gebe
  1. melegim

    melegim Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.169
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0

    susmayı öğrenmek

    Konu, 'Hayat Bilgisi' kısmında melegim tarafından paylaşıldı.

    susmayı öğrenmek susmayı öğrendim * Bir gün susmayi ögrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar
    susacaktim. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurdugum

    iletisim tarziydi.


    Babam aksamlari eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun

    gelisini iple çekerdim. Daha o kapidan girer girmez boynuna atilir

    onunla oynamak isterdim. Babam sarilir, öper sonra da, hadi odana
    git,

    derdi. Yemek hazirlaninca annem çagirir bu defa masada bir araya

    gelirdik babamla.Onlar annemle konusurken ben araya girer, sesimi

    duyuramayinca da bagirirdim.

    Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldim,
    birde

    sen kafami ütüleme!' derdi.

    Annem de 'Bütün gün zaten seninle ugrastim, bir çift laf da mi

    konusturtmayacaksin babanla?' diye çikisir, beni odama gönderirdi.

    Çaresiz bir sekilde boynumu büker odama yani hapishaneme dogru yol

    alirdim. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamiz bile yoktu, her seye
    sahip,

    hâlâ ne istiyor anlamadim.' diye bagirmaya devam ederdi.

    'Keske benim de bir odam olmasaydi, keske bizim de evimiz bir odali

    olsaydi da hep birlikte otursaydik' derdim içimden; ama yüksek sesle

    söylemeye cesaret edemezdim.

    Yemekten sonra babam kanepeye uzanir, eline kumandayi alir,
    televizyon

    seyrederdi. Beni yanina çagirir biraz severdi. Onun izleyecegi
    önemli

    birsey varsa beni adeta yerimden bile kipirdatmazdi. Azicik hareket
    edip

    kosup oynamaya çalissam oda hapsim yeniden baslardi. Bir gün anladim
    ki

    susunca babamla daha iyi anlasiyoruz. Bu defa susarak yapabilecegim

    oyunlar gelistirmeye basladim.

    Önce resim yaparak basladim ise. Babam çizdigim resimleri çok
    begeniyor;

    'Bak, böyle uslu uslu oyna iste.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla

    bakiyor, resimle ilgili bir sey sorsam afalliyordu. Ama bana
    kizarak

    beni artik odama göndermiyordu.

    'Son günlerde ne de akillandi benim oglum.' diye komsulara
    anlatiyordu

    annem halimi.

    Resimlerim arttikça ortalik dagilmaya basladi. Annem 'Odani
    topla!'diye

    odama kapattiginda ise nereden baslayacagimi bilemiyordum.

    Ben bunlarla ugrasirken zaman geçiyor; ama odami toparlamayi

    beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayi

    yasaklayacagim.' dedi bir gün. Susuyor olmami usluluk olarak

    degerlendiren ailem resim yapmayi da elimden alirsa ben ne
    yapacaktim?


    Bu düsüncelerle bir aile tablosu yaptim. Babam eve gelince uygun
    zamani

    kolladim. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam
    oturur

    oturmaz çizdigim resmi getirdim. Babam bakti. Him, dedi 'Çok güzel

    olmus.Bu adam benim herhalde.' dedi.

    Ben 'Hayir o adam degil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayir, bu adam
    benim,

    bu çocuk sensin, bu küçük kiz da arkadasin.'dedi.

    Ben yine 'Hayir, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük
    kiz

    da annem.' dedim. Babam benimle ugrasmaktan vazgeçip: 'Peki neden
    bizi

    küçük çizdin?' dedi. Heyecanla basladim anlatmaya.Ben büyüyüp adam

    olacagim. Is bulup çalisacagim. Siz yaslanip küçüleceksiniz. Beliniz

    bükülecek, komsumuz Ahmet amca ile Ayse teyze gibi küçücük
    kalacaksiniz.

    Ben isten geldigimde yorgun olacagim. Siz benimle konusmaya

    çalistiginizda isyerinde kafam sismis olacagindan sizi duymayacagim

    bile. Siz benimle bir seyler paylasmak istediginizde 'Hadi odaniza

    çekilin de kafa dinleyeyim.' diyecegim. Ve bir de bagiracagim 'Her

    seylerini aliyorum. Sicacik odalari da var, daha ne istiyorlar'
    diye.


    Annemle babamin gözleri fal tasi gibi açilmisti. Duyduklarina

    inanamiyorlardi. Bana sarilip beni öyle içten bir oksayislari vardi
    ki

    sonsuza kadar konussam hiç bikmadan dinleyecekler gibiydi Farkinda'

    Olmali insan... Kendisinin, Hayatin Olaylarin, Gidisatin Farkinda
    Olmali


    Ömür Dedigin Üç Gündür,

    Dün Geldi Geçti

    Yarin Meçhuldür,

    O Halde Ömür Dedigin Bir Gündür,

    O Da Bugündür.


     
susmayı öğrenmek konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Nev - Susma

    Nev - Susma

    SUSMA Susma bir şey söyle biraz olsun yardım et Gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başına Susma sen sustun ya yanlızlık çöktü üstüme Anladım bu rüya anladım bu son veda Her gece hayalimde çiziyorum resmini,her halini Fikrine sürgün sesine hasret Sabah olup uyanınca silinip de gidiyorsun ya, tek başına Zaten hiç benim olmadın ki Ne kadar kırılsamda ah etmem hakkım yok buna Hem...
  2. Dayanamıyorum SusmaLara..!

    Dayanamıyorum SusmaLara..!

    Pencerelerimde kara bulutlarım dolaşıyor, Ne yapsam ne etsem güneş göremiyor gözlerim...Sanki yıkılıyor odamın duvarları üzerime üzerime , Korkuyorum! Bağıra bağıra ağlamak istiyorum İstiyorum ama yapamıyorum, Yastıga sarılıp avazım çıktıgı kadar aşkımı anlatmak istiyorum sana, aşkımın yanı sıra acılarımı... Anla! Bilmeni istiyorum artık, Sustum önceleri, Hep sustum... Sonra kalbim bak...
  3. susma ömrüm

    susma ömrüm

    ”Susmak aşkın dilidir” diyen sevgili, Konuş şimdi kelimelerine ihtiyacım var… Parça tesirli sancılar düşüyor kalbime… Düştükçe uçurum, sancıdıkça aşk…Ve aşklaştıkça kalp daha çok parçalanıyor, hayat yaklaştıkça daha bir özlüyorum. Kabul ediyorum, galibimsin!.. Ve ben her şeyini savaş alanında bırakan mağlup bir komutan gibiyim şimdilerde… Tüm zaferlerimi sende yitirmişim…Kör...

Sayfayı Paylaş