gebe
  1. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    şu üçgenin koşeside menin olsun

    Konu, 'Çöplük' kısmında almira tarafından paylaşıldı.

    :Dancing_furious::Dancing_furious::Dancing_furious:köşeme gelinn oynalım..
     
    Son düzenleme: 19 Kasım 2007
  2. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menim olsun

    Bir agacin kökleri ne kadar kuvvetliyse ve ne kadar topraga sarildiysa eger, agac da o kadar güclü ve sebatli olur! Firtinalar kopsa bile agac sarsilmaz! Sonbaharlarda yapraklar yere düsse bile, ilk baharin baslamasi ile agac yesillenir yine! Yapraklarin yere düsmesi bir eksilme olarak görülür bazen, ama aslinda bir yenileme, bir degisim, olarak görülmeli! Hayatta da öyle degilmidir, neler yasanir, neler görülür, nelerle karsilasilir, kimler gelir, gelenlerden kimler kalir?! Bazen en cok deger verdigin kisiler gider! Karlar kislar sadece bir iki agaci etkilemez onun disinda herseyi etkiler! Durmadan bir degisim icinde yasanir! Insan bazi seyleri elde etmek icin, bazi seylerden vazgecmek zorunda kalir!
    Ne sevgiler büyütür insan icinde! Kimi zaman sevgisine karsilik bulur, kimi zaman yalnizlikla bogusur! Hayat kim icin kolayki? Herkese!!! farkli sekillerde sunuyor zorluklarini!...

    __________________
     
  3. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    Gurur, Korku ve Kararsizlik!...
    Zaman zaman, en cok istedigim seylere engel oldu!
    Ben elimi kolumu sana dogru uzatirken, kollarim hep boslugu sardi! Bir adim sana attayim derken, sana ulasmak icin, kosmam gerektigini anladim! Kostum, yoruldum, ama yetisemedim! Ben daha yorgunlugumu üstümden atmadan, sen bana elini uzattin! Bu sefer ise ben, seninde kollarinin boslugu sarmasini istedim! Kactim, saklandim! Bir rüya olmasindan korktum! Gercek oldugunu anladigimda, kendime kizdim, sinirlendim! Bir rüya olsaydida ve uyanmak aci olsa bile, o rüya cok sürmeze bile görmeye degmezmiydi?!?!
    Bizim bir noktada bulusamamiz senin nasil hissettigini bilemememden doguyordu! Aslinda sende neler hissettiklerini bilmiyordun... Kimi zaman hic kimsenin yakin olmadigi kadar yakin oluyordun bana, kimi zamanda aramizda ucurumlar olusuyordu!
     
  4. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    Sevgi&Ask!
    Bu duyguyu sende tanidim, ve bu duyguyla beraber olgunlastim, büyüdüm! Simdi geriye baktigimda ve bir kac yil öncesini düsündügümde, hic bir seyin icimde eksilmedigini anliyorum. Sadece düsüncelerim degisti, beklemekten vazgectim! Gelsen belki yine dayanamaz kalbim, akar tüm duygularim sevginin seline, ve düsünmeden ve ayni sevgiyle dönerim, ama tutuklu degilim artik sana! Tutuklu olmam sevgimin ispati degildi, sadece degisikliklerden korktugumun ve herseyin oldugu gibi kalmasini istedigimin ispatiydi! Nasil bir sevgidir bu diyebilirsin belki! Ama benim icimden gecenleri ve hayattan beklentilerimi anlatsam bile anlayamazsin ki sen!
     
  5. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    İNSAN HATA YAPAR


    Adam yeni aldığı arabasına bakmak için evinden dışarı çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle, arabanın kaportasını mahvettiğini görmüş.

    Hemen oğlunun yanına koşmuş ve kaportaya vurduğu çekiçi alarak çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış.

    Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş.

    Doktor çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da, elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış.

    Çocuk ameliyattan çıkıp, gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle,

    "Babacığım, arabana zarar verdiğim için çok üzgünüm,"

    demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş:

    "Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?"

    Babası eve dönmüş ve intihar etmiş
    [​IMG]
     
  6. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    kimbilir
    ne öyküler yazıldı sana dair,
    yüreğin laflaması gibi
    kalemden dökülen..
    kırmızıya bulandı bazen
    kalem ucu,
    alev alev akan nehir oldun..
    kimi zaman içli bir şarkı..
    yetmedi...söyleminle
    iç acıtan şiir oldun...
    içine işlendin gönüllerin...
    yarı dua, yarı beddua oldun dillerde...

    baharda ayrı yeşerdin,
    doğayla bir olup
    yüreğin içinde açtın..
    bol çicekli bir tasvirin oldu
    gizli gizli büyürken,
    tohumların yayıldı her yere..
    ertesi bahar yeniden açsın diye
    üşenmeden yaralı yüreklerde...

    yazları gürültücü bir
    akşam gibiydin yalnızlık,
    inadına sana isyan eden,
    sahte kalabalıkların
    ay`la buluştuğu
    o koyu mavi geceler içinde...
    beklerdin elinde
    kırmızı bir şarap kadehiyle
    sadık sevgililer gibi...
    yüzünde anlayışlı bir ifadeyle...
    dudaklarında tanımsız bir tebessümle...
    kollarına düşeceğini bile bile...

    büyüdükçe insanlar
    algılanışın değişti
    kimi zaman bir kurtuluş oldun
    yara almış, sızlayan yüreklere,
    kimi zaman bir kaçış
    dinlenme vaadiyle kandırdığın
    yorgun düşmüş yüreklere...

    üstlerine kokun sindi
    sana bulaşmışların..
    yüzlerine bakınca anlaşıldı
    sana düştüğü
    yalnızca insanın...
     
  7. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    Canım, köşen hayırlı olsun, misafirin bol olsun... Güzel paylaşımlarla dolsun... :) Sevgilerimle...
     
  8. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    ANLAR
    [FONT=Courier New, Courier, mono][FONT=Geneva, Arial, Helvetica, san-serif][FONT=Courier New, Courier, mono]Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
    ikincisinde daha çok hata yapardım.
    Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
    Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
    Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
    Temizlik sorun bile olmazdı asla.
    Daha çok riske girerdim,
    seyahat ederdim daha fazla.
    Daha çok güneş doğuşu izler,
    daha çok dağa tırmanır,
    daha çok nehirde yüzerdim.
    Görmediğim bir çok yere giderdim.
    Dondurma yerdim doyasıya,
    Daha az bezelye.
    Gerçek sorunlarım olurdu
    hayali olanların yerine.
    Yaşamın her anını gerçek ve
    verimli kılan insanlardan olurdum.
    Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten.
    Anlar, sadece anlar, siz de "an"ı yaşayın.
    Hiçbir yere, yanına; termometre, su, şemsiye ve
    paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
    Yeniden başlayabilseydim,
    ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
    Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
    Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
    çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer...
    Ama işte, 85'imdeyim ve biliyorum...
    Ölüyorum...[/FONT]
    [/FONT]
    [/FONT][FONT=Courier New, Courier, mono][/FONT]
     
  9. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    [FONT=Geneva, Arial, Helvetica, san-serif][FONT=Times New Roman, Times, serif]ONÜÇÜNCÜ MEKTUP[/FONT][/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Er geç beni affedeceksin. Bir şey beklemeden,
    bir şey istemeden affedeceksin. Sevgin seni
    oraya götürecek.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Düşe kalka ilerleyeceğin yollarda, taşlar
    kanatacak ayaklarını. Issız, karanlık
    ormanlardan gececeksin yapayalnız.
    Sonra bir bataklık başlayacak gözün
    alabildiğine. Omuzlarına kadar yapışkan
    çamurlara saplanacaksın. Durmadan yağmur
    yağacak üstüne, iliklerine kadar ıslanacaksın,
    üşüyeceksin. Ahtapot elleri gibi uzun, pis sarmaşıklar
    dolanacak ayak bileklerine. Dört yanında kara
    bataklık kuşları dönecek çığlık çığlığa.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Geçmiş zamanı düşüneceksin. O bir daha
    yaşanılmaz günleri, geceleri düşüneceksin.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Bataklığın son bulduğu yerde zift gibi koyu bir
    gece başlayacak geçmiş gecelere benzemeyen.
    Yürüyeceksin, ağır ağır ilerleyeceksin zamanın ve
    gecenin ortasında. Keskin bir rüzgâr çıkacak,
    merhametsiz kırbaçlar gibi parçalayacak yüzünü.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Sonra bir dağ yamacına varacaksın, bitkin ve
    perişan... Uzaklarda cılız bir ışık göreceksin.
    Sen yaklaştıkça büyüyecek, sıcak kollarıyla
    saracak seni. Fakat, sen o ışığın olduğu yere
    hiç bir zaman varamayacaksın ve bu gerçeği
    anladığın anda yıkılacaksın, korku ve
    ümitsizlik saracak yüreğini, ağlayacaksın.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]İşte o zaman beni düşüneceksin, çektiklerimi,
    senin için katlandığım şeyleri düşüneceksin.
    Bulutlar dağılacak. Seni nasıl sevdiğimi,
    nasıl yüceleştirdiğimi, nasıl o erişilmez ışık
    haline getirdiğimi birer birer anlayacaksın.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Onun için beni affet demeyeceğim sana.
    Ergeç anlayacak ve affedeceksin.
    Bunu biliyorum.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Karşılaşmamız kaderdi belki. Ama çektiğimiz
    çiledir, bizi birbirimize yaklaştıran, o korkunç
    ümitsizlikler, büyük çaresizliklerdir.[/FONT]

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]Acılarımızı yitirmeyelim.[/FONT]
     
  10. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    ONDÖRDÜNCÜ MEKTUP

    İlk defa göz göze geldiğimiz anı hatırlıyor musun?
    Kaçamak bir buluşmasıydı bu gözlerimizin.
    Seni istiyordum, biliyordun... Bakışların duygulu,
    anlayışlıydı, özlemliydi zaman zaman.
    Bakışların bir şarkı söylüyordu hiç bilmediğim.
    Seni dinliyordum, bakışlarını dinliyordum.

    Dağbaşında apansız karşıma çıkan bir pınardı
    sanki gözlerin. Eğilip su içmek istiyordum
    kirpiklerinin arasından. İçimde yaktığın ateşi
    söndürmek istiyordum. Ama o ateş gitgide
    büyüdü işte! Şimdi biraz da sen yan artık,
    benim yanacak yerim kalmadı.

    İnanamıyorum, sen var mısın? İnanamıyorum
    bir türlü. Tuttuğum ellerin mi? Öptüğüm
    dudakların mı? Kim bilir? Belki de yoksun,
    berbir rüyâ görüyorum, biraz sonra
    uyanacağım. Herşey ansızın silinecek.
    Ne saçların kalacak ortalıkta, ne gözlerin.
    Yine kahrecici yalnızlığıma döneceğim.
    Biraz daha yıkılmış, biraz daha sensiz.

    O gün ilk defa seni gördüm. Düşün, sen
    dünyaya geleliberi kaç yıl geçmiş aradan.
    Düşün, ne kadar çok özlemiştim seni.
    Öyleyse hiç gitme, ne olur? Vereceğin her
    kedere razıyım. Acıların en büyüğünü sen
    tattır bana, zehirlerin en şiddetlisini senin
    elinden içeyim. Ama gitme ne olur?

    Dudaklarım kurumuştu, içim yanıyordu.
    Suya hasret, kurumuş bir ot gibiyimdim.
    Yağmur olup yağdın üstüme, yaşardim,
    filizlendim. Sonra güneş oldun, hayat
    verdin bana, koku verdin, renk verdin.
    Şimdi bırakıp gidersen bir daha ve son defa
    yine kuruyacağım, dağılıp toz olacağım
    anlıyor musun? Çünkü senden sonra kimse
    gelmeyecek, biliyorum. Kimseler çalmayacak
    kapımı. Gidersen beni bana mahkûm edeceksin,
    keşke ölsem diyeceğim o zaman, keşke ölsem!

    Şimdi sendeyim, seninleyim, seni yaşıyorum.
    Beni bana bırakma!

    Senden bir parçayım artık, belki de baştanbaşa
    sen oldum farkında değilsin. Beni bana bırakma!

    Sen olduğun için mutluyum. Sen olduğum için de.
    İstersen ben olma. Hiç benim olma.
    Ama bırakma beni ne olur?
    Beni, bana bırakma
     
  11. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    [​IMG]
    [​IMG] [​IMG] ONBEŞİNCİ MEKTUP

    Gözlerine baktığım zaman susmanın bir sebebi olmalı.
    Bana kendini anlat. Korkularını, dileklerini söyle bana.
    Aşktan ne bekilyorsun? Dostluk mu? Al, istediğin kadar...
    Yüreğimi apaçık önüne seriyorum işte! Orada sevdiğin,
    istediğin ne varsa al, senin olsun. Sana arzularımın
    ötesinden sesleniyorum.

    Aydınlık! Sen en güzel aydınlık! Bizi bırakma.
    Kalplerimizde girmediğin köşe kalmasın. Çek,
    kurtar bizi insan yaradılışımızın korkunç
    karanlığından. İçimizde, tâ derinlerde kükreyen
    o vahşi hayvanı sustur. Düşüncemizi tırmalayan
    o kanlı pençelerden kurtar bizi. Unutulmuşların
    dünyasında biz unutmak istemiyoruz.

    Hadi sevdiğim sen de aç yüreğini. Dostluğun
    o ölümsüz ışığı dolsun içine. Saçlarımı okşadığın
    zaman, annemin eli sanmalıyım ellerini.
    Dudaklarından yalnız aşkın hazzını değil,
    dostluğun doyulmaz içkisini de içmeliyim.
    Bana önce insanlığımı öğret, bana unutmamayı
    öğret. Seni hiç unutmak istemiyorum. Bilinmeyen
    içkilerin en zevk dolu sarhoşluğunda yaşayalım seninle.
    Kurtulalım bu korkulardan, bu çaresizliklerden.

    Beni hiç unutmayacaksan sev, usanmayacaksan sev.
    Birlikte yaşayacağımız her dakika ömrümüzün bir yılına
    bedel olmalı. O dakikaları, hatıraların sonsuz
    mezarlığına gömeceksek hiç yaşamayalım.

    Önce zamandan kurtullmalıyız öyleyse, önce
    zamandan kurtulmalıyız. Birbirini yenilemeli saatlerimiz.
    Yarın, bu günü aratmamalı. Yerçekiminden
    kurtulurcasına aşmalıyız zamanı seninle.
    O dost zamanı, o dostça zamanları.

    Bana "gel" dediğin an; mesafeler de anlamını kaybetmeli.
    Yolları dakikalarla, günleri kilometrelerle ölçmemeliyiz.
    Beraberliğimiz, bütünlüğümüz hiç bitmemeli.
    O hiç sönmeyen dostluk ateşinin çevresinde
    hep böyle elele, dizdize olalım. Ne yağmur
    söndürmeli o ateşi ne rüzgâr. Yüreklerimiz hep
    böyle ışıl ışık olmalı alevlerinde.

    Hadi sevdiğim, sen de aç yüreğini.
    Bana kendinden bahset. Hep ben ol, durmadan
    ben ol istiyorum. Dudaklarım kurudu bak!
    Bir yudum su ver güzelliğinin pınarından.
    Acıktım dersem iyiliğinle doyur beni. Üşüyorsam;
    yalnız dostluğunun ateşinde ısınsın ellerim.

    Benim olma demiyorum. Ama önce ben ol.
    İnan, ben hep senin olacağım,
    baştanbaşa sen olduğum için.

    Aşkta kaybettiklerimizi dostlukla tamamlayalım.
    Gel, aydınlık bizi bekliyor!
     
  12. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    [​IMG]
    Senin açmadığın bahçeye yağmur düşermiş
    Bülbül konarmış gül dalına bana ne,
    Sensiz hüzün yüklü baharlar
    Gecenin rengini taşır sabahlar
    Dört bir yanımda ahlar, siyahlar
    Düğün varmış köyde
    Bayram gelirmiş şehre

    Bana ne!
    Hep mayısları bekledim,
    gül bahçelerinin gül yüzünde
    gül yüzünü aradım.
    Bülbül oldum dağlara düştüm aşkından.
    Feryatlarım tutuştu gül rengini aldı
    ama gül açmadı sığ bahçemde.
    Gayri sevdalara tutuldum,
    bir zaman avundum öylesine.
    Sönmedi içimdeki yangınlar
    her baktığımda o yare
    sana olan vefasızlığımı hatırladım.

    Dön artık yeniden rüyalarıma
    terk etme ne olur düşlerimi
    biçareyim boynu büküğüm.
    Yok başımı okşayanım, elimden tutanım,
    renklerinin kuşağına saranım
    beni de yanına alanım, bu da benden diyenim.

    Öksüzüm, yetimim işte.

    Diken kaldım gönül bahçemde
    göz yaşı dökemedim yüreğimin çölüne.
    Hani söz vermiştim asi kalbime
    senden başkasını sevmeyecektim.
    Bakmayacaktım bir başka sevdaya.
    Kaç defa kapına geldim ama dokunamadım
    utandım çünkü vefasızdım, duyarsızdım.
    Bilmem kaç defa ihanet ettim aşkıma...

    Vefasızım gör işte...

    Sensiz baharlar,
    hüzün yüklü bulutlar gibi döner başımda
    Sensiz baharlar, hazan taşır bağrında.
    Sensizlik yüreğimde derin çukurlar açtı.
    Bekletme beni çöl zambağım,
    tüm vefasızlığımla yinede kapındayım.
    Sırtıma sardığım çantamda azığım tükendi
    çeşmelerin suları ne kadar soğuk aksa
    yüreğimin yangını o kadar artıyor.

    Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye,
    boş denizin koynuna sığındılar.
    Denizlere el açtım bir merhamet dilendim,
    yağmurlara karıştılar.
    Yağmur bekledim baharları gönül ateşime
    bir damla düşmediler.

    Yangınım işte

    Türkülerim sazıma inmiyor,
    şiirlerim sözüme uymuyor
    gecenin perdesi arkasında
    yıkıldığımı kimseler duymuyor.
    Göz yaşı ısmarladım nev baharlara
    hani doyası ağlamak için.
    Hani o gül kokunu hissedebilmek için
    kaç gül kopardım dalından.
    Sevdanın tadına doya bilmek için
    tadında bal aradım bulamadım.

    Yoruldum işte
    Al beni de kurtar buralardan,
    buraların karı fazla, boranı fazla
    tozu fazla, nazı fazla çekilmiyor.
    Hani baharı da olsa, çiçeği de açsa,
    bulutsuz gökyüzü, beyaz denizi de olsa
    sensiz bir anlam ifade etmiyor.

    Kelimelerim yorgun düştü
    eğik başlı cümlelerin arasına
    mısralarım, ritim tutturamadı,
    katılamadı şiir kervanına.
    Çöl gecelerinde yıldızlara Leyla’yı soran
    Mecnun gibi şaşkınım.

    Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde,
    bülbül konmuş dalına,bana ne.
    Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok.
    Seni getirmedikleri için dargınım baharlara

    Dargınım işte
    Seni açmadığı için bahçeler
    kırgınım,.

    Kırgınım işte!

    Yinede kapındayım...
     
  13. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    UZAK KADERLER İÇİN

    Birgün, bir yağmurla garip garip
    Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
    Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım
    Alıp başımı gideceğim.
    Asır yirminci asırdır, amenna.
    Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım
    Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi
    Uzaklar daha uzaklaşır.
    Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri
    Sımsıcak sevgilere muhtacım.

    Bir gün alıp başımı gideceğim
    Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...
    Belimi bir ılık şal sarsın, mavi
    Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız
    Rüyâlarım unutulmuş bir handa pes desin
    Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

    Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
    Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde.
    Diyarı gurbette kanlı bir aşk,
    Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde.
    En uzak beyazlar,
    En yakın ikindilerde, duygulu
    Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam
    İçip içip ağlasam...

    Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum,
    Herkesin derdinden pay isterken?
    Uzak kaderlerin suları çağlar şimdi
    Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.
    Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
    Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
    Bir çift göz, bir davet, bir kalp
    Çoluğu çocuğu terk edeceğim.

    Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak
    Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
    Toprak ve insan kokularıyla
    Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
    Başımı alıp gideceğim.
     
  14. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    DÖNMEDİN...
    Soğuk bir sonbahar akşamıydı gidişin.
    Hava kararmış, yağmur yağmaya başlamıştı.
    Düşlerimize yağmur yağıyordu, rüzgar üşütüyordu ellerimizi.
    Gözlerin donuk, bedenin halsizdi. Gizli bir el,
    kalkışa hazırlanan otobüse binmen için seni sürükler gibiydi.
    Sanki, kalmak istiyordun
    "Baharda dönerim." demiştin, hatırlıyor musun?
    "Sakın beni unutma, bekle."
    Ben seni unutmadım sevgili. Ben seni unutmadım.
    Bütün kış, baharda döneceğin günün hayali ile ısındım.
    Minik öpücüklerle uyandırıp,
    güneşin doğuşunu gösterecektim sana.
    Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin
    tadına birlikte varacak, gün batımlarında
    denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek,
    ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.

    Yalan değil, kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre.
    Sana benzeyen her şeyi sevdim ben.
    Sevdiğim her şeyde senden izler vardı.
    Aradığımı buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin.
    Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım.
    Her sabah, seni bulmak için
    yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim.
    Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece.
    "Gelir" dedim kendi kendime.
    Söz verdi, gelmesi gerek. Bekledim.
    Kendimi paramparça hissettim ama yine de sana kızamadım.
    Unuttum kötü sözlerini. Unuttum kapında bekletildiğimi.
    Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini.
    Kavgalarımızı unuttum.
    Bir tek seni unutmadım sevgili.
    Bir tek seni unutamadım.
    Hep dönmeni bekledim.

    Zamanla alıştım acılara,
    ölüm ilanlarında kendiliğinden silinen adreslere.
    Alıştım sevdiklerimin yokluğuna.
    Ama yalnızlığa alışamadım. Hasrete alışamadım.
    Sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.

    Olmadı gülüm. Bir araya gelemedik.
    Oysa daha yolun başındaydık,
    tomurcuktuk daha çatlamaya hazır, bahar gelmeden ayrıldık.
    Şimdi artan yalnızlığım, senin büyüyen yokluğun var.
    Duvarlarda gözlerinin izi, kapı kollarında parmak izlerin saklı.
    Sen neredesin sevgili? Varlığın nerede?
    Bir mevsim döndü sen dönmedin.

    Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden.
    Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere,
    acılarım yüreğimde çöreklenmezdi gece yarılarında.
    Özlemlerim hiç bu kadar uzak olmamıştı gün ışığına.
    Hasret bu kadar büyümemişti.
    Şimdi göçebe olmuş yüreğimle
    her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum.
    Gün ışığına çoğalmış hasretimle
    hızla kaçıyorum kara ağızlı tünellerin içinden.
    Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla.
     
  15. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.373
    Beğenilen Mesajlar:
    965
    Ödül Puanları:
    113
    Ce: şu üçgenin koşeside menin olsun

    kız almi köşen herli olsun bacum ne hoş yazılar yazmışıın la kıskandım valla ben heç beceremem böle
     
şu üçgenin koşeside menin olsun konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. üçgen

    üçgen

    Rüyada üçgen görmek, yeni bir mülk sahibi olacaginiza, veya hükümet nezdinde bulunan bir isinizin arzu ettiginiz sekilde sonuçlanacagina delalet eder. Ibni Sirin'e göre; üçgen seklinde bir sey görmek, özel islerinizde temkinli ve ihtiyatli olmaniz icap ettigine delildir.
  2. Ah!... Şu Hayaller Bİ GerÇek Olsa.....

    Ah!... Şu Hayaller Bİ GerÇek Olsa.....

    ah şu hayallerim gerçek olsa Hep hayal ederim çalışmadan zengin olsam hergün başka bir memlekette olsam hergün başka ülkenin yemegini tatsam(çin hariç)bi giydigimi bir daha giymesem,hep gülsem hiç aglamasam hep mutlu olsam hiç kocamla kavga etmesem çocuklarım beni hiç üzmese,sevdigim insanları hiç kaybetmesem bu hayat çekilirmiydi acaba????????????
  3. Üçgen

    Üçgen

    Çelikten, üçgen biçiminde yapılmış, bir çubukla vurularak çalınan bir çalgı. Notası çoklukla, Davul partisi üzerine yazılır. Görevi beste süresince uzayacaksa, ayrı bir partisi yazılır. Değişik tartım biçimleri elde edilebilir. Parlak, sevinçli veya çobanlama ezgilere paydaşlığı çok etkilidir.
  4. Demet Akalın'ın aşk üçgeni sonunda mahkemelik oldu

    Demet Akalın'ın aşk üçgeni sonunda mahkemelik oldu

    demet akalının villası Aşk üçgeni MAHKEMELİK OLDULAR Demet Akalın boşandıktan sonra birlikte yaşadığı eski kocası Oğuz Kayhan'ı kendisini aldatması nedeniyle terketmişti. Kayhan'ın ilişkisi olduğu iddia edilen Selin İmer ise Demet Akalın'a manevi tazminat davası açtı. Demet Akalın uzun süre beraber olduktan evlendiği daha sonra boşandığı halde birlikte yaşadığı Oğuz Kayhan'ı Selin İmer'den...
  5. Arkadaşım meme kanseri oldu yanlızım

    Arkadaşım meme kanseri oldu yanlızım

    Sene 2008 biz 3 arkadaştık lise yıllarımızdı çok yakındık kardeş gibi dostum sırdaşımdı onlar benim. İsimleri Şule ve Ülker'di. Çok severdik birbirimizi. Ülker ve ailesi İstanbula taşındılar. Ama yinede çok görüşüyorduk telefondan internetten sürekli konuşuyorduk. Sene 2010 Ülkerimizin kanser olduğunu öğrendik meme kanseri olmuştu. Çok üzüldük. Şuleninde çok üzüldüğünü sanmıştık... Şule bundan...

Sayfayı Paylaş