gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.279
    Beğenilen Mesajlar:
    2.263
    Ödül Puanları:
    113

    suçtan doğan ceza ilişkisi ve iştirak

    Konu, 'Hukuk Tartışma Köşesi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    suç ve ceza arasındaki ilişki
    GİRİŞ

    Tabiat kanunları her zaman ve her yerde değişmez bir şekilde etkilerini gösterirler. Buna karşılık hukuk kuralları ihlal edilebilir, nitelik taşırlar. Bu nedenle hukuk kuralına uyulmasının sağlanması büyük bir sorun olarak karşımıza çıkar. Hukuk düzeni kendisine riayeti sağlamak amacıyla belirli zorlayıcı önlemleri almak ve bir disiplin kurmak ihtiyacını duymuştur. Böylece bir takım yaptırımlar ortaya çıkmıştır. Bu hukuk kuralı yaptırımının arkasında bulunan devlet otoritesi yani zorlayıcı devlet gücüdür.



    SUÇTAN DOĞAN CEZA İLİŞKİSİ VE TARAFLARI

    Devlet, bireylerin toplumda huzur ve güven içerisinde yaşamaları için bir takım kurallar koyar ve egemenlik gücüne dayanarak bu kurallara uyulmasını ister. Bireylerin bu kurallara uymaması halinde devletin kendilerini cezalandırma hak ve görevi doğar.

    Suçu işleyen kişi ile devlet arasında bir ilişki doğar (Suçlunun takibi, yakalanması, mahkûmiyeti, infazı gibi). Devlet ile suçlu arasında meydana gelen bu ilişkiye "suçtan doğan ceza ilişkisi" adı verilir. Bu ilişkide iki taraf vardır :

    a. Suçlu Taraf :

    Kanunun yasakladığı ve suç teşkil eden eylemi yapan kişi veya kişilerdir. Suç faili, ancak gerçek ve yaşayan bir kişi olabilir. Ölmüş gerçek kişiler, tüzel kişiler, hayvanlar ve eşyalar suç faili olamazlar. Tüzel kişilerin yönetim kurulunda yer alan gerçek kişiler ise suç faili olabilir.

    b. Mağdur :

    Suç ile ihlal edilen hak ya da menfaatin sahibine denir. Suçtan zarar gören veya görenler ise mağdurla birlikte menfaati zarara uğrayan kişi ya da kişilerdir. Bazı suçlarda mağdurla suçtan zarar gören aynı şahıs olabilir. Tüzel kişiler mağdur olabilir; hayvanlar ise mağdur olamazlar. Ayrıca, her suçun değişmez, zorunlu, ilk ve dolaylı mağduru devlettir. Çünkü, kuralları koyan devlettir ve devletin koyduğu kurallar ihlal edildiği için devletin her suçta dolaylı olarak zarar görmesi söz konusudur. İhlal edilen kural aynı zamanda devletin hak ve çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyorsa, bu tür suçlarda devlet artık dolaylı değil, doğrudan mağdurdur. Örneğin, memurların işlediği zimmet, ihtilas, irtikap suçları gibi.



    TEK VE ÇOK FAİLLİ SUÇLAR

    a. Tek Failli (bireysel) Suçlar :

    Suçun bir kişi tarafından işlenebilme özelliğine sahip olmasıdır. Örneğin, adam öldürme suçu bir kişi tarafından gerçekleştirilebilme özelliğine sahiptir.

    b. Çok Failli Suçlar :

    Suçun gerçekleştirilebilmesi için birden fazla failin varlığının zorunlu olduğu suçlardır. Örneğin, kavga, rüşvet suçları gibi.



    SUÇA İŞTİRAK

    İştirak birden fazla şahsın suçu işlemek için özgür iradeleri ile birleşmeleri ve suçun da birleşmeden meydana gelmesi halidir. Birden fazla şahsın suçun işlenmesine katkılarından dolayı sorumlu tutulabilmesi için her iştirakçide suça iştirak etme kastının olması gerekir. Zorlanarak ya da bilmeden suçun işlenmesine katkıda bulunan kişilerin bu katkısının boyutu ne olursa olsun sorumlu tutulması olanaksızdır.

    Suça iştirak; Asli ve Fer’i iştirak olmak üzere ikiye ayrılır. Asli iştirak, fiili irtikap etme veya fiili doğrudan doğruya beraber işleme ile suçu işlemeye azmettirme eylemlerinden ibarettir.

    Fiili irtikap etme tabirinden anlaşılan kanuni suç tipinde yer alan hareketi gerçekleştirmektir. Örneğin, hırsızlıkta malın taşınmasına yardım eden kişinin bu hareketi fiili irtikap etmektir. Kanuni tipteki hareketleri yapmayan; ancak suçun gerçekleşmesinde birinci derecede rol oynayanlar da asli iştirak yoluyla suça katılanlar arasında yer alır.(TCK md.64)

    Suçun işlenmesinde ikinci derecede önemli hareketlerin yapılması anlamına gelen fer’i iştirak, fiilin işlenmesine yarayacak iş ve vasıta tedarik etmek, suçun işlenmesini kolaylaştıracak birtakım hizmetlerde bulunmak, veya suç işlemeden evvel ya da işlendiği sırada yardım ederek suçun işlenmesini kolaylaştırmaktır. Ayrıca suç işlemeye teşvik etmek, suç işleme kararını takviye etmek, suçtan sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği konusunda faile yol göstermek de suça fer’i iştirak olarak kabul edilmektedir.(TCK md.65)


     
suçtan doğan ceza ilişkisi ve iştirak konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Suça İştirak----Faillik

    Suça İştirak----Faillik

    suça iştirak türleri faillik nedir DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Suça İştirak Faillik Madde 37 - (1) Suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına...
  2. suç ve ceza kavramları!!!

    suç ve ceza kavramları!!!

    GİRİŞ Bir suçtan söz edebilmemiz için her şeyden önce bir hareket icra edilecektir. Bu fiil tabii anlamda gözle görülebilen bir hareket, bir değişiklik olabileceği gibi aynı zamanda hissedilebilen, görülebilen, duyulabilen ve hem de hissedilebilen bir değişiklik de olabilir. Demek ki suçun varlığı için her şeyden önce dünyada meydana gelen bir değişiklik olmalıdır. Eğer dünyada bir değişiklik...
  3. Felsefe ve Eğitim İlişkisi

    Felsefe ve Eğitim İlişkisi

    FELSEFE VE EĞİTİMİN İLİŞKİSİ Eğitim felsefesinin konusu eğitim dediğimiz süreçtir.Amaç eğitimin dayandığı ilke ve kavramları aydınlatmak, amaç ve araçları irdelemek, temel sorunları tartışmaktır.Kısaca eğitim felsefesi, eğitim sorununa felsefi bir açıdan bakmaktır. Eğitimle felsefe arasındaki ilişkiler şu maddeler altında toplanabilir: 1-Eğitim sistemi kurulurken öncelik hedeflere...
  4. Jeofİzİk Ve Felsefenin İlişkisi

    Jeofİzİk Ve Felsefenin İlişkisi

    Jeofizik, Felsefe ilişkileri araştırılacaksa bu elbette bilim felsefesi yoluyla olmak zorundadır. Bilim felsefesinin amacı kısaca bilimi anlamaktır (Yıldırım, 1991). Bilim felsefesi ile bilimsel felsefeyi de birbirinden ayırmak gerekir. Yukardaki tanımdan yola çıkarak, bir bilim süreci olarak jeofiziği birtakım eylemsel ve düşünsel işlemlerin bir örgüsü sayabiliriz. Gözlem, deney ve ölçme gibi...
  5. Balık ve Yoğurt İlişkisi

    Balık ve Yoğurt İlişkisi

    Balık ve yoğurt ilişkisi, nedir, ne zararı vardır, ne işe yarar, resimleri hakkında detaylı bilgi alalım. Küçükken babaannem her balık yediğimizde yoğurt sakın yeme balık ile zehirlenirsin maazallah derdi. Hiç unutmam ama aslında zehirlenmemize neden olmuyormuş. Nedenini hep birlikte öğrenelim. Balık ve Yoğurt İlişkisi Halk arasında yaygın olan "Balıkla yoğurt yemek...

Sayfayı Paylaş