gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.162
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Sakarya - Yöresel Halk Oyunları

    Konu, 'halk oyunları' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Sakarya’ya özellikle 1864 (Rus-Kafkas Savaşları), 1877-1878 (93 Harbi), 1890-1894, 1912-1914, 1923-1924 (Büyük Mübadele), 1928-1930, 1950-1954 ve 1989 yıllarında sekiz kez dışarıdan göçle gelenlere yerleşim alanlarını açmış bir İl’dir. Ayrıca 1950’den sonra başlayan kentleşme sürecinde en fazla Karadeniz illerinden göç alan bir İl olmuştur. Yöreye insanlar değişik yerleşim alanlarından geldiği için, gelenekler ve göreneklerde farklılıklar gözlenmektedir. Bu çoklu yapı, gelenek ve görenekler çeşitliliği de beraberinde getirmektedir. Halk oyunları da bu yapıdan etkilenmiştir. Yörede oynanan halk oyunlarını iki ana grupta incelemek mümkündür:

    1. Sakarya yöresi halk oyunları

    2. Göçmen halk oyunları ve dansları (Yurt içi ve yurt dışında göçle gelenler nüfus oranları ve etkinliklerine göre sıralanmıştır.)

    a. Karadeniz Oyunları (Trabzon-Akçaabat, Artvin yöreleri ağırlıklı oynanmaktadır.)

    b. Kafkas Oyunları ve Dansları (Gürcü, Abhaz ve Çerkes oyunları ve dansları)

    c. Balkan ve Rumeli Oyunları ile Dansları (Üsküp ile Trakya ağırlıklı)

    d. Doğu Anadolu Oyunları (Erzurum ve Sivas ağırlıklı)

    1. SAKARYA YÖRESİ HALK OYUNLARI

    Yörede Manavlar tarafından oynanan oyunlardan Karşılama 9/8’lik, Zeybek 9/4’lük ölçülerde olup, diğer oyunlar 2/4’lük ölçülerdedir. Oyun adları;

    1. Konak Getirme
    2. Var Gel (Vama-Geme)
    3. Meşeli
    4. Genç Osman
    5. İnce Hava
    6. Geyve-Taraklı Çiftetellisi
    7. Öptürmem
    8. Geyve-Taraklı Zeybeği
    9. Korudere Zeybeği
    10. Herayi
    11. Geyve-Taraklı Kasabı
    12. Taraklı Karşılaması
    13. Bilecik Karşılaması
    14. Argat Sallaması
    15. Allı Yazma
    16. Karagözlüm
    17. Kocakarı Kocaadam
    18. Gelin Bindirme
    19. Gelin İndirme
    20. Kadın Karşılaması (A Meleğim)
    21. Domine/Dominik
    22. Nirinam
    23. Pamukova Zeybeği’dir.

    Yöre oyunlarında kadın ve erkekler birbirlerinden farklı yerlerde ve ayrı olarak oynarlar. “Konak Getirme” ve “Geyve-Taraklı Kasabı” oyunları düz sıralı, “Karşılama” (A Meleğim) oyunu karşı karşıya, “Karagözlüm”, “İnce Hava”, “Geyve-Taraklı Zeybeği”, “Geyve-Taraklı Çiftetellisi”, “Kocakarı Kocaadam” ve “Genç Osman” oyunları daire halinde oynanmaktadır. Ayrıca “Konak Getirme” oyunu el ele tutuşarak; “Karagözlüm” oyunu da daire halinde oynanırken, sözlü kısmına gelindiğinde kollar omuza atılır ve müziğin ritmine uygun olarak sağa-sola ayaklarda yaylanarak sallanma yapılmaktadır. “Geyve-Taraklı Kasabı”nda omuzlardan tutularak tek sıra halinde oynanır. Yörede oynanan oyunlarda komut verilmemekte ve istenilen sayıda kişi ile oyunlar oynanmaktadır. Yöre oyunları, evlenme geleneği ve düğün orijinli bir özellik arz etmektedir.

    “Karşılama” (A Meleğim), kadınların kendi aralarında kına gecelerinde oynanmaktadır. “Konak Getirme”, düğüne gelen konakların misafir olarak inecekleri eve, oradan da düğün evine gelirken yolda oynadıkları oyundur. “Gelin Bindirme” oyunu seyirlik bir yapıda gerçekleştirilir ve düğün sırasında bir kez çalınan gelinin baba evinden ayrılışını anlatan hüzünlü müziği ve düğün merasimini içermektedir. “Gelin İndirme” oyununda ise, gelinin damat evine geldiğinde getirilen taşıttan inip eve girişine kadar çalınan ve seyirlik bir özellik arz eden yapıda gerçekleştirilmektedir. “Öptürmem” oyunu sözlü ve yörede kadınlar arasında eğlenme ve şakalaşma amacıyla oynanan manili bir oyundur. “İnce Hava” erkekler arasında sarhoş taklidinin yapıldığı bir oyun biçimidir.

    Bu oyunların dışında kalan halk oyunları yine başta düğün olmak üzere, eğlencelerde istendiği kadar ve değişimli olarak oynanmaktadır. Tüm oyunlarda kaşık kullanılmaktadır. Ancak oyunları kimileri kaşıksız da oynamaktadır.


    SAKARYA YÖRESİ HALK OYUNLARINDA KULLANILAN KIYAFETLER
    ERKEK GİYSİLERİ VE AKSESUARLARI

    İçe Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar
    Beyaz veya açık mavi ya da boyuna çizgili el dokumasından (Kandıra veya Şile bezinden) yapılan, boyu kalça hizasında olan üzeri işlemesiz, uzun kollu ve kolları düğmesiz, hakim yakalı önünde yukarıdan aşağıya değişik renklerden 40 adet düğmesi bulunan “Kırkdüğme Göynek/Gömlek” içe giyilmektedir.


    Üste Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar

    Gömlek üzerine önü kapalı, koyu kahverengi/siyah depme [mevsimine göre “şayak” (Kaba dokunmuş, dayanıklı yünden dövme yoluyla elde edilen kumaş) veya “keçe” (Yapağı ya da keçi kılın dokunmadan, yalnızca dövülmesi ile elde edilen kaba kumaş)] kumaştan yapılan önden 6 düğmeli, üstünde kösteğin ve çevrenin konulduğu cepleri bulunan “Yelek” veyahut yelek yerine bordo ya da mor renkli ince keçe/kadife kumaştan, boyu kuşaktan 4 parmak yukarıda, sim işlemeli önü açık ve kolu omuzdan düz olarak inen “Kartalkanat”/“Cepken”/“Salta” giyiliyor. Boyuna renkli, kenarları “payetli”(İşlemede kullanılan küçük pırıltılı pul) yemeni veya yazmadan “Çember” veya çok bükümlü iplikle dokunmuş ince kumaştan “Krep” ya da “Çevre” bağlanır. Çevreler (sırma işlemeli/yöre motifli mendil) 35 x 35 cm. ya da 40 x 40 cm. ebatlarında olup, yazın sıcakta başa, serin havalarda boyuna bağlanıyor.

    Yelek üstünde iki adet zincirden oluşan “Köstek” (daha önceleri kısa kılıç, yakın dönemde de saatin takıldığı zincir) takılıyor. Bele ise pamuklu veya yünden turuncu, koyu yeşil, gül kurusu renklerden oluşan çizgili, kare biçiminde el dokuması “Kuşak” sarılıyor. Üçgen şeklinde katlandıktan sonra bir karış genişliğinde kalıncaya kadar katlanan kuşağın ucu sol tarafa sıkıca tutturulup, diğer ucu sağ taraftan çevrilerek bele sarılı kısmın üst tarafına sıkıştırılır.

    Eskiden dört okka ağırlığında köseleden yapılmış ve yaklaşık 5 kilo ağırlığında “Silahlık” ve üzerinde “Kama” ve “Silah” takıyorlarmış. Kuşağın üzerine, 30 x 90 cm. boyunda dikdörtgen biçiminde Kandıra/Şile bezinden dokunan, üzerine yöre motifleri ve uç kısımlarına ise kanaviçe işlenmiş ve sol ayak üzerinden aşağıya doğru sarkıtılan “Yağlık”; kimi zamanda kuşağın üzerine sağ ayak tarafından veya kuşak ortalanarak ya tek olarak ya da işlemeli “Mendil”/“Çevre” birlikte takılır.Koyu kahverengi/siyah depme kumaştan yapılan, üstü biraz bol, paçaları dizden aşağısı ayağa kadar dar ve alt kısmı düğmeli “Külot Pantolon” giyiliyor.

    Yöre oyunlarının çoğunda şimşir ağacından yapılan “Kaşık”lar iki elle çalınıyor.
    Başa Giyilenler/Takılanlar ve Aksesuarlar Baş kısmına ipekli ve saçaklı “Kefiye” ya da basma parçalarından dikilmiş “Takke” (günümüzde “Hacı Kefiyesi” ve “Fes” de) giyiliyor. Eskiden yöre insanları kadifeden ya da keçeden uzun sıfır kalıp “Fes” ve fesin üzerinde yarım arşına yakın (yaklaşık 30-35 cm.) boyunda omuzlarına kadar inen kalın bir püskül takılıyorlarmış. Başa giyilen kefiye ya da fes üzerine renkli ince katlanan “Poşu” veya “Krep” sarılıyor. Sarıldıktan sonra uçları sağa doğru aşağıya gelecek biçimde sarkıtılıyor.

    Ayağa Giyilenler ve Aksesuarlar

    Ayağa yünden el örgüsü beyaz, üzeri ve yanları nakışlı “Yün Çorap” giyiliyor.
    Yün çorabın üzerine tabaklanmamış küçük baş hayvan derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritlerle sıkıca bağlanan ayak giyeceği olarak “Çarık” ya da yüzü yumuşak deriden yapılan, ucu oval ve topukları iki parmak yükseklikte olan çoğunlukla siyah renkli hafif ayakkabı olarak “Yemeni” giyiliyor.

    KADIN GİYİSİLERİ VE AKSESUARLARI

    İçe Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar

    Sarı ya da beyaz el dokumasından (Kandıra veya Şile bezinden) veya satenden yapılan, boyu kalça hizasında olan üzeri işlemesiz, uzun kollu ve kolları düğmesiz, dik yakalı yalnızca boyun kısmı yaklaşık beş parmak kadar aşağıya doğru açık düğmesiz “Göynek/Gömlek” içe giyiliyor.

    Üste Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar

    Gömlek üzerine önü açık, kolsuz bordo ya da mor renkli kadife kumaştan, boyu kuşağa kadar olan, çoğunlukla minare, alem motiften sim işlemeli “Yelek”, “Cepken”, “Sarka” giyiliyor.
    Yörede kadınlar üstlerine cepken/yelek yerine, kimi zaman kadifeden yapılan ve üzeri simle işlenen “Üçetek” veya varlıklı ailelerin kadınları/kızları kadife ve ağır işlemeleriyle “Bindallı” giyebiliyorlar.Boyuna yine kırmızı kurdele üzerine takılı altınlardan oluşan “Gerdanlık” takılıyor.
    Bele iş yaparken yük taşımada kullanılan ve keçi kılından dokunan, üzeri işlemeli ve uçları püsküllü “Kılkuyruk” bağlanıyor. Üçetek veya entari şeklinde elbiseler giyildiğinde, bele önceleri gümüş, sonraları sarı saçtan yapılan “Kemer” takılıyor. Ancak kılkuyruk kemer görevini de gördüğünden ayrıca bele kemer takmayanlarda olabiliyor. Kemerin veya kılkuyruğun ön yüzü üzerine, 40x90 cm. boyunda dikdörtgen biçiminde Kandıra/Şile bezinden dokunan üzerine yöre motifleri ve uç kısımları ise kanaviçeden işlenmiş “Önlük” ortalanarak takılır. Kemerin veya kılkuyruğun bel tarafına, 40x40 cm. boyunda dikdörtgen biçiminde pamuklu bezden dokunan desenli “Dokuma” ortalanarak takılır.Pamuk veya ipekle karışık pamuktan dokunmuş kutnu kumaştan, geniş, tek ağlı ve ağı aşağıda, paçaları dar bir şalvar olarak yapılan “Zıpka”/“Zıbka” giyiliyor.Yöre oyunlarının çoğunda şimşir ağacından yapılan “Kaşık”lar iki elle çalınıyor.

    Başa Giyilenler/Takılanlar ve Aksesuarlar

    Evli ya da bekar köy kadınları baş kısmına, üstü sargılı ve altınlı fes biçiminde “Kofik/Kofi/Kofu” giyiliyor. Kofinin üzerine arkaya doğru uzanan kırmızı/mavi/beyaz renkte “Grep Örtme” veya kenarları oyalı ve payetli, kırmızı, mavi, beyaz renkte “Yemeni” yüz kısmına sarkmayacak ve uzun kısmı arkaya gelecek biçimde örtülüyor.

    Gerp örtmeyi/Yemeniyi de fes üzerine bağlamak için, üç parmak kalınlığında, kenarları payetli ve kuşak biçiminde beyaz/mor/kırmızı renkte “Sıktırma”/“Çember” bağlarlar.

    Kofinin alına gelen kısmı üzerine dizilen küçük 7-9 adet altın para dizisinden oluşan “Tura” dikiliyor. Ayrıca başa şakaklardan sarkan saç lülesi “Zülüf” takılıyor.

    Ayağa Giyilenler ve Aksesuarlar

    Ayağa yünden el örgüsü beyaz, üzeri ve yanları nakışlı, renkli işlemeli “Yün Çorap” giyiliyor.
    Yün çorabın üzerine tabaklanmamış küçük baş hayvan derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritlerle sıkıca bağlanan ayak giyeceği olarak “Çarık” ya da yüzü yumuşak deriden yapılan, ucu oval ve topukları iki parmak yükseklikte olan çoğunlukla kırmızı renkli hafif ayakkabı olarak “Yemeni” giyiliyor.

    SAKARYA YÖRESİ HALK OYUNLARINDA KULLANILAN ÇALGILAR (MÜZİK ALETLERİ)

    Halk oyunlarını icra eden elemanların hiçbiri, icra ettikleri oyun müziklerini notaya bakarak veya notadan öğrenerek çalmamaktadırlar. Yörede halk oyunlarının müzikleri, usta-çırak ilişkisi ile kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Düğün ve eğlencelerde üç veya dört çalgı eşliğinde müzik yapılmaktadır. Bu çalgılar:

    • Cümbüş
    • Klarnet
    • Davul
    • Darbuka
    • Ud
    • Keman’dır.

    “Klarnet”, “cümbüş”, “keman” ve “ritm” (“davul” veya “darbuka”) ana sazlardır. Zaman zaman “ritm” olarak “davul” veya “darbuka” ayrı ayrı çalınmaktadır. Halk oyunları veya müzikli eğlencelerde her zaman “keman” yer almamaktadır. “Keman”ın da yer aldığı dörtlü takıma yörede “İnce Takım” denmektedir. 21 Nisan 1982 tarihinde Geyve Halk Eğitimi Merkezi yöre müziğinde kullanılan “Klarnet”, “cümbüş”, “keman” ve “ritm” (“davul” veya “darbuka”) için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tescil başvurusu yapmış. Yapılan araştırma ve incelemelerden sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığı’nın 12 Mayıs 1983 tarih ve 380.1/983 sayılı yazı ile yörede kullanılan çalgılar/müzik aletleri resmen tescil edilmiştir.

    Geyve, Taraklı ve Pamukova yöresi müziğinde en tanınmış kişi; “Kozanlı Klarnetçi Nizamettin Gemici” ve sonra da yöre müziklerini 1962 yılında ondan öğrenen “Taraklılı Öğretmen Ahmet İşsever”dir. Bugün 58 yaşında olan “Taraklılı Öğretmen Ahmet İşsever”, halen halk oyunu oynamakta ve 1975 yılından beri de yöre halk oyunlarının öğreticiliğini aktif olarak sürdürmektedir.

    Ancak yörede tespit edilen bu çalgıların bir bölümünün özellikle “Cümbüş”, “Ud”, “Keman”ın yaklaşık 80-100 yüzyıllık geçmişi olduğu sanılmaktadır. “Bağlama”nın yerini “Cümbüş”ün aldığı, “Klarnet”, “Davul” ve “Darbuka”nın ise daha öncede yörede çalgı olarak kullanıldığı kanısı halk arasında yaygındır.

    Geyve, Taraklı ve Pamukova yöresi oyun müzikleri 28 Kasım 1990 tarihinde Yaşar ŞAHİN tarafından derlenmiş ve 5 Nisan 1996 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç.Dr.Şenel ÖNALDI tarafından notaya alınmıştır. Yine oyunlarda ilk sahne düzenlemesi Ahmet İŞSEVER ve daha sonra Suat İNCE, Yaşar ŞAHİN, Aydoğan ENGİNLER ve Hürdoğan KESKİN tarafından yapılmıştır.
    alinti

     
Sakarya - Yöresel Halk Oyunları konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Halk oyunları/ Artvin Oyunları

    Halk oyunları/ Artvin Oyunları

    Artvin taraflarının evlenme ve sair cemiyetlerinde Horon oyununa kalkılınca, otuz kırk yıl önceleri havaya silahlar boşaltıldığı da olurdu. Halen silahsız şenlikler her vesilede millî oyunlara sahne teşkil etmektedir. Vilayetin hemen hiçbir bucağında kız veya köçek oynatmak adeti yoktur. Çünkü, ne kadar uzak olursa olsun hısım akraba arasında kadınlar erkekten kaçmazlar. Kış gecelerinde pek...
  2. Halk oyunları/ Balıkesir Oyunları

    Halk oyunları/ Balıkesir Oyunları

    Başlıcaları Güvende, Balıkesir Zeybeği, Doğru Hava, Köroğlu ve Bengi'dir. Balıkesir Bengisi'ne Tetik Oyunu da denir: (Aman da yallah) Dağlar dağladı beni (sürmeli gözlüm yallah) Gören ağladı beni, (aman da yallah,) Eller ne derse desin, (sürmeli gözlüm yallah) Efk'r bağladı beni (Aman yallah) Zeytin yaprağın dökmez (sürmeli gelin yallah) Muhabbet bizden gitmez, (haydi yallah) Bu gözler seni...
  3. Halk oyunları/ Diyarbakır Oyunları

    Halk oyunları/ Diyarbakır Oyunları

    diyarbakır düğünleri dbakır halk oyunları diyarbakıroyunları diyarbakır oyun halayları esmer oyunu Başlıca çeşitleri şunlardır: 1. Neni: 4-6 kişiden 15 kişiye kadar toplulukla oynanır. Pek özellikli geçen Diyarbakır düğünleri bu Halaysız olmaz. Düğün evinde sıra sıra kadınlı erkekli Halay çeker, maya söylerler. 2. Delibe: Buna Üç Ayak da denir. Ayak seyir ve vuruşları oyun boyunca öyle...
  4. Halk Oyunlarımız

    Halk Oyunlarımız

    Türk Halk Oyunları İnsanların iç içe yaşadığı, yardımlaşma ve birlikteliğin tertemiz duygularla ortaya koyulduğu, insana yaradılışından ötürü saygı duyulduğu, Batı Karadeniz bölgesinin şirin bir köyünde büyüdüm ben. Ailemin memur olması nedeniyle, belli zamanlarda çok fazla yer değişikliği yaptık. En çok etkilendiğim, içimde derin hatıralar bırakan bu yerde yaşayan köy halkı, çoğunluğu...
  5. Sakaryadaki Halk Eğitim Merkezleri

    Sakaryadaki Halk Eğitim Merkezleri

    Sakaryadaki Halk Eğitim Merkezleri Merhaba melekler takip ettiğim kadarıyla illerdeki halk eğitim merkezlerinede yer veriyorsunuz yazılarınızda bu yüzden sizden Sakaryadaki Halk Eğitim Merkezlerini istiyorum

Sayfayı Paylaş