gebe
  1. KızılÖtesi

    KızılÖtesi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.580
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38

    TSK’nın demokratik tepki beklentisi

    Konu, 'Güncel Haberler' kısmında KızılÖtesi tarafından paylaşıldı.

    Henüz iddianame ortaya çıkmadan, dava süreci başlamadan Ergenekon soruşturmasının üzerine “mal bulmuş mağribi” gibi atlayan çevreler, işi TSK’yla ve laik cumhuriyetle “hesaplaşma”ya çevirme çabasındalar.

    “Sevinçli bir telaş” içinde ilgili-ilgisiz, doğru-yanlış ne bulurlarsa TSK’ya fatura etme yarışı içinde koşturuyorlar.
    Bu çaba o kadar sırıtıyor ki, gazeteci ile istihbaratçı, yazar ile savcı, haber ile mahkeme kararı birbirine karışmış durumda. Gizli olması gereken Ergenekon hazırlık soruşturması, 80 yıllık Türkiye’nin tek “kurtuluş reçetesi” gibi sunuluyor.
    Laiklikle sorunu olanın umudu Ergenekon soruşturmasında. Atatürk’ün laik bir cumhuriyet kurarak hata yaptığını düşünenler, Ergenekon soruşturmasıyla, bu “dert”ten kurtulacaklar. Sadece türban özgür kalmayacak, diğer dini simgelerle birlikte din üzerinden siyaset “demokratik özgürlük” haline gelecek.
    Atatürk’ün, etnik kökene dayanmayan ulus anlayışını başlangıçta yapılan bir hata olarak görenler, “Türk” ve “Kürt” ulusları olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’ni Ergenekon soruşturması sayesinde “iki uluslu” hale getirebilecekler.
    Meğer, Ermenistan, Kıbrıs, Yunanistan ve Kürt sorununun çözümünü engelleyen de Ergenekon ve onu barındıran TSK’ymış! Soruşturmadan bu sonucun çıktığını haykıranlar, “İşte sorunlar bunun için çözülmedi arkadaş” edasıyla, hepsini bir çırpıda çözecek gibi görünüyorlar.
    Solcu olarak aradığını bulamayan, parayı görünce şipşak ideoloji değiştiren, Siyasal İslamın dümen suyuna girenler, Atatürk’ün ve laik cumhuriyetin, “tarihi bir hata” olduğunu bir bakışta anladılar ve devletin asıl olarak solculara değil, Müslümanlara zulmettiğini bir anda görüverdiler. Türkiye’ye demokrasi ve özgürlüğün türbanla geleceğini, bunun da hayırlısıyla Ergenekon’dan sonra gerçekleşeceğini ilan ediyorlar.

    Ergenekon’un selameti

    Bu hava, Ergenekon soruşturmasını gölgelemiş durumda. Soruşturmaya zarar veriyor. Hukuka zarar veriyor. Yargıya güvene zarar veriyor.
    Soruşturmayı kullanan çevreler, işi TSK’ya karşı taarruza dönüştürdüler. Bu durum inandırıcılığı zedeledi.
    Her fırsatı TSK düşmanlığına dönüştüren, sonradan olma “özgürlükçü dinciler”, kraldan çok kralcı konumundalar. Meğer bu “solcu” büyüklerimizin içlerinde ne büyük bir “dindarlık”, ne büyük bir “siyasal İslamcılık” varmış! Bugünlere kadar kendilerini zor tutmuşlar! Devletin ve özellikle TSK’nın “darbe” baskısı altında dini vecibelerini, ancak gizli gizli yerine getiriyorlarmış da kimsenin haberi yokmuş! Ergenekon’un sağladığı özgürlük ortamında şimdi kana kana dinlerini yaşıyorlar, ibadetlerini yapıyorlar!
    “Durun bakalım iddianame bir ortaya çıksın, yargılama başlasın” demeye bile fırsat vermiyorlar. Bunu dediğiniz zaman “darbeci-dinsiz” oluveriyorsunuz.
    Zaten onların gözünde TSK demek “darbe” demek.
    Bugünlerde tek sermayeleri bu.
    Onlara göre, her türlü sorunun kaynağı ve sorumlusu bu TSK!

    TSK’nın beklentisi

    Ergenekon’un “E”si basına yansıdığından bu yana topyekûn TSK’ya saldıranların en önemli cephanesi “darbeci TSK” söylemi.
    TSK, önceki gün bir açıklama yaparak tepki verdi. “Görünüşte özgürlük ve demokrasi savunucusu olduklarını vurgulayan çevreler, Türkiye’nin istikrarını bozan odaklar haline gelmiş bulunmaktadırlar” dedi. “Kaynağı ne olursa olsun bu tür haberlerle TSK’ya yöneltilen hukuk dışı saldırılara karşı yalnız TSK’nın değil onun gerçek sahibi yüce Türk milletinin de yasal ve demokratik tepki göstermesi doğal hakkıdır” diye de noktaladı.
    Darbe yerine yasal ve demokratik tepki beklentisini açıklayan TSK, yeminli düşmanlarının ezberini bozmuş olmalı...

    milliyethaber

     
TSK’nın demokratik tepki beklentisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. beklentisiz sevmek

    beklentisiz sevmek

    Hiç beklentisiz sevdiniz mi? Yani bugün telefon etmedi demeden, şu an nerede acaba diye kendi kendinizi yemeden, yaş günümü hatırlayacak mı acaba diye bir beklenti içine girmeden… sevdiniz mi hiç? Onun, size ait bir mal olmadığını kabul edip , onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi? Yanında ki kız arkadaşına aldırmamayı öğrenip, ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,...
  2. beklentisiz sevmek..

    beklentisiz sevmek..

    Aşklardan öyle çok şey bekler hale geldik ki, beklentilerimiz yerine gelmediğinde kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz. Tabii aşkta bitiyor. Ondan sonra gelsin acılar gelsin gözyaşı... Bir başara bilsek beklentisiz sevmeyi öyle özgür hissedeceğiz ki kendimizi... bir öğrenebilsek aşkımızın başkalarına bağımlı olmadan sadece kendimizin içinde yeşerdiğini... bir anlayabilsek, aşkın başkalarını...
  3. Eğitim ve Demokratik Kimlik

    Eğitim ve Demokratik Kimlik

    EĞİTİM VE DEMOKRATİK KİMLİK Demokrasininin bir yaşam biçimi hâline getirilmesi arzulanan bir gerçektir. Demokrasi, yalnızca demokrasi ilkelerinin kabul edilmesi ile gerçekleştirilmez. Önemli olan demokrasinin yaşayarak öğrenilmesidir. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde demokrasi kültüründen bahsedilebilir. Demokrasi kültürünün en önemli unsuru ise eğitimdir. Bir insan demokrasiyi tanır...
  4. ^^ Beklentisiz Sevmek^^

    ^^ Beklentisiz Sevmek^^

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  5. Tepkiler :)

    Tepkiler :)

    KLASİK TEPKİ: Sıraya geç kardeşim NEOKLASİK TEPKİ: Şeker kardeşim sıraya geçiver REALİST TEPKİ: Sıra var SURREALİST TEPKİ: Sallandıracaksın bunlardan ikisini kızılay da bak bir daha yapabiliyorlar mı? ROMANTİK TEPKİ: Beyefendi galiba sırayı görmediniz NATURALİST TEPKİ: Sırana geç MODERN TEPKİ: Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da POST-MODERN: Sırana geç lan ayı!...

Sayfayı Paylaş