gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.376
    Beğenilen Mesajlar:
    965
    Ödül Puanları:
    113

    prostat kanseri tanı ve tedavisi

    Konu, 'Hastalıklar ve Tedavileri' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    PROSTAT KANSERİ NEDİR? Vücudumuzda bulunan bütün hücreler belli bir düzende kontrol altında çoğalırlar ve kendini yenilerler. Bazı nedenlerden dolayı -bu nedenleri birazdan inceleyeceğiz- ise hücrelerin çoğalması kontrol edilemez. Bu kontrolsüz çoğalma sonucu oluşan hücreler birarada birikerek tümör oluştururlar. Tümör dediğimiz şey hücre topluluğudur. Tümörlerin bir kısmı çoğaldığı yerde kalır fakat bir kısmı ise dolaşımla daha başka organlara yayılırlar ve onları tahrip edebilir. İşte bu yayılan tümörlere kötü huylu tümör ya da "kanser" denir. Kanser hücreleri başka yere yerleşip orada çoğalma özelliğine sahiptir. Prostat ise bütün erkeklerde bulunan bir organdır. Erkekte meninin yapımından sorumludur. Bu bezde ortaya çıkan kansere prostat kanseri denir.
    KİMLERDE GÖRÜLÜR?
    Erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri prostattır. 50 yaşın üstündeki erkeklerde akciğer kanserinden sonra en çok öldüren kanser türüdür. 65-75 yaş arasında görülme ihtimali en fazladır ve yaşlı erkeklerin hastalığı diye de bilinir. Belirti vermeyen türü daha yaygındır ve 75 yaşından sonra bu türün görülme sıklığı yüzde 50'nin üzerindedir. Yaş ilerledikçe prostat kanseri riski artmaktadır. Çünkü yapılan araştırmalara göre 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülme ihtimali fazladır.

    PROSTAT KANSERİNİN NEDENLERİ
    Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hormonların, genetik (aileden gelen) ve çevresel faktörlerin bu hastalığın oluşmasında sebepler olduğu düşünülmektedir. Ergenlikten önce ortaya çıkmadığı için ergenlikten sonra salgılanan hormonlar ve bu kanserin tedavisinde kullanılan hormonların (östrojen gibi) varlığı hormonların bu hastalık üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.
    Prostat kanserli kişilerin birinci derecede akrabalarında da hastalık riskinin arttığı belirlenmiştir. Bu yüzden genetik faktörler de prostat kanserinden sorumlu tutulmaktadır. Amerikalı siyah ırkta, afrika kökenlilerde daha fazla görülür ve daha erken yaşta ortaya çıkar. Bu durumun sebebi henüz bilinmemektedir. Prostat kanserine neden olan genleri bulmak için hala çalışmalar devam etmektedir.
    Belirli coğrafik yerlerde prostat kanserinin daha çok görülmesi çevresel faktörlerin de rol oynadığını düşündürmektedir. Özellikle İskandinav ülkelerinde daha çok görülür. Japonya ve bazı asya ülkelerinde daha az görülmektedir. Bu bölgelerden riskli bölgelere göç sonucu hastalık riski artmamış fakat sonraki nesilde arttığı görülmüştür. Bu da çevresel etkinin önemini göstermektedir. Hayvansal yağ içeriği yüksek olan besinlerle beslenmenin de hastalık riskinin arttırdığı düşünülmektedir.

    PROSTAT KANSERİNİN BELİRTİLERİ
    Hastalık sinsi seyreden ve yavaş gelişen bir durum olduğundan genelde hastalığın erken döneminde belirti vermez. Hastanın da pek şikayeti olmaz. Ama hastalık ilerledikten sonra -genelde idrar yolunun tıkanmasıyla ortaya çıkar- şu belirtiler görülür:
    • idrar yaparken zorlanma,
    • sık sık idrara çıkma ve gece bunun için uyanma,
    • idrarda kan görülmesi.
    Bu yukarıdaki belirtiler prsotatın büyümesi sonucu ortaya çıkar. Tümör yayıldığında ise vücutta ağrı (genelde bel ağrısı) kilo kaybı gibi durumlar görülür.

    PROSTAT KANSERİ TANISI NASIL KONUR?
    PSA düzeyinin ölçülmesi, elle yapılan muayene, ultrason, röntgen, prostattan parça alarak prostat kanseri tanısı yapılır. PSA prostatta üretilen bir madde olduğundan bunun kanda olması gereken miktardan fazla olması tanı konmasında önemlidir. Normal değer 4 ng/dl ve bunun altıdır. Elle yapılan muayeneyle oluşmuş tümör varsa anlaşılır fakat bu yeterli bir yöntem değildir. Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığını anlamak için kemik filmi çekilir. Aynı durum akciğer için de geçerlidir. Ultrasonla kanser görülebilir ve nerelere yayıldığına, büyüklüğüne bakılır. Prostattan alınan parçayla mikroskobik olarak inceleme sonucu kanser tanısı konabilir.

    PROSTAT KANSERİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?
    Prostat kanseri erken tanısında tamamiyle tedavi edilebilen bir hastalıktır. Öncelikle uygun tedavi için tümörün incelenmesi gerekir. Kanserin yayılması incelenir. Tümörün nerelerde bulunduğuna bakılır. Tedavi yöntemlerinden biri ilaç tedavisidir. Kanser hücrelerini yok etmede kullanılan ilaçlarla yapılır. Ayrıca yapılan hormon tedavisi de ilerlemiş prostta kanserlerinde uygulanır. Östrojen hormonu verilir. Bir diğer tedavi şekli ışın tedavisidir. Radyoterapi denilen yöntemdir. Amaç kanser hücrelerini öldürmektir. Ameliyatla yapılan tedavi sonucu prostat bezi, tümörün yayıldığı organlar çıkarılır.
    Ancak şunları unutmamak gerekir ki, herkes için aynı tedavi yapılmaz. Tedavideki amaç ömrü uzatmaktır. Hastalık çok ilerlerse tedaviyle hastalık sadece yavaşlatılabilir. Hemen tedavi edilebilen bir hastalık değildir. Bu yüzden 50 yaşın üzerindekiler hastalığın taraması için doktor tarafından kontrol edilmelidir. Hastalık pek belirti vermediği için erken tanı konması çok önemlidir. Ayrıca tedaviler o kadar rahat ve yan etkisiz değildir. Mutlaka size en uygun tedavi seçilmelidir.

     
prostat kanseri tanı ve tedavisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. mide kanseri tanı ve tedavisi

    mide kanseri tanı ve tedavisi

    karnın sol tarafında şişlik midenin sol tarafında ağrı midenin şişlik mide kanseri tanısı ne var MİDE KANSERİ Karnın sol üst bölgesinde mide bulunur. Nedenlerinde bahsedeceğimiz çeşitli sebeplerden dolayı midenin mukoza zarından tümörler gelişebilir. Bu tümörlerden kötü huylu olanları, kansere neden olur. Mide kanseri sıklıkla midenin küçük kenarında ortaya çıkar. Mide kanseri, en çok görülen...
  2. katarakt tanı ve tedavisi

    katarakt tanı ve tedavisi

    göz merceği markaları KATARAKT Göze gelen ışınları kırarak, ağ tabakaya düşüren ve görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlayan yapıya göz merceği denir. Bu merceğin iki yüzü de dışa doğrudur. Esnek bir yapıda olduğundan çapı değişebilir ve böylece yakına ya da uzağa bakarken, kendi çapını ayarlayarak görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlar. Lens de denen bu mercek saydam bir yapıdadır....
  3. APANDİSİT: tanı ve tedavisi

    APANDİSİT: tanı ve tedavisi

    apandist belirtileri apandiste ne iyi gelir apandisit tanısı apandist ağrısına ne iyi gelir tanısı APANDİSİT Karnın sağ alt bölümünde apandis (apendiks) denen kalın bağırsağın uzantısı bulunur. Solucan şeklinde ve hareket kabiliyeti olan apandisin içinden herhangi bir besin geçmez. Uzunluğu çocuklarda biraz daha fazladır. Yaklaşık 9-10 cm uzunluğundadır fakat bundan daha az ya da daha fazla...
  4. İNME: tanı ve tedavisi

    İNME: tanı ve tedavisi

    İnme Beyni besleyen damarların tıkanması sonucu ortaya çıkan tabloya inme denir. Meydana gelen hasar kalıcı olabilir, ki bu durumda kişi artık kalıcı olarak felç olup kolunu kullanamayabilir, yürüyemeyebilir veya konuşması bozulabilir. Geçici bir hasar oluşursa zaman içinde iyileşir, hasta eski haline döner. İnme geçirdikten sonra ne kadar erken müdahale edilirse kalıcı hasar oluşma...
  5. Alzeimer tanı ve tedavisi

    Alzeimer tanı ve tedavisi

    Alzheimer, normal yaşlanmanın bir parçası değil. İleri yaşlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir durum olduğu da doğru değil. Alzheimer, hastalığı beyni hafıza ile ilgili bölümlerinde en belirgin olmak üzere yaygın olarak etkileyen bir hastalıktır. Temel bulgu hafıza kaybıdır. Ayrıca duygu, düşünce, davranış, konuşma, el becerisi vb. değişik derecelerde etkilenir. Hastalık sinsi...

Sayfayı Paylaş