gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Ulusal Tarih Bilinci

    Konu, 'Genel Türk Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin malum evrelerinde ve bilhassa Atatürk ilke, inkılâp ve vasiyeti hilâfına, milli tarihimizin tahrifi, “gerçek tarih” ve “resmi tarih” gibi sunulan muharref/tahrif edilmiş bir bilgi empozasyonu toplumsal şüpheyi mucip hale gelmiş bulunmaktadır. Oysa, büyük Atatürk’ün ‘Güneş Dil’ teorisinde ileri sürdüğü ve dünyaya ilân ettiği, her Türk’ün onur ve gurur duyacağı muhteşem bir tarihin sahibi olan Türk Milleti için bu bir zillet ve nefret unsurudur. Her millet gibi Türk milletinin de tarihini, kültürünü ve medeniyetini bütün açıklığı ve çıplaklığı ile bilme hakkı vardır. Bu hakka ancak Türk düşmanları sahip çıkamaz ve saygı gösteremezler. Milli tarihin hafızalardan silinmesi çok büyük bir dalâlet, haset, kıskançlık, ard niyet ve düşmanlık eseridir. Türk milletinin tarihi yaklaşık 10 bin yıl gerilere kadar uzanır. Dünyada en çok devlet (101 adet) ve imparatorluk (16 adet) kuran millet, sadece ve yalnızca Türk milletidir. Türk tarihi, Türk kimliği ve kişiliğinin hafızası ve ayrılmaz bir parçası, onur, iftihar ve gurur tablosudur. Dünya, adaleti Türklerden öğrenmiş ve medeniyet Türk milleti yoluyla cihana yayılmıştır. İnsan hakları, adalet, modern hukuk ve devlet geleneğinin banisi Türkler’ dir. Ergenekon öncesi ve Ergenekon sonrası muhteşem bir tarih, bütün Türk varlığının medarı iftiharıdır. Bin yıl boyunca Avrupa Orta Asya’dan ‘Türkiye’ ve ‘Türkistan’ olarak bahsetmiş, bilim, tıp, teknik ve medeniyetini bu topraklardan aldığı ilim ve irfan ile geliştirip bu günlere kadar getirmiştir. Haçlı seferlerinde bile, Türk milleti ve Türk-İslâm medeniyetinden bir şeyler alma-kapma ve öğrenme kaygısı vardır. Bu cihetle Türk milleti örnektir. Öncüdür. Örnektir. Soylu, köklü ve asil bir millettir. Şahsiyet ve haysiyet olarak yüksektir. Azizdir. Kaynak ve dayanakları belli olan, bilinen-kabul gören ve tarihin bağrından kopup gelen muazzam bir medeniyet ve kültürü temsil eder. Bakınız büyük Türk, azizi kurtarıcı Atatürk; (ve halefi İnönü) Türk milletine emanet ve vasiyet olarak vazettikleri vecizelerinde bu konuda neler söylemişlerdir:
    1. Türk’ün saygınlığı, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. (Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun daha iyidir. (Nutuk-1927/337) Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına “Türk Milleti” denir. Dünya yüzünde ondan daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz (ve onurlu) bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir. Türk milleti “halk idaresi” demokrasi olan Cumhuriyetle idare edilen bir devlettir., Türk devleti lâiktir. Her yetişkin dinini seçmekte serbesttir. (1929-Medeni Bilgiler, Prof. Afet İnan – 1969 / 337) Büyük Türk milleti asildir. Asaletinden doğan ve vicdanları dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet ve kudret sahibidir., “Yüksek Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur.” İşte, parola budur. (1935-Atatürk’ün Tamim-Telgraf ve Demeçleri, Nimet Arsan - 1937-SD., Cilt: 2 – 1952)
    2. Türk ulusunun toplum düzenini bozmağa yönelik didinmeler boğulmaya mahkûmdur. Türk ulusu kendinin ve ülkenin yüksek çıkarlarına karşı çalışmak isteyen fesatçı, alçak, soysuz, ağzı kalabalık kişilerin saçma sapan sözlerindeki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü ile bakacak bir toplum değildir. O şimdiye değin olduğu gibi doğru yolu görür, onu yolundan saptırmak isteyenler, ezilmeğe, tepelenmeğe mahkûmdurlar. (5.8.1929-SD, Cilt: 2, Sayfa, 278 / 358)
    3. Efendiler, asırlardan beri Türkiye’yi idare edenler çok düşünmüşlerdir; Türkiye’yi... Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin duçar olduğu zararları ancak bir tarzda telâfi edebiliriz. O da, artık Türkiye’de, Türkiye’den başka bir şey düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selâmet ve saadet hedeflerine vasıl olabiliriz. (Atatürk’ün, Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın 2. Yıldönümündeki 30.Ağustos.1924 tarihli konuşmasından; Hürriyet-29.08.2004, Yalçın Bayer)
    4.“... bugün bir köy mektebinde heceleyen bir Türk çocuğunda, yarının kudretli devlet reisi ışığını aramayanlar, (Türk) Cumhuriyetçi, hürriyetçi (ve demokrat) olamazlar. (Banoğlu, İsmet İnönü, s.27)
    5. Bizim milletimiz, (Türk milleti) idareciler hata yaptığı zamanlar kendi hiss-i selimiyle, şuuriyle büyük millet davalarının öncü tedbirlerini isabetle bulmuştur. (İnönü, Milli Şef’in Söylev, Demeç ve Mesajları, 1938-1945, s. 14-15)
    Bu gün meskün olduğumuz Anadolu dahi, aslında binlerce yıldır Türk yurdudur. Ama, bir takım hainler, dönmeler ve sinsi Türk düşmanları bu tarihi 1071 olarak gösterir. Önceye ait olmak üzere 28’den 47 ye kadar ayrı millet ve ırktan bahsederler. Bu, keellem yekün kuyruklu bir yalan, düzmece ve uydurmadır. Günümüz neslinin gerçekleri bilme, tarihi ile öğünme, kimlik ve kişiliğini bu onur tablosu üzerine kurma ve köklerine inme görevi vardır. Bu doğal ve zorunlu bir insanlık hakkıdır.
    Aksi takdirde, tarihi ve maksatlı bir erozyonun önünde sürüklenen günümüz nesli pek yakında köklerinden kopmaya, kimlik ve kişilik bunalımına düşmeye mahkum olacaktır. İşte, Türk düşmanlarının istediği de budur.
    Çevresel bağlamda tarihi ve tarih tandanslı eserlerin tespiti, yeni kazıların yapılması, bütün tarihi eserlerin SİT alanı içine alınarak restorasyonu ve mümkün olduğu kadar "aslına uygun" olarak koruma altına alınması yanında;
    a) Anadolu Medeniyetler tarihi konusunda çok ciddi ve ilmi araştırmalar yapılması, elde edilen bilgi ve kaynakların yayınlanarak bütün dünyaya duyurulması.
    b) Özellikle ve bilhassa "Türk Tarihi" ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi" ile "Siyasi Tarih" konusunda ciddi, ilmi, belgelere dayalı, dürüst, tarafsız ve güvenilir bir tarih araştırması yapılarak; Objektif bilgi kaynakları ve referanslar oluşturulması.
    c) Türk ve Dünya Tarihi konusunda derinlemesine araştırmalar yapılarak, Uluslar arası periyodik "Dünya Tarih Kongreleri" toplanmalı ve sosyolojik ağırlıklı yorumlar yapılarak; Türkiye’nin 1. sınıf bir dünya devleti olması yolunda bilimsel çalışmalar ve alternatif araştırmalar gerçekleştirilip-geliştirilmelidir.

     
Ulusal Tarih Bilinci konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Su Kullanma Bilinci

    Su Kullanma Bilinci

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Sorumluluk Bilinci

    Sorumluluk Bilinci

    islamda sorumluluk bilinci sorumluluk hikayeleri ile ilgili hikayeler Güçlü sorumluluk duygusuna sahip insanların elinde olmayan her teşebbüs her fikir her ideal her toplum ağır ve yakın ölüm tehlikesi altındadır. 1912 çanakkale Muharebeleri sırasında Nur’ül Bahir gemisinde nöbet tutan İsmail ismindeki bahriye eri gece karanlıgında yakamozlar saçarak gemiye dogru...
  3. Ulusal Marşlar

    Ulusal Marşlar

    kısa marşlar en kısa marşlar asker marşları sözleri milli marşın herhangi bir şarkı yada marştan farkı nedir milli marşımızın diğer şarkı ve marşlardan farkı nedir BANA MARŞINI SÖYLE Öncü yüzbaşı Claude-Joseph Rouget de Lisle,1792'de 25 nisanı 26 nisana bağlayan gece, Strasbourg belediye başkanının teşvikiyle Fransız ordusu için bir savaş şarkısı yazdı. Yüzbaşı, üç yıl sonra...
  4. İksev Ulusal Beste Yarışması

    İksev Ulusal Beste Yarışması

    İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın (İKSEV) düzenlediği 'Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması'na başvurular başladı. İKSEV'in kurucu başkanı Dr. Nejat F. Eczacıbaşı anısına iki yılda bir gerçekleştiren ulusal beste yarışması'na 50 yaşını aşmamış tüm vatandaşlar katılabilecek. Tarih : 26 Eylül 2008 Birinciye 8 bin, ikinciye 6 bin, üçüncüye 3 bin,...
  5. Ulusal Bilinç, Ulusal DİL

    Ulusal Bilinç, Ulusal DİL

    ULUSAL BİLİNÇ ULUSAL BİLİNÇ, ULUSAL DİL Kültürel kurumlaşmalar dilsel birikimlerle olur. Avrupa'da aydınlanma, toplumların öz dillerine yönelmeleriyle kendini göstermiştir. Türk dilinin gelişim tarihi içinde, Kaşgarlı Mahmut, Arapçanın yoğun etkisini görüp, onun karşısına dilimizin varsıl (zengin) söz varlığıyla çıktığında dünya daha 11. yüzyılını yaşamaktadır. Bu, Türklerde dilsel...

Sayfayı Paylaş