gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.181
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    Ruhlar Alemi Ve Hipnoterapi

    Konu, 'Hipnoz' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    ruhlar alemi varmı ruhlar alemi varmıdır video Hipnoz durumunda geçmiş kolaylıkla tekrar yaşanır. Regresyon tekniği ile geçmişte soruna neden olan olayları canlandırtıp yeni düzenlemeler ve iyileştirmeler yaparız. Bu geçmiş bazen geçmiş hayatlarda olabilir.
    Gerçekten geçmiş yaşam var mı? Bunu söyleyecek durumda değilim. Ama en azından bilinçaltında böyle bir kavram var. Geçmiş yaşamlarını yaşamış on binlerce hipnoz öyküsü kitaplarda mevcut. Fiziksel beden ölmesine rağmen bilinç enerjisi yaşamını sürdürebiliyor mu? Bu olgular bu olasılığın göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Ölümü yaşayan ve sonra tıbbi müdahale ile tekrar yaşama döndürülen 11 milyon insanın anlattıkları birbirine yakın gözlemler. Bunların bilimsel ispatını yapmak benim işim değil. Ama analitik tedavi sırasında bazen sorunun kökü geçmiş yaşamlardan taşınan bilinçaltı parçalarda karşımıza çıkabiliyor. Bizzat ben bu şekilde birkaç olaya şahit oldum.

    Bu konuda yazılmış değişik kitaplarda şöyle örnekler var.
    Geçmiş yaşamda suda ölerek ölmüş bir kişi bu yaşamda sudan korkuyor. Kafası ezilerek ölmüş bir kişi bu yaşamında sürekli baş ağrısı çekebiliyor. İç organları vahşi hayvanlar tarafından parçalanmış bir kişi bu yaşamında pankreas yetmezliğine bağlı şeker hastası olabiliyor ve bu olay çözümlendikten sonra şeker hastalığı sona eriyor. Ailesinden kopamayan bir kişide ölmüş kardeşinin bilinç parçası karşımıza çıkıyor “ ve ben gidersem annem babam çok üzülebilir” diye konuşabiliyor. Geçmiş yaşamında diri diri gömülmüş bir kadının ruh parçası bu yaşmadaki kişide anlamsız düzeydeki ölüm korkusunun nedeni olabiliyor.

    ( kaynak: Healing Lost Souls.William J. Baldwin Ph. D. Hampton Roads Pub. Co 2003)

    Çoğul kişilik hastalığı olan bazı kişilerde kişiliklerden bazıları geçmiş yaşama ait olabiliyor. Geçmiş yaşam kişilikleri bilinçaltında sessiz olarak bekleyebiliyor. Ama hipnozda bu anılar tekrar ortaya çıkıyor. Geçmiş yaşamda çekilen acılar, alışkanlıklar, hastalıklar, duygusal sorunlar bu yaşama aynen taşınabiliyor. Yaşamlar arası dünyada ( astral alem) hipnoz deneyimi yaşayan insanlar birbirinden habersiz hep benzer ritüelleri ve geçişleri aktarabiliyor. ( Life Between Lives, Micheal Newton)

    Başka yaşamlardan bu yaşama geçiş farklı şekillerde bilinçaltında kendini gösterebiliyor. İnanca ve yaşanan öykülere göre öldükten sonra bedeni terk eden ruh Işık denen bir dünyaya doğru yönlenir. Bunu öteki dünya diye niteleyebiliriz. Ama şu ya da bu nedenle bazı ruhlar bu çekimi yaşamaz ve bu dünyada kalır. Ve yaşayan fiziksel bir bedene parazit bir ruh olarak dahil olur. Ve ev sahibi bedeni kendi davranış, semptom ya da durumlarıyla etkileyebilir.

    Bu alanda çalışma yapanların verdikleri örneklere göre, geçmiş yaşamdaki çekilmiş acılar bu yaşamda ölümcül hastalıklara kadar giden durumlara neden olabiliyor. Geçmiş yaşamdan bulaşmış kişilikler bu yaşamdaki ilişkileri etkileyebiliyor. Ruhun ay da bilincin parçalanması ve bir kısmının kaybedilmesi depresyon, dikkat bozukluğu hafıza zayıflığı, yorgunluk nedeni olabiliyor. Davranışlar, inançlar, korkular, duygusal çalkantılar, kötü alışkanlıklar ve davranışlar bu etkileşimler sonucu birden ortaya çıkabiliyor.

    Bir kaza, organ takılması, hastalık, cerrahi müdahale, yakın birinin ölümü sonucu birden ortaya çıkan bu değişimler yeni bir ruhsal varlığın o fiziksel bedene dahil olduğunun belirtisi olabiliyor. İnsan dışı varlıklara ait bilinçaltı enerjilerinin bedene dahil olması ( yani halk deyimiyle şeytan ya da cin girmesi) kendini kızgınlık, öfke krizi, aşırı şiddet ve cinnet geçirme şeklinde belli edebilir.

    Ruh seansları sırasında medyumun başka bir ruhla iletişim kurması istemli olarak bu ruhu geçici sahiplenme örneği olarak kabul ediliyor. Fakat fırsatçı bir ruh bedenden tekrar çıkmayabilir.

    Yaşayan fiziksel bir varlığın boşta gezen bir ruh tarafından işgal edilmesi inancı tarihin her döneminde karşımıza çıkar. Hatta törenlerle ruh çıkarma seansları düzenlenir. Şaman geleneğimizde de bu ayinler vardır. ( Merak edenler Şamanlarla ilgili linki okuyabilirsiniz. (Pentagram Ritüeli)

    Tabiki bugünkü pozitivist anlayışlı bilimsel araştırma ve kanıta dayalı yöntemlerle insan ölümünden sonra neler olduğunu ortaya dökebilen bilimsel kanıtlar yoktur. İnsan deneyiminin ve inancının bir ölçüsü olmadığı sürece ruh kavramı bilimsel kabul edilmeyecektir. Ama kişisel olarak deneyimlenenler de o kişinin gerçeğidir. ( Bilimsellik kavramı da tanıma göre değişen bir kavramdır. Hele ticari dünyada bu kavram çok esnetilmekte ve çıkara hizmet edecek şekilde kullanılmaktadır. Tıpta da aslında bir çok tedavi yöntemi insanların kendi üzerlerindeki gözlemine dayanır. Ağrıyı ölçen bir alet henüz yapılmamıştır ama eczane rafları ağrı kesicilerle doludur. Depresyonu ölçen bir cihaz yoktur ama Dünya’da en çok satılan ilaçlar antidepressanlardır.) Kaldı ki bu tip aktarımları yapan insanlar hiç bilmedikleri, gitmedikleri yerleri en ayrıntılı şekilde tarif edebilmektedirler. Ülkemizde özellikle İskenderun-Hatay Bölgesinde şaşırtıcı geçmiş yaşam deneyimleri TV dizilerine konu olmuştur. Bu olaylara açıklama getirebilmek için öncelikle “bilinç nedir ?” sorusu yanıtlanmalıdır. Bilinc “insan bedeninde oluşan biyokimyasal bir olay mıdır yoksa “farklı boyutları olan bir enerjimidir”?

    Benim açımdan önemli olan tedaviye aldığım bilinçaltının gerçeğidir. Ben bu yaşamın sorunlarını bu yaşamda aramayı ve çözmeyi yeğlerim. Ama hiçbir zaman bilinçaltını bu açıdan yönlendirmem. Yani bir sorunun kaynağını ararken bilinçaltına sadece bu yaşamdaki olaya git gibi bir yönlendirme yapmam. Bu regresyon etiğine uygun değildir. Ama aksi de etik değildir. Yani bir kişiye baştan senin sorunların geçmiş yaşama dayanıyor, ya da senin içinde ikinci bir ruh olabilir bu ruhu çıkarmamız lazım “diyerek koşullayıp hipnozdayken de şimdi bu ruh konuşsun ya da şimdi geçmiş yaşama git gibi yönlendirmeler yapmak son derece sakıncalıdır ve etik değildir. Bilinçaltı hipnozda telkinlere açıktır ve sizin isteğinizi yerine getirmek için çabalar. İşe yaramayacak bir takım yeni sorunları ve şaşkınlığı o kişiye yüklemeye hiçbir şekilde hakkımız yoktur. Ama tedavi sırasında kendiliğinden karşımıza çıkacak durumlarla nasıl baş edilmesi gerektiğini de bilmek zorundayız. Analitik hipnoterapi yapmaya soyunan her tıp mensubu bu konuyu halletme konusunda deneyimli ve bilgili olmak zorundadır. “Ben buna inanmıyorum, sen uyduruyorsun” vs gibi suçlamalarla tedaviyi eksik bırakmak o kişiyi daha çok yaralar. Farklı çareler arayan, bu farklılığa inanmış insanlara onların inancı yönünde yardım etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir kişi gerçekten bu enerji değişimlerini yaşayarak iyileşecekse “ ben bu saçmalıklara inanmıyorum “ diyerek bu kişiyi daha iyi bir yaşama ulaştırmamak ne kadar doğrudur?

    Kaldı ki yaşanmış olan olayların çoğunda kişiler tedavi öncesi asla böyle şeylere inanç yatkınlığı olan kişiler değildir ve çoğu tedaviden sonra büyük şaşkınlık geçirmektedir. Hastalarımda ben de aynı durumları gözlemledim.

    Analitik hipnoterapiyle uğraşan herkes birgün bu tip bir olayla karşı karşıya gelmeye hazır olmalıdır.(forumtempo)

     
Ruhlar Alemi Ve Hipnoterapi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Alem

    Alem

    Minare ve bayrak direklerinin tepesindeki hilal,lale vb. şekildeki tepeciği görmek devlet başkanı ile tabir edilir. Bakırdan alem zulüm ve haksızlığa uğramaya, Altın veya gümüşten alem halkın başkanına hayırhah olmasına, Ağaçtan alem devlet başkanının ssöz ve fiillerinde sebatsız, gaddar ve yalancı olmasına delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Minare )Rüyasında bir cami alemi gören kimsenin büyük...
  2. Kadın Hastalıklarında Hipnoz Ve Hipnoterapi

    Kadın Hastalıklarında Hipnoz Ve Hipnoterapi

    Kadınlarda uzun süreli hastalıklara yol açan birçok bozukluk analitik hipnoterapi ile tedavi edilebilir. Bu hastalıklardan bazıları şunlardır; Sürekli, nedeni açıklanamıyan kasık ağrıları Adet sancıları Adet düzensizlikleri Hormonal dengesizlikler ve adet öncesi gerginlikleri.. Kısırlık ( nedeni tam açıklanamamış kısırlıklar).. Tekrarlayan düşükler Kanserler Kadında jinekolojik hastalıklara...
  3. Taşlar ve Ruh hallerimiz

    Taşlar ve Ruh hallerimiz

    jat taşı kuartz taşı Aşkı Çekmek Pembe Kuartz Rubi Pembe Kalsit Pembe Turmalin Negatifliği Salıvermek ve İlişkide Sorunlardan Kurtulmak Jat Karşı Cinste Popülerliği Artırmak Barit Turkuaz Onun Yanındayken Tedirginlik Yaşamamak Florit Özgüveni Artırmak/İlk Adımı Atabilmek Kantaşı Pirit Ayrılık Sonrası Depresyonu Aşmak Chrysocolla (Bakır Silikat) Yıldıztaş Dumanlı Kuartz Kıskançlığın...
  4. Diyabet ve ruh sağlığı

    Diyabet ve ruh sağlığı

    Diyabet hastalığı ömür boyu devam eden bir hastalık olduğu için hasta bu durumla yaşamaya alışmalıdır.Beslenmeye özen gösterilmeli,insüline özen gösterilmeli tabi bu durumda kendini toplumdan dışlanmış hissedebilir ve psikolojik olarak sıkıntılar başlayabilir.Bu durumda ne yapmalı; Diyabet ve ruh sağlığı Dünyada 100 milyondan fazla diyabetli vardır. Günümüzde milli takımlarda futbol...
  5. Sigara ve Ruh Sağlığınız

    Sigara ve Ruh Sağlığınız

    Sigara içmek hem erkekte hem kadında doğurganlık ve cinselliği azaltır. Bu erkek içicilerde sperm sayısının düşmesi, kadınlarda ise hormonal etkilerle ilişkilidir.Sigara içenlerde gebe kalmak için bir yıllık bir uğraş süresi, içmeyenlere göre üç kat daha fazladır. Gebelik sırasında içilen sigaranın hem anne karnındaki bebeğe, hem yeni doğana, hem de anneye zarar verdiğini biliyoruz. Sigara...

Sayfayı Paylaş