin. Aynı parfümü kullanıyorsanız sabah eau de toilette, öğleden sonra eau de parfum kullanın.

    Gece:
    Parfüm özünün kullanılacağı tek zamandır: ya şimdi, ya hiçbir zaman! Parfüm özleri saatler boyunca vücutta kalır, adeta ikinci deriniz olur. Koku aileleri içinde gece kullanıma en uygun olanlar, şık kıyafetlerle uyum sağlayan, iştahlı notalar içeren, gizemli, ipekli ve ağır kumaşlarla uyumlu olan şipre ve oryantal koku ailesine ait parfümlerdir.


     
  2. beste-

    beste- Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Eylül 2009
    Mesajlar:
    68
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    anKara..!!!
    benm cLdm kuru buda demektr ki çok çok sıkmam gerekio=)
     
parfüm sıktım deyip geçmeyin konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yoğurt deyip geçmeyin

    Yoğurt deyip geçmeyin

    Mikrop denince, insanın aklına hep çeşitli hastalıklar gelir. Oysa, her mikrop hastalık yapmaz; yani mikropların da aynı kolesterol gibi iyisi de var, kötüsü de... Mesela; sindirim sistemimizde bizimle birlikte 500’den fazla farklı mikrop yaşamaktadır. Bunlardan bazılarının hastalık yapıcı etkileri vardır, yani zararlı mikroplardır, fakat bazıları ise vücudumuzun yararına çalışırlar, yani...
  2. Çay deyip de geçmeyin!

    Çay deyip de geçmeyin!

    Çay deyip de geçmeyin! Yaşlı bir hanım, Türklerin çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle anlatmış; Çayın alt demliği, suyun devamlı kaynayıp durduğu kap, evin kaynanasıdır. Üst, küçük demlik evdeki gelindir. Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir. Gelinin kocası ise bardaktır. Biraz gelin doldurur, biraz da kocanın anası. Çocuklar çayın şekerleridir. Tat verirler. Görümce ise...
  3. Kozmetik deyip geçmeyin

    Kozmetik deyip geçmeyin

    Kozmetik deyip geçmeyin Herşeyde olduğu gibi kozmetik ürün alırken de dikkat edilemesi gereken birçok nokta var. Ucuz diye edindiğin ürünler daha sonra çok ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalmana neden olabilir. Kozmetik ürün alırken dikkat etmen gereken birkaç önemli nokta; · Ürünün içeriğine dikkat edin. · Bitkisel içerikli doğal ürünler almaya dikkat edin. ·...
  4. papağan deyip geçmeyin :))

    papağan deyip geçmeyin :))

    pet shop papağan fiyatları papağan fiyatları cennet papağanı fiyat listesi ara papağanı > Kadın evinde beslemek üzere bir kuş almaya gider. Pet shop a gidince kedi, > köpek ve bir papağanın fiyatını sorar. Papağanın fiyatının çok ucuz olduğunu > gören kadın sorar: > > "Bu papağan neden bu kadar ucuz". > > Pet shopun sahibi yanıtlar: > "Bu papağan daha...
  5. Baş ağrısı deyip geçmeyin!!!

    Baş ağrısı deyip geçmeyin!!!

    slm melekler , şimdi sizlere beni çok üzen bir olayı anlatayım. :almi:çocukluk yıllarımdan beri tanıdığım bi komşumuz var.bu komşumuz arasıra baş ağrısı çekerdi ,bu ağrıları önemsemiyordu ağrı kesici yada alkol içerek geçiştiriyordu.sebebleri günlük hayatta yaşadığı stres ,aile içi sıkıntılar,mesleki sıkıntılar (inşaat ustasıydı),hayat şartlarından mı ihmalden mi hiç doktora...

Sayfayı Paylaş