gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Şiddet, özel yaşam ve medya- can dundar

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Beethoven ve Wagner şiddettir. Darwin, Marx ve Freud şiddettir. Hatta Galileo ve Einstein şiddettir" diyor Ahmet Oktay, Milliyet Sanat'taki yazısında: "Edebiyat ve sanat, daha da genelinde düşünce şiddettir" diye ekliyor.[/FONT] [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Çünkü edebiyat, sanat ve düşünce yaşamın sı*nırlarını zorlar. Mevcut yapıları dönüştürmeyi amaçlar. Yeni bir yaşam beklentisi yaratır. Bu anlamda da şiddet içerir. "Ama kendiliğinden şiddet, ne edebiyat, ne sanat, ne de düşüncedir". [/FONT] [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Sanıyorum son dönemde şiddetlenen "şiddet tartışmaları"nda gözardı edilen, işte bu ayrımdır. Bir Tarantino filmiyle, karısının alnına çivi çakan adam haberini aynı kefeye koydunuz mu, yasakların karanlık dünyasın*da bilerek ya da bilme*yerek edebiyatı, sanatı ve düşünceyi de cezalan*dırırsınız.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bu anlamda "Haydi şimdi bütün makaslar havaya" derken, çok dik*katli olmak gerektiği inancındayım.[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]***[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Konunun bir başka yanı medyayla ilgili:[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Özellikle muhafazakar çevrelerde, oldum olası medyanın önemini ve etkisini abartma eğilimi vardır. Toplum ahlakını medyanın bozduğuna inanırlar. "Başımıza Refah derdini bunlar sardı" derler. "PKK televizyona çıkmasa, güçlenemez*di" diye akıl yürütürler.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Kimse PKK'nın özel kanalların olmadığı bir dönemde kök saldığını düşünmez. Refah'ın, bü*yük gazetelerin karşı kampanyasına rağmen ye*rel seçimleri kazandığı görmezden gelinir.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bazı medya mensupları da kendi ellerindeki gücün böyle abartılmasından gizli bir haz alarak, bu koroya katılırlar.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Oysa medya bir aynadır. Oraya yansıyanlar so*nuçtur, sebep değil. Ayna bazen çarpık yansıtabi*lir, abartılı yansıtabilir, hatta yanlış yansıtabilir, ama yansıttığı herşeyin hayatta bir karşılığı var*dır. Hayattaki bu karşılık yerine medyayla kavga*ya girişmek, düşmanın aynadaki tezahürünü yoketmeye çalışmak demektir.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Ayna kırılır, ama düşman hemen arkanızdadır.[/FONT]


    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]***[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bu çerçeveden bakınca, şiddetin medyadan ayıklanması kampanyası bana iki açıdan eksik geliyor:[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Birincisi, bu ayıklama, şiddetin yaşamdan te*mizlenmesi anlamına gelmeyecek, sadece bunun görünmemesine hizmet edecektir.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]İkincisi, kuruyla yaşı sapla samanı ayırma özürlü kafaların yöneteceği bu temizleme ope*rasyonu sırasında "şiddet" kapsamında edebiyat da, sanat da, düşünce de "temizlenecek"tir.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Çare sonuçta değil, sebepte aranmalıdır.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Binlerce gencin Müslüm Gürses konserlerinde göğüslerine jilet attığı sahneleri sansürlemek, belki ruhumuzu yatıştırabilir, ama gerçeği değiş*tirmez. Bu, biraz da zehirli havada gaz maskesi takmaya benzer. Herkese maske dağıtamayacağımıza göre, havanın temizliğiyle uğraşmak daha akıllıca değil midir?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Mesele havanın temizlenmesine, yani yaşamın içindeki şiddetin ayıklanmasına gelince orada da konuyu çok dar ele almamak lazım:[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Şiddet, yalnızca Ninja kaplumbağalarının çığ*lıklar atarak birbirlerini kafasını uçurmasından ibaret görülmemelidir.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Siyasete girmiş bir sanatçıyı yıllar önce söyledi*ği devrim türküleri nedeniyle medyada yargıla*maya kalkışmak da şiddettir. [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Tıpkı, güçlü bir şairi saçma bir dedikodunun çarmıhına gerip, özel hayatından ötürü yargıla*manın en acımasız şiddet olması gibi...[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]"Bana yapılan şiddet, ama benim yaptığım if*fet" derseniz bunun adı çifte standart olur. Sonra İdil Çeliker gibi, ömrünü "çok özel" hayatlara müdahaleyle geçirip, bela başına gelince "Medya yargısız infaz yapıyormuş" diye yakınmaya kalka*rız ki, iş işten geçmiş olur.[/FONT]

     
Şiddet, özel yaşam ve medya- can dundar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bahar ve ayrılık- can dundar

    Bahar ve ayrılık- can dundar

    Bahar, alıp başını gitmele*rin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü ardını hesaplamadan... He*sapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar... Bir bakarsınız kekik kokulu bir ni*san sabahı koparıp alıverir sizi ha*yattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacı*nın hayaliyle yollara düşersiniz. Demir alır gönlünüzün limanın*daki gemiler... Açılır gidersiniz... Aradığınız belki yüzülmemiş...
  2. Ölülerimizi saymayın!- can dundar

    Ölülerimizi saymayın!- can dundar

    Savaş insanı duyarsızlaştırıyor. "Neyse ki zayiatımız az" diye konuşma*lar oluyor sağda solda... "Böyle bir ope*rasyon için 20 şehit çok iyi" deniyor, öte yandan gazeteciler "200 PKK'lı öldürülmüş. Bu az değil mi?" diye soruyorlar. "200 ölü için harekata de*ğer miydi" tartışmaları yapılıyor. Böyle konular açıldığında hep birkaç yıl önce okuduğum bir...
  3. Avrupa, Yeni Hayat, bıyık ve mankenler üzerine...- can dundar

    Avrupa, Yeni Hayat, bıyık ve mankenler üzerine...- can dundar

    Avrupa, Yeni Hayat, bıyık ve mankenler üzerine... Farkında mısınız bilmem; son dönemde başına "yeni" sıfatını alan ne varsa ilgi görüyor. İşte Cem Boyner'in Yeni De*mokrasi Hareketi, işte Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanı, işte bizim Yeni Yüzyıl gazetesi... Elbette ilgiyi sadece bu sıfata bağlamak haksız*lık olur, ama şu da bir gerçek ki, "yeni" olmak başlı başına bir...
  4. Barbi bebek ve CHP- can dundar

    Barbi bebek ve CHP- can dundar

    Barbileri bilirsiniz. Yaklaşık 30 santim boyundaki bir plastik bebek, yüzündeki yapay gülümsemeyle yeryüzünün dört bir yanında nice küçük kızın çocuk*luğunu paylaşmıştır. Dünyaya dağılmış 10 milyonlar*ca Barbi, yüzmilyonlarca giysisiyle kimbilir kaç mil*yon genç kızın ergenliğinde iz bırakmıştır. Alvin Toffler, 1970'lerde yazdığı "Şok" adlı kita*bında Barbi bebeklerle ilgili şok...
  5. Pul Biber ve Avrupa Birliği- can dundar

    Pul Biber ve Avrupa Birliği- can dundar

    Yaşam bazen öyle ilginç tesadüfler hazırlıyor ki, şaşıyorum. Yıllar önce çok sevdiğim bir dostla sırf me*raktan Atatürk Barajı inşaatını görmek ve Urfa Tüneli'nin derinliklerine dalmak için baraj bölgesine gitmiş ve doğrusu yapılan işin hacmi karşısında büyülenmiştik. Dev bir köstebeğin nasıl Mezopotamya'nın altını üstüne getirdiğini izlerken, buradan sağlanacak ürün patlamasının Avrupa'yla...

Sayfayı Paylaş