gebe
  1. AZRA

    AZRA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    22 Ocak 2008
    Mesajlar:
    626
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    Senden büyük Allah var

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında AZRA tarafından paylaşıldı.

    [​IMG]Biz kimi örnek almalıyız? Tabi ki Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) Peki Peygamberimiz (s.a.v.) kibirlenir miydi? İnsanlara üstünlük taslar mıydı? Hayır, hayır, hayır!.. "Resul size neyi verdiyse onu alın sizi neden alıkoyduysa ondan da sakının." (Haşr7) "O hevasından bir şey söylemez, onun söylediği ancak vahiydir. Onu müthiş kuvvetli olan öğretti." (Necm 3-5) O halde gelin Efendimiz’i tanımaya ve anlamaya çalışalım. Biz kimiz ki üstünlük taslıyoruz Yâ Hû! İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittir. Üstünlük ancak takvayladır. Takva (Allah’ı bilen) ehli de kimseye üstünlük taslamaz! Efendimizin ahlaki vasıfları
    Peygamberimizin güzel ahlâkını, insanlarla olan ilişkilerini, onun en yakınlarından ve kendisini bir gölge gibi takip eden Sahabelerinden öğrenmekteyiz. Peygamberimizi en iyi tanıyan ve bilenler; hanımları, hizmetinde bulunan kimseler ve yakın arkadaşlarıdır. Meselâ, on beş yılı peygamberlikten önce olmak üzere yirmi beş yılı Peygamberimizle birlikte geçen onun vefakâr ve fedakâr hanımı Hz. Hatice’den, özet olarak Peygamberimizin şahsiyet ve karakterini öğrenmekteyiz.

    Hz. Hatice’nin dilinden
    Hazret-i Hatice, Peygamberimize ilk olarak vahiy gelir gelmez hiç tereddüt etmeden inanmış, Peygamberimizin üzerindeki telaşı görünce de teskin etmiş, merak ve endişesini gidermişti. Hz. Hatice, Peygamberimizi şöyle teselli ediyordu: “Allah, Seni kat’iyyen utandırmaz. Çünkü Sen akrabalarına iyi davranır, çaresizlerin yardımına koşar, yoksulu himaye eder, mazlumun elinden tutar, misafirlere ikram eder, hak yolunda musibete uğrayanları gözetir bir insansın.”

    Hz. Aişe’nin dilinden
    Dokuz sene Peygamberimizle birlikte hayât geçiren Hz. Aişe, Hz. Hatice’den sonra Peygamberimizin en çok sevdiği hanımıydı. Peygamberimizin aile hayâtını ve şahsi özelliklerinin pek çoğunu Hz. Aişe’den öğreniyoruz. Hz. Aişe ise, Peygamberimizin ahlâkını şöyle anlatıyor:
    -"Resulullahın (a.s.m) ahlâkı Kur’ân’dı. Resulullah, şahsı için hiçbir zaman kin tutmaz ve intikam almazdı. Bir şeye kızarsa, ona, Kur’ân kızdığı için kızardı. Bir şeyi beğenirse, Kur’ân onu beğendiği için beğenirdi.
    -"Resulullah iki şeyden birisini tercih edecek olsa, muhakkak onların en kolay olanını seçerdi. Şayet o kolay olan şey günah bir şey ise, Resulullah ondan da insanların en uzak duranı olurdu.
    -"Ne kötü söz söyler, ne de kimseye kötülük etmek isterdi. Resulullah konuşurken sözleri birbirine ulamaz, uzatmazdı. Sözü ayıra ayıra söyler, dinleyenlerin gönüllerine sindirirdi. Bir şey anlatırken de kelimeleri tane tane söylerdi. O kadar ki, isteyen onları sayabilir, ezberleyebilirdi."

    Hz. Ali’nin dilinden
    Gerek Küçük yaştan itibaren Peygamberimizin terbiyesi altında bulunan, peygamberliğinden sonra da her zaman ve her an Onunla birlikte bulunan ve mübarek neslinin devamına vesile olan Hz. Ali ise Sevgili Peygamberimizin ahlâkî güzelliklerini şöyle sıralıyor:
    -"Peygamber Efendimiz her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve engin gönüllü idi. Asla asık suratlı, katı kalpli, kavgacı, şarlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildi.
    -"Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayâl kırıklığına uğratmaz ve onları isteklerinden bütünüyle mahrum etmezdi.
    -"Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boşboğazlık ve faydasız şeyler. Şu üç husustan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin ayıbı ve gizli yanlarını öğrenmeye çalışmazlardı.
    -"Sadece faydalı olacaklarını ümit ettikleri konularda konuşurlardı. Peygamberimiz konuşurken meclisinde bulunan dinleyiciler, başlarının üzerine kuş konmuşçasına hiç kımıldamadan kulak kesilirlerdi. Kendileri susunca da, konuşma ihtiyacı duyanlar söz alırlardı.
    -"Sahabeler Peygamberimizin huzurunda konuşurlarken asla ağız dalaşında bulunmazlardı. İçlerinden birisi Peygamberimizin huzurunda konuşurken o sözünü bitirinceye kadar hepsi de can kulağıyla konuşulanı dinlerlerdi. Peygamber Efendimizin katında onların hepsinin sözü, ilk önce konuşanın sözü gibi ilgi görürdü.
    -"Sahabelerinin güldüklerine kendileri de güler, onların hayret ettikleri şeylere kendileri de hayretlerini ifade ederlerdi.
    -"Huzurlarına gelen gariplerin kaba saba konuşmaları ile yerli yersiz sorularının yol açtığı tatsızlıklara sabrederlerdi. Sahabeler ise onların gelip soru sormalarını çok isterlerdi.
    -"Peygamber Efendimiz, ‘İhtiyacının giderilmesini isteyen birisiyle karşılaştığınız zaman ona yardımcı olunuz’ buyururlardı.
    -"Peygamberimiz ancak yapılan iyiliğe denk düşen ve fazla dalkavukluğa kaçmayan övgüleri kabul eder, haddi aşmadığı sürece hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Şayet huzurlarında haddi aşacak şekilde konuşulursa o zaman ya konuşanı susturmak, ya da meclisten kalkıp gitmekle ona engel olurlardı."

    Hind bin Ebi Hale’nin dilinden
    Hz. Hatice’nin ilk kocasından olan oğlu Hind bin Ebi Hale -ki bu zat aynı zamanda Peygamberimizin üvey oğludur— Hz. Hasan’ın isteği üzerine Peygamberimizin üstün vasıflarını şöylece dile getirmektedir:
    -"Resulullah daima düşünceli idi. Onun susması konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere hiç konuşmazdı. Konuşmaya başlarken de, sözü bitirirken de, Allah’ın adını anardı. Sözleri hak ve doğru olup, birçok manaları veciz bir şekilde az sözle ifade ederdi. Konuşurken ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı. Hiç kimsenin gönlünü kırmaz, kimseyi hor görmezdi. En ufak bir nimete bile saygı gösterir, hiçbir nimeti basit görmezdi. Bir nimeti ne hoşuna gittiği için över, ne de hoşlanmadığı için yererdi.
    -"Dünya işleri için kızmazdı. Fakat bir hak çiğnendiği zaman öyle bir kızardı ki, o hak yerini buluncaya kadar öfke ve gazabını hiçbir şey, hiçbir kimse önleyemezdi. Buna karşılık, Resulullah, kendi şahıslarına ait bir mesele hakkında kimseye kızmaz ve intikam almayı düşünmez, aksine hilim ve kerem sahibi olarak, kötülük edene iyilikle mukabele ederdi.
    -"Kızdığı zaman hemen kızgınlıktan vazgeçer ve kızdığını belli etmezdi. Neşelendiği, ferahlandığı zaman gözlerini yumardı. En fazla gülmesi tebessümdü. Gülümserken de mübarek dişleri parlak inci taneleri gibi görünürdü."




    Milli Gazete

     
  2. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Senden büyük Allah var
    emeğine sağlık canım
     
  3. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Senden büyük Allah var

    emeğine sağlık
     
  4. efsun_55

    efsun_55 Üye Üye

    Kayıt:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    972
    Beğenilen Mesajlar:
    7
    Ödül Puanları:
    18
    Şehir:
    Ankara
    Cevap: Senden büyük Allah var

    emeğine sağlık canım.paylaşımın için çok saol
     
Senden büyük Allah var konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sezen Aksu - Allahın Varsa

    Sezen Aksu - Allahın Varsa

    Yaz bitti yine mevsim sonbahar Kim çeker kim bekler bu kadar Sofrandaki kırıntılar kadar Bile mi olamadım Bu akşam adres defterinde S harfinin olduğu yerde Bulup ya çiz ya yak adımı Ya da sessizlik koy yerine Allahın varsa Vicdansız Rüyama, şarkıma, şiirime girdin Sanki kendi bahçelerin misali arsız Be vefasız Sana martılar getirdim Kanatlarım var beyaz Ama acımıyor yüreğim Elde sazlar, sarı...
  2. ***sensin allah 'ım***

    ***sensin allah 'ım***

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. en büyük ALLAH ilahisi

    en büyük ALLAH ilahisi

    en büyük allah ilahisi allah hu ilahi sözleri en büyük kim ilahisi kim ilahi sözleri Senden büyük biri var Hiç boşuna uğraşma Yeri göğü yaratan O Allah�tır en büyük Allah Allah hu Allah La ilahe illallah muhammeden resull Allah Bak taşları yonttunuz Tanrı diye taptınız Allah görüyor sizi Kötü işler yaptınız Allah Allah hu Allah La ilahe illallah muhammeden resull Allah Kul diye yaratıldık...
  4. Seni Allah bile affetmeyecek...

    Seni Allah bile affetmeyecek...

    seni allah bile affetmeyecek seni allah bile tanrı affetmeyecek tanrı YaLansıN seN Kendi yaLanLarıNa inanacaK KadaR aLçaKsıN seN beN bu düNyadaN göçeR qideriM amaqünahLarınLa yüzLe$eKsiN seN...! ALLah yaNıNa bıraKmaz böyLe kuL ahı aLınmaz BeNi yaKtıqın qibi KoR ate$Lerde YaNacaKsıN seN...! acıyoRum ama saNa deiL harcadıqım emekLerebo$a qeçeN yıLLarıma Bir ÖmüR seNinLe...
  5. Allahın en büyük ihsanı hangisidir?

    Allahın en büyük ihsanı hangisidir?

    Tarihi inceleyecek olursak, insanların, önlerinde Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıklarını görürüz. İnsan, kendisini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı sayesinde anladı. Fakat ona giden yolu bulamadı. Peygamberleri işitmeyenler, yaratıcıyı önce etraflarında aradı. Kendilerine en büyük faydası olan güneşi,...

Sayfayı Paylaş