gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.409
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113

    siroz tanısı ve tedavisi

    Konu, 'Hastalıklar ve Tedavileri' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    siroz başlangıcı siroz başlangıcı tedavisi tanısı sirozun son evresi sirozda karından su alınması SİROZ Karaciğer vücudun kimya fabrikası gibi çalışan bir organdır. Kan şekerinin düzenlenmesinden, yağ, şeker ve proteinlerin birbirine dönüşmesine kadar bir çok görevi vardır. Hücreleri düzenli bir şekilde dizilmiştir. Başta alkol kullanımı olmak üzere hepatit türü hastalıklar sonucunda karaciğerin yapısı düzensizleşir ve hücreler hasara uğrar. Hücrelerin yok olmasıyla karaciğer küçülür ve görevini yerine getiremeyecek hale gelir. Şüphesiz vücudun kimya fabrikası dediğimiz organın bozulması hayati tehlikeye yol açan bir sorundur. Bu sebeplerden dolayı iyileşmesi imkansız olan siroz hastalığı ortaya çıkar. Sirozlu bir karaciğer küçülmüştür ve pürtüklü bir yapıya sahiptir. Yok olan karaciğer hücrelerinin yerine yeni hücre üretimi gerçekleşir fakat bu dağınık ve aşırı miktardadır. Bu yüzden bağ dokusu bütün karaciğere dağınık bir şekilde yerleşmiştir.

    SİROZ HASTALIĞININ SEBEPLERİ
    Siroz, batı ülkelerinde ölüm nedenleri arasında ilk 10'da yer alır. Nedeni büyük ölçüde alkol kullanımıdır. Alkol nedeniyle oluşan sirozun tedavisi yoktur. Mutlaka alkolü bırakmak gerekir. Günde 60 gr. dan fazla uzun süre alkol alan bir erkek karaciğer sirozuna yakalanır. Kadında ise bu miktarın 20 gr olması yeterlidir. Bir diğer nedeni hepatit virüslerinin yol açtığı hepatit B, C ve D hastalıklarıdır. Bu mikroorganizmalar karaciğerde iltihaplanmaya yol açar. Özellikle hepatit B kronikleşen bir hastalıktır ve karaciğerde bu iltihaplanma kalıcıdır. Özellikle geri kalmış ülkelerde bu yüzden siroza yakalanma bir hayli fazladır. Karaciğerde demirin aşırı birikmesi, safra kesesi hastalıkları, kronikleşmiş kalp yetmezliği sirozun diğer nedenlerindendir.
    Vücudumuzun savunma sistemi karaciğerdeki bozukluk olduğunda kendi hücresini yabancı bir hücre olarak algılar ve bu hücreyi yok eder. Uzun süre ağrı kesici gibi ilaçların kontrolsüz kullanımı, kimyasal ilaçlara temas etme siroz oluşumunda etkendir.

    SİROZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ
    Hastalığı başlangıç ve ileri evre olmak üzere ikiye ayırırsak;
    • Hastalık ilk ortaya çıktığında yorgunluk, çabuk yorulma, iştahsızlık, sarılık, kaşıntı, bulantı, aşırı gaz birikimi, özellikle bacaklarda ve karında şişlik, kabızlık, erkeklerin gögsünün büyümesi görülür. Bunlar sadece sirozda ortaya çıkan beliritler değildir. Başka hastalıklarda da bu belirtiler görülebilir.
    • Hastalığın daha ileri evresinde beliritler şiddetli ve tanı koydurucudur. Gözle görülür bir kilo kaybı vardır. Hasta yemek yemek istemez. Bacaklar zayıflar. Dokularda su tutulamaz. Yemek borusundaki damarlar patlayarak iç kanama olabilir. Karaciğer zehirli maddeleri süzer fakat siroz sonucu bu görevi yapamaz ve bu zehirli maddeler hücreleri tahrip eder. Beyin hücrelerinin hasarı sonucu kişi aptallaşır, motive olmada güçlük çeker. Cinsel istek azalmıştır hatta ilerledikçe iktidarsızlık gelişir. Aç karnına kusmaya başlar, geceleri idrar yapması fazlalaşır. Hastanın görünümü değişmiştir. Yanakları kızarmıştır. Hormonal dengesizlik sonucu vücut kılları dökülür , damarlar genişler ve boyunda, sırtta görülür bir hal alır.
    SİROZ NASIL TEŞHİS EDİLİR?
    Yapılan ilk muayenede doktor hastanın geçmişiyle ilgili bilgi alır. Alkol kullanıp kullanmadığı, hepatit hastalığı geçirmiş mi diye öğrenir. Bu hastalığın bulaşmış olabileceği ihtimalini gözönüne alır ve ailede eşinin ya da birlikte olduğu kişide hepatit olup olmadığını öğrenmek ister.
    Daha sonra elle yapılan muayeneyle karaciğerin nasıl olduğuna bakılır. Siroz hastalarının karaciğeri serttir. Kenarları ise çok belirgindir. Sirozluların çoğunun dalağı büyüktür. Doktor hastanın görünümünü de inceler. Hasta sararmış, yanaklar ve eller kırmızılaşmıştır. Bacakalar zayıf ve karın da su topladığından elle muayene ile karında su birikip birikmediğini anlayabilir.
    Kesin tanı koymak için ise kan tahlilleri ve gerekirse karaciğerden parça alımı yapılır. Kanda albumin düzeyi düşük, bilirubin seviyesi yüksek ise karaciğerde sorun olduğu anlaşılır. Karaciğer hücrelerinin kanda ne durumda olduğu incelenir. Bunun dışında ultrason görüntüleme ile karaciğer görüntülenir. Karaciğerin yüzeyi ve yapısının bozukluğu hakkında bilgi alınır. Siroz teşhisi konmasında güvenilir ve etkin bir yöntemdir.

    SİROZ TEDAVİSİ
    Alkole bağlı sirozun tedavisi yoktur. Yine de hastalığın erken tanısı sonucu alınan bazı önlemlerle hastalığın şiddeti azaltılabilir ve bazı belirtiler hafifletilerek hastayı rahatlatmak amaçlanır. Hepatit sonucu siroz olanlarda ise interferon tedavisiyle virüslerin çoğalması engellenir.
    Bunlar dışında şunların mutlaka yapılması gerekir ki hastalık kısmen de olsa kontrol altına alınabilsin:
    • İlk başta kesinlikle alkolü bırakmak gerekir,
    • Vücuttaki eksikliklerin giderilmesi için vitamin alımı gerekebilir,
    • Sirozlu hastaların tansiyonu yüksek olur. Bunu kontrol etmek için tansiyon ilaçları önerilir,
    • İdrar söktürücü ilaçlarla karında biriken su miktarı azaltılmaya çalışılır,
    • Doktorun önermediği takdirde ilaç alınmamalı,
    • Aşırı yağlı yemekler yenmemeli. Bunların dışında en son yapılacak tedavi organ naklidir. Hastalığın iyileşmesi mümkün olabilir fakat bu nakil sonucu karaciğerin vücuda uyumu gerekir. Kullanılan bazı ilaçlar da bu yönde etkili olmaktadır.
    SİROZA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER
    1. Alkolü bırakmak,
    2. Hepatit hastalığına yakalanmamak için aşı yaptırmak,
    3. Bazı karaciğer hastalıkları siroza yol açar. Bu yüzden mutlaka tedavisi yapılmalıdır,
    4. Beslenmeye dikkat edilmeli, yağlı ve hayvansal kaynaklı besinlerden uzak durmak gerekir,
    5. Erken teşhis önemli olduğundan kontrol amaçlı muayene yaptırılabilir.


    ALINTI


     
siroz tanısı ve tedavisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. zatürre tanısı ve tedavisi

    zatürre tanısı ve tedavisi

    zatürenin belirtileri zatürre tedavisinde kullanılan ilaçlar zatürenin tedavisi zatürre bitkisel tedavi tedavisi ZATÜRRE Zatürre, bakterilerin yol açtığı, yüksek ateş, öksürük ve koyu balgamla kendini belli eden bir hastalıktır. Bu bakterilerin neden olduğu her 100 zatürreden 5'i ölümle sonuçlanır. Ayrıca bu bakterilerin kanda görülmesi ve bütün vücuda yayılması ciddi rahatsızlıklara yol açar....
  2. tifo tanısı ve tedavisi

    tifo tanısı ve tedavisi

    tifo bakterisi tifo tanı tanisi tanısı hamilelikte TİFO Salmonella türü bakterinin neden olduğu, sıklıkla kirli içme suları ve yiyeceklerle bulaşan yaygın ve mikrobik bir hastalıktır. Tifoya neden olan bakterilerin rezervuarı insandır. Bulaşma yolu genelde ağızdır. vücuda girdikten 1-2 hafta sonra hastalık ortaya çıkar. Diğer adı enterik ateş olan tifo; baş ve karın ağrısı, yüksek ateş, göğüs...
  3. epilepsi tanısı ve tedavisi

    epilepsi tanısı ve tedavisi

    epilepsi belirtileri bebeklerde sara belirtileri bebeklerde epilepsi nelerdir SARA (EPİLEPSİ) HASTALIĞI Vücudumuzu yöneten merkez beyindir. Bütün aktiviteleri beynimiz sayesinde yaparız. Dolayısıyla beyindeki hücreler arasında elektriksel bir bağlantı vardır. Merkezi sinir sistemi hücrelerinin beklenmedik, aniden elektriksel boşalması sonucu epilepsi ortaya çıkar. Bir kaç dakika sürer ve sonra...
  4. AİDİS: tanısı ve tedavisi

    AİDİS: tanısı ve tedavisi

    aidis aıdıs aıdis AİDS Türkçesi edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu olan AİDS, HIV adındaki mikrobun neden olduğu, kan yoluyla ve cinsel ilişki sırasında bulaşan bir hastalıktır. Bu virüs, vücuda girdiğinde hastalığa karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemimizi yok eder. Böylece başka hastalıklara yakalanmamız çok kolaylaşır ve en basit bir soğuk algınlığına bile direnç...
  5. astigmat tanısı ve tedavisi

    astigmat tanısı ve tedavisi

    astigmat dereceleri astiğmat dereceleri astigmatın Astigmat Korneanın yuvarlak olmadığı , yumurta şeklinde olduğu bır durumdur.yumurta veya rugby topu gibi astigmat bir korneanın 2 kesiti ,temel eğrisi vardır,biri yassı diğeri ona 90 derecede daha dik. Bu iki farklı eğri ışığı farklı kuvvette kırarlar ve retinada iki görüntü oluşmasına neden olurlar. A. Astigmat...

Sayfayı Paylaş