gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.367
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

    reptik ülser tanı ve tedavisi

    Konu, 'Hastalıklar ve Tedavileri' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    sarımsak mideye zararlımı bal mideyi ağrıtırmı ülser tanısı ülser iyileşirmi balın mideye zararı PEPTİK ÜLSER Ülserler sindirim sistemi kanalı boyunca mukoza adı verilen iç tabakada yer alan yarıklardır. Diğer yaralardan farklı olarak iyileşmesi uzun sürer. Oniki parmak bağırsağı ve midede görülen bir rahatsızlık olan peptik ülserler en sık görülen ülser çeşididir. Peptik ülser mide ya da oniki parmak barsağının (mideden sonra gelen ilk kısım) asidik salgılarla tahriş olması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Bu bölgede görülme sıklığı yüzde 98 gibi çok yüksek dir değerdir. Bu hastalık yalnız mide ya da yalnız oniki parmak barsağında görülebileceği gibi her ikisinde de görülebilir.

    KİMLERDE GÖRÜLÜR?
    Bazen genç yetişkin insanlarda görülse de sıklıkla orta yaş ve üstü kişilerde ortaya çıkan, iyileşse bile tekrarlayan tipte bir rahatsızlıktır. Başlama nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, aylar süren bir hastalık döneminden sonra iyileşir. Hasta iyileşse de peptik ülser olmaya yatkındır. A.B.D' de erkeklerin yüzde 2.5' inde, kadınların yüzde 1.5'inde peptik ülser vardır. Hem erkekte hem kadına toplam görülme riski yüzde 10'dur.

    PEPTİK ÜLSER NASIL ORTAYA ÇIKAR? NEDENLERİ?
    Midenin iç kısmında mukoza adında bir tabaka bulunur. Bu tabakadan asit ve pepsin enzimi salgılanır. Bu salgı aşırı miktarda olduğunda koruyucu faktörler bunu engellemeye yetmez. Mide ve oniki parmak barsağında yara oluşturur. Bu durumda ülser oluşumuna neden olur. Ülserli kişilerde mide asit salgısı birkaç kat artabilir.
    İkinci bir neden ise H.pylori adındaki bakterinin enfeksiyon meydana getirmesidir. Bu enfeksiyon peptik ülserli hastaların yüzde 70-80'inde bulunmaktadır. Bu durum ortaya çıktığında antibiyotiklerle tedavi edilmezse hayat boyu görülebilir. Çünkü bu bakteriler yapısında bulunan sindirici enzimler (parçalayıcı bir yapı) ve fiziksel yetenekleriyle midenin mukoza bariyerini eritirler. Bunun sonucunda da midede bulunan güçlü asit yapısındaki sindirici sıvılar bu mukoza tabakasının altında bulunan örtü tabakasının hücrelerini sindirir. Daha ağır durumlarda bunun altındaki dokularda da hasar meydana gelebilir. Sonuçta peptik ülser oluşur.
    Bunların dışında da bazı nedenler de ülser oluşmasına sebeb olabilir. Tek başlarına ya da yukarıdaki nedenlerle birlikte ülsere neden olurlar. Sigara kullanmak, kan akımını engeller. Böylece iyileşme gecikir. Ayrıca midenin asidik salgı yapan bezlerini uyararak salgı yapmasına neden olur. Aspirin mide mukoza tabakasına zarar verir. Ayrıca alkol kullanımı doğrudan olmasa da alkole bağlı siroz hastalığı sonucu peptik ülser gelişebilir. Yüksek dozda kortikosteroid kullanımı ve stres de ülser oluşumunda rol oynar.

    PEPTİK ÜLSERİN BELİRTİLERİ
    Bir çok peptik ülserli hastada midede yanma ve ağrı oluşmaktadır. Az sayıdaki bir hastada ise kanama görülebilir. Bu ağrı gündüz veya gece vakitlerinde yemekten sonra 2 saat içinde daha da şiddetlenir. Yiyecek ya da asidin etkisini azaltıcı olan maddeler ağrıyı azaltır. Şu belirtiler de ülserin habercisi olabilir:
    • Bulantı ve bununla birlikte kusma görülür,
    • Ülserlilerde kilo kaybı dikkat çekicidir,
    • Şişkinlik ve geğirme gibi durumlar ortaya çıkar,
    • Hastaların üçte birinde kanama görülebilir. Hayati tehlikeye yol açabilecek kadar şiddetli olabilir,
    • Daha az sayıdaki hastada ise perforasyon görülebilir (A.B.D de bu hastalıktan ölen üç bin kişideki ölüm nedeni budur).
    PEPTİK ÜLSERİN TEDAVİSİ
    Ülserin nedeninin enfeksiyona bağlı olduğu ortaya çıktıktan sonra tedavi anlayışı büyük oranda değişmiştir. Tedavide kullanılan yöntemlerden biri enfeksiyona neden olan bakterilerin öldürülmesi için antibiyotik kullanılmasıdır. Bir diğeri de midenin asit salgısını azaltacak ilaçlar kullanılmasıdır (histaminin uyarıcı etkisini engelleyen ilaçlar). Bu ilaçlarla mide salgısı yüzde 70-80 oranında azaltılmaktadır.
    Diğer bir tedavi şekli ise tüm asit ve pepsin salgısını engellemek için bu salgıyı uyaran sinirin (vagus siniri) kesilmesidir. Bundan sonra hasta bir hafta içinde tedavi edilir fakat aylar sonra mide salgısı eski düzeyine gelir ve ülser tekrarlar. Bu tedavilerden sonra gayet iyi sonuçlar alınabilir fakat ülserin çok ağır olduğu bazı durumlarda (ülser sonucu ani kanamalarda) cerrahi tedavi yapılması gerekir.
    Peptik ülserler kronik ve tekrarlayıcıdır. Hayatı kısaltmaktan çok hayatın kalitesini azaltır. Tedavi edilemeyen bir ülserin iyileşmesi 10- 15 yıl kadar sürer.

    PEPTİK ÜLSERDEN KORUNMAK İÇİN
    • Alkol ve sigara kullanmayın,
    • Süt gibi mide asidini arttıran, kahve,kola gibi mideye zarar veren kafeinli içeceklerden uzak durun,
    • Stres ülsere yol açan bir durumdur. Stresten uzak sakin bir yaşam sürmeye çalışın,
    • Bal yemenizin ülserin iyileşmesine çok faydası vardır. Büyük oranda iyileşme sağlar. Ağrı ve yanma şikayetlerini yok eder,
    • Aspirin asidik yapıda olduğundan ülserli kişilerde rahatsızlığa yol açabilir,
    • Midenizin çok boş kalmasına müsade etmeyin. Az ama sık yiyin,
    • Aniden mideniz ağrıdığında bir bardak ılık su içip rahat bir şekilde oturun,
    • Sindirimi zor olan özellikle çiğ besinlerden uzak durmak gerekir. Özellikle soğan ve sarımsak mideye zarar verir ve bu yüzden ülser hastalarına tavsiye edilmez.

    ALINTI


     
reptik ülser tanı ve tedavisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. katarakt tanı ve tedavisi

    katarakt tanı ve tedavisi

    göz merceği markaları KATARAKT Göze gelen ışınları kırarak, ağ tabakaya düşüren ve görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlayan yapıya göz merceği denir. Bu merceğin iki yüzü de dışa doğrudur. Esnek bir yapıda olduğundan çapı değişebilir ve böylece yakına ya da uzağa bakarken, kendi çapını ayarlayarak görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlar. Lens de denen bu mercek saydam bir yapıdadır....
  2. BRONŞİT: tanı ve tedavisi

    BRONŞİT: tanı ve tedavisi

    bronşit başlangıcı bronşit başlangıcı ve tedavisi bebeklerde tedavisi bebeklerde nasıl geçer BRONŞİT Nefes aldığımızda, hava; burundan soluk borusuna oradan da akciğerlere geçer. Soluk borusu, akciğerlere giden iki kola ayrılır. Bu kolların her birine bronş denir. Bu bronşların, çeşitli sebeplere bağlı olarak iltihaplanmasına bronşit denir. Bronşit, akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır....
  3. İNME: tanı ve tedavisi

    İNME: tanı ve tedavisi

    İnme Beyni besleyen damarların tıkanması sonucu ortaya çıkan tabloya inme denir. Meydana gelen hasar kalıcı olabilir, ki bu durumda kişi artık kalıcı olarak felç olup kolunu kullanamayabilir, yürüyemeyebilir veya konuşması bozulabilir. Geçici bir hasar oluşursa zaman içinde iyileşir, hasta eski haline döner. İnme geçirdikten sonra ne kadar erken müdahale edilirse kalıcı hasar oluşma...
  4. Alzeimer tanı ve tedavisi

    Alzeimer tanı ve tedavisi

    Alzheimer, normal yaşlanmanın bir parçası değil. İleri yaşlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir durum olduğu da doğru değil. Alzheimer, hastalığı beyni hafıza ile ilgili bölümlerinde en belirgin olmak üzere yaygın olarak etkileyen bir hastalıktır. Temel bulgu hafıza kaybıdır. Ayrıca duygu, düşünce, davranış, konuşma, el becerisi vb. değişik derecelerde etkilenir. Hastalık sinsi...
  5. Bursİt tanı ve tedavisi

    Bursİt tanı ve tedavisi

    bursit tedavisi bursit hastalığı dirsek bursiti dirsekte şişme dirsek şişmesi BURSİT Tanım: Bazı mesleklerde özellikle sık rastlanan bursit, eklem bölgelerinde ağrılı şişlikler olarak görülür. Erken tanıyla tedavisi kolaydır. Bursa, bir eklemi ya da kemiği kaplayan yumuşak dokunun üzerinde oluşan içi sıvı dolu bir keseciktir. Bursit ise bu keselerden birinin iltihaplanmasıdır. Sık...

Sayfayı Paylaş