gebe
  1. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Sen Yoktun!

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında kördügüm tarafından paylaşıldı.

    [​IMG] SEN YOKTUN!

    [FONT=TİMES NEW ROMAN]Sen yoktun...
    Hz Adem'deydi nurun
    Önce cenneti,
    Sonra yeryüzünü şereflendirdin.
    Adem nuruna affedildi
    Arafat bu affa şahitti
    Sen yoktun
    Nuh'un gemisindeydi Nurun...
    Dalgalar yeryüzünü boğarken
    Toprağın bağrındaki su
    Gökyüzüyle buluşurken
    Ve bu bir ilahi azap derken,
    Allah nurunu taşıdı binbir sebeble
    Tufan,nurunu selamladı edeple...

    Sen yoktun...
    Hz.İsmail'in alnındaydı Nurun
    İbrahimi bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden
    "Rabbimiz" dedi,
    " Onlara kendi içlerinden
    Senin ayetlerini okuyacak
    Kitap ve hikmeti öğretecek onlara,
    Onları temizleyecek bir elçi gönder ";
    Amin dedi on sekiz bin alem
    Nurunla aydınlanan minicik ellerini
    Semaya kaldırarak
    Amin dedi İsmail.
    Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı
    Medine'den adı Uhud olan bir amin yankılandı
    Sevr dağında
    Sen yoktun
    Sultanım...
    Hz.İsa Ahmed diye muştuladı seni
    Alemlerin efendisi diye sana seslendi
    " Artık ben sizinle çok söyleşmem "dedi havarilerine
    Çünkü bu alemin reisi geliyor...
    Bekleyin Ahmed geliyor
    Kainata Rahmet geliyor...
    Havarilerin yüzünü okşayan, ölüleri dirilten bir nefes oldun.
    Ama sen yoktun
    Sen yoktun....
    Hz.Abdullahın alnındaydı Nurun
    Başı eğik gezerdi mazlum
    Put eyle göklerden seni sorardı
    Varaka seni arardı sema'da
    Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.
    Ağlayarak süslediler ölüme!...
    Ağlayarak “hadi dayına gidiyorsun” dediler.

    Sen yoktun Sultanım...
    Canlı canlı toprağa gömülmenin adı idi dayıya gitmek,
    Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliği idi,
    Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi.
    En son çocuk atılırken çukura,
    Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
    Ve tebessüm ederek Hira Nur dağını gösterdi
    Melekler süslüyordu Hira'yı,
    Efendisine hazırlanıyordu Cebel-i Nur
    Efendisine hazırlanıyordu Mekke
    Alem, efendisine hazırlanıyordu.
    Kainatın gözü Hz.Amine'deydi
    Toprak yalvarıyordu Rabbine...
    Gel diye ağlıyordu mazlumlar
    Gözleri Sema'da
    Ve bir gelişin vardı Ya Resülallah
    Bir inişin vardı yeryüzüne
    Ve cebrail ardında yalın kılıç melekler
    Bir inişin vardı yeryüzüne
    Yetimler en huzurlu geceyi geçirdiler belki de...doya doya.
    Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini
    Herşey sus pus olmuştu.
    Hadi diyordu yıldızlar, hadi diyordu Ay,
    Kainat bir isim duymak istiyordu
    Ve bir ses yükseldi Amine’nin evinden
    Muhammed...
    Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini
    Muhammed...
    Seni yaratan Allah'a kurbanız Ey Dürr-i Yekta...
    Sana O adı veren Rahman’a kurbanız
    Artık sen vardın...
    Susuz topraklara rahmet indi seninle
    Annenden sonra, anne Halime sevindi seninle
    Yağmura mı ihtiyaç var?...
    Kaldır şehadet parmağını...
    Yağmuru salsın Allah
    Sonra tut ağacın yaprağını
    Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah.
    Yeter ki sen iste
    Sen iste Ya Resülallah
    Deki; ben kimim?...
    Dağlar, taşlar dile gelsin...
    Dilsiz çocuklar ellerinden tutup "ente resülallah" desin
    Sen vardın...
    Bedir kârdı,
    Uhud dardı,
    Hendek yardı,
    Yiğitlerin vardı.
    Ölmek için yarışan yiğitlerin
    Hele bir Enes'in vardı Ya Resülallah
    Uhud'da öldüğünü duyunca arkadaşlarına;
    " Niye burada oturuyorsunuz ? " diye sordu...
    Onlarda ;" Allah'ın resül-ü öldürülmüş ! " deyince...
    " Peki O öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız,
    Kalkın ve O'nun gibi ölün." demişti.
    Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü.
    Hem de ne şehit Ey Nebi...
    Vücudu yaralardan tanınmaz halde idi
    Kız kardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...
    Musab bin Umeyer'in vardı senin...
    Uhud'da sancağını taşıyan, öyle bir aşkla sana bağlıydı ki!...
    Allah o gün meleklerini Musab'ın suretinde indirdi.
    Ebu Hureyre'n vardı...
    Acıkınca mescidin önünde durur
    Sana bakardı, sen anlardın.
    " Ya Ebahir!..gel " derdin
    Ve sen gittin...
    Bir gidişle gittin.
    Ardında hüznün kaldı,
    Hasretin kaldı göklerde,
    Bilal ezan okuyamaz oldu
    Ne zaman teşebbüs etse
    " Muhammed resülallah " demeye...
    Dizinin üstine çöker kendinden geçerdi.
    Sonra günler ay, aylar yıl oldu.
    Asırlar oldu...
    Sensizliğe açtık gözlerimizi
    Ama sen bırakmazsın bizi
    Sen varsın...
    Ey şehitlerin Sultanı sen varsın
    Bir şehit bile ölmezken
    Sana nasıl yok deriz.
    Ebu Talip Şam'a giderken,
    devesinin önüne geçip;
    " Beni burada kime bırakıp da gidiyorsun " demiştin
    " Ne anam var ne babam..."
    Ebu Talip bırakmamıştı bu yüzden
    Sensizliğin ızdırabı ile inleyen
    Ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Resülallah
    Bırakma bizi ki ; Allah " Sen onların içindeyken onlara azap edecek değiliz." buyuruyor
    Bırakma bizi !...
    Hayatı seninle öğretti Rahman
    Kulluğu seninle tanıdık
    Duayı senden öğrendik sevgili,
    Hz.Ömer umre için senden izin isteyince,
    Kardeşcik dedin ona;
    " Duanda bana da yer ayırır mısın ? "
    Bizler Ömer değiliz ama bütün dualarımız senin için
    Ey Rabbimiz!...
    Resülünü anışımızdan haberdar et...
    O'na binler salat,binler selam...
    Habibine Makam-ı Mahmud-u ver...
    O'na Vesile-i lütfet...
    O'nu Refik-i Ala'ya yükselt....
    Bizi de affet...
    O'nun hatırına affet...
    Zatının hatırına affet...
    Ne olur affet bizi...
    Bizi affet....
    [/FONT]

     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Sen Yoktun!
    emeğine sağlık
     
Sen Yoktun! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sen yokkeN

    Sen yokkeN

    Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben Sen yokken biraz daha ölüyorum ben Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor Her mevsim kış, hergünüm gece Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha...
  2. Sen Yoksun artık

    Sen Yoksun artık

    Ama Beni KahreDen Beni YoK eDen BeNi BiN PişMaN eDEn TeK ŞeY BiR AŞK YaRatMıŞ TeK BaşıNa YaŞaMışıM. SeN ZateN YoKmuŞunKi SeniN NeYinE YaNaYıM… Son Bahar Akşamı Gittin pervasız Zamansız Dönüp Bakmadın Giderken Ardına Bulutlar Ağladı Yağmur Ağladı Giderken Testini Doldurmuşcasına Sevda Zincirlerinden Kurtulmuşcasına Bakmadın Yüreğimin Sancısına KalbimAğladı Özüm Ağladı Ben ağladım.....

Sayfayı Paylaş