gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Türk Büyükleri Günü

    Konu, 'Okul ve Öğretmenler' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Sinan, Türk mimarlık sanatının en büyük ustalarından biridir. Yurdumuz onun ölümsüz yapıtları ile doludur. Sinan'ın eserleri bugün bile görenleri hayran bırakmaktadır. Eserlerinde incelik, sağlamlık ve güzellik göze çarpar.
    Sinan'ın eserleri gün görmüş, hoş görülü bilge kişiler gibidir. Yüzyıllar ötesinden sabırlı, ağırbaşlı, eşsiz güzellikle­ri ile bize bakarlar. Yeryüzünde bu duyguyu veren az sayıda sanat yapıtı vardır. Dünyanın öbür köşelerinden Sinan'ın eserlerini yakından görmek için her yıl yurdumuza binlerce turist gelir. Beğeni, şaşkınlık, güzel bir sanat yapıtı karşısında duyulan coşku ile izlenen yapıtları övünç kaynağımızdır.


    Sanat anlayışında meydana gelen değişikliklere rağmen O'nun eseri, değerini korumaktadır. Kötü doğa koşulları, yağmurlar, rüzgarlar, seller, depremler bu eserlerin güzelliğini, sağlamlığını, inceliğini bozamamıştır. Sinan'ın büyüklüğü, yapılarının ölmezliği, buradan gelmektedir.
    Türkler güzel sanatların, mimari, süslemecilik, oymacılık ve yazı (hat) dallarında eşsiz eserler ortaya koymuştur. Bütün dünyanın beğenisini kazanan bu yapıtlar müzelerimizin en değerli hazinesidir.

    Mimarlık alanındaki yapıtlarıyla kendini dünyaya kabul ettiren Mimar Sinan bazı kaynaklara göre 29 Mayıs 1490 günü Kayseri'nin Kesi bucağına bağlı Ağırnas köyünde doğmuş. Çocukluğunda arkadaşları bilinen oyunları oynarken O; bahçelere, bağlara su yolları, köprüler, topraktan kaleler, evler yapardı.

    Yaşadığı devirde Anadolu'nun genç ve sağlıklı çocukları köylerinden, yurtlarından devşirilir, saraya getirilirdi. Eğitimlerine özen gösterilen bu çocuklar, sonradan yeniçeri olarak veya devletin öteki işlerinde görevlendirilirdi.

    Sinan, Yavuz Sultan Selim zamanında devşirilerek İstanbul'a getirildi. Sarayda acemi oğlanlar okuluna verildi. Bu okulda okuma yazmanın yanı sıra uygulamalı sanatlar da öğretiliyordu. Sinan marangozluğu seçti. Ünlü ustaların yanında cami, han, çeşme ve hamamların yapımında çırak olarak çalıştı. Sonra askeri mimar olarak görev yaptı. 1535'te Osmanlı ordusunun İran seferi sırasında Van'ı almaya giden askerler arasında Sinan'da vardı. Van Gölü kıyısında askerlerin karşıya geçmesi için gemi yapılması gerekti. Bu iş Sinan tarafından gerçekleştirildi. Barbaros Hayrettin Paşa ile İtalya sahillerini dolaştı, bu arada Bağdat seferine katıldı. Savaşta köprüler yaparak orduya zafer yollarını açtı.

    Sefer dönüşü Sinan tümüyle mimarlık mesleğine girdi. Mimar Hasekisi sanını aldı. 1538'de saraya mimarbaşı oldu.

    O yıllarda Osmanlılar; dünyanın büyük bir bölümüne egemendi. Sinan İstanbul'da Bizans mimari eserlerini inceledi. Yavuz Selim'in doğu seferlerine, Kanunî Sultan Süleyman'ın batı seferlerine katıldı. Dünyanın ünlü mimarî yapıtlarını yakından gördü, onları incelemek fırsatını buldu. Hiç bir zaman gördüklerini taklit etmedi.

    Sinan'ın bilinen 315 eseri vardır, bunun 73'ü cami, 49'u mescit, 50'si medrese, 7'si kitaplık, 17'si imaret, 6'sı hastane, 7'si su kemeri, 7'si köprü, 18'i kervansaray, 5'i buğday deposu, 31'i hamam, 18'i türbedir.
    İlk eseri Kanunî Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mehmet adına 1543 yılında yaptığı Şehzade Camii'dir. Cami 1548 yılında bitti.

    Sinan'ın yapıtlarında, durmadan kendini aşma, daha iyiye, daha güzele varma çabası görülür. En büyük amacı «işte bu yaptığım eser en iyisi» diyebilmekti. Fakat arka arkaya yarattığı eserlerden sonra en görkemlisi olan Edirne'deki Selimiye Camii için bile «İşte en iyisi» diyemedi. En iyiye, en güzele ulaşmak için hep çalıştı. Bütün yapıtları birbirini aşan birer sanat anıtıdır. Kendi anlatımına göre, sanat yaşamını üç bölüme ayırır. Buna göre Sinan; Şehzade Camisini çıraklık, Süleymaniye Camiini kalfalık, Selimiye Camiini de ustalık devrinin eserleri olarak nitelendirir.

    O devirde saray baş mimarinin görevleri oldukça yüklü idi. İstanbul'un imarı, caddeleri, kaldırımları, su yolları, kentin alt yapı işleri, evlerin yapımında belli kuralların uygulanması, kale yapımlarının denetimi hep baş mimarın görevleri arasında idi.

    Mimar Sinan İstanbul'un su yolları ile uğraşırken 1550 - 1560 yılları arasında Süleymaniye Camiinin yapımını tamamladı. Anlatılanlara göre «Sinan, Süleymaniye Camiini yapmak için iki yıl İstanbul'da yer arar. Caminin şimdi bulunduğu yere temel kazdırır. Toprağın kayıp kaymadığını, temelin sağlam olup olmadığını denemek için temelin üstüne cam döktürür ve dört yıl bekler. Bu arada Sinan'ı çekemeyenler Kanunî'ye şikayet ederler, «Dört yıldır yapıya başlamadı» derler. Sinan temelin sağlam olduğunu anladıktan sonra caminin yapımını hızla sürdürür. Kubbenin yapımı bittikten sonra ses yansımasını ayarlamak için, geceleri yapıya gelir. Kubbenin altında nargile içer. Su sesinin duvarlara yansımasını dinler, caminin iç bölümlerini ona göre yapar.

    Süleymaniye Camiinin yapımı tamamlandıktan sonra Sinan caminin anahtarlarını Kanunî Sultan Süleyman'a verdiği zaman çok mutlu idi. Padişah Sinan'a

    -Yapımını gerçekleştirdiğin bu Tanrı evini dua ederek açmak sana düşer. Dedi.

    Mimar Sinan'ın yapıtlarının bir özelliği de kimin için yapılmışsa o kişiyi çeşitli yönleri ile yansıtmasıdır. Örneğin Kanunî Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan adına yaptığı Edirnekapıdaki Mihrimah Sultan Camii ince ve zarif görünümüyle bir kadını, Süleymaniye Kanunî Sultan Süleyman'ın görkemini yansıtmasıyla ün kazanmıştır. Edirne'deki Selimiye de ikinci Selim'in şair ruhunu anlatan incecik zarif minareler vardır. Her minarede bulunan üç şerefeye üç ayrı merdivenden çıkılması, dünya mimarisinde o güne kadar uygulanmamış bir işlemdi.

    Mimar Sinan yapıtlarında hiç bir planı ikinci defa kullanmamıştır. Her yeni yapıtına yeni buluşlarını eklerdi.

    Mimar Sinan'ın evi İstanbul'un Süleymaniye semtinde idi; adına bir okul ve bir sebili vardı. Öldükten sonra Süleymaniye Camiinin bahçesindeki türbesine gömüldü.

    Sinan, paraya önem vermeyen bir kişiydi. Osmanlı İmparatorluğu'nun en zengin yıllarında yaşadı. Ünü dünyanın her yönüne yayılmış olan bu büyük mimar hiç zengin olmadı. Yanında çalışanların emeklerinin karşılığını tam olarak verdi. Kendisi yüz yıllık yaşantısında hep para sıkıntısı çekti. Dünya mimarlık tarihine adını altın harflerle yazdıran Koca Sinan'ın ruhu gibi, esin kaynağı ve gönlü de zengindi.

     
  2. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Türk Büyükleri Günü
    MİMAR SİNAN
    Göklere yükseltip taşı, mermeri
    Sütundan, kubbeden dağlar yarattın
    Sanatın, zekanın emsalsiz eri,
    Tarihe yıkılmaz temeller attın.

    Mermere renk, taşa zevk işleyerek,
    Kubbeleri nasıl yaptın öyle denk?
    O minarelerde ilahi ahenk...
    Ebedi sanatın sırrını attın.

    Süleymaniyeler, Selimiyeler,
    Tasviri imkansız birer şaheser.
    Koca Mimar Sinan, bunlarla meğer,
    Bir zafer devrini demek yaşattın?

    Mimarlık tahtında bir saltanatın..
    Dehanla tarihi getirdin dile,
    Sanatı söylettin çeşme, sebile
    Bir mülkün sahibi olmasan bile.
    İ. Hakkı TALU


    SİNAN İÇİN
    Ey mimarlar mimarı! Benim yüce Sinan'ım
    Seni andıkça artar, güvenimle inanım.
    29 Mayıs günü içim dolar seninle.
    Altın yapraklarıyla tarihim gelir dile.

    Cenk olunca «Ocak» tan seferlere yollandın
    Kılıncını bir pergel, gönye gibi kullandın,
    Sanatın anlaşılmaz sırlarına erdin sen,
    Çekicinle mermere ebedi ruh verdin sen.

    Birer hayat fışkırır saray, hamam, çeşmeden,
    Bütün Türk'ler mutludur, dehana erişmeden,
    Zekanın şimşekleri ufuklarda çakıyor.
    Selimiye'n, dünyayı hayrette bırakıyor.

    Varlığınla milletin kıvanç duysun öğünsün,
    Seni tanımayanlar, bilmeyenler döğünsün,
    Adını işleyerek kalbimin üzerine,
    Şiirimi sunuyorum, mum yerine türbene.
    Cemal Oğuz ÖCAL



    SİNAN'I ANIŞ
    Yüce Selimiye önlerinde biz,
    Bir yıldönümünü hep yad'a geldik,
    Temiz duygularla taştı kalbimiz,
    Sinan! Sinan! diye feryada geldik.

    Adını cihanda bak, haykırıyor:
    Taştan yarattığın her ölmez eser,
    Göklerde hep seni soruyor arıyor,
    Nice nice kubbe ve minareler.

    Yüce Selimiye önlerinde biz,
    Bir yıl dönümü yad'a geldik
    Temiz duygularla taştı kalbimiz
    Sinan! Sinan! diye feryada geldik.
    M. Uluğ TURANLIOĞLU
     
Türk Büyükleri Günü konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. en büyük türk yalanlarııı

    en büyük türk yalanlarııı

    Ah biz yokmuyuz.Varız:Dve yalanlar da söyleyen bizler varız.Söylüyoruz.Kimse söylemiyorum demesin söylüyoruz işte:DBuyunuz okuyunuz biz Türkler en çok hangi yalanları kullanıyormuşuz:):):) Kalsaydınız bişeyler yerdik... Vallaha sarıda geçtim memur bey... Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı... Dünya ahiret bacımsın... Şuan 65 milyon bizi izliyor... Bu son...
  2. Türk doktorun büyük başarısı

    Türk doktorun büyük başarısı

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. DR. Sertaç Yetişer Farelerdeki Yüz Felciyle Oluşan Hasar konulu çalışmasıyla "Politzer Bilim Ödülü" aldı. Acıbadem Bursa Hastanesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, iki yılda bir düzenlenen Politzer Derneği toplantısının 26’ncısı 13-16 Ekim tarihlerinde ABD’nin Ohio eyaletine bağlı Cleveland kentinde yapıldı. Toplantıda Prof. Dr....
  3. Türk Büyüklerinin Balmumu Heykelleri.....

    Türk Büyüklerinin Balmumu Heykelleri.....

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  4. Türk dansçıya büyük onur!

    Türk dansçıya büyük onur!

    MADONNA, WEMBLEY STADI'NDAKİ KONSERİNE TÜRK BREAK DANSÇISI YAMAN OKUR VE ÜÇ ARKADAŞIYLA SAHNEYE ÇIKTI. Dünyaca ünlü pop yıldızı Madonna, 11 Eylül'de Wembley Stadı'ndaki konserine Türk break dansçısı Yaman Okur ve üç arkadaşıyla sahneye çıktı. Paris'te yaşayan ve uluslararası üne sahip break dansçı Yaman Okur, Madonna'nın 4 kişiden oluşan dans ekibine katılmak için mayıs ayında New...
  5. Türk bilimadamlarının büyük buluşu

    Türk bilimadamlarının büyük buluşu

    İnsan boyunu uzaktan kumanda ile belirli ağırlıklarla uzatan proje için patent alıyorlar. Dokuz Eylül Üniversitesinden 4 bilim adamı, insan boyunu hem uzaktan kumanda ile hem de belirli bir ağırlık uygulayarak uzatmak için geliştirdikleri 2 farklı projenin patentini almak için Avrupa Patent Ofisine başvurdu. İlk projede boy uzatmak isteyenler için kemik içerisine çakılan çiviler,...

Sayfayı Paylaş