gebe
  1. melegim

    melegim Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.169
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0

    PEYGAMBERE(asm) KAMÇIYLA VURMAK İSTEYEN SAHABE

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında melegim tarafından paylaşıldı.

    Hz. Peygamber (sav.) artık ömrünün sayılı günlerini yaşıyordu. Altmışüç yıllık şerefli hayatını insanlara hidayet ve kurtuluş yolunu anlatmakla geçiren o şanı yüce insan bir karıncayı bile incitmemiş ve incitenleri de daima uyarmıştı. Fakat Allah elçilerinin de farkında olmaksızın çok ufak hatalar işleyebileceğini bildiğinden şu son anlarını yaşarken bütün mü'minlerle helalleşmeyi aklından geçirdi. İşte o yüzden bir gün Bilâl'den ezan okuyarak mü'minlerin camiye toplanmasını rica etti. Hz. Bilâl'de bunu bir emir kabul ederek hemen minareye çıkıp yakıcı ve gür sesiyle ezan-ı şerifi okudu. Ezan sesini duyar duymaz bütün Mekke'li (göçmen) ve Medine(li (yerli) sahabiler birer birer camiye akın ederek her tarafını tıklım tıklım doldurdular.

    Sevgili Peygamberimiz (sav) sahabilere iki rekat namaz kıldırdıktan sonra minbere çıkarak önce Allah'a hamdü senada bulundu, daha sonra da bütün gözlerden ırmak ırmak yaşlar akıtan, bütün kalpleri tirtir titreten, bütün vücutları ürpertiye boğan içli ve duygulu bir hutbe verdi. Ve hutbesini sona erdirirken de kelimelerin üstüne basa basa şöyle haykırdı.

    "Ey mü'minler!... Ben sizin Peygamberinizim. Sizlere ömür boyunca öğütler verdim, hidayet ve kurtuluş yolunu anlatmaya çalıştım. Tabii ki güç ve kuvvetine sınır olmayan Allah'ın izni ve yardımıyla. Sizleri bir kardeş gibi şefkat kanatlarımın altına alarak korudum. Bir baba gibi de size karşı merhametli davrandım. Sizinle keder ve gaye birliği ettim.

    Şimdi size soruyorum. Bende hakkı hukuku olan var mı? Olan hemen gelsin ve Allah hakkı için, büyük Kıyamet günü hesaplaşmasından önce hakkını alsın."

    Yaşın yaşın ağlıyan gözlerle peygamberlerini dinleyen sahabilerden hiç kimse gidip de, "Ey Allah'ın Rasulü!.. Benim sende hakkım var" demedi. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) aynı soruyu ikinci ve üçüncü defa tekrarlayınca sahabilerden Ukkâşe ayağa kalkarak huzuruna vardı ve, "Ey Allah'ın elçisi anam-babam sana feda olsun! Eğer defalarca Allah (c.c.) adını kullanmasaydınız huzurunuza gelip de hakkımı aramaya kalkışmayacaktım." dedi ve olayı şöyle anlattı:

    "Ey Allah'ın elçisi!.. Birgün sizinle birlikte savaş ediyordum. Nasılsa develerimiz yanyana geldiler. Devemden inerek özür dilemek üzere size yaklaşmıştım ki, birden kamçınızın sırtımda şakladığını duydum. Ey Allah'ın Rasulü!.. Bunu kasten mi yaptınız yoksa devenize vururken kazara bana mı çarptı? Bunu bilmiyorum."

    Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav.) "Ey Ukkâşe, Peygamberin sana kasten nasıl vurabilir? Asla!" diye özür beyan etti ve ardından Hz. Bilal'e, kızı Fatıma'nın evine vararak aynı kamçıyı alıp getirmesini söyledi. Bilal (r.a.) camiden çıkarak Hz. Fatıma'nın evine doğru hızla yol almaya başladı. Bir yandan da Peygamberler Peygamberinin kendi kendine ceza vermesini düşünüyordu.

    Kapıyı çaldı; içerden Fatıma "Kim o kapıya vuran?" diye seslenince Bilal (r.a.) kendisini tanıttı ve Allah Rasulünün savaşlarda kullandığı kamçısını almaya geldiğini belirtti. Fatıma:

    - Ey Bilal, babam kamçıyı ne yapacak?

    Bilal:

    - Baban bu kamçıyla kendi kendisini cezalandıracak.

    Fatıma:

    - Ey Bilal, bu kamçıyla babama vurarak hakkını alacak olan kim?

    Bilal:

    - Ukkâşe, dedi.

    Hz. Bilal (r.a.) kamçıyı alır almaz doğru camiye yollandı. Kamçıyı götürüp Hz. Peygamber'e teslim etti. Peygamber de Ukkâşe'ye verdi.

    Tam bu sırada ayağa fırlayan Hz. Ebu Bekir'le Hz. Ömer "Ey Ukkaşe, işte biz karşınızdayız, Peygamber'in yerine bize vurun. Ne olur?" diyerek arkalarını dönerler.

    Hz. Peygamber:

    "Ey Ebu Bekir, Ey Ömer, yerlerinize oturun. Şüphesiz ki Yüce Allah (c.c.) sizin bu iyi niyetinizi mükafatsız bırakmayacaktır" diye çıkışır.

    Bu defa Hz. Ali (r.a.) fırlar ve "Ey Ukkaşe!" der: "İşte ben karşınızda hayattayım, Peygamber'e vurmanıza gönlüm razı olmuyor, işte sırtım, işte karnım, istediğiniz yere dilediğiniz kadar vurun."

    Hz. Peygamber:

    - Ey Ali, otur yerine! Yüce Allah (c.c.) senin bu iyi niyetini mükafatsız bırakmayacaktır" diye çıkışır.

    Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin:

    - Ey Ukkaşe, biliyorsun ki biz Allah Resulünün torunlarıyız, hakkını bizden aldığında O'ndan almış sayılırsın. Ne olur bize vur?" diye yalvarıp yakarırlar. Hz. Peygamber (sav) onlarad da:

    -"Yerlerinize oturun, ey benim göz bebeğim torunlarım" diye çıkışır.

    Bütün bu olanları ibretle seyreden Sevgili Peygamberimiz (sav.) "Ey Ukkaşe, eğer gerçekten bana vurmak istiyorsan, buyur, vur!" diyerek haykırdı. Bunun üzerine Ukkaşe, "Ey Allah'ın Resulü!" dedi. "Siz bana vurduğunuzda ben çıplaktım. Şimdi ben de size vururken çıplak kalmanızı rica ediyorum."

    Sevgili Peygamberimiz (sav) hiç duraklamadan hemen elbisesini çıkarır ve "Buyurun, hiç çekinmeden dilediğiniz kadar vurun" diye diretti.

    Durumu yakından izleyen sahabiler hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlarlar ve hıçkırık sesleri cami duvarlarını sarsarcasına kalınlaşırken, Ukkaşe bakar ki iki cihan güneşi Peygamberin vücudu süt gibi beyaz ve ardından Peygamberlik mührünü taşıyan ben etrafa ışık saçmaktadır. Kalkar gider sırtını doya doya öperek yerine dönüp oturur. Ardından da:

    "Ey Allah'ın Rasülü!" der. "Canım sana feda olsun! Hangi kalb sana kıyabilir? Maksadım sadece o senin ışık saçan mübarek vücudunu kana kana öperek, senin yüzün suyun hürmetine Rabbimin rızasını kazanmak ve Cehennem azabından kurtulmaktır."

    Sözün burasında ışıldayan nurani gözlerle sahabilerin süzen Sevgili Peygamberimiz (sav): "Ey Mü'minler!.. Beni dinleyin!" der. "Cennetlik görmek isteyen varsa, işte Ukkaşe'yi görsün."

    Bunun üzerine bütün müslümanlar kalkıp Ukkaşe'nin gözlerinden öperek, "Müjdeler olsun!.. Yüksek derecelere eriştin ve Peygamberimizin dostluğunu elde ettin." diyerek kendisini tebrik ettiler.

    Allah'ım ululuk ve yücelik hakkı için bize Sevgili Peygamberimizin şefaatını nasip et, amin...


     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: PEYGAMBERE(asm) KAMÇIYLA VURMAK İSTEYEN SAHABE
    amin emeğine sağlık
     
  3. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: PEYGAMBERE(asm) KAMÇIYLA VURMAK İSTEYEN SAHABE

    aminnn inşallah saol adminim emeğine sağlık
     
PEYGAMBERE(asm) KAMÇIYLA VURMAK İSTEYEN SAHABE konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bütün Peygamberlerin Sefaatina nail olmak isteyen okusun!

    Bütün Peygamberlerin Sefaatina nail olmak isteyen okusun!

    Selamün Aleyküm Din Kardeslerim yukardaki Salvati okuyan yukardaki yazdigi gibi bütün Peygamberler Sefaat ediceklermis okuyana ben scan yaptim Tam Dua Kitabindan, bir cümleyi almadi yazinin sonunda söyle devam ediyordu Bunu Okurken 3 kere okumalidir. Kudreti dahilinde olursa. Zira 3 kere okumak 1 defa okumaktan daha eftaldir.
  2. Sahabelerİmİz

    Sahabelerİmİz

    ABBÂS İBN ABDULMUTTALİB Hz. Peygamber'in amcası. Künyesi Ebu'l-Fazl. Babası Abdulmuttalib, annesi Nuteyle'dir. Abbas Rasûlullah'tan bir iki yaş büyüktü. Abbas, çocukluğunda kaybolmuştu. Annesi onu bulunca Kâbe'nin örtülerini ipeklilerle yenilemişti. Rasûlullah çocukken annesi ölünce dedesi Abdulmuttalib'in himayesine geçtikten sonra Abbas'la çocuklukları beraber geçti. Gençliğinde Hz....
  3. Vurmak

    Vurmak

    Kapıya veya başka bir yere vurduğunuzu gördüyseniz, ciddi haberler alacağınız anlamına gelir.Rüyada birisini vurmak ona iyilik etmektir. Vurulmak ise büyük sevinç ve yardımdır.Birisini silahinizla vurarak öldürdügünüzü görmek, bir yerden acele bir haber alacaginiza. bir düsmaninizin ölüm haberini duyacaginiza delalet eder. Bazilarina göre; rüyada bir kimseyi yumrukla vurdugunuzu görmek, namaz...
  4. sahabenin peygamber ve allah aşkı ...

    sahabenin peygamber ve allah aşkı ...

    hepimiz peygamberimiz hakkında bişeyler biliriz mutlaka.. peki sahabileri hakkında bilgileriniz varmı? sahabilerin peygamberimize baglılığı, sadakatı aşkıı... ki daha dünyada iken allah c.c onlara cennet müjdesi vermiştir.. size gözlerinizi ve yüreğinizi dolduracak güzel bişey anlatıcam ; "peygamberimiz s.a.v birgün bi yüzüğünü abubekir a.s vermiş ve içine...
  5. Peygamber efendimiz (asm) nasıl dua ederdi?

    Peygamber efendimiz (asm) nasıl dua ederdi?

    “Öyle ise Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim. Ve Bana şükredin ve Beni inkâr etmeyin”[1], “Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş”[2], “Ey imân edenler! Allah’ı çok zikirle zikredin”[3] “Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin!”[4]. Her organın bir kulluk şekli vardır; kalp ve dilin...

Sayfayı Paylaş