gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Türkiye Ruh Sağlığı Profili Araştırması

    Konu, 'Psikiyatri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Çocuklardaki davranış ve duygusal sorunlar ile yetişkinlerdeki ruhsal bozukluklar toplumda yaygın olarak görülmelerine karşın yeterince tanınmamaktadır. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar, yetişkinlerde her 4-5 kişiden birinde tedavi gerektirecek düzeyde ruhsal hastalık bulunduğunu, çocuk ve gençlerde ise davranış ve duygusal sorunların yaygın olduğunu göstermektedir. Toplumda bir ruhsal hastalığı olan bireylerin ya da sorunlu çocuğu olan ailelerin pek azı tedavi için başvurmakta, başvuranların büyük çoğunluğuna tanı konamamakta, tanı konanların ise küçük bir grubu etkili tedavi alabilmektedir. Ruhsal hastalıkların eskiden çok iyi bilinmeyen bir yönü de yol açtıkları yetiyitimidir. Sadece ağır akıl hastalıkları değil, depresyon ve bunaltı bozuklukları gibi sık görülen ruhsal rahatsızlıklar da kişinin iş, eğitim ve sosyal yaşantısında ciddi sorunlar yaşamasına, belirgin iş gücü kaybına yol açmaktadır. Ruhsal hastalıkların neden olduğu yetiyitiminin bedensel hastalıkların neden olduğundan daha az olmadığı bilinmektedir. Bu da ruhsal hastalıkların önlenmesi ve tedavisinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Standart değerlendirme araçlarının kullanımının yaygınlaşması kültürlerarası karşılaştırmaları mümkün kılarak çocuk ve erişkin ruh sağlığı sorunlarının daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Ruh sağlığı hizmetlerinin planlanmasında ruhsal sorunların yaygınlığı ve ilişkili faktörlerin iyi bilinmesi temel önem taşır. Bu bilgiler ise geçerliliği ve güvenilirliği sınanmış değerlendirme ölçeklerinin kullanıldığı, iyi düzenlenmiş epidemiyolojik araştırmalarla elde edilebilir.

    Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü?nün başlattığı ?Türkiye Ruh Sağlığı Profili? araştırması yukarıda sözü edilen nedenlerle erişkinlerde sık görülen ruhsal hastalıkların, çocuk ve gençlerde davranışsal ve duygusal sorunların yaygınlığı, demografik değişkenlerle ilişkisi, ruhsal ve bedensel sorunların neden olduğu yetiyitimi ve bireylerin ruh sağlığı hizmetini kullanımlarıyla ilgili bilgi toplamayı amaçlamıştır.

    Türkiye Ruh Sağlığı Profili Araştırması tabakalı, çok aşamalı, kümeli, olasılık örneklemesidir. Son aşamada seçilen birim olan kümenin her tabakada seçilme olasılığı eşit olduğu için araştırma kendinden ağırlıklıdır. Tabakalar Türkiye?nin 5 demografik bölgesi ve 3 yerleşim yeri tipinin (il, ilçe, köy) çaprazlanmasıyla oluşturulmuştur. Araştırmanın bulguları 15 tabaka ve 4 büyük kentimiz ile bunların herhangi bir şekilde birleştirilmesiyle elde edilen toplum kesimlerine genellenebilir.

    Araştırmada saha çalışması için il denetçileri örnekleme çıkan illerde görev yapan Ruh sağlığı Şube Müdürleri ya da Ruh Sağlığı Şubesinden sorumlu Sağlık Müdür yardımcısından, görüşmeciler ise sağlık ocaklarında görev yapan doktor, ebe, hemşire ve devlet hastanelerinde çalışan psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşmuştur. İl denetçisi ve görüşmecilerin eğitimi iki aşamada iki ayrı grup halinde yapılmıştır. Alan çalışması da iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada Aralık 1995 - Ocak 1996 tarihleri arasında İç Anadolu ve Güney Anadolu bölgeleri, ikinci aşamada ise Nisan-Mayıs 1996 tarihleri arasında Batı, Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinden örnekleme çıkan illerde alan çalışması yapılmıştır.

    Annelerden elde edilen bilgilere göre 2-3 yaş grubu çocuklarda sorun davranışların görülme sıklığı %10.9, 4-18 yaş grubunda %11.3 olarak bulunmuştur. Öğretmenlerden elde edilen bilgilere göre 5-18 yaş grubunda sorun davranış oranı %11.6, gençlerin kendilerinden elde edilen sonuçlara göre ise %11.9?dur. Her üç bilgi kaynağından elde edilen bilgiler doğrultusunda toplumumuzda İçe Yönelim sorunlarının Dışa Yönelim sorunlarından daha fazla olduğu görülmektedir. Şehirlerde ruhsal hastalık görülme oranı, kasaba ve köylerden yüksektir. Coğrafi bölgelere göre ruhsal hastalık dağılımı farklılık göstermektedir. Genel olarak çocuk ve gençlerde sorun davranışların yaklaşık %11 olarak bildirilmesine karşın, 2-3 yaş grubu çocuğu olan ailelerde ruh sağlığı hizmetine başvuru hiç yoktur; 4-18 yaş grubunda bu oran % 0.2 olarak bulunmuştur. 11-18 yaş grubundaki gençlerin %5?i davranış ya da duygusal sorunlarından dolayı yardıma ihtiyaç duyduklarını belirtmelerine karşın, başvuru oranı % 0.3 olarak bulunmuştur.

    Erişkinlerle ilgili verilere göre son 12 ayda herhangi bir ruhsal rahatsızlığı olan kişi oranı %17.2?dir. Kadınlarda ruhsal rahatsızlık görülme oranı erkeklerin iki katı fazladır. Eğitim, medeni durum gibi değişkenler ruhsal hastalık yaygınlığını etkilemektedir. Şehirlerde ruhsal hastalık görülme oranı, kasaba ve köylerden daha fazladır. Coğrafi bölgelere göre ruhsal hastalık dağılımı da farklılık göstermektedir: batı bölgesinde oranlar en yüksektir. Ruhsal hastalık varlığının belirgin olarak iş gücü kaybına, işe gidememeye yol açtığı ve bu kaybın bedensel hastalığı olanlara göre daha fazla olduğu görülmüştür. Deneklerin son bir yıl içinde ruhsal şikayetlerle tedavi başvurusu yapma oranı %4.7?dir. Başvuru oranları kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazladır. Ruhsal nedenle ilk başvurulan kişi sıklık sırasına göre psikiyatri uzmanı (%39), psikiyatri dışı uzman (%33), pratisyen (%21) ve hocadır (%3.6). Araştırma anında psikotrop ilaç kullanma sıklığı %5?tir. İlaç kullanım oranı kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazladır. Araştırma anında kullanılan ilaçların üçte ikisi antidepresanlar, dörtte biri sedatif/hipnotiklerdir.

    Türkiye Ruh Sağlığı Profili bulguları ruhsal hastalıkların yaygınlığı ve sonuçlarıyla ilgili önemli bilgiler sağlamaktadır. Araştırma ruhsal hastalıklarla ilgili Türkiye nüfusunu temsil eden ilk çalışma olması, çok sayıda ruhsal sorunun taranmış olması, hem çocuk hem erişkin örneklemini içermesi gibi nedenlerle önemlidir.


     
Türkiye Ruh Sağlığı Profili Araştırması konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. çocuk ruh sağlığı

    çocuk ruh sağlığı

    Çocuğunuza sevginizi göstermenin yada ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın güç olduğu anlar vardır.Çocuğunuz sizi korkutan veya canınızı sıkan davranışlar gösteriyor olabilir.Bu tür davranışların bir bölümü ,gelişme ve büyümenin normal süreci olabileceği gibi ruh sağlığının iyi gitmediğinin bir göstergesi olabilir. Ruh sağlığı ; yaşam olayları karşısında neler düşündüğümüzün ,neler...
  2. Aile Ruh Sağlığı

    Aile Ruh Sağlığı

    Aile üyeleri arasında karşılıklı etkileşim ve ailede yaşanan değişiklikler bireylerin her birinin ruh sağlığına ve sosyal uyumuna etki eder. Bozulan uyumu yeniden sağlamada aile terapilerinden yararlanıyoruz... Şu iki durumda aile terapisi kullanıyoruz: - Aile üyelerinden birinin ruh sağlığında problem olduğunda, - Aile üyeleri arasındaki ilişkide bir problem olduğunda Örnek verecek olursak;...
  3. ruh sağlığını etkileyen faktörler..

    ruh sağlığını etkileyen faktörler..

    ruh sağlığını etkileyen faktörler ruh sağlığını etkileyen kişisel faktörler nelerdir kişiliği kişiliği etmenler okulda çocuğun Ruh sağlığı etkileyen faktörler kişisel faktörler ve çevresel faktörler olmak üzere iki gruba ayrılır. Bunları aşağıdaki gibi açıklayabiliriz. A) Ruh Sağlığını Etkileyen Kişisel Faktörler Ruh sağlığını etkileyen kişisel faktörler arasında önemli olanları; • Yaş ve...
  4. Diyabet ve ruh sağlığı

    Diyabet ve ruh sağlığı

    Diyabet hastalığı ömür boyu devam eden bir hastalık olduğu için hasta bu durumla yaşamaya alışmalıdır.Beslenmeye özen gösterilmeli,insüline özen gösterilmeli tabi bu durumda kendini toplumdan dışlanmış hissedebilir ve psikolojik olarak sıkıntılar başlayabilir.Bu durumda ne yapmalı; Diyabet ve ruh sağlığı Dünyada 100 milyondan fazla diyabetli vardır. Günümüzde milli takımlarda futbol...
  5. Sigara ve Ruh Sağlığınız

    Sigara ve Ruh Sağlığınız

    Sigara içmek hem erkekte hem kadında doğurganlık ve cinselliği azaltır. Bu erkek içicilerde sperm sayısının düşmesi, kadınlarda ise hormonal etkilerle ilişkilidir.Sigara içenlerde gebe kalmak için bir yıllık bir uğraş süresi, içmeyenlere göre üç kat daha fazladır. Gebelik sırasında içilen sigaranın hem anne karnındaki bebeğe, hem yeni doğana, hem de anneye zarar verdiğini biliyoruz. Sigara...

Sayfayı Paylaş