gebe
  1. NuRoVSkİ

    NuRoVSkİ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.111
    Beğenilen Mesajlar:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ankaradan bı adet meleğim:)

    satrançta şah niçin o kadar pasiftir?

    Konu, 'Bunları Biliyor musunuz ?' kısmında NuRoVSkİ tarafından paylaşıldı.

    [FONT=&quot] [/FONT] [FONT=&quot]Satranç oyununda Şah koruma altındadır. O sanki bir köşede korkudan sinmiş bir şekilde olanlara bakan,
    titrek adımlarla birer birer ilerleyen, arada sırada
    'hadi ne zaman rok yapacaksanız, yapın' diye inleyen
    bir insan görünüşü verir. Halbuki vezir, satranç
    tahtasını oradan oraya dolaşarak, atlayarak,
    zıplayarak, rakibi yıpratarak, son derecede etkin bir
    şekilde hareket etmektedir.

    Bu taşın bizdeki adı vezir (bakan gibi bir şey) olduğu
    için bu hareketlilik normal görülebilir ama Batı
    ülkelerinin bu taşa kraliçe anlamında 'queen' adını
    verdiklerini düşünürseniz ortaya tuhaf bir durum
    çıkar. Hele satrancın tarihinin 7. yüzyıldan öncesine
    gittiği göz önüne alınırsa, o zamanlar daima
    ordularının başında savaşa giden krallara, şahlara
    satrançta niçin böyle pasif bir rol verilmiştir,
    anlaşılmaz.

    Satrancın ilk olarak 6. yüzyıl içinde Hindular
    tarafından oynanmaya başlanıldığı, daha doğrusu
    Hinduların 'chaturunga' (şaturanga) isimlioyunundan
    geliştiği ileri sürülüyor. 'Chaturunga' sözcüğü
    Sanskritce'de 'dört kol', 'dört kollu ordu' veya 'dört
    silah' anlamına gelmektedir. O zamanki Hint ordusu
    dört bölümden oluşuyordu. Filler, savaş arabaları,
    süvariler ve piyade. Bugün bu dört kola, fil, kale, at
    ve piyon diyoruz.

    Avrupa savaşlarında fil kullanılmadığı için bu taşa
    piskopos (bishop) adı verilmiştir. Bizdeki at Arapçada
    süvari, Avrupa'da ise şövalye olarak adlandırılmıştır.
    Yani medeniyetler satranç terimlerinde kendilerine
    göre bazı değişiklikler yapmışlardır. Şaturanga
    Hindistan'dan önce İran'a geçti ve geçerken ismi
    'şatrang' oldu.

    Arap orduları onu 1000 yıl kadar önce, fethettikleri
    İspanya üzerinden Avrupa'ya getirdiler. Araplar oyuna
    'şatranj' veya 'al-şah-mat' (şah ölü) ismini verdiler.
    Ancak şah oyunda hiçbir zaman ölmez, diğer taşlar gibi
    oyun tahtasının dışına çıkartılamaz. Vatanı olan
    karelerde kımıldayamaz hale gelince esir düşer.

    Satranç ismi Türkçeye Arapçadan girmiştir. İlk oynanış
    şeklinde bugünkü hareket kabiliyetindeki bir vezir
    veya kraliçe yoktu. Gerçi şahın yanında Araplar
    tarafından akıllı adam diye isimlendirilen bir taş
    vardı ama hareket imkanı çok kısıtlıydı. Sadece bir
    kere o da çapraz olmak koşuluyla ilerleyebiliyordu.

    Asırdan aşıra, ülkeden ülkeye satranç oyunu gittikçe
    gelişti ve bazı değişikliklere uğradı. Avrupa'ya
    ulaştığında vezirin ismi kraliçe oldu ama hareket
    imkanı hala kısıtlıydı. Bununla belki o yıllarda
    Avrupa'da yaşayan güçlü kraliçelerin, krallarının
    daima yanında olup onları kollamaları şeklinde sosyal
    bir bağlantı kurulabilir.

    Bu şekli ile satranç oyunu çok yavaş oynanabildiğinden
    oyunu süratlendirmek için kraliçe (vezir) ve filin
    güçleri, yani hareket imkanları arttırıldı, etkinlik
    sahaları genişletildi. Bir başka kural değişikliği ile
    satranç tahtasının karşı kenarına varabilen bir
    piyonun kraliçe (vezir) olabilmesi imkanı tanındı.

    Bu, çok çağdaş ve demokratik bir değişimdi. Taşların
    en güçsüzü ve alçak gönüllüsü piyade, işlerinde sebat
    eder ve başarı ile ilerlerse en güçlü taş olabiliyor,
    hatta karşı tarafın şahını mat ederek en son sözü
    söyleyebiliyordu.

    Avrupa'da gün geçtikçe gelişen demokrasi, yıkılan
    krallıklar satranca da yansıyordu. Şah artık örneği
    çok az kalmış, güçsüz monarşik hükümdarlar gibi
    köşesinden pek çıkamıyordu. Gerçeği oyunda iken ikinci
    bir kraliçenin ortaya çıkması ise başlangıçta
    oyuncuların kafasını karıştırdı ama hangi şah bir
    yerine iki kraliçesinin olmasını istemez ki![/FONT]


     
satrançta şah niçin o kadar pasiftir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. satranç

    satranç

    satranç sınav soruları
  2. Satrançta Şah Niçin Çok Pasiftir?

    Satrançta Şah Niçin Çok Pasiftir?

    Satrançta Şah Niçin Çok Pasiftir? satranç oyununda Şah koruma altındadır. O sanki bir köşede korkudan sinmiş bir şekilde olanlara bakan, titrek adımlarla birer birer ilerleyen, arada sırada “hadi ne zaman rok yapacaksanız, yapın” diye inleyen bir insan görünüşü verir.Halbuki vezir, satranç tahtasını oradan oraya dolaşarak, atlayarak zıplayarak rakibi yıpratarak, son derecede etkin bir şekilde...
  3. satranç ustası bilgisayar niçin iyi tavla oynayamıyor?

    satranç ustası bilgisayar niçin iyi tavla oynayamıyor?

    İngilizce adı 'backgammon' olan, bizde ise İtalyanca 'tavola'dan geçmiş ismi ile 'tavla' olarak bilinen oyun, şans ve kabiliyetin çok güzel dengelendiği, kazanmak için ikisinin de gerekli olduğu, toplumun her seviyesinde ve her yerde oynanabilen bir oyundur. Tavla o kadar bilinen bir oyundur ki, burada kurallarından bahsetmek bile ayıp olabilir. Tavlanın bilinen en eski oyunlardan biri olduğu,...
  4. Satrançta şah niçin o kadar pasiftir ?

    Satrançta şah niçin o kadar pasiftir ?

    Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.
  5. Olacak O Kadar ''Atatürk''

    Olacak O Kadar ''Atatürk''

    Atatürk Atatürk Video Çok güzel bi videoyu sizinle paylaşmak istedim meleklerim...Umarım beğenirsiniz...İşte Atatürkle ilgili bi video..... http://www.youtube.com/watch?NR=1&feature=endscreen&v=VIt3FQk6R10

Sayfayı Paylaş