Saçını süpürge eden kadınlar

Konu, 'Kadınlar' kısmında MEÇHUL tarafından paylaşıldı.

  1. Merhaba Melişlerim, bir sitede gördüm biz kadınlar ile ilgili sıradışı bir yazı gibi geldi bana. Sizlerle paylaşmak istedim. Yazanın gerçekten ellerine Sağlık olsun :D


    Hani şu ünlü şiirde anlatılan kadın Ahmet Muhip Dıranas’ınne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla! Bizim komşu ablanın şiirdeki kadınla uzaktan yakından ilgisi yok. Ne balkonunda sarmaşıkları; ne rüzgarda açılan kısa etekleri var. Zaten onların dairesinde balkon da yoktu.

    Sıradanbildiğiniz bir kadındır
    Münevver Ablaşimdi nerdedir haberim yok. Ondan kalan en keskin aneanneme gelip ağladığı zamanlardır. “Saçımı süpürge ettimbu yaptıkları reva mı Allah’ım al şu canımıkurtar beni!”Münevver Abla’nın kocası alkolikti.

    Her akşam eve sarhoş gelirmutlaka kavga edecek ve bağıracak bir sebep bulurdu. Kadıncağızsırf çocuklar duymasın diye susaradam ne isterse yapargıkını çıkarmazdı. Yine de dayak yerdi.
    Aradan yıllar geçtiben büyüdümaşklarevlilikler yaşadım. Ara sıra aklıma düşer Münevver Abla. Anneme sordum bir günneden boşatmadınız elbirliğiyle diye; cevap sorundan daha acıydı. Kimsesi yokmuş Münevver Abla’nınmesleğiailesi yokmuş. Boşansa ne yapacakmış? Çocuklarla ortada kalır sefil olurmuş. İyi deo alkolik adam eve para getirmiyordu kizaten kadın bir şekilde bakıyordu çocuklarına. Meğer dantel yapıp satıyormuş o zamaneşe dosta örüyormuşgenç kızları olanlar hem acıdıklarındanhem kızlarının çeyizinde bulunsun diye alıyorlarmış.

    Demek kiMünevver Abla çaresiz değildi. Zaten çocuklarına o bakıyoryemek yapılacak erzak yine onun gözünün nurundan çıkıyordu. Pekineden yıllarca saçlarını süpürge etmeye devam etti?
    Eskiden böyle değildi diyor annem. Dul kadın olmak zor işmiş. Mahallede kimse dul kadın istemezmiş. Etraftan sarkanrahatsız eden olurmuş.

    Kadınlar mutsuz bile olsalar sırf adları dula çıkmasın başlarında bir erkek görüntüsü olsun diye ayrılamazlarmış. Sonra boşanınca baba evine gidilemezmişbaba tekrar kocaya yollarmış kızını. Toplum dul kadına kötü gözle bakardı diyor annem. Şimdi öyle değilmiş.

    Aslında değişen fazla bir şey yok. Sabah kadın programlarına göz atıncadevran dönmemiş de sadece şekil değiştirmiş gibi duruyor. Şimdi büyük şehirlerde devam eden bir çok evlilikdulluk damgası olmasa dayaşam kavgasına direnme güçsüzlüğünden yürüyor. Artık mor çatılar varsığınma evleri varçok canına tak eden gidip yardım alıyorfakat bu gerçekten çaresiz olanların baş kaldırışı. Çaresi olanistese eli ekmek tutan kadınlarımız hala saçlarını fırça yerine kullanmaya razı oluyor.
    Ayrıcaşu dul kadını mahallede istemeyenlerdiğer kadınlar değil mi? Kocalarını ayartacağını düşünen; eşineevliliğinekendine güvenemeyen hemcinslerimizonlar kışkırtmıyorlar mı etrafıcanından bezmiş bu dul kadınlara karşı?

    Bir yanım da şu sarhoş enişteyi düşünüyor. Bu adam ilk evlendiğinde de bu halde miydi? Akşam sevinçle gelmiyor muydu? Çocuğu doğduğu günilk kucağına aldığında içinden çığlıklar yükselmemiş miydi? Pekio adama ne oldu? Bu adam neden bu kadar mutsuz ve kendini alkol şişelerinin ardına gizliyor? Neyle başa çıkamadı? Bir aile babasınınsarhoş eve gelipailenin mutsuzluk sebebi olmasına anlayış göstermek gibi bir düşüncem elbette yok.

    Sadece aklıma takılanacaba bu noktaya gelene kadar neler yaşadı?
    İşin özetidullarevlilerbekarlarbir kavgadır gidiyor. Kadınların derdi yıllar geçse deşekli değişse ve modernize olsa da devam ediyor. Biraz bizim de silkelenip kendimize gelmemiztaşın altına elimizi sokmamız gerekiyor. Gücümüzüyapabileceklerimizi ortaya çıkarıphayata bir katkıda bulunmamız gerekiyor.

Sayfayı Paylaş