gebe
  1. meleklerin sultanı

    meleklerin sultanı Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    588
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    Tehlikeli Bir Düşünce...

    Konu, 'Okul ve Öğretmenler' kısmında meleklerin sultanı tarafından paylaşıldı.

    şökk geçti şökk geçti ne demek nedir ile ne demek
    TEHLİKELİ BİR DÜŞÜNCE
    Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Her ne kadar proje de olsa, eğer bu hayata geçerse artık okullardan randıman beklemek mümkün olamayacak. Bununla ilgili haberi ilk defa izleyince şoke oldum. Tamam dedim artık başarı beklemek hayal olacak. Ne demek beş zayıfı olan sınıf geçecek?
    Bununla ilgili olarak Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaöğretim kurumlarında ders geçme sistemiyle ilgili yapmayı düşündüğü değişikliği “tehlikeli” olarak değerlendirdi.
    Eskiden okullarda disiplin yönetmeliği, sınıf geçme ve sınav yönetmeli sebebiyle öğrenciler ister istemez çalışmak, başarılı olmak için çaba sarf ederdi. Dolayısıyla disiplin yönetmeliği yüzünden de disiplin içinde, efendilikle derslerine çalışır, hayata atılmanın yollarını arardı.
    Okullardan, eğitimden; disiplini, sınıfta kalmayı kaldırırsanız, ortada; saygı, sevgi, hürmet, ders çalışma, sınıf geçmek için gayret etme… durumlarını göremezsiniz. Artık öğrenci ödev yapmak için kütüphanelere gitmez, nasıl olsa internette hazır ödevler var, oradan indirir öğretmene verir ve notunu alır. Öyle; gidecek, araştıracak, yazacak, inceleyecek, ter dökecek, vaktini ayıracak…bunlarla uğraşmak yerine; sokaklarda fink atmak, başkasının yaptığı ödevi kopya etmekle işi bitirir olur biter!
    Bizim öğrencilik yıllarımızda; değil iki dersten sınıf geçmek, bir dersten kırık notun olunca bütünlemeye kalınırdı- bütünlemenin adı da ikmal idi- . Her dersten hem yazılı, hem de sözlü imtihana tabi tutulurduk. İlkokul, orta okul ve lise bitirme imtihanları vardı. Hem de her dersten imtihan olurduk. Ama muazzam bir başarı vardı. Evet, sıkıştırılıyorduk, derslerle başımızı ağrıtıyorduk, ama iyi de oluyordu. Mezun olurken, bilerek mezun oluyorduk.
    Disiplin de zirvedeydi. Bir öğretmene karşı gelmek, onu dinlememek, imtihanlarda kopya çekmek, arkadaşlarla kavga etmek, dalaşmak, okulun düzenini bozmak… mümkün değildi. Ya okuyacaksın, ya da çekip gideceksin… başka seçenek yoktu. Ama o dönemde okuyanlar, bu kurala uyanlar başardı.
    Şimdi bir çok kırık notu da olsa sınıf geçeceksin demek, hiç çalışmana gerek yok. Başkaları çalışsın, sen gez, toz, gününü gün et…. öyle icatmış buluşmuş, çalışmak için kafa yormakmış… seni ilgilendirmez! Sadece okula mı gidiyorsun? Tamam kaydını yaptır. Devam etmene de gerek yok. Nasıl olsa disiplin yönetmeliği de esnek, hatta yok gibi. Okula uyuşturucu mu getireceksin? Serbest. Yaralayıcı, öldürücü aletle okula mı gideceksin? Tabii, ne zaman istersen gelebilir, gidebilir ve istediğini yapabilirsin!
    ÖSS sınavlarında; “şu kadar öğrenci sıfır çekti” demeye hakkımız var mı? “Türkiye’de beyin göçü oluyor, yabancılar başarılı öğrencileri kapıyor” demek için bir hak iddia edebilir miyiz? “Neden ülkemde; yeniliklere imza atan, ileri görüşlü insanlar çıkmıyor?” diye hayıflana bilir miyiz?
    Çok okul açmak, her ili üniversiteyle doldurmak önemli değil. Önemli olan kaliteyi yükseltmek. Sayısal çoğunluktan ziyade kaliteli insanlara ağırlık vermek gerektir.
    alıntı

     
  2. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Tehlikeli Bir Düşünce...
    Biz okulda 6 zayıflı öğrenciyi geçirdik. Bakanlıktan genelge geldi, sınıfta bırakmak en son tercih edilmesi gereken şeydir diye... Çalışan da geçti, çalışmayan da. İlk öğretmenlik yıllarımda ilköğretim 8. sınıfta bir dersteyim. Dersi hiç ama hiç dinlemeyen bir öğrenci vardı. Konuşmak istedim, iletişim kurmak ve öğrenciyi derse kazandırmak istedim. Uzun uzun da konuştum. Öğrencimin bana verdiği cevabı asla unutamıyorum. "Öğretmenim, ben üç yıldır İngilizce'den hiç 45 bile almadım. Ama sınıfta da hiç kalmadım. Çalışmama gerek yok ki" dedi bana öğrencim. (45'in altı 1'e tekabül ediyor yani öğrenci tek bir sınavından bile 2 almadan dersten geçiyor)

    Bu bizim karnesine 1 düşen öğrenciler için seminer dönemlerinde yaptığımız bir toplantı var. Buna ŞÖKK diyoruz. Şube Öğretmenler Kurulu Kararı. İşte çocuklar bu kurulun kararıyla geçiyorlar. Karnesinde 6 tane 1 var öğrencinin. Karnenin altında "Geçti" diyor, "Ş.Ö.K.K ile geçti"...

    Disiplin kurulları işlemiyor çünkü caydırıcılığı yok, okulun ağırlığı kalmadı çünkü dersaneler daha değerli görülüyor, çocukların çalışmaya niyeti yok çünkü çalışmayan da rahatlıkla sınıf geçiyor, çocuklara sert bile çıkamıyorsunuz çünkü çocuğunun hatalarını ve eksikliklerni asla kabul etmeyen veli sizi her an şikayete hazır.

    Öğretmenlerin kötü kaderidir, öğrenci 5 alırsa kendi alır ama 1 aldığında öğretmen vermiştir... Öyle çok şey var ki söylenebilecek.

    Eğitim sistemimizin sonu hayır olsun. Bizlerin de sonu hayır olsun. Bu gidişat hiç iyi değil...

     
  3. meleklerin sultanı

    meleklerin sultanı Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    588
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Tehlikeli Bir Düşünce...

    Benim küçük oğlumun öğretmeni çok iyiydi şanslıydık sistem değiştiği zaman bize dediki ben şu anda suç işliyorum eski sistemden okutuyorum çünkü çocukları yeni sistem orta halliyi fakiri anadolu çocuğunun okumasına izin vermeyen bir sistem çünkü neden benim çocuklarım okumasın anadoludaki çocuklar okumasın derdi ondan ve onun gibi bütün öğretmenlerden ALLAH razı olsun doğru söylemişsin bilge eğitim sisteminin nereye gittiğini bende bilmiyorum ama iyi bir yere olmadığı açık ALLAH öğretmenlerede öğrencilerede yardım etsin çünkü başka yardımcıları yok...
     
Tehlikeli Bir Düşünce... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bir Düş.. Sadece Bir Düş(tün)

    Bir Düş.. Sadece Bir Düş(tün)

    Bir Düş.. Sadece Bir Düş(tün) Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu... Bir düş gibi geçtin hayatımdan... Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu,...
  2. bir düşünün

    bir düşünün

    Türkiye'de kaç okul var? 67 bin... Kaç hastane var? 1220... Kaç sağlık ocağı var: 6 bin 300... Peki kaç cami var? 85 bin... Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor. Peki kaç kilise var? 270... Kaç cemevi var? 100. * * * Türkiye'de kaç doktor var? 77 bin... Peki kaç din görevlisi var? 90 bin... Türkiye'de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din...
  3. Bir Düşün Gölgesinde Suskunluklarım

    Bir Düşün Gölgesinde Suskunluklarım

    Suskunluk artarak devam ediyor... Yazılmayan kelimeleri düşlüyorum, kimse için hiçbir anlam ifade etmeyen şeyler. Gözlerimin önünde fışkıran aydınlığın içinde hayal meyal seni görüyorum. Yüzünde yüzyıllardan arınıp gelmiş olgun bir meyva tadında bir tebessüm. Gülümsüyorsun... Ben uzun süredir uykulara kapılmadan yaşıyorum hayatı. Bir sürü yalnızlığın içinde birde senin yalnızlığının...
  4. Dukan Diyeti Tehlikeli Diyetlerden Biridir

    Dukan Diyeti Tehlikeli Diyetlerden Biridir

    Yüksek protein- düşük karbonhidrat diyetleri yaparak tahmin edemeyeceğiniz kadar kilo verebilirsiniz. Bu mümkündür. Bu diyetleri yaparak zayıflayan birçok kişi de vardır. Bu diyetlerin her geçen gün daha çok popüler olmasının sebebi de budur Kısa zamanda zayıflamaya yardımcı olan bu diyetler aşırı kilolu kişilerin en çok tercih ettikleri diyetler arasındadır. Bu diyetleri yapmak isteyen...

Sayfayı Paylaş