gebe
  1. KızılÖtesi

    KızılÖtesi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.580
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38

    Suyun (H2O) Akışkanlığı Yaşamamız için çok önemli

    Konu, 'Bilgi Deposu' kısmında KızılÖtesi tarafından paylaşıldı.

    h2o diyeti Sıvıların akışkanlıkları arasında milyarlarca kat farklılıklar vardır. Ama su, bu milyarlarca farklı akışkanlık değerleri içinde tam olması gereken ölçüde yaratılmıştır.
    Sıvı dendiğinde hepimizin gözünün önünde son derece akışkan bir madde canlanır. Oysa gerçekte sıvıların akışkanlıkları birbirinden çok farklı olabilir. Örneğin katran, gliserol, zeytin yağı ve sülfürik asit arasındaki akışkanlık farkları çok yüksektir. Bu sıvılar su ile karşılaştırıldıklarında ise, ortaya çok daha büyük farklar çıkar. Çünkü su, katrandan 10 milyar kat, gliserolden bin kat, zeytin yağından yüz kat ve sülfürik asitten de 25 kat daha akışkandır.

    Su, üstteki karşılaştırmadan da anlaşıldığı gibi, çok yüksek bir akışkanlığa sahiptir. Hatta, eter ve sıvı hidrojen gibi normal formu gaz olan maddeler bir kenara bırakılırsa, suyun tüm sıvılar içinde akışkanlık değeri en yüksek madde olduğunu söyleyebiliriz.

    Peki acaba suyun bu akışkanlık değerinin bizim için bir önemi var mıdır? Bu hayati sıvı, biraz daha az ya da fazla akışkan olsa, bizim için fark eder miydi? Prof. Denton bu sorulara şöyle cevap veriyor:


    Eğer akışkanlığı daha yüksek olsaydı, su, hayat için uygun bir temel olma özelliğini kesinlikle yitirirdi. Örneğin akışkanlığı sıvı hidrojen kadar yüksek olsaydı, canlıların yapıları, tahrip edici etkiler karşısında çok daha şiddetli hareketlere maruz kalacaktı... Hassas moleküler yapıların su tarafından desteklenmesi mümkün olmayacak, canlı hücresinin son derece hassas olan yapısı yaşamını sürdüremeyecekti...

    Öte yandan, suyun akışkanlığı biraz daha az olsaydı, (proteinler, enzimler gibi) makromoleküllerin ve özellikle mitokondri gibi özelleşmiş yapılar ile küçük organellerin kontrollü hareketleri imkansız hale gelecekti. Aynı şekilde hücre bölünmesi de imkansızlaşacaktı. Hücrenin tüm yaşamsal faaliyetleri fiili olarak donacak ve bizim bildiğimize benzer bir hücre yaşamı mümkün olmayacaktı. Hücrelerin embriyogenez (anne rahmindeki gelişim) sırasındaki hareket etme ve sürünme yeteneklerine bağlı olan daha yüksek organizmaların gelişimi ise, suyun akışkanlığının çok az bile daha düşük olması durumunda, kesinlikle gerçekleşemeyecekti. (1) (Detaylı bilgi için Bkz., Mucizeler Zinciri, Harun Yahya, Vural Yayıncılık)




    Suyun akışkanlık değeri tesadüf değildir



    Suyun yüksek akışkanlık değeri, bizim için hayati öneme sahiptir. Eğer suyun akışkanlık değeri biraz bile az olsaydı, kanın kılcal damarlar yoluyla taşınması imkansızlaşacaktı. Örneğin, karaciğerin karmaşık damar ağı hiçbir zaman kurulamayacaktı.

    Bu kılcal damarlar konusunu biraz daha yakından ele alalım. Kılcal damarların amacı, vücudun dört bir yanındaki hücrelerin her birine gerekli oksijen, enerji, besin, hormon gibi maddeleri taşıyabilmektir. Bir hücrenin bir kılcal damardan yararlanabilmesi için de, ondan en fazla 50 mikronluk bir mesafe kadar uzak olması gerekir. (Bir mikron, milimetrenin binde biridir.) Daha uzakta kalan hücreler, beslenemeyerek öleceklerdir.

    İşte bu nedenle insan vücudu öyle bir şekilde yaratılmıştır ki, kılcal damarlar vücudun her bir parçasını ağ gibi sarar. Vücudumuzdaki ortalama 5 milyar kılcal damarın toplam uzunluğu 950 km.'yi bulur. Bazı memelilerde, tek bir santimetrekarelik bir kas alanı içinde, 3000 tane açık kılcal damar yer alır. Eğer insan vücudunun en küçük kılcal damarlarının 10 bin tanesini yan yana getirirsek, toplam kalınlıkları ancak bir kurşun kalemin kurşun kısmı kadar olur. Bu kılcal damarların çapı, 3-5 mikron arasında değişir. Bu, milimetrenin binde üçü ya da beşi demektir.(2)

    Ancak elbette kanın bu kadar daracık damarlar arasında tıkanmadan ve ağırlaşmadan hareket edebilmesi, suyun yüksek akışkanlığı sayesinde mümkün olmaktadır. Prof. Michael Denton, bu akışkanlığın birazcık bile daha düşük olması durumunda hiçbir kan dolaşımı sisteminin işe yaramayacağını şöyle anlatır:

    Bir kılcal damar sistemi, ancak kanalların içine pompalanan sıvının yüksek bir akışkanlığa sahip olması durumunda çalışır. Yüksek akışkanlık çok önemlidir, çünkü sıvının damar içindeki hareketi, sıvının akışkanlığına doğru orantı ile bağlıdır... Buradan açıklıkla görmek mümkündür ki, eğer suyun akışkanlığı sadece birkaç kat daha fazla olsa, kılcal damarlardaki kan akışı için çok büyük bir pompalama basıncı gerekecek ve herhangi bir kılcal damar sistemi işlemez hale gelecektir.

    Eğer suyun akışkanlık değeri biraz az olmuş olsa ve en küçük kılcal damarın çapı 3 mikron yerine 10 mikron olmak zorunda kalsa, bu kılcal damarlar, yeterli oksijen ve glikoz oranını ulaştırabilmek için (beslemeleri gereken) kas dokusunun neredeyse tamamını kaplayacaklardır. Açıktır ki, (bu durumda) geniş yaşam formlarının dizaynı imkansız hale gelecek ya da olağanüstü derecede sınırlanacaktır. Dolayısıyla, suyun hayata uygun bir temel olabilmesi için, akışkanlığının şu anda sahip olduğu değere çok çok yakın olması, zorunludur. (3)

    Bir başka deyişle, suyun tüm diğer özellikleri gibi akışkanlığı da, yaşam için olabilecek en ideal değerdedir. Sıvıların akışkanlıkları arasında milyarlarca kat farklılıklar vardır. Ama su, bu milyarlarca farklı akışkanlık değeri içinde tam olması gereken değerle yaratılmıştır.

    Allah bir Kuran ayetinde, herşey için bir ölçü kıldığını şöyle buyurmaktadır :

    Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan Suresi, 2)



    sirius

     
Suyun (H2O) Akışkanlığı Yaşamamız için çok önemli konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Zeka Gelişimi için Omega-3 çok önemli !

    Zeka Gelişimi için Omega-3 çok önemli !

    Beyin yapısının büyük kısmının yağ dokusundan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Küçüködük, çocuk beslenmesinde yağ içerikli gıdaların büyük önem arz ettiğini kaydetti. Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin sinir hücrelerinin (nöron) büyüme ve gelişmesinde son derece önemli rol üstlendiğini bildiren Prof. Dr. Küçüködük, Omega-3 yağ asitlerinin, soğuk su balıklarında bol miktarda bulunduğunu...
  2. idrarla gebelik testiyle ilgili soru benim için çok önemli

    idrarla gebelik testiyle ilgili soru benim için çok önemli

    Merhaba arkadaşlar bugün gebelik testi yaptım. ikinci cizgi az da olsa silik olarak çıktı. sonra emin olmak için birdaha test yaptım 1 saat sonra hiç birşey çıkmadı. acaba hamilemiyim.
  3. İstanbul İçin Çok Önemli Deprem Uyarısı!

    İstanbul İçin Çok Önemli Deprem Uyarısı!

    istanbul deprem, istanbulda ne zaman deprem olacak, istanbul depremi ne zaman Sevgili melekler, herkesin korku içinde beklediği büyük İstanbul depremiyle ilgili olarak Alman bilim adamları bazı açıklamalarda bulundu. Almanya'da bulunan yerbilimleri ve deprem araştırmaları konusunda dünyanın önde gelen kuruluşlarından Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nde (GFZ) görevli Prof. Marco Bohnhoff,...
  4. Porsiyon Kontrolü İçin Çok Önemli İpuçları

    Porsiyon Kontrolü İçin Çok Önemli İpuçları

    porsiyon kontrolü nasıl yapılır, porsiyon kontrolü, porsiyon kontrolüyle zayıflama Sevgili melekler, günümüzde fazla kiloların verilmesi için yapılan uygulamalarda her yol sağlıklı ve az beslenmeye çıkmaktadır. Fakat iştahı yerinde olan kilolu insanların bu şekilde kilo vermeye çalışması da zor olmaktadır. Aşağıda size vereceğimiz öneriler, uzmanlardan tavsiye olup, kolaylıkla doymanızı ve...
  5. Vücut Çatlaklarından Kurtulmak İçin Çok Önemli Tüyolar!

    Vücut Çatlaklarından Kurtulmak İçin Çok Önemli Tüyolar!

    vücut çatlakları, vücut çatlaklarına karşı, vücuttaki çatlaklar Sevgili melekler, kadınların korkulu rüyası olan vücut çatlakları pek çok nedenden ileri gelebiliyor. Sık ve çok kilo alıp verme, hamilelik gibi nedenlerden dolayı meydana gelen vücut çatlakları, hoş olmayan bir görüntü veriyor. Eğer siz de bu dertten muzdaripseniz aşağıdaki makalede verilen tüyolar mutlaka işinize...

Sayfayı Paylaş