gebe
  1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Tenini " Terinden " Kıskandım

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    Kulağımda, hüzne akan şarkı gülpembe, Parmaklarımda sana yazılan her sözcük, Gül kokulu yüreğine gebe..."



    Gidiyorum, ılık nefesini yüreğime kuşanıp kırık hayallerin son kentine gidiyorum. Gidiyorum, karakışları mevsimlerden eleyip dudaklarına baharlarını doldurmak için el çekiyorum divanlardan. Yetim düşlerimi buruşturup eteklerimi çekiyorum yetim kıyılardan... Gidiyordum, bir gün sana " sen " diye gelmek için gidiyorum. Artık saçlarına aydınlığı giydirdiğim yıldızları toplamadım bu gece gökyüzünden Ve bu sabah, bir yudum terin toprağa düşmesin diye avuçlarını açıp sana el pençe divan duran sevda bulutlarını artık kaldırmadım tatlı düşlerinden...Çünkü, yüreğimi " yüreğine " emanet etmiştim.

    Gidiyorum, bir gün yüreğine " nefes " diye dönmek üzere gidiyorum. Gitmeden son kez dokunuyorum gözlerinin duruluğuna. Son kez yüreğimle baharların ıslak öpücüklerini konduruyorum yüreğinin kuru dudaklarına. Oysa ben kendimi pusulasız yollara vurduğumda sen uyuyordun. Kirpiklerinde dinleniyordu hırçın dalgalar. Avuç içlerinde sığınmış rüzgarlar, mayasız ateşleri içiyordu yanardağın küçük kurnalarından.

    Ben sana bakarken zaman durmuştu sanki. Bakakalmıştım sana. Yüreğinin nabzını hissedebiliyordum yüreğimde. Her nefes alışında saçlarına doğru eğilip kulağına usulca " seni seviyorum " diye fısıldamak isterdim. Off dokunmaktan öte, gözlerin duruluğunda baharları soludum sadece..Dilimde lal olan kelimeler içten icten sana yanıyordu. Sana bakarken sular durmuş, hayırsız fırtınalar sevdamıza susmuştu. Çünkü ben seni izliyordum.Nefes alışını, yeni bebegin ellerini oynatmasi gibi parmak uçlarını oynatmanı izliyordum uzaklardan.. İşte o an herşeyi unutup ; tenini " terinden" , gözlerini " kirpiklerinden " kıskandım. Çünkü, gül yüreğini sadece ben öpmeliydim ve gözlerinde sadece ben görmeliydim Cennetin gül desenli kelebeklerini. Ben, seni " senden " kıskandım gülüm...

    Sıcak yüreğimi, soğuk ellerine bırakıyorum olur da bensiz satırlarda üşümeyesin diye.. Gayri sen varken alnımın yazgısında, gözlerini giyiniyorum üzerime. Kırlangıcların dualarını alıp avuçlarına umuda kanatlasam , orda sen olmalıydın. Aldığım nefeste, sen yaşamalıydın. Gözlerimi, gözlerine yumup esen yele veriyorum sensizliği. Gidiyorum, yüreğimi yüreğine emanet edip gidiyorum. Artık yalnızlıgın gölgelerinde yudum yudum özlemleri yakıp bir umut ateşinde ısınacaksın.

    Biliyorum, gidince en çok seni " sana " anlattığım senli satırlarımı özleyeceksin. Bir anahtar deliğinin ardına gizlenmiş Cenneti, gözlerinin ovalarına seren kelimelerimi arayacaksın yorgun kağıtların suskun nefeslerinde. Bulutsuz düşlerin , yıldızsız gecelerin ardında takılıp rüzgarları avuçlarında çıplak denizleri senin gözlerin için yaktığım satırlarımı özleyeceksin. En çok yüreğine dokunduğum " yüreğimi " özleyeceksin.

    Yüreğini yıldızlara yaslayıp özlemi demleyeceksin gecenin karanlık çaydanlıklarında..Hasretim büyüyecek damarlarında, duvarlar dilini yutmuşcasına suskunluğun maskesini giyinecek. Beni arayacaksın bensiz cümlelerin sen kokan satırlarında. Bir sigara daha yakacaksın dumanını dağların yüksek yamaçlarına yolladığın. Kesmeyecek bir daha. Küllüklerde öldürdügün sigara izmaritlerinle sönmeyecek hasretim..Seni şimdiden özlediğim gibi sende " beni " özleyeceksin..

    Her dokunuşumda saçlarına gelincikleri seren ellerimin kücüklügünü arayacaksın avuç içlerinde. Temmuz gecesi sebebsizce üştüğünde titreyen tenine gözlerimi sermemi dileyeceksin. Hasreti kanatıp özleyeceksin..Belki de en çok parmak uçlarının üşümüşlüğüne gözyaşlarımı ateşlere rehin verdiğim gözbebeklerimi özleyeceksin. Merak etme, ne zaman yüreğin üşürse yanardağları giyinip sana geleceğim. Kan ter içinde kalsam da üşümüş yüreğine sıcak iklimlerin ılık meltemlerini giydireceğim. Ve bir damla hüznünde" ölümün üşüdüğü " yüreğine sürgünler revâ görülürse, canımı kaybetme pahasına sürgün mahkemelerini ateşe vereceğim.

    Şimdi gidiyorum,
    Yokluğumda gülümse ne olur. Her gülüşünde yıldızları sereceğim karanlıklarına. Yalnızlığın kör duvarlarında yaslayıp beni düşün hayallerin ötesinde. Her hayalinde ben avuç avuç güneşi ekeceğim ıslak yağmurlarına...Ve bensizlikte sana yazdıklarımı okuyup dualarında an ismimi. Andıkça ismini, yüreğimle düşeceğim yüreğinin düş fakir ovalarına..

    Gidiyorum, biliyorum. Bulutlar bir başka serilecek yağmurlara. Yağmurlar hep bensizliğin cığlıklarını taşıyan kulaklarına. Ve gece katransı olup karanlıkları bırakacak duvarlarına. Ben, senin yüreğinden öteye hiç gitmediğimi düşün..

    --- Yazımı bitirmiştim ancak yağmurun ıslak taneleri bulunduğum internet cafenin soğuk camlarında can çekişiyordu sanki.. Yağmur sağnağı altında klavyeye parmaklarımı bırakıp yüreğimi yazdım satırlara..

    " Güneşle başladığım satırlara, yağmurun ıslak taneleri tanıklık etti..Sanki, beni uğurluyorlardı.. Belki de her yağmur tanesinde senin ellerin vardı..Kim bilir...

    Seni düşündüm, satırlarımı bırakıp.
    Gözlerinin, sesinin özleminde dışarıya çıktım.
    Yağmurun her cama vuruşunu, senin yüreğin bilip
    İplik iplik yağmura aldımadan delicesine ıslandım..
    Gökten süzülen damlaları sen bilip
    Seninle dans eder gibi yağmurlarla dans ettim....

    Birazdan gökkuşakları açacak burada ..
    Bilmiyorum sen ne yapıyorsun uzaklarda ?
    Ben, gökkuşığının boynuna sarılıp
    Seni yüreğinden öper gibi usulca gökkuşağını gözlerinden öpeceğim....."​


     
Tenini " Terinden " Kıskandım konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Alin Terİ

    Alin Terİ

    ALIN TERİ İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce: - Kurban olayım, niçin bu işi başkalarına bırak mıyorsun? diye sordu. - Niçin başkalarına bırakayım? Halbuki benden daha üstün kişiler bile, daima bu gibi işlerle meşgul olmuşlardır. -...
  2. ter kokusu

    ter kokusu

    rüyada ter kokusu rüyada ter kokmak ter kokusu gitmeyenler icin--patlican kaynatilir,suyu icilir ozaman ter kokusu yavasca gidiyormus TIRNAK ILTIHABI ICINDE karanfil ve tarcin kaynatilarak icilir alinti..sifali dualar
  3. Ter / terlemek

    Ter / terlemek

    Sağlıklı kimsenin terlemesi bir iş ve hizmet sebebiyle sıkıntıya düşmeye, Hastanın terlemesi - eğer terlemeyi gerektiren bir hastalıksa- şifaya, Terlemek, onu arzu etmeyen için ölüm terine, Ter dünyanın sıkıntılarına ve insanı üzen her türlü duruma; Ter bazen mala delalet eder.
  4. tere

    tere

    (Gartenkresse / Cresson / Garden cress / Lepidum sativum) 20-50 cm boylarinda, beyaz veya morumsu renkli çiçekler açan, bir yillik otsu bitkiler. Meyvelerinin tek tohumlu olmasiyla su teresinden ayrilir. Yabânî olarak bulunmakla berâber, kültürü de yapilmaktadir. Kerdeme olarak da bilinir. Su teresi (Nasturtium officinale): Beyaz çiçekli, parçali yaprakli, çok yillik otsu bir bitki. Su...
  5. Tere

    Tere

    Dünya üzerinde terenin 90 farklı çeşidi bulunuyor. Bunların pek çoğu tıbbi etkiye sahip. Araştırmalara göre; terede bir çeşit penisilin var. Bu da ağız ve bağırsak bakterilerinin üremesine engel oluyor. Tere düzenli olarak kullanıldığında, ciltte kızarıklıkların oluşmasını engelliyor. Böbrek rahatsızlıklarına iyi geliyor ve idrar söktürüyor. Ayrıca, iştah açıyor ve hazmı kolaylaştırıyor....

Sayfayı Paylaş