gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Sagopa Kajmer - Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim

    Konu, 'S-T Harfli Şarkılar' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    VERSE 1 Yapılan her savaşta bir çıkar ve de imzalanan her barışta bir zarar var biz, varımızı ortaya koysak yoğumuzla utanırız. Elimizdekini cebimize tıksak, “tırsak kısrak savaşa havlu attı” der ve sırıtırlar. Dalga bu devrin baş motivesi. Ne kadar güler ise düşman o kadar ağlatır seni, kendini geçmişteki geri adımlarından kurtar, ışık ileride parlar ve yamyamlar var burası dar. Her an önünde yar, Tanrılar sözlüğünde buna sınama denir, sınavın elbet sonu gelir, notuna göre bedelini öderiz bu geçmişin bu kesin. Zaten inancımız olmasa var olmanın anlamı anlamsızlıktan başka bir anlama gelir miydi? Ve bu zamanlama, kaderimizin yanlışı ya da doğrusu, olgusu yoktur, kukla duygusu, askıya alınan o insan bulgusu, tekrar edilen o geçmiş döngüsü, karasis örtüsü; gölgelerin emaneti sen misin? Karanlıklar çöktüğünde gömülesi bedelin ve eskide kalan soğuk iklimlerin. Dostuna attığın tekmenin ya da hiçe saydığın ilahi adaletin bir sonucu olmalı bu da kesin, sen teksin takibinde geçmişin!...

    Nakarat
    Geçmişi gölgeye teslim ettim ve şimdi gölgeler takibimde,ardımda bir yığın manzara.
    Sorgusu başladı yarının ufukta gün batmakta, her gelişin bir gidişi meçhuşle farz arz ederim sorgumu kesin. Gün dönümünde sıradaki gelsin gölgemi karanlığa teslim edin.


    VERSE 2
    Anlam veremediğim bir yığın manzara peşimize takılmış ve cereyan eden çıkar savaşları kalbimizi yerinden çıkarmış ya barış?... Minik ellerinizle yakaladığınız o büyük kelebekleri öldürebilirsiniz. Herşey cüsse değil yeterki küstürmeyin çocuğu, öldürmeyin kendinizi, yok oluşu simgeler umut katliamı, yarın bir kapıdır ve sen uykudan o kapıdan geçmek için uyanırsın. İnsanların icadı kukla medeniyetinde herkesin bağlı olduğu bir ipi var, ipi tutan Tanrılar akıbetini sorgular, bulgular yargılar bir oyun gibidir adı yaşamaktır, ölümse oyunun sonudur. Her nedense oyunun sonu yok gibidir, bir gider biri gelir. Ve birini eler, siler kendini oyunun listesinden, simgelerde saklanır gidişinin nedeni ve her geçmiş gölgelere emanet edilir, gelecek sansüre maruz kalmış,belirsizdir. Bu nedenle seni takibe alan gölgelerdir. Sen yürüdükçe seni sorgular ve bir gün güneş batar. Geçmişi gölgeye teslim ettim ve şimdi gölgeler takibimde,ardımda bir yığın manzara, sorgusu başladı.

     
Sagopa Kajmer - Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sagopa Kajmer - Sagopa Yaşlı Planet

    Sagopa Kajmer - Sagopa Yaşlı Planet

    RAP 1 Dayanmak en zor eylem. Zor durumlar için ayırdı insan hep bilinmiş bir söylem kenara. Duymak fayda etmez sağıra zaten. Bir kör olsan,yirmi seneni böyle yaşasan. Yirmi birde tanrı gözünü açsa,''-nerdeyim ?'' ve ''-kim bu şahsiyetler ?'' deyip bocalamaz mısın ? Ah bedava sirke sen mi baldan tatlısın ? Haklısın,bireyler bir paçavra çevresinde beleş yanar döner. Kim bu albüme beş kuruş...
  2. Sagopa Kajmer - İskeletler Diyarında Bir Et Parçasıyım

    Sagopa Kajmer - İskeletler Diyarında Bir Et Parçasıyım

    Yarını olmayan dünlere yazılmış her şiir ve şair olmuş her fikir ki kaleme düşmüş her sözü. Hep karanlık anlatıldı şarkılarda günyüzü. Yalpalayan ömürler aşikar hüzün görüntüsü. Yalnızlıkla sevişir oldun, karanlık hep zifir ve gökyüzünde güneşin doğum sancılarını bekledin. Doğmamış çocuktu doğacak, her ışık hazin sihir ki; hediye olacak her yarın manevi hazinedir, vasiyetimdir, cümlelerimin...
  3. Sagopa Kajmer - İskeletler Diyarında Bir Et Parçası

    Sagopa Kajmer - İskeletler Diyarında Bir Et Parçası

    VERSE 1 Yarını olmayan dünlere yazılmış her şiir ve şair olmuş her fikir ki kaleme düşmüş her sözü. Hep karanlık anlatıldı şarkılarda günyüzü. Yalpalayan ömürler aşikar hüzün görüntüsü. Yalnızlıkla sevişir oldun, karanlık hep zifir ve gökyüzünde güneşin doğum sancılarını bekledin. Doğmamış çocuktu doğacak, her ışık hazin sihir ki; hediye olacak her yarın manevi hazinedir, vasiyetimdir,...
  4. 'silâhını teslim et ona!'

    'silâhını teslim et ona!'

    Ahzab Harbi'nde, hendek kazmaktan yorulan Sa'd bin Muaz (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz'in yanında oturmuş dinleniyordu. Bu esnada, toprak taşıyan Zeyd bin Sâbit (r.a.)'in çalıştığını görünce, ona işaret ederek; -Yâ Resûlellah, dedi, Allâh'a hamd olsun ki, bunun babası beni sağ bıraktı da, sana îmân etmek şerefini bana nasip eyledi. Buas günü, ben bunun babası Sâbit bin Dahhâk ile...

Sayfayı Paylaş