gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Toplumda Engellilere Karşı Tutumlar

    Konu, 'Engelliler dünyası' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Sokağa çıktığımızda genellikle bir engelliyle karşılaşırız. Çoğu zaman engelli dilencilere acıyarak üç beş kuruş sadaka veririz. Kimi engelliyi de engel durumundan dolayı fark edemeyebiliriz; çünkü otistik veya işitme engelli olabilir. Yaşadığımız sokakta, hatta oturduğumuz apartmanda bir veya daha fazla engelli yaşıyor olabilir. Ancak biz onların varlığından haberdar olmayabiliriz; çünkü birçoğu evlere hapsedilmiş durumdadır. Ülkemizde toplam nüfusun yüzde 12.29’u engellidir. Bu orana dayanarak yaklaşık olarak 8,5 milyon engelli olduğu tahmin ediliyor. Engelli bireylerin bu denli çok olmasına karşın, bunlarla ilgili çalışmalar sınırlı kalmakta ve birçok ihtiyaçlarına cevap verilememektedir. Engelliklere karşı toplumun daha fazla duyarlı olması gerekir; fakat ne yazık ki, duyarlılık daha çok acıma düzeyinde ortaya çıkmaktadır.Engelliler birçok etkenden dolayı evlere hapsedilmektedir. Bu etkenlerin başında toplumun engellileri dışlaması gelir. Diğer bir nedense, engellilere yönelik eğitim ve iş olanaklarının yetersiz oluşudur.Toplumun engellilere karşı geliştirdiği iki farklı tutum var: Acımak veya dışlamak… Aslında her iki tutum da engelli bireylere zarar vermekte ve onları yaralamaktadır.İnsanların engellilere acıması iyi niyetten kaynaklanan bir duygudur. İnsanların birçoğu, bir engelliyle karşılaştığı zaman yardım etmek ister; toplu ulaşım araçlarında yerini verir, kaldırıma çıkmasına yardım eder, karşıdan karşıya geçmesini sağlar, eğer dileniyorsa bir miktar para verir. Çoğu zaman da “Allah kimsenin başına vermesin” veya “Allah yardım etsin” diye sessizce geçirir içinden. Peki, bunun dışında engellilere ne yapılır? Hiçbir şey… Bazı inanlar ise, engellilere karşı zalimce bir tutum geliştirir: Dışlamak… Bu insanlar, çoğu zaman vebalı veya canavar görmüş gibi engellilerden kaçarlar. Birçok anne baba, çocuklarına şöyle tembihte bulunur: “Sakın o çocuğa yaklaşma; çünkü o, delidir ve sana zarar verir.” Engelli bir çocuk kendi çocuğunun sınıfına kaydedilirse, ortalığı ayağa kaldırır. Bu tutumdan dolayı otistik ve zihinsel engelli bireyler, birçok yerde deli muamelesi görmektedir. Engelli çocuğundan dolayı komşusuyla kavga etmeyen çok az aile vardır. Kavganın temel sebebi, genellikle çocuğun çıkarttığı gürültüdür. Otistik bir çocuğun babası, alt komşularıyla kavga ettiklerini anlattı. Kavganın nedeni ise, çocuğun kapıları sert kapatmasıymış. Ne yapmaları gerektiği konusunda, yardım istedi. Alt komşularıyla görüşebileceğimizi ve durumu anlatabileceğimizi söyledik. Eğer aile çocuğun durumunu bilirse, daha anlayışlı davranabilir diye düşündük. Aileye bir arkadaşımla birlikte gittik ve durumu anlatmaya çalıştık. Adam, önce sessizce bizi dinledi ve şu sözü söyleyerek kapıyı yüzümüze kapattı: “El alemin delisinin gürültüsünü çekmek zorunda değiliz.”Engelli bireylere acımak veya onları dışlamak yerine daha farklı ve yapıcı bir tutum geliştirilebilir. Öncellikle engelli bireyleri anlamak gerekir. Anlamak için de onlar hakkında çok şey öğrenmek gerekir. Onlara acımak insani bir durumdur; fakat bu acıma hissini onlara yansıtmamak ve belli etmemek gerekir. Bu acıma hissi, onların yaşam koşullarının düzeltilmesi yönünde eyleme dönüştürülmelidir. Örneğin, kötü koşullarda yaşayan ve geçimini dilencilik yaparak sağlayan bir engelliye iş bulmaya çalışarak yardım edilebilir.Bazı insanlar bir engelli gördüklerinde, dönüp bakmadan edemezler. Bu durum, engelli birey için çok üzücü ve hatta aşağılayıcıdır. Eğer engelleriyle ilgilenilirse, dikkatlerini sürekli engel durumuna vermelerine ve böylece yaşam güçlerini tüketmelerine sebep olunur. Engel durumlarıyla veya yetersizlikleriyle ilgilenmek yerine başarabilecekleri konulara odaklanılırsa, onlar da kendilerini toplumdan biri gibi görecek ve sosyal hayata daha aktif olarak katılacaklar. Engelli bireyler toplumsal yaşamda birer asalak değiller. Eğer bazıları asalak gibi yaşıyorsa, bunun temel sebebi, sakat olan toplumsal tutumdur. Engelli bireyler bütünüyle yetersiz değildirler; onların da yapabilecekleri birçok şey vardır. Eğer gerekli önem verilirse, engelliler içinde birçok alanda üstün yetenekli bireyler çıkacaktır. Nitekim kendi çabasıyla birçok başarıya imza atan engelliler vardır. Bugün engelli bireylerin temel sorunlarından biri de toplumumuzun olumsuz tutumundan dolayı sosyal alanda yetersiz kalmaları ve duygusal olarak ciddi sıkıntılar yaşamalarıdır. Engelli bireylere insanca bir yaşam sunmak ahlaki bir sorumluluktan öte zorunlu bir görevdir. Herkes gücü ve olanakları ölçüsünde engellilerin yaşamını kolaylaştırıcı bir şeyler yapmalıdır. Her şeyden önce, yanlış tutumlarla yıkılan duygu dünyaları onarılmalıdır. Kaynaklar KAYNAK: Çetin ÖZBEY, Özel eğitimde kavram ve beceri öğretimi, YAPA, İstanbul, 2007.


     
Toplumda Engellilere Karşı Tutumlar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yozlaşan Toplum

    Yozlaşan Toplum

    Türk Gençliği bilinmez bir yaşam kaygısının içinde çalkalanıp duruyor. Üniversite öğrencileri bile nasıl bir iş hayatının kendilerini beklediğini bilmiyor. Gittikçe zorlaşan yaşam şartlarının altında kendimizi bulamıyoruz. Üretkenliğimiz tamamen çürüyor. Sadece para kazanma üzerine şartlandırılıyoruz. Bilimsel çalışmalarımız sonucunda tam manasıyla iyi yaşam koşulları bulamayacağımız...
  2. Olumsuz Anne-Baba Tutumları

    Olumsuz Anne-Baba Tutumları

    anne baba tutumları ile ilgili hikayeler olumsuz anne baba tutumları tutarlılık ile ilgili hikayeler Aşırı Koruyucu ve Kaygılı Anne-Baba Tutumu Bu tarz tutumu benimseyen anne-baba sürekli çocuğa müdahale eder. Aşırı koruyucu ve verici davranışlar söz konusudur. Çocuğa bir bebek gibi davranılır. Çocuk anne-baba tarafından ‘sen yapamazsın, daha küçüksün’ gibi engellemelerle karşılaşır. Çocuğun...
  3. Engelli

    Engelli

    Doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar, sakatlıklar (vücudun görsel/işlevsel/zihinsel/ruhsal farklılıkları) öne sürülerek, toplumsal/yönetsel tutum ve tercihler sonucu yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişi. Kavram Karmaşası (Sakat-Özürlü-Engelli) Her biri farklı anlam ifade etse de, toplumun geneli tarafından aynı anlamdaynış gibi kullanılmaktadırlar. Oysa...
  4. TopLum Bilimi

    TopLum Bilimi

    Toplum bilimi, (İngilizce sociology, sosyoloji) toplum ve insanın karşılıklı etkileşimi üzerinde çalışan bir bilimdir. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki temaslardan küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da...
  5. İnanmayan anne baba ve akrabalarımıza karşı tutumumuz ve sevgimiz nasıl olmalıdır?

    İnanmayan anne baba ve akrabalarımıza karşı tutumumuz ve sevgimiz nasıl olmalıdır?

    İnanmayan anne baba ve akrabalarımıza karşı tutumumuz ve sevgimiz nasıl olmalıdır? Yazar: Sorularla İslamiyet 2011-05-12 Esma Bintu Ebî Bekr (radiyallahû anha) anlatıyor: "Henüz müşrik olan annem yanıma geldi; nasıl davranmama gerekeceği hususunda Hz. Peygamber (aleyhisselatu vesselam)'den sorarak:"Annem yanıma geldi, benimle (görüşüp konuşmak) arzu ediyor, anneme iyi davranayım...

Sayfayı Paylaş