gebe
  1. MEÇHUL

    MEÇHUL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8.875
    Beğenilen Mesajlar:
    66
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    şehr-i MEÇHUL

    şimdi evlenebilirsin!!!!

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında MEÇHUL tarafından paylaşıldı.

    Bir zamanlar, bir genç herkes gibi evlenmek istiyordu. Bu niyetini ailesine açtığında, babası ona şöyle dedi: "Elbette oğlum, elbette evlenebilirsin. Bana kendi alınterinle kazandığın bir altını getirdiğinde, seni hemen evlendireceğim." Delikanlı babasının bu sözlerine gülümsedi. Ne kadar da kolay bir sınavdı bu böyle. Ertesi gün, istenilen altın lirayı götürüp gururla babasının avucuna koydu. Babası hiçbir şey söylemeden, altını evlerinin yanından akan nehre fırlattı.
    Çocuk, altının düştüğü nehre şaşkınlıklı bir-iki saniye baktıktan sonra, babasına döndü ve sordu:
    "Şimdi evlenebilirim, değil mi babacığım?"
    Babası başını iki yana salladı:
    "Hayır oğlum. Sana kendi alınterinle ve emeğinle kazandığın bir altını getirmeni söylemiştim. Bu altını sen kazanmamışsın ki!"
    Genç delikanlı babasının gerçeği nasıl keşfettiğini anlayamamıştı. Sahiden de, parayı bir arkadaşından ödünç almıştı. Ertesi gün, bu defa annesinden bir altın borç aldı ve parayı babasına götürdü.
    Babası altını aldı ve yine nehre fırlattı. Delikanlı bir kez daha şaşırmıştı:
    "Bunu niye yapıyorsun baba, anlamadım. Ama sana bir altın getirmiş oldum, artık evlenebilir miyim?"
    Babası bu defa da izin vermedi oğluna:
    "Bu altını da sen kazanmamışsın!"
    Genç, babasının yanından ayrıldıktan sonra uzun uzun düşündü. Başkasından borç alıp getirdiğinde babası parayı yine nehre atacaktı ve bu gidişle evlenemeyecekti. O yüzden, bir iş bulup çalışmaya ve altını kendi emeğiyle kazanmaya karar verdi.
    Günler geçti ve kazandığı bir altını babasına götürdü. Babası her zamanki gibi parayı nehre atmaya hazırlanıyordu ki, oğlu can havliyle babasının kolunu tuttu ve bağırdı:
    "Hayır baba! O altını nehre atamazsın! Onu kazanmak için günlerce çalıştığımı ve sırtımın ağrılar içinde kaldığını biliyor musun sen?"
    Babası, yüzünde ışıltılı bir gülümseme ile, elini oğlunun omzuna koydu ve:
    "İşte şimdi evlenebilirsin, oğlum" dedi. "Çünkü, emeğinin karşılığı olan bu altının değerini artık biliyorsun ve eminim ki onu akıllıca harcayacaksın."
    ***

    Hayat, önümüze bin bir türlü yemeğin ve meyvenin ikram edildiği bir sofra gibi konulmuş. Hepimiz nasibimizi alıyoruz ondan. Sadece maddî midemizin değil, aklımızın, kalbimizin, duygularımızın da rızıklarını buluyoruz hayatta. Ellerimizle, duygularımızla uzanıyoruz ve elimizin kabiliyetimizin yettiği kadarıyla meyveler devşiriyoruz hayat sofrasından.
    Hayatı sahici yaşayabilmek için galiba bu gerçeğin, yani, hayatımızı değerli kılan şeyin onu bizim yaşıyor olduğumuz gerçeğinin, farkında olmamız gerekiyor.
    Başka ellerin kazandığı paralar mutlu etmiyor bizi. Alınteri dökülmeden ele geçen kazançlar, usanç ve tatminsizlik getiriyor. Emanet hayatlar mutlu etmiyor bizi. Başkasının yediği yemek karnımızı doyurmuyor, başka gözlerin gördüğü güzellikler ruhumuza tatlı esintiler getirmiyor. Aynı şekilde, başkasından emanet alınmış doğrular bile hayatımızda daha büyük yanlışlara gebe olabiliyor.
    Çocuklarının kendi emeğinin ve gayretinin farkına varmasına izin vermeyerek onları sevgisiyle ve şefkatiyle manen kötürüm bırakan anne babaların kulağı çınlasın.
    Sahi, bir çocuğu veya bir insanı mutlu eden nedir? İstediği şeye kavuşmak mı? Yoksa o şeye ulaşmaya çalışırken çabalamak ve o çabanın içindeki faaliyetin lezzetini hissetmek mi?
    Maddeten her istediği önüne koyulan ama en küçük engel karşısında aciz kalan gençleri gördüğümde hep bu soruyu soruyorum kendi kendime. Gayretten ve çalışmaktan çok sonucu düşünen ve o sonuç da çoğu kez kendi emeği ve çabasıyla değil anne-babasının yardımlarıyla önüne getirilip konulan kimi öğrencilerimin mutsuzluğu, tatminsizliği ve başarısızlığı üzüyor ve düşündürüyor beni.
    Mutluluğun veya tatminin sonuçta olduğunu düşünüyorsak yanılıyoruz demektir. Mutluluk ve lezzet, bizzat gayretin ve emeğin içinde. Evet, gerçekten de hem maddî hem de manevî anlamda, insana kendi çalıştığından ve emeğinden başkası yok!

    :):):)


     
şimdi evlenebilirsin!!!! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ebru ile osmantan  her an evlenebilirler

    Ebru ile osmantan her an evlenebilirler

    YAPIMCI-SUNUCU OSMANTAN ERKIR İLE İLİŞKİSİ EVLİLİK YOLUNDA İLERLEYEN EBRU GÜNDEŞ, BAYRAM TATİLİNİ OSMANTAN ERKIR'IN LONDRA'DAKİ EVİNDE NİŞANLISI VE AİLESİ İLE GEÇİRECEK. Gündeş'in aynı dönemde çıkaracağı ve dokuz aydır hazırlıklarını sürdürdüğü albümüne 'Evet' adını vermesi de akıllara, 'Gündeş acaba Londra'da sevgilisine 'Evet' mi diyecek?' sorusunu getirdi. İkilinin her an nikah masasına...
  2. Müftüden 8 yaşındaki kızlar için evlenebilir fetvası!!!

    Müftüden 8 yaşındaki kızlar için evlenebilir fetvası!!!

    Geçtiğimiz aylarda, 8 yaşındaki Nojoud, ailesi tarafından kendisinden 20 yaş büyük birisiyle zorla evlendirilmiş, ancak kaçarak karakola sığınmıştı. Suudi Arabistan baş müftüsü, 10 yaşındaki kız çocukların evlenebileceğine dair fetva verdi... El Hayat gazetesi haberine göre, bir konferansta konuşan baş müftü Şeyh...
  3. şunu şunu hiç haketmedim

    şunu şunu hiç haketmedim

    hayatınızda size de pek çok haksızlık yapılmıştır..... en zorunuza giden ve unutamadığınız içim içimi yiyor ben şunu şunu hiç haketmedim diyorsanız bizimle paylaşın melişler........:fırtına::fırtına:
  4. KİMLER EVLENEBİLİR ?

    KİMLER EVLENEBİLİR ?

    kimler resmi nikah yapabilir,kimler evliliğe uygundur,kimler evlilik yapamaz,16 yaşında biri evlenebilirmi,kimler evlenebilir hakkında bilgiler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu İkinci Ayırım’da, Evlenme Ehliyeti ve Engelleri düzenlenmiştir. Bu kapsamda kimlerin evlenebileceği hakkında temel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz. Evlilik müessesesinin önemi nedeniyle yasa, evlenenlerde bir takım...
  5. Müslüman erkek ve kadın gayrimüslimle evlenebilir mi?

    Müslüman erkek ve kadın gayrimüslimle evlenebilir mi?

    Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur.(Hindiyye) İslam idaresi altında zimmi olarak yaşayan kitap ehli kadın ile evlenmek tenzihen mekruh idi. Zimmi olmayan kendi memleketinde yaşayan gayrimüslimlere harbi kâfir denir. Bugün yer yüzünde...

Sayfayı Paylaş