gebe
  1. gülgüzeli

    gülgüzeli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    595
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0

    Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında gülgüzeli tarafından paylaşıldı.

    Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) vefat edeceği gün sabah vakti, kendisinde bir hafiflik görüldü. Yanındakiler sevinerek, iyidir diye ayrılıp işlerine gittiler. Yanında yalnız kadınlar kaldı. Böyle ümitle ferahlık arasında iken Resul-i Ekrem (a.s.m.): – Kadınlar çıksın, bu melek yanıma girmek istiyor, dedi. Herkes çıktı, yalnız Hz. Aişe kalmıştı. Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) başı onun kucağındaydı. Meleği karşılamak üzere Efen­dimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir köşesine çekilmişti.
    Bir müddet melekle konuştuktan sonra tekrar Âişe Valide­mizi çağırdı ve başını onun kucağına koydu. Kadınlara da içeri girmelerini söyledi. Hz. Aişe, Resul-i Ekrem’e (a.s.m.):
    – Bu melek, Hz. Cebrail’e (a.s.) benzemiyordu, dedi.
    Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurdu:
    – Evet, ya Aişe, bu, ölüm meleği idi. Bana geldi ve “Allahu Teâlâ beni sana gönderdi ve iznin olmadan yanına girmememi emretti. İzin vermezsen geri dönerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen müsaade etmeden ruhunu almamamı bana emretti. Emrin nedir?” diye sordu. Ben de kendisine “Ceb­rail gelinceye kadar benden uzaklaş” dedim. İşte şimdi Cebrail’in gelme saatidir.
    Hz. Aişe bunun üzerine, “Ne bir fikir yürütecek ne de bir cevaba muktedir olacak durumda idik. Büyük bir felâketle karşılaşmış olarak dehşet içinde kaldık. İşin önemine binaen kimsenin ağzından ses çıkmıyor, ehl-i beyt dehşet içinde bekliyordu. Tam bu sırada Hz. Cebrail’in (a.s.) kapıya geldiğini anladım. Selâm verdi, kadınlar çıktı. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i Ekrem’e:
    – Allah Teâlâ’nın sana selâmı vardır, kendini nasıl bulduğunu sana soruyor. Şüphesiz O, senin nasıl olduğunu daha iyi bilir, ancak senin kerem ve şerefini artırmayı ve ümmetin arasında örnek olmayı kast etmiştir, dedi.
    Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Kendimi sancılar içinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):
    – Sana müjde olsun! Allah Teâlâ seni vaat ettiği mevkilere yükseltmek için bu acı ve sancıları sana vermiştir, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Ey Cebrail, ölüm meleği yanıma girmek için izin istedi, dedi ve olayı anlattı. Hz. Cebrail (a.s.):
    – Ya Resulallah, Rabbin sana müştaktır, senden başka hiç kimseden böyle bir müsaade istememiş ve istemeyecektir. Allah Teâlâ böylece senin şerefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:
    – O hâlde Azrail gelinceye kadar ayrılma, dedi. Kadınların içeri girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fâtıma’ya:
    — Yaklaş, diye buyurdu. Hz. Fatıma Resul-ü Ekrem’e doğru eğildi. Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir şeyler söyledi ve gözleri yaşlı olarak başını kaldırdı. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatıma’ya:
    – Yaklaş, diye buyurdu. Bu defa da kulağına bir şeyler fısıldadı ve Hz. Fatıma gülümseyerek başını kaldırdı.
    Tabii bu durum, Hz. Aişe başta olmak üzere odadaki kadın­ları meraklandırdı. Hz. Aişe sonra bir fırsatında Hz. Fa­tı­ma’­ya bu durumu sordu. O da:
    – Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, “Ben bugün ölüyorum” diye buyurdu ve ona ağladım. İkinci seferinde, “Ben Allah’a dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana ulaştırmasını ve seni benimle bir arada bulundurmasını is­tedim” şeklinde buyurdu, buna da güldüm, dedi ve oğulları­nı kendisine çekerek başlarını kokladı.
    Tam bu sırada ölüm meleği geldi, selâm verdi ve içeri gir­mek için izin istedi. İzin verildi, içeri girdi ve:
    – Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ek­rem (a.s.m.):
    – Şu anda beni Rabbime ulaştır, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):
    – Olur, seni bugün Rabbine ulaştırırım, çünkü Rabbin sana müştaktır. Senin dışında hiç kimse hakkında böyle bir tereddüde meydan vermedi. Senden başka kimseden izin almamı emretmedi. Fakat senin saatin yakındır, dedi ve ayrıldı. Bu sırada Hz. Cebrail (a.s.) gelerek selâm verdi ve:
    – Vahiy dürüldüğü gibi dünya da benim için dürülmüş oldu. Artık ne dünyanın bende bir ihtiyacı ve ne de benim dünyada bir ihtiyacım kaldı. Bu, benim yeryüzüne son inişimdir, dedi.
    Kimsenin ses çıkaracak durumu yoktu. Hz. Aişe, Efendimi­zin (a.s.m.) mübarek başını göğsü arasına aldı ve Efendimi­zin (a.s.m.) göğsünü tuttu. Bu sırada Efendimiz kısa bir bay­gınlık geçirdi. Sonra alnından inci tanesi gibi terler akma­ya başladı. Hz. Aişe terini sildi ve şöyle dedi:
    – Böyle güzel koku hiç almış değilim. Sonra ayılınca:
    – Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
    – Mü’minin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu. İşte ancak o zaman Hz. Aişe ve yanındaki kadınların aklı başına gelmişti, korku dolu bir halde hemen erkekleri çağırdılar.
    İlk gelen erkek, Hz. Aişe’nin babasının ona gönderdiği, kar­deşi Abdurrahman’dı. Ne yazık ki o bile Resul-i Ekrem’in ha­yatına yetişememişti. Allah Teâlâ, Cebrail ve Mikail’i görev­lendirdiği için vazifeyi onlar üzerlerine almışlardı da hiçbir erkek ölümü ânında yanında bulunamamıştı. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden geçip baygınlık geçirdiği sırada da, sanki “Hangisini tercih ediyorsun?” diye bir muhayyerlik içinde, “Hayır, Refik-i Â’lâ’yı istiyorum” buyurmuştu. Dili açıldığı ve baygınlığı geçtiği vakit kadınlara döndü:
    – Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti.

     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu
    emeğine sağlık
     
Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Efendimiz (a.s.m.) namazda

    Efendimiz (a.s.m.) namazda

    Peygamber Efendimizin (a.s.m.) namaz kılışı öylesine muhteşemdi ki, onu tasvir etmekten insanlar aciz kalırdı. Namaz vakti girince öyle bir hâle girerdi ki, Hz. Aişe (r.anha) Validemiz, şöyle demekten kendini alamamıştır: — Resulullah (a.s.m.) ile konuşurduk. O bize bir şeyler anlatır, biz de ona bir şeyler anlatırdık. Namaz vakti geldi mi, Allah’ın kudret ve azametiyle meşgul olmaktan,...
  2. 'Baba beni öpmeyecek misin ? sözü son söz oldu

    'Baba beni öpmeyecek misin ? sözü son söz oldu

    Konya'da kız öğrenci yurdundaki feci patlama, yürekleri dağlayan hikâyeleri de ortaya çıkardı. Küçük Sema kendisini kursa bırakan babasının peşine seslendi: Türkiye'yi derinden üzen olayda iki kız kardeşi ölüm ayırdı. Tatil için Mersin'den babaannelerinin yanına gelen kardeşlerden Rukiye Sema Demirtaş hayatını kaybederken, ablası Zeynep Büşra Demirtaş yaralı olarak kurtuldu. Kızları...
  3. Kokpitteki son sözler ne oldu?

    Kokpitteki son sözler ne oldu?

    Hollanda'da düşen THY uçağı ile kule arasındaki son görüşmelerde ortaya çıktı. İşte kokpitteki o son konuşmalar; THY’nin 1951 sefer sayılı uçağı ile Amsterdam Schiphol Havalimanı Hava Trafik Kontrol Merkezi (ATC-Air Traffic Control) arasında yapılan son konuşmalar ortaya çıktı. Pilotların en son 18 sağ pistine iniş için ILS olarak adlandırılan Aletli İniş Sistemi (Instrument...
  4. Peygamberimizin Annesinin son sözleri

    Peygamberimizin Annesinin son sözleri

    Peygamberimizin Annesinin Son Sözleri Hz.Muhammed sav hitaben anneler Sultanı Amine validemiz hakkında bilgiler burada 7 cihan Peygamberi Hazreti Muhammed SAV efendimizin annesi vefat etmeden önce şu sözleri söylemiştir. Bilginize meleklerim. Annelerin en şereflisi, Kâinatın Efendisi Hazreti Resulü Ekrem (s.a.v.)'in mübarek validesi, bütün müslümanların annesi Hazreti Amine validemiz,...
  5. Adnan Menderes'in son sözleri ne olmuş ?

    Adnan Menderes'in son sözleri ne olmuş ?

    Biliyorsunuz yakında Adnan Menderesin hayatıyla ilgili bir dizi başlayacak.Çok ilginç bir hayat hikayesi araştırdığıma göre.Merak ettiğim acaba idam sehpasında Menderesin son sözleri neler olmuş ?

Sayfayı Paylaş