gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    travma ve sonrası

    Konu, 'Psikiyatri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    İnsanlar için en korkutucu yaşantıları arasında kendi bedenlerinde meydana gelen hasarların acısını duymak ve yaralanmayı görmek yer alır. Yaralanma anında yaralanmanın verdiği acının yanı sıra birey olayı anlamlandırmaya çalışmaktadır. Anlamlandırmayı etkileyen faktörler bireyin eğitiminden yaralanmanın boyutuna kadar çok değişik yelpazeden dağılmaktadır. Bunlardan biride bireyin içinde bulunduğu bilişsel gelişim dönemidir. Travma Nedir?
    Türkçede travma yaralanma incinme anlamına gelmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), DSM-IV’te, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır yaralanma, bireyin fiziksel bütünlüğünü tehdit eden bir durumla karşılaşması, böyle bir duruma tanık olma gibi ağır travmatik olaylardan sonra ortaya çıkabilen, özgül semptomlarla kendini gösteren bir tablo olarak tanım­lanmaktadır. Semptomlar üç aydan kısa sürdüğünde “akut”, daha uzun sürerse “kronik” TSSB adı verilir. Klinik açıdan önemli bir özellik de travmatik yaşantıdan 6 aydan uzun bir süre sonra ortaya çıkan tiplerdir. Bunlara, gecikmeli başlangıçlı adı verilmektedir.
    İnsanlar doğal afet, kaza, ani kayıplar, savaş, cinsel taciz, politik baskı, şiddete maruz kalma, işkence, eziyet, hapis gi­bi zorlu yaşam olayları ile yüzleştikleri zorlanır ve stres yaşarlar. Stres beraberinde travma sonrası stres bozukluğunu getirir. Travma sonrası stres bozukluğu; insan­ların ileri derecede korku ve çaresizlik içinde olması, şahit olduklarını iste­mediği halde imgeler, düşünceler veya algılamalar şeklinde tekrar tekrar yaşa­ması, travma ile ilgili olan uyarılardan kaçınması, kimi zaman aynı şeyler ola­cak gibi veya oluyormuş gibi hissetmesi, o olaylara kısmen benzeyen durumla­ra veya uyarılara maruz kaldığı zaman yoğun bir psikolojik ve fizyolojik tepki göstermesi, genel bir hissizlik içinde olması gibi belirtileri göstermesi ile tanım­lanan bir bozukluktur.

    Travma sonrası stres tepkileri genel olarak üç grupta ele alınır:
    1. Travma anı ile ilgili sahneler tekrar tekrar yaşanır. Olayın zihinde yeniden canlanmasına yol açan her ses, koku görüntü ve benzeri duyumların yol açtığı duygusal ve fiziksel tepkiler sonucu çocuk, o anı tekrar yaşıyormuş gibi davranır.
    2. Travma olayını hatırlatan yerlerden, insanlardan ve diğer ipuçlarından kaçınma çabası vardır. Bu da bireyin yaşamdaki pek çok şeye karşı ilgisinin kaybolmasına yol açabilir. Hatta bazı durumlarda bu tepkiler, gençlerin kendilerini diğer insanlardan koparmalarına ve içlerine kapanmalarına yol açabilir.
    3. Beden, tehlike hala devam ediyormuş gibi fiziksel tepkiler verir. Çocuk ve gençlerde görülebilecek bu tepkilerden bazıları, her an geçirdiği travma tekrarlanacakmış gibi bir uyarılma, kolaylıkla ürkme ve diken üstünde olma, gerginlik, öfke patlamaları, uykuya dalma, uyumada güçlük ve dikkati toplayamamadır.
    Yaşanan olayın şiddetine, sürekliliğine ve bireysel kapasite travmanın düzeyinin belirleyicidir. Olumsuz yaşantı sonrasında bireyler yor­gunluk, aşırı uyarılmışlık, bitkinlik, somatik yakınmalar, iştah ve uyku bozuk­lukları gibi fizyolojik; şok korku, kaygı, üzüntü, kendini suçlama, ayrışma, öfke, çaresiz­lik, gerginlik, çökkünlük, anlaşılamama duygusu gibi sorunlar yaşarlar. Bu sorunlar genellikle psikolojiktir ve za­mansal, bedensel, görsel, işitsel çarpıtmalara dayanmaktadırlar. Davranışsal olarak da savaş veya kaç tepkisi (fight-flight) meydana gelir. Bu tepkiler yaşa ve bireysel da­yanaklılığa göre farklılık göstermektedir. 3–11 yaşta altını ıslatma, ağlama, tırnak yeme gibi tepkiler verilebilirken 12–18 yaşta sosyal izolasyon, somatik yakınmalar, madde kötüye kullanımı gibi kaçışlar gö­rülebilmektedir

    Stres Tepkileri, Çocuk ve Gençlerin Yaşamlarını Nasıl Etkiler?
    Tüm stres tepkileri günlük yaşantıyı aksatır. Depremle ilgili anılar, dikkati ve konsantrasyonu kesintiye uğratır, öğrenmeyi ve okul başarısını ciddi bir şekilde zedeler. Travma öncesini anımsatan etkinlik ve ilgilerden kaçınma, ergenin bugünkü etkinliklerini, ilgilerini, düşüncelerini ve gelecekle ilgili planlarını sınırlar. Bazen travmayı birlikte yaşayan aile üyeleri, travmadan sonra birbirlerine travmayı anımsatıcı uyaran etkisi yaparlar. Bu yüzden de acı çekmemek için birbirlerinden uzak durmayı tercih edebilirler.
    Uyku, konsantrasyon ve dikkat problemleri, ders çalışmayı ve okul başarısını etkiler. Özellikle ergenler yaşanan yoğun duygulardan uzaklaşmak için alkol ve uyuşturucu kullanabilirler. Pervasız ve kendi kendilerine zarar verici davranışlar içine girebilirler. Bu saldırgan davranışların yanı sıra bazen de tutarsız bir biçimde içine kapanma ve yapabileceklerini de yapmaktan kaçınma davranışı gösterebilirler.

    Travma Tepkilerinin Şiddetini Artıran Faktörler Nelerdir?
    Travma şiddetini attıran en önemli etmen bireysel dayanıklılık ve olayı anlamlandırma biçimidir. Bunların yanında literatürde travmayı artıran faktörler olarak travma olayını hatırlatan yerler, insanlar, görüntüler, sesler, kokular, yaralı birini görme, başka bir travma olayı ile ilgili haber ve görüntüler, ambulans, vinç ve kepçe gibi araçlar, kayıpları hatırlatan özel günler, çocuğun ölen kişiyle paylaştığı olaylar, bayram doğum günü gibi kutlamalar, çocuğun evini ya da ailesinden birini kaybetmesi sonucu ortaya çıkan yaşam sorunları, ailenin gelirinde azalma, ailenin diğer üyelerindeki yas ve depresyon tepkileri, ailede temel rol ve işlevlerin değişmesi, sorumlulukların artması, bazı imkanların elden gitmesi, korunma ve güven duygusunun kaybolması yer almaktadır.


    Tedavi


    Önce hastanın ağır bunaltısını yatıştırmak ve uykusunu düzene sokmak gerekir. Kısa süreli olmak koşuluyla bunaltı giderici ilaçlar kullanılabilir.

    Hastayı rahatlatacak, gevşetecek, korku ve endişelerini azaltacak psikoterapötik yaklaşım zorunludur.

    Hastada organik bir engel yoksa en kısa zamanda işine, görevine ya da kıtasına dönmesinin yararları büyüktür. Bu yönden hasta sürekli desteklenmelidir.
    Kronikleşme eğilimi gösteren dirençli hastalarda uzun süre psikoterapi gerekli olabilir

     
travma ve sonrası konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. narkoz sırası ve sonrası

    narkoz sırası ve sonrası

    narkoz sonrası narkozun etkileri narkoz etkileri etkisi narkozun etkisi Anesaaai ya da narkoz; hastanın cerrahi müdahale esnasında ağrı duymaması, cerrahın da müdahalesini daha uygun şartlarda yapabilmesi için gerekli bir tıbbi uygulamadır. Bir ameliyat, ister genel anesaaai altında ister bölgesel anesaaai ile yapılıyor olsun ilk şartı ameliyathanenin ekip, ekipman ve sterilizasyonunun...
  2. Burun travmaları ve kırığı

    Burun travmaları ve kırığı

    burun kırığı ameliyatı burun kırığı ameliyatı video kırık video kırık izle izle Burun,konumu gereği travmalara çok açık bir organdır. KBB pratiğinde,düşme, trafik kazası veya saldırı nedeniyle burun kırığı çok görülen bir durumdur. Burun Kemiği Nasıl Bir Kemiktir: Burun sırtında elle yokladığımızda ele gelen burun kemiği sağ ve solda iki tane olmak üzere üstte alın kemiğine, yanlarda da üst...
  3. Travma Sonrası Stres Bozukluğu

    Travma Sonrası Stres Bozukluğu

    travma sonrası stres bozukluğu vaka örneği post travmatik stres bozukluğu vaka örneği travma örnekleri panik bozukluk Depremden etkilenen milyonlarca insanın yaraları sarılmaya çalışılırken psikiyatristler önemli bir tehlikeye dikkat çekiyorlar. Bu tehlike; ruhsal yaralanmaların sonucunda ortaya çıkan, kısaca PTSD adı verilen travma sonrası stres bozukluğu. Bu rahatsızlık, 3-5 ay gibi birsüre...
  4. çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu

    çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu

    Suçluluk duyguları, güvensizlik hisleri mutlaka ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. Bu noktada “inandırıcı olmayan güvenceler” vermek değil, onu ikna etmek önemlidir..Anne babalara çok iş düşüyor elbette.. Ölüm tehdidi, ağır yaralanma, kendisinin ya da bir başkasının fiziksel bütünlüğüne bir tehdit yaşamak ya da tanık olmak (araba kazası, deprem, fiziksel istismar, intihara tanıklık...
  5. Kafa Travmaları ve Darbeleri

    Kafa Travmaları ve Darbeleri

    kafa, alınan darbe, travma, neler yapılmalıdır, tedavi yöntemleri, nedenleri, önlemleri, kafaya alınan darbeler hakkında genel bilgiler Kafa travmaları önemsiz gözükse de, travmaya bağlı oluşabilecek intrakranial hematom ciddi ve hayatı tehdit edici bir durum olduğundan acil tedavi gerektirir. Beyniniz, kafatası içinde onu günlük hareketler sırasında hafif darbelerden koruyan...

Sayfayı Paylaş