gebe
  1. TİTAN

    TİTAN Forum Okuru

    Rahşan Gülşan'dan Yeni Vahide Görüm Röportajı

    Konu, 'Magazin' kısmında TİTAN tarafından paylaşıldı.

    vahide gördüm vahide gördüm haberleri

    Yakalandığı kanser hastalığıyla 1 yıldır boğuşan Vahide Gördüm 'ün sağlık durumu gayet iyi melekler :) Usta gazeteci Rahşan Gülşan da bu güzel haberi izleyiciye ulaştırmak adına başarılı oyuncu Vahide Gördüm ile HT adına bir röportaj yapmış. Bu röportajı aynen yayınlıyoruz.. :)

    [​IMG]

    - O belayla ilk tanışma anı çok farklı olmalı, çünkü seni sağlıklı görüyorduk televizyonlarda. Hastalık öncesinde nasıl bir hayatın vardı?

    Çok hastalanan bir kadın değildim. Herkes grip olurdu sette ben olmazdım. Çok da iyi yaşamadım. Sette yemek yemek, uykusuz kalmak... Sevimsiz zamanları sigara ortamında geçirerek vücuduma haksızlık etmişim yıllarca; özellikle televizyon işi yaparken. Kanser olma ihtimali hiç aklıma gelmemişti. 

    - Çok mu belliydi, yoksa bir sabah minik bir ağrıyla mı başladı?

    Hayır. Tesadüfen check-up yaptırınca öğrendim. Acı eşiğim çok yüksek. Acı hissetmedim. Kontrol ederdim ama zaten kontrolde hissedebileceğim bir şey değilmiş. Profesyonel bakmak gerekiyor. 

    - Mamografiden korkuyoruz...

    Hayır, bu korku değil. Biraz cahillik, densizlik. Yaşın 40’ı geçmiş neden gidip kontrolünü yaptırmazsın ki? O gün kızım okuldan check-up konrolüne gelmişti. Onun da kan değerlerini ölçeceklerdi ve açtı. Bütün telaşım şu: Kızım aç ben mamografi falan çektiremem, çocuk zaten kan verdi. Eve gidip çocuğu doyurmam lazım. Çocuk dediğim de 17 yaşında. Onlar da bana yalvarıyorlar, “Vahide Hanım 10 dakika sürüyor” diye. Mamografi çektirdim, çıktım. Doktor “Bu mamografi olmamış” dedi. Hemşireyle konuştular bir kez daha çekmeye karar verdiler. Kabul etmedim. Yine geleceğimi söyledim. Gelmeyeceksiniz deyip bir kez daha çektiler. Bir kez daha çektiler ama ilkinde zaten doktor kitleyi görmüş. Emin olmak için bir kez daha çekmek istemiş. Sonra yine bana bir şey söylemedi. 

    - Artık “Hayırdır” demeye başladın mı?

    Başladım ama asıl “Hayırdır” burada değildi. “Ultrasona alacağız, böyledir bunun prosedürü” dediler. Bu sırada eşim ve kızım yanımdaydı. Çıktıktan sonra Elize’ye Altan’ı sordum. Altan’a da kızıyorum, “Çocuk aç, nereye gitti” diye. Elize “Anne doktor babamı odasına aldı” dedi. Bundan da çok şüphelenmedim ama benimle mi ilgili diye düşündüm. Altan bunu bir gün boyunca bana söylemedi. Sordum “Niçin seni odaya aldılar” diye. O da “Benim değerlerimde bir şey vardı. Onun için doktor konuşmak istedi” dedi. Sonradan öğrendiğimde çok kızdım, çünkü bunu öğrenmek benim hakkımdı. Bilmek isterdim. 24 saat Altan bunu gizledi.

    ‘ÇOK AĞIR KEMOTERAPİ ALDIM’ 

    - Onun için belki daha fena olmuştur.

    Evet. Ertesi gün önemli bir toplantı esnasında “Doktorla randevumuz var, gitmemiz lazım” dedi. “Ne oluyor” derken “Sende bir şeyler çıkmış” dedi. O şekilde ilk Alp Tasan’a gittik. Fatih Aksoy bulmuştu o doktoru.  Onun da bu sakinliği çok güzel. O da mantıklı biridir. Hesaplar bir olaya girerken. Benden büyük tepki bekledi herhalde. Doktorumla da hemen programımı konuştuk. “Size hemen bir ameliyat gerekiyor. O kitleyi almamız lazım, memeyi almayacağız. Büyük ihtimalle kemoterapi göreceksiniz” dedi. Saçım, kirpiğim, kaşım dökülecekti. Her şeyi anlattı. 

    - O an ne hissettiniz?

    Hiçbir şey hissetmedim. O an hiç kimse değil sadece kızım umrumdaydı. Ne aile ne koca ne kardeş... Dik durmam gerekiyordu. İnsan, ölür müyüm acaba diyor ama bunu dramatik bir boyuta getirmedim. Hemen işlerimi hesapladım, Ayhan Hanım ne olacak diye düşündüm. 

    - Ne kadar sakince atlatmışsın o şoku...

    Yunanistan göçmeniyiz ve annemin rahatsız olduğu süreçte babaannemin yanında büyüdüm. “Düştün mü? Kalk üstünü silkele yola devam. Kimseye şikâyet etme” derdi.  Kansere karşılık verip savaşmanın kökleri de buradan geliyor sanırım. Çok gerçekçi bir şekilde hayatla yüzleşmek. Tedavi sürecinde çok ağır kemoterapi aldım. 2 ay hiç yataktan kalkmadan, tuvalete bile gidemeden, yemek yiyemeden geçti. O süreçte ağırlaşmayı hissettim. Artık elim ayağım, yüzüm şişti. Vücudunuz gitgide ödem toplamaya başlıyor. Basında da beni gördünüz. O durumlar benim gerçekten 3 basamak bile çıkmadığım durumlar. Kemoterapi ilacı bedenimde o kadar fazlaydı ki o dönemlerde şunu oynadım: Kızım için her akşam sofraya oturdum. O gelinceye kadar yattım, o geldiği anda ayağa kalkıp sanki bütün gün ayaktaymışım gibi evin içinde dolaştım; “Annem hasta, ölecek” duygusunu yaşatmamak için...

    - 17 çok kritik bir yaş.

    Hem de çok. Kızım da çok güçlü. 

    - O nasıl karşıladı?

    Hastalığı olgunlukla karşıladı. Elbette korkmuştur ama bana göstermedi. O kadar güzel bir kelime bulmuştu ki. “Bunu sen ve ben atlatacağız ve bunu unutacağız” diyordu. “Okuldaki arkadaşlarımla şu dönemde bir türlü anlaşamıyorum. Öyle saçma sapan kaygıları var ki ‘O çocuk bana bakmıyor, beni terk etti’ gibi. Aslında bu yaşlarda olması gereken bu ama benim annem kanser ve biz bununla mücadele ederken bu tip kaygılar bana saçma geliyor” dedi. O zaman anladım ki Elize çok ötelerde bir yerlerde yürüyor. 

    - Bir anda öyle denk geldi ki Nilüfer, Deniz Uğur... Cesaretle, ağlamadan, korkmadan bu süreç geçirilebiliyormuş. Hepimize uyandırma servisi, rol model oldun.

    Öğrendikten sonra bunu artıya çevirmem lazımdı. İnsanlara bir uyaran olmak istedim. Bir misyon almak istemedim ama yüklüyorlar. 

    - Kanser aktivisti olsan bu kadar faydalı olmazdı.

    Evet, bu kadar dikkat çekeceğini sanmıyorum. Bu tedavi sürecini yaşayanlara, bir aktrist de bunu yaşıyormuş diye göstermek istedim. 

    - Galiba sen de farkında değildin hepimiz gibi.

    LÖSEV’de uzun yıllardır çalışıyorum ve o çocukların sürecini biliyorum. Hepimizden çok daha ağır kemoterapi görüyorlar. Dolayısıyla o anlamda bir duygusal yakınlığım vardı ve fiziksel olarak onların o sürecini çok rahat hesaplayabiliyordum. Başıma geleceklerin çok farkındaydım. 

    - Biri karşıma geçip bunu söylese aklıma ilk gelecek soru “Saçımı kesecekler mi” olurdu. Bunlara çok büyük anlam yüklüyoruz ve hastalıkla nasıl yaşanır bilmiyoruz. Saçını kesmen çok büyük bir adımdı ve bunu korkmadan herkesle paylaşman toplum için çok yeni şeyler. Bunları kendini iyi hissetmek için mi yaptın yoksa cesaretini kanıtlamak için mi?

    Cerrahım ameliyat sonrası geldi, yatağıma oturdu ve elimi tuttu. Saçlarımı da toplamıştım. Dedi ki “Saçlarını kaybedeceksin, biliyor musun?” Bildiğimi söyledim. “Bu sürece hazır mısın” dedi. “Evet” dedim. Sonra “Çok olgunlukla karşıladın” dedi. 

    - Ben önce ağlardım.

    Yok vallahi ağlamadım. Bununla övünmüyorum. Kişiliğim ve yetiştirilme tarzım bu. Şikâyet etmek değil hedefe odaklanmak. Hedefim de hastalığı yenmekti. Yine söylüyorum, gittiği yere kadar. Bunun için şımarıklık etmeye, insanlara eziyet etmeye gerek yok. Bu benim sorunumdu, İsterlerse bana yardım edebilirlerdi. Pek çok insan sevgisiyle, ilacımı getirmek gibi şeylerle destek oldu. Alternatif tıpla ilgili şeyleri taşımakla geçti 9 ayları. Çok teşekkür ediyorum ama yardım etmeselerdi de ben bunu sadece doktorumla çözebilirdim.

    ‘KENDİMİ DÜŞÜNMEM GEREKTİĞİNİ ÖĞRENDİM’ 

    - 9 ay doğum süreci gibi değil mi?

    Evet. O gün rahme düşen çocuklar bugün doğdular. 

    - Başkalaştın mı?

    Evet. Kendimi zaten severim ama daha çok sevmeye başladım. Kendime bakıp “Aferin sana Vahide” diyorum. Kendimi düşünmem gerektiğini öğrendim. 

    - Bir yıl önce buraya geldiğimde Ayhan Hanım filminde acıklı sahneler çekiliyordu. Kaderin bir oyunu sanki. Bunu düşündün mü?

    Düşünmedim. İşime yaramazdı. Kötü bir şey düşünerek zaman kaybetmedim. Hayatıma normal şekilde, dayanabildiğim ölçüde devam ettim. Öğrencilerimle derse girdim, seminerlerim oldu. Ta ki “İki basamağı çıkamıyorum çocuklar” diyene kadar. 

    - Kemoterapinin etkisiyle kanserin etkisini çok karıştırıyoruz.

    Başlangıçta böyle bir durum yoktu, gayet sağlıklıydım. Bir doktorum tedavi sürecinde “Bunu bir tünel olarak düşün. Bunun bir sonu var. Bu tünele gireceksin ve bu tünelde çeşitli aynalar var. Şekilden şekile gireceksin. Bakacaksın ‘Bu ben değilim’ diyeceksin. Tedavi olmuş olarak ve sen olarak çıkacaksın” dedi. Kemoterapinin bittiği gün “Tekrar ben oldum” dedim.

    'FİLM İÇİN BENİ 9 AY HACİZLER İÇİNDE BEKLEDİLER'

    - Kemoterapinin zor günlerinde, ölmek insana daha kolay geliyor mu?

    Asla. Hiç aklıma ölüm getirmedim. 

    - Bu aslında bir kazanç, insanın çok güçlü çıkması gereken bir deneyim galiba.

    Galiba. Bu film için bile bir şans. Biz grup olarak Levent, Barış ve diğer arkadaşlarım kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Birbirimizi Ayhan Hanım’da bulduk ve bence Türkiye’de bir ilk yaratacak. Herkesin koltuğa yapışacağı bir film oluyor. Bu insanlar borç içindeler. 

    - Hikâyeyi yakından biliyorum. Set bir yıl seni bekledi ve kaldığın yerden devam ediyorsun. Belki bu da hayatın sana bir ödülü. Sete bu psikolojiyi bire bir yaşamış biri olarak ve daha sağlam bir oyunculukla gidiyorsun.

    O biraz bencilce bir bakış olur. Ayhan Hanım’ı yapmak zaten bir onur. Bir yandan da öyle kadim dostlarım oldu ki... Levent, Barış beni 9 ay borç harç içindeyken, hacizlerle birlikte beklediler. Almanya’dan Levent sürekli “Seni seviyorum” diye mesaj atıyordu. Benim için ölünceye kadar çok özel bir şey. Birbirimizi toprağa vereceğiz. 

    - Bir seti 9 ay bekletmek herkesin yapabileceği türden hareket değil...

    Evet. Öyle bir şey yarattık ki... Ben tedavi mücadelesi verirken Almanya’da Levent ve Barış filmin mücadelesini verdiler. Her iki taraf da şartlar ne olursa olsun olumsuz bir şey düşünmedi. Levent “Önemli olan sağlığın” dedi hep. Filmi bensiz bitirebilirdi. Bunu ancak ailem yapabilirdi. 

    - Gelecek sezona Private Practice dizisinin bir uyarlaması da olacak galiba?

    Evet ama ben yerli versiyonu daha çok beğeniyorum. 

    - Gelecek yıla plan yapıyorsun. Ne kadar büyük bir lüksmüş, öyle değil mi?

    Evet. Hayat güzel. Çok bildik laf ama kıymetini bilmek lazım.

    'SANAT HER ZAMAN KAZANIR'

    - Şehir tiyatroları krizi konusunda ne düşünüyorsun? Sen tiyatronun televizyona kazandırdığı isimlerdensin.

    Bu değişimlere direneceklerini düşünüyorum. Sanat her zaman direnmiştir ve devrimcidir. Yenilenmek güzel şeydir ama işe devletin politikası girdiğinde o iş zaten sanat olmaktan çıkıyor. Yenilenelim ama biz sanatçılarla birlikte oluşturulsun. Belediye başkanı, vali... Bunlarla olacak iş değil. Sanat her zaman kazanır. Sanat anarşisttir

    MUTLU SON

    - 9 ay çok uzun bir süreç. İyi haberler nasıl gelmeye başladı? Her kemoterpiden sonra kontroller mi yapılıyor?

    11 Temmuz’da genel bir kontrolüm var ama her kemoterapi öncesi zaten kan değerlerinizi ölçüyorlar. Değerlerim her zaman çok iyiydi. Doktorum ne dediyse yaptım. Et yemeyen biriydim. O dediği için yedim. Tuzlu yeme dedi, yemedim. Çünkü kortizon da veriyorlardı. 

    - İlk iyi haber ne zaman geldi?

    Kemoterapinin ağırlaştığı dönemlerde doktorum “Sanırım sen bunu atlatacaksın, çünkü değerlerin hep yüksek” dedi.

     
Rahşan Gülşan'dan Yeni Vahide Görüm Röportajı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Vahide Gördüm Kanseri Yendi mi?

    Vahide Gördüm Kanseri Yendi mi?

    Meme kanseri tedavisini sürdüren Vahide Gördüm'den sevenlerini mutlu edecek güzel haber geldi. Ünlü oyuncu önceki gün eşi Altan Gördüm'le birlikte sağlık kontrollerini yaptırdığı Gayrettepe'deki bir hastaneden çıkarken objektiflere takıldı. HER ŞEY YOLUNDA Zorlu bir tedavi sürecinden geçen oyuncu, sağlık durumu hakkındaki soruları cevapladı. Eşi Altan Gördüm'ün de eşlik ettiği Gördüm,...
  2. Vahide Gördüm Yeni Dizisi

    Vahide Gördüm Yeni Dizisi

    Vahide Gördüm Yeni Dizisi hangi dizi acaba Vahide Gördüm hangi dizide oynayacak merak ettim
  3. Vahide Gördüm den Yeni Bir Dizi Haberi....

    Vahide Gördüm den Yeni Bir Dizi Haberi....

    Vahide Gördüm Vahide Gördüm Yeni Dizi Vahide Gördüm Adını Feriha Koydum Dizisinden tedavi amaçlı ayrılmıştı biliyoruz ki...Adını Feriha Koydum Dizisinin Son bölümde oynayacağını söyleyen Vahide Gördüm şimdide yeni dizi için kolları sıvamış....Ona geçmiş olsun ve yeni dizide ki işinde başarılar diliyoruz.... Yeni Dizimde Dram Yok Vahide Gördüm, kanseri yendiğini söyleyip yeni projesini...
  4. Yeni Hürrem Vahide Gördüm mü Olacak?

    Yeni Hürrem Vahide Gördüm mü Olacak?

    yeni hürrem sultan hürrem sultan muhteşem yüzyıl haberleri Sevgili melekler, Muhteşem Yüzyıl'daki Hürrem kriziyle ilgili olarak yeni bir iddia ortaya atıldı. Meryem Uzerli'nin diziden ayrılmasından sonra ortaya atılan iddiaya göre yeni sezonda Hürrem Sultan rolünü ünlü oyuncu Vahide Gördüm canlandıracak. Öyle görülüyor ki iddiaların ardı arkası kesilmeyecek ve gerçeği ancak dizinin yeni...
  5. İşte Yeni Hürrem Sultan Vahide Gördüm Resimleri!

    İşte Yeni Hürrem Sultan Vahide Gördüm Resimleri!

    yeni hürrem sultan vahide gördüm yeni hürremin resimleri Sevgili melekler, bu gece Muhteşem Yüzyıl dizisi sezon finali ile ekranlara gelecek. Bu gecenin en önemli özelliği ise yeni Hürrem Sultan olarak diziye giren Vahide Gördüm'ün, izleyicinin ilk kez karşısına çıkacak olması. İşte bu gece Hürrem olarak izleyeceğimiz Vahide Gördüm'ün ilk resimleri...

Sayfayı Paylaş