gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Sıla basında çıkan haberleri

    Konu, 'Melekler Cafe' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    sılanın 11 yaşında yazdığı şarkı sılanın 11 yaşında yazdığı şarkının sözleri sıla doğu sıla şarkı sözleri nın şarkının 'İzlenme rekoru kiran 'Sıla' adli dizinin basrol oyuncusu Cansu Dere, Mardin'de gerceklesen cekimler sayesinde farkli bir dunya ile tanistigini soyluyor: Torelere gore; yanlis yapmis kizini oldurmeyen babaya bakkal ekmek satmiyor. Adam camide namaz bile kilamiyor!.
    atv'nin tore ve berdel evliliklerinin actigi yaralari konu edinen dizisi 'Sıla', konusuyla oldugu kadar oyuncularin performanslariyla da konusuluyor. Yonetmenligini Gul Oguz'un ustlendigi; basrollerinde Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Menderes Samancilar, Fatos Sezer, Humeyra ve Cemal Toktas'in rol aldigi dizi, yayinlanmaya basladigi gunden bu yana izleyenlerde beklenen etkiyi birakti ve ucuncu bolumu gun birincisi oldu... Oyunculuk yetenegini Ugur Yucel sayesinde gelistirdigini soyleyen dizinin basrol oyuncusu Cansu Dere'nin performansinin, dizinin begenilmesinde buyuk pay tasidigini dusunenlerin sayisi hic de az degil... Dizinin cekildigi Mardin'de hayata bakisinin degistigini soyleyen unlu model, 'Sıla'nin tore cinayetlerine az da olsa faydasi olacagina inandigini soyluyor...

    * Sıla icin gercekten cok calisiyorum ve oldukca zaman ayiriyorum. Kadin uzerine konusu olan dizilerin tutmasinin zor oldugu yonundeki goruslerin dogruluk payinin ne oldugunu bilmiyorum. Benim dusunmem gereken, verilen rolu en iyi sekilde canlandirmak. İsimin ustesinden en iyi sekilde gelmenin ugrasi icindeyim.

    * 'Sıla' icin gittigim Mardin'de hayata bakisim degisti, yeni felsefeler edindim. Oradaki olaylari buradan da biliyordum. Ama bilmek ile yasamak cok farkli. Burada basinizin uzerinden gecen askeri helikopteri dikkate almazsiniz ama orada gozden kaybolana kadar takip ediyorsunuz. O bolgede cekilen sikintilari buradan anlamak mumkun degil.

    BİLENLER BİR ŞEYLER YAPMALI

    * Tore cinayetleri hakkinda orada bircok olay anlatildi bana. Bunun engellenmesinin en etkin cozumu, kanimca o bolgenin topyekun bir aydinlanmaya girmesi. Bu nasil gerceklestirilir bilmiyorum ama bilenler bir seyler yapmali. O bolgenin torelerine gore, yanlis yapmis bir kizi oldurmeyen babaya bakkal ekmek satmiyor, adam camiye gidip namaz bile kilamiyor! Babanin, agabeyin uzerinde buyuk bir toplumsal baski oluyor. O baskiyi kirmak gerek. Hicbir sey insan hayatindan daha onemli degil. 'Sıla'da bunu anlatmaya calisiyoruz. Ne kadar faydamiz olur bilemeyiz ama hicbir sey yapmamaktan iyidir. Kumsaldaki deniz yildizlarini denize atan adamin hikayesi gibi.

    * Burada gunluk yasamimizda dert ettigimiz bircok konu, o bolgedeki insanlari hic ilgilendirmiyor. Bizim dert ettiklerimiz onlarin dunyasinda yok. Örnegin orada benim yasimdaki bir kadinin dort-bes cocugu var. Derdi cocuklarina bakabilmek. 'Neden bu kadar cok cocuk yaptin?' demek o kadinlar icin hicbir anlam ifade etmiyor. Çunku onlarin dunyasinda dogum kontrolu diye bir kavram yok.

    * Sıla'nin en kucuk olcude bile siritmamasi gerekiyordu. Daha once Dogu'ya bir kez gitmistim. Bu ikinci gidisim. 'Sıla'nin ruhunu anlamak icin Mardin'de cok kisiyle konustum. O bolgenin insani nasil dusunuyor, hayata hangi pencerelerden bakiyor anlamaya calistim. Berdel olan bir genc kadinin ruhunda nasil firtinalar esecegini hayal ettim.

    * Mardin'de bana en cok yardimci olan kisi Menderes Samancilar. Kendisi yore insanini cok iyi taniyor. Bana surekli olarak yore, yasam tarzi, gelenekler konusunda bilgi veriyor.

    STARLAR ARTIK UZUN BOYLU

    * Uzun boylu kadinlarin oyunculukta sanslarinin olmadigini dusunmuyorum. Yeni nesil oyuncular hep uzun boylu. Dunyada boyle. Nicole Kidman ve Charlize Theron Oscar almis oyuncular. Eskiden Turkiye'de oldugu gibi Hollywood'da da kadin oyuncular fazla uzun boylu olmuyormus ama simdi degisti. Starlar artik uzun boylu. Kenan İmirzalioglu ve Mehmet Ali Alakurt ile bu konuda hicbir sorun yasamadik. Fikret Kuskan ile de aslinda sanci yaratacak bir boy sorunu icinde olmadik.

    * Oyunculugu para kazanmak icin degil, cok sevdigim icin yapiyorum. Bir de ustune para veriyorlar. Daha ne isteyeyim? İnsanin sevdigi isi yapmasi ve o isten para kazanmasi cok az kisiye nasip oluyordur. Çogu insan yaptigi isi sevmiyor ve beklentisinin altinda para kazaniyor. İste o insandan yaptigi ise hayir gelmez. Bu nedenle kendimi oyunculuga karşı daha sorumlu hissediyor, elimi tasin altina sokmaktan cekinmiyorum.

    * Kendimi gelistirmeye calisiyorum. Ögrenme acligi yasiyorum. Algilarimi surekli acik tutmaya calisiyorum. Çevremde ne oluyor ne bitiyor, olan neden oluyor, olmasi gereken neden olmuyor... Bunlarin uzerine dusunuyorum, yorum yapiyorum. Dusunduklerimden, yorumlarimdan cikardigim sonuclari zihnimin bir kosesine depoluyorum. Bir gun mutlaka gerekli olur.

    Kaynak : SABAH

     
  2. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri
    Sayısız dizinin sanat yönetmeni, ses getiren onlarca konserin ışık ve sahne tasarımcısı, çoğu Sezen Aksu’nun olmak üzere beş klibin ve geçen yıl Kanal D’de yayınlanan, başrollerini Hale Soygazi ve Özlem Tekin’in paylaştığı Silbaştan dizisinin yönetmeni Gül Oğuz, yine bir kadın hikayesiyle karşımızda.

    Geçen cuma Atv kanalında yayına giren Sıla adlı dizi de Silbaştan gibi törenin kadınları ve erkekleri kıstırdığı dünyayı sorguluyor. Şu sıralar Mardin’in Midyat ilçesindeki kendine özgü mekanlarda çekimleri süren dizinin öyküsü de Oğuz’a ait. Törelerin gölgesinde, tutkulu bir aşk hikayesini anlatıyor. Töreyi iliklerinde hisseden, kökleri doğuda ama kendisi batıya ait genç kahraman Sıla, küçük yaşta evlatlık verildiği için İstanbul’da, üstelik yalıda büyümüş, kolejde okumuş. 17 yaşında doğduğu yere, Mardin’e geldiğinde, bu bereketli Mezopotamya topraklarında, hiçbiri birbirini görmeyen pencereli, avlulu evlerde, dar sokaklarda kızların kaderini başkalarının yazdığını öğreniyor. Daha önce hiç duymadığı Berdel kelimesiyle Sıla’nın hayatı seyir değiştirecek, hiç tanımadığı ağabeyinin canını kurtarmak için, hiç görmediği aşiret reisi Boran’la zorla evlendirilecektir. Töreye mahkum olduğu kocaman evden kaçmaya çalışırken asıl kaçtığının içinde yavaş yavaş büyüyen aşk olduğunun farkında değildir. Silbaştan dizisinden sonra Diyarbakır’da bir kadın merkezi açan, bu diziyle birlikte Mardin’de de bir kadın merkezi açmayı planlayan yönetmen Gül Oğuz’la, yeni diziyi, Mardin’i ve töreyi konuştuk.

    Yine bir kadın hikayesi. Doğu, töre ve töre kıskacında aşk...

    - Bu hikayeyi geçen yıl yazmıştım. Aslında bir sinema filmi yapmak istedim. Daha güzel olur, söyleyeceğimi daha özgür söyleyebilirim diye. Ama düşündüm ki, böyle bir filmin Türkiye’de gişe şansı fazla olmaz. Ne olur? Yurtdışında festivallere gider. Kadın yönetmen, kadın filmi, doğu hikayesi, bunlar batıda cazip şeyler... Ödül almak için her zaman çok iyi bir yönetmen olmaya gerek yok, hikaye çarpıcıysa bazen çok şey getiriyor. Zaten hep bunlar konuşuluyor Avrupa’da. Türkiye sadece bunlardan ibaretmiş gibi düşünülüyor ve olay bir süre sonra Geceyarısı Ekpresi hikayesine dönüşüyor. Oysa Türkiye’de kadın, sadece doğudan, töreden ibaret değil. Karadeniz var, Ege var, Akdeniz’in bambaşka bir medeniyeti var. Babaannem Egeliydi, çok güçlü bir kadındı, Karadenizli arkadaşlarımın hepsinin annelerinden ödü kopar...

    ÊBir de töreyi önce Türkiye’ye anlatmak lazım belki...

    - Evet. Burada kendimiz bu problemi çözebiliriz. Bunun için çalışan çok kadın, çok örgüt var. Yani orada iki ödül için, bu tarafı pazarlayamayacağım, diye düşündüm ve hikaye dizi projesine dönüştü. Kafamdaki sinema filmi de farklılaştı: Onlar ve biz diye ayırmadan Türkiye’nin üç dört farklı yöresinden, kesiminden kadınların, aynı yerde, erkek dünyası içinde çakışmalarını anlatan bir hikaye çekmeliyim diye düşünüyorum.

    TÖRENİN EN ACIMASIZ YÜZLERİNDEN BİRİ

    Silbaştan’da da töre vardı, Sıla’nın farkı ne?

    - Bu seferki temamız berdel. Bir aileden bir kız sevdiğine kaçtığında uygulanan bir kural bu; onlar da karşı taraftan kız alıyor. Kız istemese de evlilik zorla gerçekleşiyor. Evlendi, sonra da kahrından öldü diyelim, o zaman "başka kız ver" diyorlar. Berdel, törenin en acımasız yüzlerinden biri. Aslında çok yerde bu kaçmalar öldürmeyle sonuçlanıyor, Diyarbakır, Urfa gibi yerlerde uygulanıyor hálá. Bu daha hafif hali! Mardin içinde öldürmekten çok kız değiş tokuşu var. Çevre köylerde ise öldürmelere rastlanıyor.

    Batıda bu ağalı, töreli TV dizilerine karşı bıkkınlıktan söz ediliyor son zamanlarda...

    - Ağa dizilerinden sıkılıyorlar ama yine de seyrediyorlar. Dahası bu mesele ülkenin bir bölümünde bütün acımasızlığıyla devam ediyor. Bu çıtır çerez bir şey değil ki. İzleyici sıkıldı, bıktı diye ülkenin bir gerçeğini görmezden mi geleceğiz? Bugün hálá kadınlar öldürülmüyor mu, evlere kilitlenmiyor mu, hálá ağalık yok mu? Modası geçti diye bunları unutacak mıyız?

    Bir de ağalığın nasıl ele alındığına bağlı galiba...

    - Silbaştan’ın çekimleri için buraya geldiğimizde, yöre kadınları dizilerde ağalığın çok teşvik edilmesinden, şahane bir şey gibi anlatılmasından şikayet etmişti. Silbaştan’da da töre vardı, ama bir kader olmadığını söylüyorduk. Kaçın, itiraz edin, kurtuluş mümkün, diyorduk. Bir umut hikayesiydi aynı zamanda. Umut hep olacak, o kapı hiç kapanmayacak. Kapılar hep aralık kalmalı, sonra da sonuna kadar açılmalı. Hayatın gerçeği diye insanların yüzüne kapının kapatılması kadar anlamsız bir şey düşünemiyorum.

    Nitekim kaçıp kurtulanların sayısı giderek artıyor...

    - Evet. Bölgede çok iyi çalışan kadın örgütlenmeleri var. Onların yıllardır süren mücadelesi sayesinde töre eskisi kadar borusunu öttüremiyor. Bizim de mutlaka yanlışlarımız, doğrularımız vardır ama bütün mesele şu: Bir kere bu sistemi eleştiriyoruz. Artık buna itiraz etmek lazım, demeye çalışıyoruz. Dizide bir Süryani karakter var. Küçükken bir ağanın oğluyla kan kardeşi olmuş. Bu bir Süryani ile Müslüman arasında hiç olmazmış. "Küçücük yaşımızda başkaldırdık, şimdi kocamansın kaldıramıyorsun" diyor ağanın oğluna. Sonuçta değişimi sağlayacak genç nesildir. Ağanın oğlu da kıracak belki o kıskacı. Tabii bir de aşk var, tutku var. O da önemli. Bununla birlikte bazı bölümlerde küçük küçük sözümü söylemeye çalışıyorum: Repliklere Hasankeyf’le ilgili bir eleştiri cümlesi de ekledim, düğünlerde silah atmamak gerektiğini de. Komik de gelse bunu yapmaya devam edeceğim.

    Sonuç olarak ne söylüyor bu hikaye?

    - Töreye, "yapamazsın" diyen bir yanı var.

    Silbaştan dizisi bittikten sonra, Diyarbakır’da adı Silbaştan olan bir kadın merkezi kurulması için girişimde bulundunuz, ne durumda şimdi orası?

    - O merkezi Diyarbakır Bağlar Belediyesi işbirliğiyle yaptık. Bina bitti. İçinin tefrişatı kaldı. Sponsorluk görüşmeleri yapıyoruz. Özellikle doğumhane için çok para gerekiyor. Öncelikle ofis ve kadınlara psikolojik, hukuki danışmanlık verecek bölümleri açmaya çalışıyoruz şu sıralar.

    Bu diziden sonra Mardin ya da Midyat’ta da bir kadın merkezi projesi var mı?

    - Evet, burası için de bir proje var. Mardin ya da Midyat’ta kadınlara istihdam yaratacak bir merkez olabilir, kadınların üreteceği ve satılacak ürünlerin yapıldığı bir mekan. Çünkü istihdam kadınlar için en önemli şey.

    Bundan böyle bir kadın dizisi çekip, ardından da bir kadın merkezi açarak mı yaşayacaksınız?

    - Ne bileyim, hoşuma gidiyor. Silbaştan projesi çok güzeldi. Buradaki kadınların, biz bu diziyi seyrediyoruz ve genç kızlara özellikle seyrettiriyoruz, demeleri anlamlıydı benim için. Sonra Diyarbakır’da bu isimle, kadınlara destek verecek güzel bir mekan oluştu. Dizi adıyla kebapçı açmaktansa, bu daha iyi.

    HÜMEYRA VE CÜNEYT TÜREL KONUK OYUNCU

    Yapımcılığını FM Yapım’ın üstlendiği dizinin senaryosunu Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat yazdı. Müziği Can Hatipoğlu ve Murat Tunalı imzalı. Hümeyra ve Cüneyt Türel’in konuk oyuncu olduğu dizide Sıla’yı Cansu Dere canlandırıyor. Mehmet Akif Alakurt, Zeynep Eronat, Menderes Samancılar, Fatoş Tez, Fatoş Sezer, Devrim Saltoğlu, Boncuk Yılmaz, Cemal Toktaş, Tayanç Ayaydın diğer önemli oyuncular.

    HEPİMİZ FARKLI BİRER MEYVEYİZ VE AYNI BAHÇENİN İÇİNDEYİZ

    Burası çok tuhaf, çok güzel. Kudüs gibi. Üç din, beş kültür... İlk olarak görselliği için seçtim. Ama burada kaldıkça da hayranlığım arttı. Dışarıdan bilindiği gibi değil asla. Herkes beni arayıp "Gül dikkatli ol" diyor. Oysa biz burada çok huzurlu ve rahatız. Sokaklarda hiç rahatsız edilmeden dolaşıyoruz, herkes çok yardımcı oluyor. İnsanlarda toprakla ilişkili, şiddetle içiçe, ölümle yaşam arasında olmanın getirdiği bir doğallık var. Her gün sete biri geliyor, hediye getiriyor. Ayrıca yaptığımız sohbetler, senaryoyu besliyor. Bir Süryani gelmişti mesela, dedi ki "Birer farklı meyveyiz, birimiz elma, birimiz armut, birimiz şeftali... Ama sonuç olarak hepimiz meyveyiz ve aynı bahçenin içindeyiz." Bu dizide bir replik olacak.

    Töre pranga aşk tutsaklık

    Cuma günü yayına giren Sıla’nın tanıtım filmlerinde bazı sorular soruluyordu. O soruları ben de dizinin yönetmeni Oğuz’a sordum:

    Doğuran mı anne, büyüten mi?

    - Büyüten. Ama doğurdu büyüttü, o zaten anne. Doğurdu zorla elinden alındı, o da anne. Ama doğurdu, kendi isteğiyle verdi, o zaman büyüten anne. Çünkü çocuk emekle, sevgiyle büyür.

    Töre pranga mı, namus mu?

    - Tabii ki pranga. Töreye dair bir sürü şeyi karşımıza namus diye getiriyorlar. Ailenin namusu, aşiretin namusu, kadının namusu... Törenin doğru tarafları da var, biz keskin ve yanlış taraflarından bahsediyoruz. Töre kadının namusu değil, kadını da erkeği de mahkum eden bir pranga gibi yaşanıyor daha çok.

    Peki aşk? Tutsaklık mı, esaret mi?

    - Aşık olursun, sanki beş bin tane güvercin uçar havaya doğru, özgürlük hissedersin, gökyüzüne yükselir gibi olursun, sonra bir bakarsın ayağını bir şey sıkıyor, bir zincir... Bağımlılık tabii, tutku. Tutsaklık.

    CANSU DERE: BU HİKAYEYİ EN İYİ BİR KADIN ANLATABİLİRDİ

    Mankenlikten oyunculuğa geçen, daha önce Güz Yangını, Metropalas ve Alacakaranlık dizilerinde, şu sıralar çekilen Yandım Ali adlı sinema filminde ve Çağan Irmak’ın Kabuslar Evi adlı projesinde rol alan Cansu Dere, Sıla’yla ilgili şunları söylüyor:

    "Daha önce böyle bir rolüm olmamıştı. Çok farklı bir rol ve çok sevdim. Tabii dizi çekiyoruz ama farkındayız ki bunlar gerçekte var. Küçük yaşta evlendirme, berdel, töre cinayetleri... Burada olmak, bizi bu olaylara daha yakınlaştırdı, içinden hissetmemize neden oldu. Bu bir kadın hikayesi ve en güzel bir kadın yönetmen gözüyle anlatılabilirdi. Gül Oğuz da öyle yapıyor, zaten kendi hikayesi. Çok rahat çalışıyoruz, çok güzel saçları var!"

    Oyunculukla ilgili düşünceleri ise şunlar: "Daha oyuncu olmadım. Bana bir şans verildi, en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Modelliği bırakmadım, zaten vaktim yok, bir de doyduğuma inanıyorum, üstelik bir-iki defa kendimi sıkılırken yakaladım. O yüzden en aza indirdim."

     
  3. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Yeni Asmalı Konak: Sıla

    atv'nin yeni dizisi Sıla, 'Asmalı Konak'ın tahtına oturdu. Kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töre ve kalbi arasında kalan Boran'ın tutkulu aşk hikâyesini anlatan Sıla, ekrandan yine Cuma akşamının galibi olarak çıktı.



    Tutkulu aşkın hikâyesi "Sıla" yine zirvede

    atv'nin yeni dizisi "Sıla" 6 Ekim cuma günü yayınlanan bölümüyle yine en iyi olduğunu gösterdi.

    Öyküsüyle, senaryosuyla farkını hissettiren, kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töreleriye kalbi arasında kalan Boran'ın tutkulu aşk hikayesini anlatan "Sıla" yine zirvenin sahibi oldu. Başrollerini Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Menderes Samancılar ve Zeynep Eronat'ın paylaştığı atv'nin yeni dizisi "Sıla" 6 Ekim cuma günü yayınlanan bölümüyle günü önde kapadı.

    Yeni "Asmalı Konak"
    atv'nin ünlü dizisi "Asmalı Konak"ın tahtını sallayan "Sıla", tüm kişilerde yüzde 10.00 reyting, yüzde 30.60 izlenme payıyla ve AB sosyal grubunda aldığı yüzde 10.90 reyting, yüzde 32.80 izlenme payıyla cumanın galibi oldu.
     
  4. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Danışmanım Murat Deveci'nin danışmanı ve eşi Selma Deveci, danışmanım olan kocası aracılığı ile haber gönderdi...




    Danışmanımın danışmanı diyor ki;




    "Türk televizyon tarihinde Asmalı Konak fırtınası esiyordu bir zamanlar. Şimdi aynı ışığı atv'de Cuma günleri yayınlanan Sıla adlı dizide görüyorum. Umarım senaristler yanlış yapıp diziyi bozmaz..." Henüz üç bölüm yayınlanmasına rağmen 10-11 reyting, 30'un üzerinde share yapıyor Sıla... Müthiş rakamlar...

    ucankus sitesinde Bekir Hazarin yazisindan alintidir
     
  5. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri
    'Sıla' etkiledi 'Töre'yi yazdı

    atv'nin reyting rekortmeni dizisi Sıla'yı izleyip etkilenen Sezen Aksu, 'Töre' adını verdiği bir parça yazdı. Aksu'nun dizi kahramanları Sıla ile Boran'ın aşklarından etkilenip yazdığı şarkı, dizinin ikinci bölümünden bu yana yayınlanıyor.



    Sezen Aksu'dan töre şarkısı

    Sezen Aksu, atv'de yayınlanan 'Sıla' dizisinden etkilenip 'Töre' adını verdiği bir şarkı yaptı. Aksu'nun seslendirdiği şarkı, dizinin ikinci bölümünden itibaren yayınlanıyor.

    Beğeniyle izlenen atv'nin yeni dizi filmi "Sıla," reyting rekorları kırıyor. Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Zeynep Eronat, Menderes Samancılar gibi ünlü isimlerin rol aldığı; Mardin'in Midyat ilçesinde çekilen dizi filmi tutkuyla izleyen milyonlarca kişi arasında, Sezen Aksu da yer alıyor. Cuma günleri yayınlanan "Sıla"yı kaçırmayan Aksu diziden o kadar etkilendi ki, "Töre" adını verdiği bir şarkı yaptı. Ünlü sanatçı, bestelediği şarkıyı aynı zamanda yakın arkadaşı olan dizinin yönetmeni Gül Oğuz'a dinletti. Şarkıyı çok beğenen Oğuz, dizinin ikinci bölümünden itibaren Aksu'nun bizzat seslendirdiği şarkıyı dizide yayınlamaya başladı.

    AŞKLARI İLHAM VERDİ
    Sezen Aksu'ya bu şarkıyı besteleme ilhamını, Mardin'de kanun tanımaz törelerve töreye karşı gelen bir "aşkın" kahramanları olan Sıla (Cansu Dere) ile Boran'ın (Mehmet Akif Alakurt) aşkı verdi. Milyonları ekran başına toplayan dizinin konusuna gelince... Sıla, üç yaşındayken ailesinden koparılıp, başka bir şehre sürüklenir. O topraklarda kızların kaderini başkalarının yazdığının farkında değildir. Hiç duymadığı "berdel" kelimesi, hayatını tamamen değiştirecek ve hiç görmediği aşiret reisi Boran ile evlenmek zorunda kalacaktır. Artık Sıla, kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir.

    TÖRE
    Allah'ın emri değil bu
    Kulların aklı
    Hak'tan gelen değil bu
    Bebeler doğar mı silahlı?
    Töre töre töre
    Olur mu kul kula köle?
    Kin koydun kör yüreğe
    Böyle adalet olur mu?
    Esin ÖVET - MAGAZİN
     
  6. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    'Sıla' adlı dizide başrol oynayan manken Cansu Dere, törelere hiç de sıcak bakmadığını söylüyor. Buna körü körüne inanan ve yasaklarına harfiyen uyanları da hiç anlamadığını vurgulayan Dere, insanların düşünce yapısının değişmesi için eğitimin gerekliliğinin altını çiziyor.

    Berdel konusunun işlendiği hikâyeyi canlandırırken zorlanmadığını çünkü içindeki isyanı yansıttığına da değinen Dere, "Allah korusun, başıma böyle bir şey gelseydi aynı Sıla'nın davrandığı gibi davranır, isyanımı saklamazdım" diyor.
     
  7. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri
    Sıla'nın sesine kulak verelim

    Bize okulda televizyonun bir "kitle iletişim aracı" olduğu öğretilmişti. Yani kitlelerin birbirlerinden haberdar olmalarını sağlayan bir aletti. Oysa bugün televizyonun başlıca amacı "eğlendirmek" oldu. Ha bir de, reklamveren için mecra oluşturmak... Oysa televizyon, habersiz kitlelere haber ulaştırmanın en etkin ve kestirme yolu. Bunu yapmak için sadece ana haber bülteni ya da haber programı hazırlamak da gerekmiyor. Bazen bir film, bir dizi, onlarca bültenden daha etkili oluyor. Tıpkı atv'nin Sıla dizisi gibi... İzleyenler bilir. İzlemeyenler için kısa özet: Sıla, 3 yaşında İstanbullu bir aileye evlat verilir. Ancak köydeki aile bir olaya karışır. Genç kız "berdel" denilen töre ile tanışır. Hiç tanımadığı ağabeyinin hayatını kurtarmak için aşiret reisi Boran ile zorla evlendirilir. Artık bir konağın içinde hapistir. Bunlar yetmiyormuş gibi anne-baba bildiği insanların öldüğü haberini alır... atv'de daha önce de Zerda ve Aşka Sürgün dizilerinde törenin hayatları nasıl kararttığı anlatılmıştı. Şimdi bayrağı Sıla devralmış görünüyor. Dizi sayesinde şehirliler töre ile tanışıyor. Kırsalda bu derdi çekenler, "Bizim hayatımızı da önemli sayanlar varmış" deyip, mutlu oluyor. Büyük kentlerdeki insanlar hayatlarında duymadıkları bir dram ile tanışıyor. Bu sayede televizyon gerçek işlevine kavuşuyor. "Haber" veriyor... Oysa namus ve töre cinayeti haberleri aylardır gazetelerin üçüncü sayfalarına sıkışıp, kalmıştı. Üç ay önce Diyarbakırlı L. bakire çıkmadı diye kayınpederi intikam almıştı. Gelinine tecavüzden sorumlu tuttuğu kişinin 13 yaşındaki kız kardeşi B.'yi kaçırıp, ona tecavüz ettirmişti. İki hafta önce Muş'ta kayınpeder, gelinin bekaretini bozdular diye misilleme yaptı. Sorumlu tuttuğu kişinin 12 yaşındaki kız kardeşi Z.M.'ye tecavüz ettirdi. Tecavüze ailenin kızları da yardım etti. Ya Batmanlı kızlara ne demeli? Namus belasına odalarda ölüme terk edilen, baskıya dayanamayıp kendilerini çamaşır gibi ağaç dallarına asan o gencecik Batmanlı kızlara?.. 18 yaşında körpecik canına kıyan Saliha için 9 Batmanlı kız geçenlerde şehrin sokaklarında intiharları protesto yürüyüşü yaptı. Hanginiz duydunuz? Peki ya berdel olarak geldiği evde erkek çocuk doğurmadığı için öldürülen Diyarbakırlı Gülistan'dan kaç kişinin haberi oldu? Bazı diziler vardır, eğlenceliktir. Bazılarını izlemek ise adeta "görev" dir. Güneydoğu'nun keskin gerçeklerinden haberler veren Sıla, ikinci gruba girenlerden...

    Yüksel Aytug -sabah

     
  8. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    13.ekim 2006 sabah gazetesi
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  9. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Sıla'nın setine Şen dopingi
    Türkiye'de yediden yetmişe herkes atv'nin yeni dizisi 'Sıla'yı izliyor. Dizinin fanatiklerinden biri de usta oyuncu Şener Şen. Mardin'deki sete gidip oyuncuları tebrik eden Şen: Diziyi hissederek izliyorum

    Bende doping etkisi yaptı
    Atv'nin ekranda fırtınalar estiren dizisi 'Sıla'nın Mardin Midyat'taki setinde geçen hafta sürpriz bir konuk vardı. Usta oyuncu Şener Şen dizinin setini ziyaret edip, başarılarından dolayı her oyuncuyu tek tek tebrik etti. Dizide Boran'ı canlandıran Mehmet Akif Alakurt, "Ustadan övgüler almak gurur verdi. Diziyi çok beğendiğini ve hissederek izlediğini söyledi. Şen'in sözleri bende doping etkisi yarattı" diye konuştu.

    Onunla oynamak hayalim
    Dizinin 'Sıla'sı Cansu Dere de, Şen'in ziyaretinden çok mutlu: Şener Şen gibi bir ustanın bize destek olması bizi çok mutlu etti. Övgü dolu sözleri gururumu okşadı. Bana daha önce röportajlarda 'kiminle oynamak istiyorsun' diye sorduklarında Şener Şen diyordum. Sıla'nın bir bölümünde, Şen'in 'Gönül Yarası' filminin bir karesi göründü. O karede ben de vardım. Bu kare bile bana yetti. Birlikte rol almış gibi olduk...

    Para Sıla'yı töreden kurtaracak mı?
    Bu gece atv'de 'Sıla' gecesi! Töreler yüzünden bir ağayla evlenen Sıla, ailesinden kalan miras sayesinde zengin olacak. Peki bu miras Sıla'yı törelerden kurtaracak mı?

    MUSTAFA KIZIL
     
  10. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Sıla, zirveye demirledi

    Cansu Dere ile Mehmet Akif Alakurt'un başrollerini paylaştığı atv'nin yeni dizisi Sıla, tüm kişilerde yüzde 11.70, AB'de yüzde 12.10 reyting aldı.



    Tutkulu aşkın hikayesi Sıla yine zirvedeydi...

    Boran'ın tutkulu aşk hikayesini anlatan "Sıla" cuma gecesinin galibi oldu. atv'deki dizide başrolleri Cansu Dere ve Mehmet Akif Alakurt paylaşıyor. Dizi, tüm kişilerde yüzde 11.70 reyting, 33.10 izlenme payıyla ve AB sosyal grubunda aldığı yüzde 12.10 reyting, 35.70 izlenme payıyla günü önde tamamladı
     
  11. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    atv'nin reyting rekorları kıran dizisi 'Sıla' ile son günlerde yeniden gündeme gelen töre cinayetleri; yeni bir rock grubunun, Efsun'un da bir numaralı gündemi... Grup, albümlerine adını veren 'Duy Sesimi' adlı parçanın kendilerinden bağımsız olarak Doğu'nun sesi olmasını istiyor.

    İki yıl önce kurulan 'Efsun', bugüne kadar başta Hayal Kahvesi olmak üzere birçok mekanda sahne alarak, kemikleşmiş bir hayran kitlesine sahip bir grup. İngilizce ve Türkçe cover'ların yanı sıra, iki yıldan bu yana sahnede kendi parçalarını da okuyan Efsun, şarkılarını nihayet altında kendi imzalarının bulunduğu bir albümde toplamış olmaktan dolayı mutlu... 'Duy Sesimi' adını taşıyan albüm, kapak fotoğrafı ile ağır bir rock müzik hissi verse de, şarkılarda incelikle bir araya getirilen Batı- Doğu sentezi son derece etkileyici... Elektro gitarın kanun ve vurmalı çalgılarla birleştiği albümün en dikkat çeken parçası ise, albüme adını veren ve töre cinayetlerini ele alan Duy Sesimi' adlı parça... Taş plak kayıtlarından Özdemir Erdoğan'a; Behiye Aksoy'dan Radiohead'e; Jimi Hendrix'den Ümit Besen'e kadar çok çeşitli isimleri dinleyen grup, bunun zihinlerini ve müziklerini geliştirme amaçlı olduğunu söylüyor..

    * Efsun grubu nasıl ve ne zaman kuruldu? Gülay Boyalar: Efsun iki sene önce Özer ve benim tarafımdan kurulan ve altı kişiden oluşan bir grup. Grubun kare ası gitar, davul, bas ve vokal. Ama bunun yanı sıra müziğimize farklı bir tat katan kanun ve perküsyon eşlik ediyor bize. Özer Dönerkaya: Gülay ile yaklaşık 6-7 yıl önce tanıştık, Kemancı'da 'Pandora' adlı bir grubumuz vardı. Hayal Kahvesi, Old City gibi çeşitli mekanlarda çaldık. O dönem dedik ki, cover projelerinden biraz uzaklaşalım, kendi bestelerimizi çalalım.

    * Efsun Farsça'da 'büyü' anlamına geliyor. Müziğiniz de bu isim kadar büyülü mü sizce? Gülay B.: Sanatın kendi içinde bir büyüsü olması gerek, olmazsa seyircisiyle ilişkiye geçemez. Biz o büyüyü oluşturduğumuzu hissediyoıruz. Müziğimiz yerel tatlarla birleşince, bu isimle örtüştü.

    * Grubun vokalisiniz. Ses eğitimiminiz var mı? Gülay B.: Ses eğitimim var ama sesimi kullanmak için şan-piano eğitimi almadım. Bizim ekolümüzdeki insanlar alaylıdır; dünyada da bu böyledir. Pearl Jam'in solisti de konservatuvarlı değil. Farklı bir ekoldür ve gereği konservatuvar dışıdır. İfade tarzı da, kendini ortaya koyuş biçimi de daha alaylıdır.

    * Albüme adını veren parça 'Duy Sesimi'. Ve bu parça töre cinayetlerini ele alıyor.... Gülay B.: Bu bizim ilk albümümüz ve sesimiz duyulsun anlamına da geliyor. Ama aynı zamanda bu önemli bir parça. Şarkı, töre cinayetlerine adanmış ve onların sesinin duyulmasıyla ilgili. Hem bizim hem onların sesi duyulsa fena olmaz diye düşündük.

    * Töre cinayetleriyle ilgili bir şarkı yazmanızın nedeni ne? Gülay B.: Bir haberden etkilendim. Özel olarak buna duyarlı olmak diye bir şey yok; özellikle de sanatsal bir iş yapıyorsanız. Yakın çevremde buna dair bir olay yaşanmadı. Tam da bu yüzden yapmam gerektiğini düşündüm. Onların sesi çıkmıyorsa, onların sesi olmamız bir sorumluluk. Bu şarkının, konuyla ilgili projelerde kullanıma açık olmasını istiyoruz. Efsun projesinden bağımsız, kendi başına da hareket edebilsin...

    * Nasıl bir parça? Gülay B.: Onlardan birinin ağzından yazıldı. Herhangi bir orkestrasyon yok parçada. Hatta bir klip yaparsak biz bile arada olmayabiliriz bence.

    * Efsun'u gelecekte nerede görüyorsunuz? Gülay B.: Sahnelerde ve turnelerde görmek istiyoruz Efsun'u. İki tane klip parçası üzerine kurulmuş bir albüm yapmadık. Senfonik duygusu olan; kendi içinde bir hikayesi olan bir albümdür bu.

    * Yaptığınız müziği nasıl adlandırıyorsunuz? Gülay B.: Biz 'İstanbul'un sesi' diyoruz. Köklerimiz rock, duruşumuz alternatif. Ama ne duyuyor ve hissediyorsak bir kulvara ait olmadan duruşumuzu ifade etmek istedik.

    * İlk klibi de radyolarda çalmaya başlayan 'Rüya'ya mı çektiniz? Gülay B.: Evet ama ben klipten çok radyolarda dönsün istiyorum. Müziğimizin 'rock mı, değil mi' gibi tartışmalardan arınarak, önyargısız dinlenmesini istiyorum. Bazı insanların imajları yaptığı şeyleri kuvvetlendirir; ben müziğimizin bizden daha kuvvetli olduğunu düşünüyorum.
    SEZEN BAŞARAN GÜNAYDIN
     
  12. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Altı hafta önce yayınlanan ilk bölümüyle televizyon klasikleri arasında yer alacağının sinyallerini veren 'Sıla' beklentiyi karşıladı... atv'de cuma akşamları ekrana gelen dizi, her bölümüyle reytingleri altüst ediyor. Çekimlerin yapıldığı Mardin halkı ise yöreyi Türkiye'ye tanıttığı için diziye minnettar.

    Üç yıl önce atv'nin başarılı dizisi 'Asmalı Konak' rüzgarına kapılan Türk halkı, altı hafta önce de 'Sıla' isimli yeni bir rüzgarla tanıştı. Her cuma akşamı ekranın başından ayrılmayan izleyici, gerek konusu gerek oyuncularının başarısı sayesinde yeni fenomeninin 'Sıla' olduğunu reytinglerde de gösterdi. Televizyon eleştirmenlerinin de atv'nin yeni 'Asmalı Konak'ı olarak lanse ettiği 'Sıla'nın çekimlerine Mardin ve Midyat'ta son sürat devam ediliyor. Oyuncular da bu yörede çekim yapmaktan dolayı memnun olduklarını her fırsatta dile getiriyor. Mardin'de ise başka bir bayram havası esiyor. Özellikle Midyat'ta konuşulan tek konu Sıla... Hatta yöre halkı, dizi sayesinde bölgenin güzelliklerinin konuşulmasından memnun. Kadın-erkek Mardinliler dizideki görüntülerin bölgeyi en iyi şekilde gösterdiğini söylüyor. Dizinin konusuyla ilgili yöre insanının konuştuklarına gelince... Bilindiği üzere bir ayağı İstanbul'da, diğeri Midyat'ta gelişen öykü, kanun tanımaz töreyi ve töreye rağmen filizlenen bir aşkı anlatıyor. Giderek daha çok can alan töre cinayetleri ve berdel denilen uygulamaya keskin bir bakış ile karşı çıkışı anlatan 'Sıla', bu açıdan önemli bir toplumsal misyon da üstleniyor. Töreye 'yapamazsın' diyen dizi, işte bu nedenle bölgede tartışmalara neden oluyor. Kadınlar berdelin hala devam ettiğini söylese de, erkekler "Artık berdel kalmadı" demekte ısrar ediyor. Örneğin dizide Sıla'nın annesi Bedar'ı canlandıran Zeynep Eronat, yöre halkından kendilerine gelen tepkileri anlatırken kadın ve erkekler arasındaki görüş farkını şu şekilde dile getiriyor: "Özellikle kadınlar bizim anlattıklarımıza katılıyor ve birebir gerçek olayları anlattığımızı söylüyor. Ama erkekler anlattıklarımızın artık kalmadığını, Mardin'de berdelin olmadığını söylüyorlar."

    MUSTAFA KIZIL MAGAZİN
     
  13. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    [​IMG]

    Biz de buralılar gibi yaşamaya başladık

    Başarılı oyuncu Zeynep Eronat dizide Sıla'nın annesi Berdar rolünde... Kızını canını verecek kadar çok sevmesine rağmen töre gereği ağzını açamayan bir anneyi canlandıran Eronat, Mardin'e hayran kaldığını söylüyor: "Tam anlamıyla kültür karmaşasının olduğu bir yerde çekimlerimizi yapıyoruz. Çok farklı kültürler burada iç içe yaşıyor. Özellikle bizim çekimlerin yapıldığı Midyat'ta şiveler olsun, mimari olsun çok farklılık gösteriyor. Mesela Süryaniler'in ve Kürtler'in birbirinden farklı mimari yapıları var ve bunlar yan yana duruyor. Büyük şehirlerle buranın kültürü oldukça farklı. Biz Mardin'de buradaki yöre halkının kurallarına uyduk. Biz de burada onlar gibi yaşamaya başladık."

    sabah
     
  14. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Çocuklara artık Sıla ve Boran adı veriliyor
    Mardinliler 'Sıla' dizisinin ekibine öyle büyük bir ilgi gösteriyor ki, çekimlere ara vermek zorunda bile kalınıyor. Ekip bu ilgiyi, dizinin yörede benimsendiğine yoruyor. Bunun bir başka kanıtı ise hastanelerde son zamanlarda doğan çocuklara hep Boran ve Sıla isminin veriliyor olması....

    Cuma günkü bölümüyle yine reyting sıralamasında birinciliği kimseye kaptırmayan 'Sıla'nın Mardin'deki setinde, dizi ekibi en büyük eğlencesinin tavla partileri olduğunu söylüyor... Mehmet Akif Alakurt, Menderes Samancılar ve Devrim Saltoğlu arasındaki tavla maçları çok 'sıkı' geçiyormuş. Alakurt'un basındaki röportajlarında tavlada herkesi yendiğini söylemesi, diğer iki oyuncunun içine dert olmuş. Devrim Saltoğlu konuyla ilgili olarak "Mehmet Akif belden aşağıya vuruyor. Maçlarda sürekli yenilmesine rağmen bizi yendiğini lanse ediyor" demeden edemiyor. İşte 'Sıla'nın setinde yaşananlar...
    * Çekim yapılan mekanlarda yöre halkının yoğun ilgisinden dolayı ekibin zor anlar yaşadığı oluyor. Hatta bazen çekimlere ara vermeleri bile gerekiyor. Bu ilgi, dizinin yöre halkı tarafından benimsendiğini de gösteriyor.
    * Sette en çok konuşulan konulardan biri de Menderes Samancılar'ın biberleri... Cebinde biberle dolaşan usta oyuncunun, sahne aralarında cebinden biberleri çıkarıp yemesi kimi zaman esprilere neden oluyor.
    * Boran Ağa'nın konağı olarak kullanılan Midyat'taki konukevi son dönemlerde Mardin'in en popüler turistik mekanı oldu. Çevre illerden çekimlerin yapıldığı mekana çok sayıda turist geliyor.
    * Bölgede çocuklara verilen isimlerde değişiklikler olmaya başladı. Sıla dizisinden sonra Mardin'de hastanede doğan çocuklara en çok Boran ve Sıla isimleri verilmeye başladı.
    * Dizinin en ilgi çeken yanlarından biri de müzikleri... Sıla Gencoğlu isimli bir şarkıcı tarafından seslendirilen şarkılar, son dönemlerde internette en çok indirilen dizi müzikleri arasında yer alıyor.
    * Dizinin ilerleyen bölümlerinin çekimleri için İstanbul ve Mardin arasında daha çok mekik dokuyacak olan ekip, İstanbul'da kendilerini daha zor şartların beklediğini düşünüyor.
    * Oyunculuğun dışında İstanbul'da Panna Farina isimli pastane ve kafeleri olan Devrim Saltoğlu, İstanbul'dan Mardin'e köfteler, kurabiyeler ve pastalar getirerek ekibe her seferinde ziyafet veriyor. Dizi ekibi Saltoğlu'nun İstanbul'dan gelmesi için yolunu gözler hale gelmiş.
    sabah
     
  15. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Sıla basında çıkan haberleri

    Dizide Sıla'nın babası Celil karakterini canlandıran Menderes Samancılar, dizinin çok çarpıcı bir meseleye parmak bastığını ve izleyicileri yüreğinden yakaladığını söylüyor. 'Sıla'nın tıpkı 'Asmalı Konak' gibi başarılı bir dizi olacağını ifade eden Samancılar, çekimlerden fırsat buldukça Mardin'i gezmeye çalışan Cansu Dere'ye rehberlik ediyor. Dizinin yanısıra bir yandan da kitap hazırlıkları içinde olan Samancılar, film güncelerini ve sinema biyografisini topluyor. Usta oyuncu, "Mesleki yaşanmışlıklarımızı güzel bir dille kaleme alıyorum. Ölüp gittiğimizde arkamızdan gelenler hangi yollardan nasıl geçtiğimizi bilsinler" diyor. Samancılar, bir de fotoğraf sergisi açmayı planlıyor, hatta bunun için Mardin'de bol bol fotoğraf çekiyor

    Kötü adamım diye çocuklar bana sarılmıyor

    Dizide belki de en çok tepki alan isimlerden biri Devrim Saltoğlu... Boran'ın amcaoğlu Cihan'ı canlandıran başarılı oyuncu, 'Asmalı Konak'ta Seyhan karakterini oynuyordu. Saltoğlu, 'Sıla'nın da bir önceki dizisi gibi çok başarılı bir iş olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Konu olarak 'Asmalı Konak'a çok benzemese de durumu, izleyicinin tepkisi ve reytingler açısından benzerlikler var. Rol gereği İstanbul'da daha çok bulunduğum için insanların tepkisini buradan daha çok görebiliyorum. Çevremde hemen hemen diziyi izlemeyen yok. Bu da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor" diye konuşuyor. Ama başarılı oyuncunun bir şikayeti var: "Çok güzel tepkiler alıyorum ama daha önce çocuklar bana sarılırken, şimdi uzak duruyorlar. En büyük şikayetim bu. Ama bu, rolün başarılı olduğunu gösteriyor. Aslında ben Cihan karakterini oynamanın tadını çıkarıyorum. Dişi bir rol olduğu için tadı çıkarılmaya oldukça müsait bir rol. Ben de oynarken büyük zevk alıyorum. Bunun dışında Sıla, özellikle Gül Oğuz gibi çok başarılı bir yönetmenle çalışma şansı yakalamam adına da çok önemli bir iş benim için..."
     
Sıla basında çıkan haberleri konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Elveda Rumeli - Basında Çıkan Haberler

    Elveda Rumeli - Basında Çıkan Haberler

    elveda rumelinin çekildiği yer elveda rumeli nerede cekiliyor şebnem sönmez rumeliden ayrıldı şebnem sönmez rumeliden ayrıldımı neden ayrıldı Önceliğim para olsaydı daha kolay iş seçerdim 'Elveda Rumeli' yerine daha zahmetsiz bir işi tercih ederdim kadrosuna yeni katılan Berrak Tüzünataç, oyunculukta kariyer yapmayı hedeflediğini söyledi: Para hırsım yoktur. Teklifleri değerlendirirken...
  2. Doktorlar - Basında Çıkan Haberler

    Doktorlar - Basında Çıkan Haberler

    doktorlar dizisinin çekildiği hastane doktorlar dizisinin çekildiği hastanenin adı dizisi hangi hastanede çekildi hangi hastanede çekiliyor çekildi Show Tv’nin sevilen dizisi “Doktorlar”ın Ela’sı Yasemin Ergene, dizi çekimleri sırasında başından geçen korku dolu anları anlattı!.. Yasemin gece çekimleri sırasında uzayınca hastanede tura çıkmış ama başına neler gelmiş neler!.. Asansörle bir üst...
  3. şahan gökbakar, doğa rutkay'la ayrıldıkları yönünde çıkan haberlere yanıt verdi.

    şahan gökbakar, doğa rutkay'la ayrıldıkları yönünde çıkan haberlere yanıt verdi.

    Doğa Rutkay, bir süre önce basında çıkan ayrıldılar haberlerine karşın Şahan Gökbakar ile iyi bir ilişkilerinin olduğunu belirterek ' O da çok önemli bir şey yaptı, kendisini korumak istiyor. Ben de onu korumakta yardımcı olmaya çalışıyorum. Biz nacizane bir ikiliyiz, öyle takılıyoruz beraber. Hiç bir yere doğru gitmiyor. Onu da buradan açıklayayım. Bir adres yok yani mektubun...
  4. çıkan haberlere isyan etti

    çıkan haberlere isyan etti

    ÖZEL HAYATIYLA SIK SIK GÜNDEME GELMEKTEN KAÇAMAYAN OYUNCU HANDE ATAİZİ, BU DURUMA ALIŞMASINA RAĞMEN BAZI HABERLERİN İMAJINI ZEDELEDİĞİNİ SÖYLEYEREK 'KENDİ İSMİME YABANCILAŞIYORUM' DEDİ. Ünlü oyuncu Hande Ataizi, medyada kendisi hakkında çıkan haberler yüzünden kendi ismine bile yabancılaştığını söyledi. Ataizi, 'Bazen kendime de yabancılaşıyorum. Abuk sabuk yalan... Bu nişan mesela...
  5. Sıla Kafa şarkısı sözleri lazım ya bana

    Sıla Kafa şarkısı sözleri lazım ya bana

    Sılanın seslendirdiği hani kafa nereye biz oraya isimli bir şarkısı var onun sözleri var mı melekler.

Sayfayı Paylaş