gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Türkçeye Karşı Sorumluluğumuz

    Konu, 'Eğitim ve Kadın' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    TÜRKÇE TÜRKÇE'YE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ Güngör Evren, 18 Kasım 2000- Cumhuriyet-Bilim Teknik Cumhuriyet'te ve Bilim Teknik ekinde Türkçe üzerine tartışmalar açılmasını, görüş ve önerilerin dil getirilmesini sevinçle, karşılıyorum. Ben de bu yazı ile tartışmalara katılmak ve görüşlerimi belirtmek istiyorum.
    Dilin en önemli özelliği, kuşkusuz, düşünme aracı olmasıdır. Bu bağlamda düşünmeyi çıkarımlar yapılması, kavramlar ve önermeler arasında bağlantılar kurulması, yani derin ve yaratıcı düşünceler üretilmesi, özellikle soyut kavramları özümsenmesi olarak algılamak gerekir. Gerçekten yetersiz ve karmakarışık bir dille duru bir düşünceye varılması olanaksızdı.
    Bir toplumu ulus yapan başların en güçlüsü dildir. Toplumun pek çok özellikleri, yaşayışı, gelenekleri, dünya görüşü, yaşam felsefesi, inançları, bilim-teknik ve sanata olan katkıları dilin gelişmişlik düzeyinden etkilenir ve o toplumun diline yansır. Mümtaz Soysal'ın "Yabancı dil öğrenmenin kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiş olması, anadili koruma, geliştirme ve yüceltme diye bir ulusal görev yaratmıştır. Yoksa, yalnız Türkçe değil, Türkçe'yle birlikte bütün bir kimlik de kaybolup gidecek ..." kaygısını dile getirmesi boşuna değildir.
    W. Von Humboldt'a göre "düşünceyi yaratan ve ileri götüren dildir ve dilin engellendiği yerde düşünce de engellenmiş olur: "Dolayısıyla, ancak dilini oluşturan, yücelten bir ulus gerçek bir düşünce etkinliği gösterebilir. Dili ilkel kalmış bir ulus kültür yaşamında da ilerleme gösteremez. Doğan Aksan "Bu benim anadilim bir denizdir, derinliğiyle, gözün erişemeyeceği genişliğiyle, sınırsız gücü, güzellikleriyle..." diyerek sevgiyle tanımlıyor Türkçe'yi. Bu Türkçe'nin yükseköğretim ve bilimsel etkinlikler için yetersizliğinden söz edilemeyeceği yıllardır bu alanlarda Türkçe olarak yürütülen çalışmalardan (227. yılını Türkçe öğretimle sürdüren İTÜ'den) açıkça ortadadır. Bedia Akarsu da bu görüşü destekliyor: "Felsefenin en güç anlaşılır konularını bile rahatlıkla işleyen felsefecilerimiz az değil, bilim adamlarımız herkesin rahatlıkla anlayabileceği terimler ve sözcüklerle dile getiriyorlar araştırmalarının sonuçlarını: "Dil uzmanı Ömer Demircan konuya şu sözlerle açıklık getirmeye çalışıyor: "Türk dili gerek yapısal olanakları, gerekse anlamlama ve türetme zenginliği bakımından her düzeyde öğretim ve her alanda bilimsel anlatıma yetecek ölçüde gelişmiştir. Bu görüşlere karşılık "Türkçe'nin öğretim ve bilim dili olarak yetersizliğini ileri sürenler de vardır. Bu savın doğru olduğu varsayılırsa, yapılması gereken Türkçe'yi öğretim ve bilim alanında kullanıp işleyerek öğretim ve bilim dili olarak güçlendirmektir. Çünkü bir dilin yetersizliği değil, işlenmeyen bir dilin gelişememesi, zayıflaması, giderek evde ve sokakta basit bildirişimler için kullanılabilen kısıtlı bir dil haline dönüşebilmesi söz konusudur.

    Bana göre, Türkçe'nin öğretim, bilim ve kültür dili olabilmesi konusunda öğretim üyelerinin ve bilim adamlarının ciddi görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Atatürk'ün dil devriminin temel amacı da Türkçe'yi öğretim ve bilim dili olarak güçlendirmektir Bu nedenle, Türkçe ile ilgili her türlü tartışmanın yararına inanmakla birlikte, dikkatleri yalnız sözcükler üzerine yoğunlaştırmanın isabeti tartışılabilir. Aslolan düşüncelerin en anlaşılabilir ve etkin biçimde, Türkçe'nin kurallarıyla ve özellikleriyle açıklanabilmesidir. Bu yaklaşım içinde olabildiğince Türkçe sözcükler kullanmanın daha uyumlu ve güzel dinlenmesi okunması zevk veren, üstelik yalnız "elit" değil, herkesin anlayabileceği bir anlatım sağlayacağından kuşku duymuyorum. Böyle bir çabada birleşme için hiçbir engel düşünemiyorum. Bu nedenle, "elit" için yazma savında olanların "bilimsel olmayan" yerine "gayri ilmi" de değil, "yamalı bohça"yı uyumsuz renkteki ipliklerle tutturmayı yeğleyerek "gayrıbilimsel" gibi bir sözcük türetmelerini anlayamıyorum. Her yurttaşın Türkçe üzerine görüş belirtme ve eleştirme hakkı vardır. Bilim adamlarının bu hakkı yanında Türkçe'nin öğretim ve bilim dili olarak zenginleşmesine ve güçlenmesine çaba gösterme görev ve sorumlulukları da bulunmaktadır. Umuyorum ki bu anlayışta ve Türkçe üzerine konuşurken tutarlı ve sorumlu davranmaya özen göstermek gereğinde görüş ayrılığımız olmayacaktır.

    Kaynaklar:
    1. Demircan, Ö., "Dünden Bugüne Türkiye'de Yabancı Dil", 1988.
    2. Aksan, D., "Her Yönüyle Dil (Ana Çizgileriyle Dilbilim)", Türk Dil Kurumu Yayınları, 1977. 3. Akarsı, B., "Wilhelm Von Humboldut'da Dil-Kültür Bağlantısı, 1984.
    4. Başkan, Ö., "Bildirişim (İnsan-dili ve ötesi), Bilimsel Sorunlar Dizisi, 1988.
    5. Aksan, D., "Türkçe'nin Gücü ', Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1987.


     
Türkçeye Karşı Sorumluluğumuz konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Siz Türkçe yazın karşıya ingilizce gitsin!

    Siz Türkçe yazın karşıya ingilizce gitsin!

    cok güzel bir bot ve sadece MSN icin.Yapacaniz tek sey bu Email adresi:[email protected] i listene eklemek sonra da mesaj geliyor. Bu doldu su adresi ekleyin diye öyle bir durumda dedig adrese ekleyin. Bu Email adres Türkce-Ingilizce sözlük sey yani türkcede birsey yazarsan ingilizce gösteriyor. yada ingilizcede birsey yazarsan türkce gösterio!!
  2. sorumluluğun koşulları

    sorumluluğun koşulları

    kusur sorumluluğu sorumluluğun şartları 2. Sorumluluk (tazminat anlamında) birisinin uğradığı zararı giderme yükümlülüğüdür. 3. Sorumluluğun Koşulları: (MAdde 41 e göre kusur sorumluluğu) 1 kişini verdiği zarardan sorumluluğundan bahsederken 4 koşul gereklidir. 3.1 Hukuka Aykırı Bir eylem: Davranış bir hukuk kuralı ile aykırı düşecek Bir eylem mutlak bir hakkı çiğniyorsa mutlaka hukuka...
  3. Sorumluluk:

    Sorumluluk:

    Madde 5 - (Değişik madde: 06/06/1985 - 3222/1 md.) İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
  4. Vatandaşın Devlete Karşı Sorumlulukları

    Vatandaşın Devlete Karşı Sorumlulukları

    vatandaşın devlete karşı görevleri vatandaşın devlete karşı sorumlulukları sorumlulukları görevleri nelerdir vatandaş olarak herkes vergi vermek zorunda mıdır Bir vatandaş olarak devletimize karşı olan sorumluluklarımız ve görevlerimiz nelerdir; buyrun bu yazımızda bilinçli olalım Melek'ler. 1-VATANDAŞ OLMA BİLİNCİ NE DEMEKTİR? Bir vatandaşın haklarının ve görevlerinin farkında olmasıdır....
  5. ailemize karşı sorumluluklarımız nelerdir ?

    ailemize karşı sorumluluklarımız nelerdir ?

    ailemize karşı sorumluluklarımızı yazın lütfenn:=)

Sayfayı Paylaş