gebe
  1. Beyazca

    Beyazca Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    655
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ankara

    Savulun! Recep İvedik Nesli Geliyor!

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında Beyazca tarafından paylaşıldı.



    Bu nesil başka nesil! En çok sevdiği şeyler kahkaha, imaj ve para. saçma sapan şeylere gülmek, üzerinde markalarla görünmek ve kısa yoldan köşeyi dönmek!



    Aman, hayat nedir, hayatın anlamı nerededir, insanın bu kâinattaki yeri nedir vs. gibi ciddi sorular sormayın onlara. Çünkü, onlar için hayat nihayetinde "koca bir eğlence merkezi!" Hayatın anlamı, "gülmek, eğlenmek ve (güya) mutlu olmak."



    Ciddiyet ve düşünme gerektiren şeylerden fersah fersah kaçan bir nesil, Recep İvedik nesli. Emek, gayret, çaba ve alınteri de onların uzağında. En çok sevdikleri şey, cep telefonları, bilgisayarları ve bir de oyunları. Yaşları nedir diye sorarsanız, alt ve üst sınır da alabildiğine geniş. 5-6 Yaşından 40 küsur yaşına kadar uzanabiliyor.



    İzlenme rekoru kıran mâlûm filmden kâm alanlara, bu filmi "accaaayip komik" bulanlara, "gülmekten yarıldık!" diyenlere bakın. İşte o zaman, Recep İvedik neslinin üyelerini kolayca tanıyabilirsiniz. En çok büyük şehirlerde yaşarlar, ama küçük şehirlere de yayılma potansiyelleri son derece yüksek.



    Bu neslin simgesi ise aslında hayalî Recep İvedik karakteri değil, Acun. Vakt-i zamanında, üniversite gençleri arasında yapılan bir araştırmada, gençlerin örnek aldığı kişiler sorulmuştu da, büyük çoğunluk aynı ismi söylemişti: Acun!



    Bir kere, Acun kısa yoldan, bir TV programıyla şöhret olabilmişti. Sonra, iyi para kazanıyordu. Dünyanın dört bir yanını gezebiliyordu. Dahası, en azından o sıralar, işi-gücü plajlarda gezip güzel kızlarla yarenlik etmekti. Ve gençler koro halinde bağırmıştı sanki: "Biz de Acun gibi olmak istiyoruz!"



    Anlayacağınız, İvedik nesli de firar etmek istiyor: sorumluluklarından, emekten, kanaatle yaşamaktan, aklından ve hatta kalbinden, hasılı hayatın gerçeklerinden firar etmek istiyor. Acun'un hangi zor şartları yaşadıktan, dişiyle-tırnağıyla çabaladıktan sonra, özendikleri o konuma geldiğini ve sonra firar etmekten vazgeçtiğini görmek istemiyorlar.
    Hadi, bir anketi daha zikredelim. Hani bir süre önce üniversite gençliği arasında yapılan bir ankette sormuşlardı: aşk mı, para mı? Ankete katılanların yüzde yüze yakını (% 90'dan fazlası) "Aşk senin olsun, bana para gerek para!" dememiş miydi? O günlerden sonra, kız öğrencilerime hayattaki ideallerini sorduğumda, "Okulumu bitirmek, sonra da zengin bir koca bulup evlenmek!" cevabını alınca şaşırmıyorum.



    Bir de, çok daha yeni bir araştırmadan ilginç bilgiler ister misiniz? İstanbul'da yaşayan gençlere sormuşlar: "Hayatta kaybetmekten en çok korktuğunuz şey nedir?" El-cevap: "Cep telefonumu!" (% 90). Hayır, komedi filminden bir sahne değil bu cevap, İvedik neslinin ete-kemiğe bürünmüş, ağlanası halde hayatımızda arz-ı endam etmesi sadece. Kaybetmekten en çok korktukları ikinci şey, bilgisayarları (% 68)! Peki ya sevdikleri, aileleri? Elbette onları da kaybetmekten korkuyorlar, canım! Ama üçüncü sırada (%53). Sosyologların ve sosyal mühendislerin kulağı çınlasın!



    Örnekleri çoğaltmak mümkün, ama sanırım tablo çok iç açıcı değil. Ne hayatın, ne ölümün, ne sonsuz hayatın hesaba katıldığı, ahlâkî endişelerin çok gerilerde kaldığı tuhaf bir gençlik geliyor, ve hatta gelmiş durumda, kısacası. Oysa...



    ***



    Kalabalıklarda kakara-kikiri yaşayıp kuytu yalnızlıklarda ağlayan, ölüm gerçeğini yakınında hissedip sevdiklerinin ölümüyle parça parça eksilen, keyif ve zevk peşinde koşarken hayatın görünüşte tatlı ama aslında acı yüzünü yalayıp ağzı yanan ve üstelik doyamayan yine aynı: İvedik neslinin üyeleri....



    Gençlik kesinlikle elde durmayan, gelip gidecek birşey. Yaşlılık ve ölüm de bizim için. Hayat olanca hoyratlığıyla meydan okuyor, ölüm bütün sertliğiyle bir duvar gibi toslamamızı bekliyor. Mezar ağzını açmış bize bakıyor...



    Eğer meşru sınırlar içinde kalmazsak, hayatı ciddiye almazsak gençliğimizi kaybettiğimiz gibi, o gençlik hem dünyada, hem mezarda, hem de öteki dünyada elemler ve sıkıntı kaynağı olmaya aday bizim için.



    Nimet şükür istiyor. Gençlik nimetinin şükrü de, onu, artık çoktan unutturulan iffet ve namus ölçüleriyle yaşayabilmek ve sonsuz gençliğe vesile eyleyebilmek. Yaratılmışlığımızı, Yaratıcımızı, sonsuz hayatı unutarak sırf zahirî heveslerle yaşamaya çalışmak nafile bir çaba. Zira, hiçbir şey düşünmeden ân'ı yaşayabilmek sadece hayvanlara özgü.



    Biz insanız! Ân'ımızı hem geçmişimizle hem de geleceğimizle birlikte yaşıyoruz. Bizi insan kılan akıl ve fikrimiz bizi geçmiş ve gelecekle bağlıyor. Geçmişin lezzetleri yokluklarıyla bugünümüze elemler taşıyor; geleceğe ilişkin korkularımız ve endişelerimiz şu ân'ımızın keyfini paramparça edebiliyor. Hiç düşünmeden yaşamayı ne kadar istersek isteyelim; böyle bir şey mümkün değil!



    Başka hiçbir şeyi "kafaya takmadan" sadece bugünü yaşama iddiası, dışı tatlı içi acı mı acı bir aldatmaca. Zehirli bir bal. Dildeki lezzeti arttırmak için o baldan yenen her kaşık, nasıl karın ağrılarıyla kıvrandırıyorsa; kendimizi hazır ân'da, bugünde saklamaya çalıştıkça, geçmişin hüzünleri, elimizden kayıp giden sevdiklerimiz, geleceğin kaygıları ruhumuzu kat kat büyük acılarla kıvrandırıyor. Elimizde ne zevk, ne keyif ne de kahkahalar kalıyor.



    Hayattan firar edemiyoruz, ölümden kaçamıyoruz, kendimizden ve temel acılarımızdan saklanamıyoruz. Hayvan gibi de yaşayamıyoruz.



    İvedikler, bir serçe kuşu kadar bile lezzet alamaz hayattan. Çünkü, inanmadığı ya da inancını hayatına yansıtmamaya inat ettiği için bütün geçmiş zamanlar, gözünde ölmüş, yok olmuş haldedir. Aklı geçmişten ve gelecekten zifiri karanlıklar taşıyabilir dünyasına ancak. Yokluk düşüncesi sonsuz ayrılıkları haber verir. Sonsuz ayrılıklar sonsuzca daha bu dünyadayken yakar kavurur gönülleri ve ruhları.



    Hayatı hayatlandırabilmek; geçmişi, geleceği ve bugünü aydınlatabilmek ancak Yaratıcı'yla bağ kurabilmekle mümkün. Gerçek zevk de bu bağ sayesinde; mutluluklar da, kavuşmalar da.



    Hayatın lezzetini ve zevkini isteyenlerin önünde, hayatını ve gençliğini (yeniden) inanarak hayatlandırmaktan ve aydınlatmaktan başka yol yoktur.



    Çünkü, hayat böyledir!



    İvediklerin zannettiği gibi değil :angel:


     
  2. RoCCo

    RoCCo Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.476
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Savulun! Recep İvedik Nesli Geliyor!
    emeğine sağlık canım:)
     
  3. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre
    Cevap: Savulun! Recep İvedik Nesli Geliyor!

    :) paylasimin icin sgaol dogru birak ivedikler sandigi gibi bilsin
     
  4. Beyazca

    Beyazca Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    655
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Cevap: Savulun! Recep İvedik Nesli Geliyor!

    evet nisancım yeni yetişen nesil biraz öyle hepsini aynı kapsama almamak lazım ama öyle gözlerinize sağlık okuduğunuz için sevdiğim alıntı yazılardan da birtanesi bu paylaşmak istedim tşkler canlarım
     
Savulun! Recep İvedik Nesli Geliyor! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Recep İvedik Nickleri

    Recep İvedik Nickleri

    Gonuşma leyyyn bana bi coker versene. salihh abiii sen fakeboka üye misin? çimlere basma konan çimleri eziyorsun gompleksliyim , agresifiimmmm. benim böyle durduğuma bakmayın içime girdiğiniz zaman kedi gibi bir insanımdır pala remzi çok gonuşuyon suus leeeyn soruma cevap ver uleeeyn msnde çok gonuşma leyyyn
  2. Recep İvedik 2 Geliyor

    Recep İvedik 2 Geliyor

    ŞUBAT'TA VİZYONA GİRECEK FİLMİN HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR Tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını taşıyan 'Recep İvedik'in ikinci filminin çekimleri tamamlandı. Bu yıl gösterime girenler arasında en yüksek izleyici rekorunu 31 hafta gösterimde kalarak toplam 4 milyon 301 bin 641 izleyici ile elde eden Recep İvedik 2'nin çekimleri İstanbul'da gerçekleştirildi. Senaryosunu Şahan...
  3. Recep İvedik işte

    Recep İvedik işte

    espritüel Şahan gökbakar'ın yakın çevresi ister istemez onun şakalarına komik yorumlarına maruz kalıyorlar.. 'YALIN'A FENA GEÇİRDİM' KANAL D'DE ÖMÜR GEDİK'İN SUNDUĞU 'CİNEMANİA' PROGRAMINA KONUK OLAN ŞAHAN GÖKBAKAR, BİR ÇOK ÜNLÜ GİBİ KENDİSİNİN DE PLAY STATİON HASTASI OLDUĞUNU SÖYLEDİ.... Genelde 5-6 kişilik bir arkadaş grubuyla oynadığını anlatan Gökbakar, bir ara Yalın'la da oynadığını...
  4. Recep İvedik ifadeleri

    Recep İvedik ifadeleri

    recep ivedik ifadeleri recep ivedik ifadeler smiley
  5. Recep İvedik 4 Geliyor!

    Recep İvedik 4 Geliyor!

    recep ivedik 4 recep ivedik recep ivedik serisi Sevgili melekler, ünlü komedyen Şahan Gökbakar, Recep İvedik 4 filmi hazırlıklarına start verdiğini twitterdan duyurdu. İlk 3 filmi toplamda 12 milyon kişi tarafından izlenen ve rekor kıran Recep İvedik serisinin 4.filmini yazmaya başlayan Şahan Gökbakar, “Recep İvedik 4” senaryosunun kapak fotoğrafını “Hadi hayırlısı” notuyla Twitter'da...

Sayfayı Paylaş