gebe
  1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    Ses kısıklığı deyip geçmeyin

    Konu, 'Herşeyin başı sağlık !' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    Çeşitli sebeplere bağlı olarak oluşan ses kısıklığının ihmal edilmemesini tavsiye eden uzmanlar, ses kısıklığı ile birlikte boğazda takılma, yabancı bir madde varmış hissi ve sık boğaz temizleme alışkanlığınınsık görülen belirtiler olduğunu söylüyor. [​IMG]Ses değişikliklerinin nedeninin genellikle gırtlakta yerleşmiş olan ses tellerindeki sorunlar olduğunu kaydeden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gürkan Ünal, ses telleri üzerinde şişlik bulunması halinde kapanmaları, dolayısıyla da çıkan sesin düzgün olmayacağını belirtti. Ses kısıklığının en sık nedeninin akut larenjit olduğunu ve soğuk algınlığı ile diğer üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında ya da aşırı bağırmaktan kaynaklanan ses zorlamalarında ortaya çıktığını belirten Dr. Ünal, "Daha uzun süreli ses kısıklıklarının nedeninin genellikle sesin uzun süreyle aşırı ve zorlanarak kullanılmasıdır. Bu tür ses kullanma alışkanlığı, ses telleri üzerinde nodül adı verilen ve ses kısıklığına neden olan küçük şişliklerin ortaya çıkmasına neden olur. Aşırı bağırmanın ardından gelişen akut larenjit sırasında ses teli içinde küçük kanamalar da meydana gelebiliyor. Sesin dinlendirilmediği taktirde kanamanın 'polip' adı verilen tek taraflı ses teli şişliklerine dönüşebildiğini ve sürekli ses kısıklığına neden olduğunu unutmamamız gerekiyor." şeklinde konuştu.

    Ünal, "Erişkinlerde ses kısıklığının sık görülen nedenlerinden birisi de yemek borusu ile midenin birleştiği noktadaki bir adelenin zayıflığına bağlı olarak, mide içindeki asitli sıvının yemek borusundan gırtlak seviyesine yükselerek ses tellerini tahriş etmesidir. Ses kısıklığı özellikle sabahları fazladır ve gün içinde azalır. Ses kısıklığı ile birlikte boğazda takılma, yabancı bir madde varmış hissi ve sık boğaz temizleme alışkanlığı da sık görülen belirtilerdir. Reflü nedeniyle ses kısıklığı olan hastaların pek çoğunda mide ile ilgili şikayetler yoktur. Sigara içmek de ses kısıklığına neden oluyor. Sigara, gırtlak ve boğaz kanserlerinin gelişmesinde önemli bir risk faktörü olduğundan düzelmeyen ses kısıklığı olan ve sigara içen kişilerin bir uzmana muayene olmaları gerekir." dedi.

    Ses kısıklığının daha nadir nedenleri arasında alerji, guatr ve sinir sistemi hastalıklarının da sayılabildiğini anlatan Op. Dr. Ünal, birçok insanda doğal yaşlanma ile birlikte ses kısıklığı da ortaya çıkabildiğini belirtti.

    Ses kısıklığının 2-3 haftadan uzun sürmesi, soğuk algınlığı gibi belirli bir neden yokken ağrı olması, öksürükle kan gelmesi, yutma güçlüğü olması halinde kulak burun uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Dr. Ünal; "Ses bozukluklarının tedavisi ise ses kısıklığının nedenine göre değişiyor. Ses kısıklığına neden olan durumların çoğu ses istirihati ve doğru ses kullanma alışkanlığını kazanmakla düzeliyor. Ses sorunu olan bütün hastalar sigara içmemeleri ve sigara dumanı bulunan ortamlardan kaçınmaları gerekiyor. Ses kısıklığını önlemek için sigara içiyorsanız bırakın. Kafein (kahve, kolalı meşrubatlar) ve alkol kullanımından kaçının, sigara dumanı bulunan ortamlardan kaçının, bol su için, evinizin havasını nemlendirin, gıdanıza dikkat edin (baharatlı gıdalardan kaçının), sesinizi uzun süreyle ve yüksek şiddette kullanmayın" diye konuştu. (Sabah)

     
Ses kısıklığı deyip geçmeyin konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ses kısıklığı

    Ses kısıklığı

    çocuklarda ses kısıklığı bebeklerde ses kısıklığı bebekte bebeklerde tedavisi kısıklığına ne iyi gelir Ses Nasıl Oluşur: Ses oluşumu için akciğerlerden gelen hava akımı kullanılır. Akciğerler solunum havasını gırtlağa doğru iterler ve gırtlaktaki ses tellerinin arasından geçen hava ses oluşturur. Bu ses ağız boşluğu, dil, dişler, burun boşluğu ve sinüsler aracılığı ile konuşma halini alır....
  2. Yoğurt deyip geçmeyin

    Yoğurt deyip geçmeyin

    Mikrop denince, insanın aklına hep çeşitli hastalıklar gelir. Oysa, her mikrop hastalık yapmaz; yani mikropların da aynı kolesterol gibi iyisi de var, kötüsü de... Mesela; sindirim sistemimizde bizimle birlikte 500’den fazla farklı mikrop yaşamaktadır. Bunlardan bazılarının hastalık yapıcı etkileri vardır, yani zararlı mikroplardır, fakat bazıları ise vücudumuzun yararına çalışırlar, yani...
  3. Çay deyip de geçmeyin!

    Çay deyip de geçmeyin!

    Çay deyip de geçmeyin! Yaşlı bir hanım, Türklerin çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle anlatmış; Çayın alt demliği, suyun devamlı kaynayıp durduğu kap, evin kaynanasıdır. Üst, küçük demlik evdeki gelindir. Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir. Gelinin kocası ise bardaktır. Biraz gelin doldurur, biraz da kocanın anası. Çocuklar çayın şekerleridir. Tat verirler. Görümce ise...
  4. Kozmetik deyip geçmeyin

    Kozmetik deyip geçmeyin

    Kozmetik deyip geçmeyin Herşeyde olduğu gibi kozmetik ürün alırken de dikkat edilemesi gereken birçok nokta var. Ucuz diye edindiğin ürünler daha sonra çok ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalmana neden olabilir. Kozmetik ürün alırken dikkat etmen gereken birkaç önemli nokta; · Ürünün içeriğine dikkat edin. · Bitkisel içerikli doğal ürünler almaya dikkat edin. ·...
  5. Baş ağrısı deyip geçmeyin!!!

    Baş ağrısı deyip geçmeyin!!!

    slm melekler , şimdi sizlere beni çok üzen bir olayı anlatayım. :almi:çocukluk yıllarımdan beri tanıdığım bi komşumuz var.bu komşumuz arasıra baş ağrısı çekerdi ,bu ağrıları önemsemiyordu ağrı kesici yada alkol içerek geçiştiriyordu.sebebleri günlük hayatta yaşadığı stres ,aile içi sıkıntılar,mesleki sıkıntılar (inşaat ustasıydı),hayat şartlarından mı ihmalden mi hiç doktora...

Sayfayı Paylaş