gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.236
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Peygamberimizin Adaleti

    Konu, 'Peygamberler, Evliyalar ve Sahabeler' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    hzmuhammed islam dinini yayarken ne tür zorluklarla karşılaşmıştır hz muhammed islam dinini yayarken ne tür zorluklarla karşılaşmıştır hzmuhammet Hakka yönelmek, hakkı lâyık olana vermek, haksızlıktan kaçınmak, herkese eşit davranmak anlamlarına gelen adalet sıfatı Peygamberimizde en mükemmel şekilde mevcuttu. Peygamberimiz dünya işlerinden elini çekmiş, hayattan uzak duran bir insan değildi. O, gençlik yıllarında Mekke'de bulunan kabilelerle birlikte yaşıyor, peygamber olduktan sonra da çeşitli kabile ve milletlerle iç içe bulunuyordu. Bu kabileler zaman olmuş, boğaz boğaza gelmişler, kan dökmüşler, çarpışmışlar, savaşmışlardı. Bunların birini memnun eden bir hareket, öbürünü rahatsız ediyordu.
    İşte Peygamberimiz birbirine düşman kabileler arasında hak dini yayarken onların kalplerini kazanıyor, aralarında hak, adalet, insaf ve kardeşlik filizleri yeşertiyordu. Bu uğurda pekçok zorluklarla karşılaşıyordu. Fakat zerre kadar olsun, adalet ve insaftan ayrılmıyordu.
    Arapların nüfuzlu ve zengin olanları, toplum içinde kendilerine ayrı bir yer ayırır, başkalarına, özellikle kimsesiz ve fakir kimselere yaptıkları baskıların kendilerine yapılmasına dayanamazlardı.
    Mahzumîlerden bir kadın hırsızlık etmişti. Kureyşliler şerefli bir kabileden olan bu kadının cezalandırılmasını istemiyorlardı. Üsâme bin Zeyd'i Peygamberimiz çok seviyordu. Onu kırmayacağını biliyorlardı. Üsame'yi araya koyarak, Peygamberimizin bu kadına ceza vermemesini ricacı için gönderdiler. Peygamberimiz, Hz. Üsame'ye şöyle buyurdu:
    "İsrailoğulları bu gibi taraf tutmaları yüzünden helak oldular. Bunlar fakirlerine en şiddetli ceza verirken, nüfuzlu ve zengin olanlarına ceza vermezlerdi."
    Peygamberimiz, adaleti uygularken din farkı gözetmezdi. Hak sahibi bir Yahudi de olsa, Müslümandan hakkını alır, ona verirdi.
    Sahabîlerden Ebû Hadrad, bir Yahudiden bir miktar borç almıştı. Vade dolmuş, Yahudi de ısrarla parasını istiyordu. Fakat Ebû Hadrad'ın sırtındaki elbisesinden başka bir malı yoktu. O sırada Peygamberimiz Hayber Savaşı için hazırlıkta bulunuyordu. Bu sefer Yahudilerin üzerineydi.
    Mesele Peygamberimize iletildi. Ebû Hadrad, Yahudiden biraz süre istediyse de, Yahudi buna razı olmamıştı. Sahabîyi kolundan tutup Peygamberimizin huzuruna getirdi. Alacağını tahsil etmesini istedi.
    Ebû Hadrad, verecek bir şeyinin olmadığını, Hayber'in fethinden sonra eline ganimet olarak bir şey geçerse vereceğini söyledi, ancak Yahudi diretiyordu. Sonunda Peygamberimiz fakir Sahabîsine sırtındaki elbisenin bir kısmını satarak borcunu ödemesini söyledi. Ebû Hadrad da öyle yaptı.
    İşte Peygamberimiz Yahudilerin üzerine bir sefer hazırlığı yaptığı sırada, gözü gibi koruduğu, evlatlarından daha fazla üzerlerine düştüğü Sahabîlerinden birine karşı, hak sahibi olduğu için Yahu dinin hakkını arıyordu.
    Peygamberimiz hak, hukuk ve adalet konusunda kendisini ayrı tutmaz, kendisine farklı bir muamele yapılmasını da kabul etmezdi. Bunun örnekleri Peygamberimizin hayâtında çokça bulunmakta, bu alanda da en yüksek seviyede bulunduğunu göstermektedir.
    Ebû Said el-Hudri'nin anlattığına göre, Peygamberimiz bir seferinde savaşta ele geçen malları Sahabîleri arasında paylaştırıyordu. Müthiş bir izdiham vardı. Çok kalabalıktılar. Öyle ki, Sahabîlerden birisi Peygamberimizin sırtına çıkarcasına üzerine abanmıştı. Peygamberimiz, elinde bulunan ince hurma çubuğuyla o kişiye işaret ederek bir tarafa çekilmesini istedi. Çubuğun uç kısmı adamın yüzüne gelerek birazcık çizdi. Bunun farkında olan Peygamberimiz elindeki sopayı o kişiye verdi ve, "İşte yüzüm, gel, sen de benden hakkını al" dedi.
    Fakat Resulullahı canından fazla seven Sahabî, "Ya Resulallah, ben hakkımı helâl ediyorum, sizi bağışlıyorum" dedi ve vazgeçti.
    Ömrünün son günlerini yaşıyordu. Dünyaya veda etme vakti gelip çatmıştı. Sahabîleri ile vedalaşmak, helâlleşmek istedi. Öbür âleme üzerinde bir hak olarak gidemezdi. Sahabileri topladı ve onlara şöyle konuştu:
    "Şayet birinize karşı bir hatada bulunmuşsam, maddî veya manevî olarak kimi incittiysem, malınıza, canınıza veya şerefinize, herhangi bir biçimde zararım dokunmuşsa gelsin, benden hakkını alsın, tazminatını vereyim."
    Son anında, ağır hastalığında dahi adaletin yerini bulmasını istiyordu. Üzerinde, kimsenin bir hakkının kalmasını istemiyordu.


     
Peygamberimizin Adaleti konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. hz peygamber hak ve adalet

    hz peygamber hak ve adalet

    Şimdi bir de 'kutlu doğum' sahibi (sas) Medine'de yönettiği halkına nasıl hesap veriyor, dünyaya nasıl bir yönetim örneği sunuyordu onu görelim. Efendimiz (sas), mescidinde toplanmış olan halkına yaptığı konuşmasında şöyle sesleniyordu: - Ey insanlar! Yönetiminizde bulunduğum süre içinde kimin sırtına bir kamçı vurmuşsam işte sırtım, gelsin o da bana vursun!.. Kimin kalbini kıracak bir söz...
  2. Peygamber Efendimiz (sav) in Sevgi, Merhamet ve Adalet ile İlgili Sözleri

    Peygamber Efendimiz (sav) in Sevgi, Merhamet ve Adalet ile İlgili Sözleri

    hak ve adaletle ilgili sözler peygamberimizin insan sevgisi ile ilgili sözleri peygamberimizin sevgi ile sözleri peygamber efendimizin sevgi adaletle Kardeşini güler yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su vermen de birer maruftur.,¬a¿ Tirmizi, Hz. Cabir den rivayet etti kutub-ı sıtte, 2. Cilt Mümin kişi, diğer mümine karşı duvar gibidir, birbirlerini takviye ederler.,¬a¿...
  3. Adalet teyze..

    Adalet teyze..

    teyzemcom teyzem hikayeleri teyze hikayeleri teyzem hikaye İçim bir tuhaf oldu tüylerim diken diken.. gözlerimden yaşlar aktı sizinle paylaşmak istedim... işte biz adalet teyze gibiyiz vatanımız için.... .....kalktı. Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda çinde yankılanıyordu. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte...
  4. Adalet Durak

    Adalet Durak

    adalet durak adalet durak kimdir resmi kim adalet durak, kimdir, hayatı, resmi, fotoğrafı, biyografi, tatlı, fotoları, İbrahim Tatlıses'in ilk eşi Adalet Durak hakkında merak ettiğiniz tüm bilgiler bu yazımızda Melek'ler Geçtiğimiz günlerde silahlı saldıraya uğradı ve günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdi İbrahim Tatlıses... Tüm Türkiye o günlerin acısını yazdı, okudu, yaşadı. O...
  5. Peygamberler?

    Peygamberler?

    Öncelikle sitenizi yeni keşfettim açıklamalarınız gayet doyurucu olduğu için kafama takılan bir soruyu sizinle paylaşmak ve umarım kafamda bir cevap oluşturabilme amaçlı yazıyorum. yeni kuran okuyan biri olarak merak ettiğim şudur. yüce allah Hz.adem i yaratırken belli bir amaç için yaratmıştı ve onu eşi ile cennete bıraktı, diye anlatıyor kuranda. meleklerin huzuruna çıkarıldığı zaman adem...

Sayfayı Paylaş