gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.365
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

    Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi filmi melekritik

    Konu, 'MeleKritiK' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    buruclee Üçüncü Mumya filmi Ejder İmparator’un Mezarı’ndan sadece üç hafta sonra Ejderin Dirilişi’ne şahit oluyoruz. Bundan üç hafta sonra "Ejder Zombilerin İntikamı" isimli bir film vizyona girerse şaşırmayacağız.
    Tabii ki Ejderin Dirilişi’nin Çin’de çekilmiş olması haricinde Mumya ile pek bir alakası yok. Film, Çin’in kaos ve savaş dolu üç krallık döneminde yenilmez General Zhao’nun (Andy Lau) parçalarına ayrılmış Çin’i bir araya getirmek amacıyla giriştiği yaşam boyu savaşı anlatıyor.

    Çin’in tarihi ve kültüründe önemli bir yer edinen hikaye, yüksek bütçeli, etkileyici bir savaş epiği olmayı amaçlıyor. Fakat ne yazık ki sağlam oyunculuğuna rağmen, klişe dolu senaryosu ve aşırı melodram kokan gelişmeleri nedeniyle batı dünyasına başarılı bir biçimde transfer olamıyor.

    [​IMG]

    Son yıllarda Hollywood başta olmak üzere batı sinemasının eğlencelik filmlerinde bile daha rasyonel, ironi dolu ve az çok gerçekçi yaklaşımlara alışık olduk. Bu yüzden doğu sinemasının, özellikle Bollywood ve uzakdoğu filmlerinin pembe dizi tarzı melodram dolu, aşırı dramatik stiline alışmamız zor. Fakat, klasik Türk sinemasını bilen ve seven seyirci Üç Hanedan’dan daha çok haz alabilir.

    Mesela Zhao’nun binlerce düşman arasından sıyrılıp kötü İmparator Liu’ya ulaştıktan sonra atıyla dağdan dağa zıpladığı sahneye benzer bir sahne, kolayca eski stil bir Cüneyt Arkın filminde bulunabilir.

    Üç Hanedan gibi bir filme ilginiz olup olmadığı şu test ile ölçülebilir: Eğer her molekülü onur dolu askerlerimizin yenildikten sonra yavaş çekimde dramatik bir biçimde bağırarak milyon askerli düşmana saldırmalarını on dakika içinde beşinci kez izledikten sonra beyninizin rasyonel tarafı kırmızı alarm vermiyorsa, Üç Hanedan size göre demektir.

    Tarihi savaş filmlerine alışık yönetmen Daniel Lee, hikayeye getirdiği pembe dizi tarzı anlatım haricinde görsel olarak da pek bir yenilik getirmiyor. Aynı tarz bir anlatıma sahip Curse of The Golden Flower ve Parlayan Hançeler’in renk dolu büyüleyici görselliği yerine gayet kuru ve grenli bir yaklaşım seçmiş Lee.

    Savaş sahnelerinde her iki çekimde gereksizce Er Ryan’ı Kurtarmak’tan kalma kopuk yavaş çekim kullanması bir süre sonra gözleri rahatsız ediyor. Filmin Ennio Morricone’den ilham alan müzikleri ise çoğu zaman fazla ön plana geçiyor.

    [​IMG]

    Dünyanın en seksi kadınlarından biri olduğu kadar en karizmatik aktrislerinden biri olduğunu düşündüğüm Maggie Q, düşman lider Cao rolü ile filmin son perdesinde ortaya çıkarak en azından ilk iki perdeden daha ilgi çekici bir sona yardımcı oluyor. Maggie Q’nun savaşın ortasında konser verdiği sahne her ne kadar mantık sınırlarını zorlasa da gayet etkileyici.

    Sonuçta Üç Hanedan, hikaye ve anlatım bakımından fazla bir orijinalliğe sahip değil. Bu tür bir pembe dizi yaklaşımını uzakdoğu sinemasından bekliyoruz zaten. Asıl problem görsel bakımdan da aynı oranda başarısız olması ve son dönem yüksek bütçeli uzakdoğu yapımları ile yarışamaması. Her şeye rağmen Cüneyt Arkın hayranlarını ucundan tatmin edebilir.

    Oktay ege kozak

     
Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi filmi melekritik konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Aynalar Filmi Melekritik

    Aynalar Filmi Melekritik

    aynalar filmi aynalar film filminin sonu Yine yine yeniden… Evet, yine bir yeniden çevrim uzakdoğu korku filmiyle karşı karşıyayız. Aynalar tıpkı türevleri Cevapsız Arama, Halka ve Göz gibi uzakdoğu sinemasının korku türüne kazandırdığı filmlerden biri. 2003 Güney Kore yapımı Into the Mirror’ın yeniden çevrimi olan Aynalar için, yönetmen koltuğundaki Alexandre Aja’nın yetileri sayesinde...
  2. Kediler Şehri filmi melekritik

    Kediler Şehri filmi melekritik

    Kedilerle farelerin tarihin başlangıcından beri süregelen içgüdüsel kavgası, uzun yıllardır ülkeler arasında yaşanan savaşları, soykırımları ve türlü şiddet olaylarını alegorik bir anlatımla dile getirmek isteyenlere parlak fikirler aşılıyor. Bu fikirlerden en parlağı II. Dünya Savaşı’nda yaşanan Yahudi Soykırımını, Yahudileri fare, Nazileri ise kedi suretine büründürerek anlatan Art...
  3. Zohan’a Bulaşma filmi melekritik

    Zohan’a Bulaşma filmi melekritik

    zohan başrol Yazıya Adam Sandler’ın iflah olmaz hayranlarına küçük bir uyarıda bulunarak başlamak istiyorum: “Büyük bir hüsrana uğramamak için, bu filmle ilgili tüm beklentilerinizi minimum seviyede tutun!” Dennis Dugan ve Adam Sandler’ın dördüncü birlikteliği olan Zohan'na bulaşma filminin konusu kabaca, Zohan Dvir adlı Mossad ajanının tüm hayatını geride bırakıp saç kesme tutkusu uğruna...
  4. Taş Yastık filmi melekritik

    Taş Yastık filmi melekritik

    senaristi, yönetmeni ve başrol oyuncusu Fatih Hacıosmanoğlu’nun belli ki büyük ölçüde bireysel çabalarıyla kotardığı, düşük bütçeli ve kişisel bir ilk film. Son dönemde, özellikle dijital teknolojinin sağladığı imkanlarla, birçok genç ve hevesli yönetmenin ilk filmlerini izleme şansı buluyoruz. Ve tabii, her yeni çabayı desteklemenin gerekliliğini unutmamaya çalışıyoruz. Gençlerin önünü açmak...
  5. Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi

    Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi

    Çin’in dört büyük klasik romanından biri olan “Romance of the Three Kingdoms”dan uyarlanan ve iç savaş yüzünden ülke karşıt güçlerce parçalanıp sonunda üç rakip krallık arasında bölüştürülen Çin tarihinin en karanlık dönemi M.S. 190 – 280 yılları arasında geçen “Three Kingdoms – Resurruction of the Dragon”, ülkesinin birliği ve barış için savaşan ve yiğitliği ve savaştaki üstün yeteneğiyle...

Sayfayı Paylaş