gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    Reşat Nuri Güntekin-Akşam Güneşi

    Konu, 'Kitap Kurdu' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    ROMANIN ÖZETİ: Necati küçük yaşta annesini ve babasını kaybedene kadar ailesiyle birlikte Büyükada’da yaşar. Amcası onu İstanbul’a yanına alır ve büyütür. Amcasının iki kızı vardır. Necati orta okulu bitirdikten sonra askeri okula girer. Buradan mezun olduktan sonra amcasının yardımıyla Fransa’ya askeri akademiye girer. Fransa’da gönlünü epeyce eğlendirir. Buradan mezun olduktan sonra İstanbul’a döner. İstanbul’dan Şam’a tayini çıkar. Şam’da sıkıcı iki yıl geçirdikten sonra Bulgaristan’a tayini çıkar. Bu göreve gitmeden önce bir aylığına izin alır. Amcasının yanına gider. Burada amcasının büyük kızı, kocası ile sorunları yüzünden kendisini vurur ve felç olur. Kızıyla birlikte babasının yanına taşınırlar. Bu tatil sırasında Necati gönlünü komşu kızı Zehra’ya kaptırır ve kendisini beklemesini söyler.
    Necati Bulgaristan’a giderken bir Türk çetesi treni durdurur. Necati’nin subay olduğunu anlarlar ve çeteye dahil ederler. Bu Türk çetesi Rum çeteleri ile çatışmalara girerler. Bir çatışmada Necati ağır yaralanır ve yolunu kaybeder. Dört gün gibi bir süre terk edimiş değirmende kalır. Birisi onu bu yerde bulur ve bir hastahaneye götürür. Değirmende kalırken çok kan kaybeder ve yarası mikrop kapar. Doktorlar, Necati’ye bundan sonraki yaşamında heyecan yaşamamasını, eğer çok heyecanlanırsa öleceğini söyler. İyileştikten sonra hastahaneden ayrılır ve İstanbul’a amcasının yanına döner. İstanbul’a gidince durumu Zehra’ya açıklar ve ondan ayrılır. Necati’nin amcası görev sırasında ölmüştür ve yeni haberi olur. Nilgün, Necati ile ilgilenir ve ona bakar. Bir süre sonra Nilgün, Necati ile evlenir. Hastalığından dolayı düzenli bir hayat sürmek için babasından miras kalan Büyükada’daki çiftliğe yerleşir. Bir süre sonra Leyla çifliğe ziyarete gelir. Leyla büyümüş ve genç bir kız olmuştur. Necati ve Leyla çiftlikte gezerler, ata binerler, beraber dolaşırlar. Bu sırada birbirlerine bağlanırlar. Ve bir gün baloda Leyla ile dans ederken aşırı heyecanlanır ve ölür.

    ROMANIN ANA DÜŞÜNCESİ:

    Hayat herzaman umduğumuz gibi gitmeyebilir, fakat değişikliklere kendimizi hazırlamalıyız.

    4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
    NECATİ; gençliğini dolu dolu yaşamış, istegiği herşeyi yapmıştır. Geçirdiği hastalıktan dolayı eski hareketliliği kalmamıştır.
    LEYLA; sevecen, çok güzel bir kızdır. Gönlünü genç yaşta Necati’ye kaptırır.
    NİLGÜN; yardımsever ve iyi kalpli bir kızdır. Necati’ye çoçukluğundan beri aşıktır, fakat bunu söyliyemez.

    ROMAN HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
    Olaylar başlangışta akıcıdır, fakat sonlara doğru okuyucuyu fazla etkileyememiştir. Eserde yabancı tamlamalar kullanılmasına rağmaen, anlaşılır bir dille yazılmıştır.

    ROMANIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
    İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1912). Bursa’ da başladığı (1913) öğretmenlik hayatına çeşitli okullarda devam etti. Milli Eğitim müfettişi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür Ateşesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiği Londra’ da öldü. İstanbul’ da Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü.

    ROMANLARI;
    Gizli El(1922),Çalıkuşu(1922),Damga(1924),DudaktanKalbe( 1925),Akşam Güneşi (1926),Bir Kadın Düşmanı (1927),Yeşil Gece (1928),Acımak (1928),Yaprak Dökümü (1930),Kızılcık Dalları (1932),Gökyüzü (1935),Eski Hastalık (1938),AteşGecesi (1942),Değirmen (1944),Miskinler Tekkesi (1946),HarabelerinÇiçeği (1953),Kavak Yelleri (1950),Son Sığınak (1961),KanDavası (1955).

    HİKAYE KİTAPLARI;
    Tanrı Misafiri (1927),Sönmüş Yıldızlar (1927),Leyla ile Mecnun (1928),Olağan İşler (1930).

     
Reşat Nuri Güntekin-Akşam Güneşi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Reşat Nuri Güntekin

    Reşat Nuri Güntekin

    25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1912). Bursa’ da başladığı (1913) öğretmenlik hayatına çeşitli okullarda devam etti. Milli Eğitim müfettişi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür Ateşesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiği Londra’ da öldü. İstanbul’ da Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü. Yazı...
  2. Akşam

    Akşam

    Sabah görmenin zıddı ile tabir edilir. Ortalığa akşam karanlığının çökmesi sıkıntı ve kasvete, Akşam (yatsı) vakti yalan söylemeye, hile yapmaya, anarşi çıkarmaya, sonu belli olmayan bir iş yapmaya delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Karanlık, Sabah.)Rüyada akşam olduğunu gören bir kimsenin hayatında bir değişiklik olacağı, bulunduğu yerden uzaklaşarak yeni bir kente ve hatta memlekete...
  3. Ferdi Tayfur- Akşam güneşi

    Ferdi Tayfur- Akşam güneşi

    Dünya mı karanlık Yoksa ben mi görmüyorum Yaşamak azap oldu Sürünüyor Ölmüyorum (2x) Akşam güneşi aşıyor Yine dertlerim başlıyor Ufuktaki kızıl gurup (2x) Yüreğimi ateşliyor Dertli çalma garip sazım Bugün yaralarım azgın Yıllar yılı gam çekerim Yorgun gönlüm bitik ezgin (2x) Akşam güneşi aşıyor Yine dertlerim başlıyor Ufuktaki kızıl gurup Yüreğimi ateşliyor (2x)
  4. Kahraman Nuri

    Kahraman Nuri

    ah bu çocuklar benim olsa ve eve böyle gelse naparım acaba? Nuri okuldan eve bir gözü mosmor dönmüştü. Annesi çıkıştı: "Aşk olsun yine mi dövüştün okulda? "Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim." "Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?" Nuri gayet sakin; " Ben! "
  5. Akşam Güneşi Romanını Bilen Var mı ?

    Akşam Güneşi Romanını Bilen Var mı ?

    Selam, bir araştırma ödevim var ve akşam güneşi romanı hakkında sizlerden bilgi istiyorum, yardımcı olursanız çok sevinirim.

Sayfayı Paylaş